×

Uyarı

JUser: :_load: Unable to load user with ID: 6532
JUser: :_load: Unable to load user with ID: 2207

Televizyonlardaki ateşli konuşmalarının ardından insanları umutlandırıp,

On binlerce insanı Ankara'ya mitinge çağırıp, umutlarını bir yalancı bakanın bir mesajıyla bitirip, hiç kimseye hiç bir bilgi vermeden bu camianın mahzun  insanlarını geri gönderdiğinde ilk notunu vermiştik,

Potansiyel olarak en üst noktaya ulaşmışken, haklar konusunda her şeyi göze almışken, yıllarca şehit verdiğimiz terörist gurupla simgeleşmiş eylemlerini yapma kararını aldığında endişelenmiştik,

"Ölüm orucu" diye saçma sapan bir eylemi piknik havasında geçirip, tüm Türkiye'nin gözünün içine bakarak ambulanslarda ölüyor numarası ile kandırmaya çalıştığında üzülmüş, kahrımızdan gülmüştük,

Genkur'un, gerici odakların kumpas saldırılarına hedef olduğunda "Genkur kapatılsın" ve benzeri  açıklamalarınla haklarımız ve onurumuz ile hiç bir ilgisi olmayan kimlere hizmet ettiği, kime ait olduğu belirsiz yıkıcı saçma sapan tespitler yaptığında Temad'ı nasıl bir ateş çemberine attığını anlamıştık,

Tam 13 yıl tek başına iktidarda olup hiç bir zaman assubayları görmeyen, en insancıl isteklere bile gözlerini kapatan AKP iktidarına ve onun mesaj verip yıllarca bizi oyalayan savunma bakanına tek laf edemediğinde, yardımcının da bu partiye vekil adayı olduğunda nasıl planlarının olduğunu az çok kavramıştık,

Temad'ı tam bir tur operatörüne çevirip, genel başkanlığı yeme içme gezme sanıp, ülkenin en sancılı döneminde onlarca meslektaşımızı şehit verirken  en büyük turla gizli saklı bir kaçak gibi Avrupa'ya gittiğinde nasıl bir lider seçtiğimizi göstermiş oldun,

Kendine karşı çıkan herkesi, disiplin kurulu başkanını bile by-pass ederek ihraç edip, bu konuda rekor kıran başkan olarak kara bir  tarihe geçtin, kendine karşı olan şubeyi hukuk tarihinde görülmeyecek kirli entrikalarla delegene dava açtırıp, genel merkezi davalı duruma düşürüp mahkum ettirdin, İstanbul İl Başkanlığı'nın yüzlerce üyesini kapı dışarı ettiğinde "sen yoksan bir kişi eksiğiz" yalanını tam anlamıyla anlamış olduk,

Assubay camiasının en ahlaksız adamlarını sırf sana tetikçilik yapsınlar diye kollayıp, besleyip ödüllendirdin, hakkımızda en iğrenç iftiraları atanlarını,

En küfürbazını kendine yardımcı, onun uzantılarından kendine ısmarlama yazarlar yarattın,

Senin bu 8. sınıf mafya yöntemlerinle bu davaya kafa yoran, emek veren herkesi en son olarak bu camianın en saygın, en büyük, en değerli abimizi çirkin adamlarının kirli iftiralarıyla Temad'dan uzaklaştırdın,

Bir keresinde yüzüne yardımcının yanında adamlığınla ilgili bir şey söylemiştim, bu senin için pek önemli değil biliyorum,

Ama şu bizim için çok önemli,

Assubay hiç değilsin,

TEMAD'a bu kadar açık ve net bir şekilde zarar veren bir adama bu kadar sessiz ve çaresiz kalan şube başkanlarına, üyelerine hiç bir şey söylemiyorum,

Koltuğunuzda oturun, keyfinize bakın,

Vicdanınızı içinize gömün,

Sesinizi çıkarmayın...

HADİ GÖRELİM YÜZÜNÜ, NEDEN SAKLANIYORSUN?

Assubayların estirdiği rüzgarla,

bir zamanlar bülbül gibi idin görsel basında..

Şimdi sus pus oldun, tv'ye çıkmak mahareti sendeyse, konuşsana..

Bütün assubay toplumu maddi manevi desteğindeydi o günler...

Mücadele gönüllüleri arkadaşların bir bir yanından kaçıyor Ahmet Bey!

Mesela;

Zeynel Abidin Kandemir.

O rüzgar kolay yakalanmadı.

Çok emek verildi herkes tarafından. Camia belki tarihinde ilk kez böyle büyük bir kenetlenmeye tanık oldu.

Sonra?

Hüsran...

Sebep?

Saymakla bitmez...

Sonuç?

Küsmüş onlarca meslektaş...

Kim neyi kazandı?

TEMAD ve camia neleri kaybetti?

3 gün önce bir soru sordum diye Sn. Başkaya beni siliyor.

Bundan önce soranları da, il Başkanlığı'ndan atmak, üyelikten çıkarmak, polis zoruyla şube boşaltmak suretiyle ayıkladın. Ne oldu, kazandın mı?

Son istifa neyse de, kolonyalı mendili-peçeteyi kim taşıyacak merak ediyorum!

diye yazmış sayın Kandemir.. 

Bu mücadeleye kendini adamış, size en büyük desteği veren, trilyonluk kampanyayı başlatan Ersen Gürpınar aymazlıklarınızı, kişisel hesaplarınızı görünce uyarılarda bulundu. Baktı ki olmuyor, yönetimden desteğini çekti.

Önerilerinden eleştirilerinden yararlanmak yerine kibirinize yenildiniz, ahlaksız küfürbazlarınız devreye girdi.

Adı mücadele ile anılan birçok başkan ve arkadaşımız kırıldılar umutlarını yitirdiler ve şimdi yoklar.

Bunlar sadece binlerce öfke sesinden birkaçı...

İŞTE BÖYLE!...

Murat Mungan'ın sözü seni anlatıyor sanki!

Kendinden kaçanlara
saklanacak yer kalmaz dünyada
gün gelir kendileriyle tanışırlar
asıl yalnızlık o zaman başlar
hayata geç kalmıştır kendine geç kalan...

ÇIK KONUŞ ANLAT BAKALIM BAŞARILARINI!...

Bunca zamanda hiçbirşey başaramadın; Temad'ımızı bir kiradan, sığıntıdan kurtaysaydın bari..

Ne yaptın onca trilyonluk bağışı gelirini? Yasal zorunluluğu katkı sağlayanlara saygı gereği neden açıklamıyorsun?

Daha doğrusu neden açıklıyamıyorsun?

Harcadın,  bilgilendirme,  iştişare gezilerine maliye bakanın yanında ye, iç, gez sadece anlat.

Kime?  Meslektaşlarına. Kurdunmu istişareni devletle, hele ki  Genelkurmayla?

Bir defasında İzmir'de kalmış ve suit oda tercih etmiştiniz bir gece 615.00 TL. Yakışır başkanıma bunca başarıdan, sınıfımıza katkılarınızdan bir gecelik suit uykusuna. Bu da paramı yani! Güzel uykularına feda olsun emeklilerin alın teri.

ne-bekliyorsun-2Yaşasın Büyük Avrupa Turu!

Ankara'dan bir hafta sonu, ta en batıdaki bir noktada tüm cemaat, şömine önünde ailecek!

Zevk-i sefa çoktan hak edildi, haklısınız!

Fotoğraflar maşallah pek sosyetik!

Bizlerde tabi ki "sen yoksan bir kişi eksiğiz" sloganı ile yardım ederiz sizlere.

DÜN DOST, BUGÜN DÜŞMANSINIZ. İŞTE HAYAT!...

Yaşamda fikir ayılıklarını düşmanlığa döken görüş acıskıyla yol alanlar ile fikir ayrılıklarını belirli zeminlerde olması gereken düzeyde tartışanların farklı dünyaları.

Körü körüne biat ve yanlışı göz göre göre tescillemek.

Genel merkez yönetiminden kimler geldi  kimler geçti, bir bakalım;

  • Ayhan YILDIRIM
  • Mehmet Ali SARIKAYA
  • Naim ERENGÜL
  • Yalçın KAÇAR
  • Fevzi AKSOY

arka arkaya senle olmaz diyerek yanlış rotadan çıktılar.

Sonrası belli, bir bir dökülen yapraklar misali yönetim değişiklikleri...

Hadi gari ver kararını, seninle olmayacak bu iş...

Nefret tohumlarını sökerek, sevgi tohumları ekmek için yola koyulduk. Kin, intikam ve nefret dalgaları içinde hareket eden geminin limana varamayacağını biliyorduk. Bir sevgi, hoşgörü ve dayanışma yaklaşımı ile bir çok kesime Türk Silahlı Kuvvetleri bir bütündür mesajı vererek birlikteliğimizi göstermeliyiz.

Sen orada oldukça olmaz bu iş!

BOŞALT KOLTUĞU, YETER!

Bizler mesleki sorunlarımız yanında ülke sorunlarının da takipçisiyiz. Assubayların ilk andı yemini. Vatan, millet, bayrak aşkını Atatürk ilkeleri ile yoğurarak Cumhuriyetin hizmetine sunmaktır. Rotamız, Atamızın çizmiş olduğu çağdaş ve aydınlık uygarlık yoludur.

İnanıyoruz ki; bu çatlamış, hatta kırılmış birliktelik TSK.’nın düşmanlarının en büyük hayali ve bu alçak hayalin bir paranoyasıdır. Bugüne değin sürdürülegelen, körüklenen düşmanlıkta alçakça bir komplo teorisidir.

Silivri davası ile yıpratılmaya çalışılan TSK maksadı aşan eleştirilerle katkı sağladın.

"Genelkurmay lağv edilsin, gereksizdir" dedin. Sen ne yaptın? Kime hizmet ediyorsun?

Hangi siyasi zihniyete, hangi ordu düşmanı anlayışlara farkındamısın.

Astsubay toplumunun değil, yardımcınla beraber iktidarın payandası oldun.

İktidarın toplantılarında, aday listelerinde koşturup durdun.

Yıllarca emek verildi. Gönderilen 5 teklif sümen altı edildi. Neden tek kelime etmedin?

Tüm insanlar şu günlerde terör belası için sokaklarda. Uyarılar umrunda değil.

Eyy fareli köyün kavalcısı Ahmet efendi.

Eyy TEMAD levhası taşıyan, vatana, şehide, bayrağa sahip çıkamayan ayrık otu misali yöneticileri.

Eyy Ahmet Sultan'ın kapıkulu vezirleri.

Bir kaç kahraman ve yürekli şube hariç kalan vesayet taburu, oturmaya, goy goya devam.

Okey oynamaya devam. Gezilere devam eğlenceye devam.

Başkan yardımcın bile facebookta "Temad yönetimi ne düşünüyor? Yine susacak mı?" diyorsa,

Yazıklar olsun biat eden tüm başkanlara, yazıklar olsun işgal ettiğiniz o makamlara asla yakışmayan sıfatlarınıza...

Ne beklersiniz, neyi hedefler, neyi öngörürsünüz?

Eyvah ki siz ne iş yaparsınız? Ne iş yaparsınız?

Yakaladığınız garibana rozet takıp, selfie mi yaparsınız?

Sivil toplum örgütü assubayın temsilcisi olamadıysanız o zaman o koltuklarda ne ararsınız?

O makamlara yakışmıyorsunuz.

Ülke kan ağlarken, terörün acılarını yaşarken...

  • Bugünlerde tüm vatan topraklarında binler, onbinler teröre lanet etkinliğinde haykırır iken neden diğer STK.lar ile birlikte hareket etmezsiniz?

YAZIKLAR OLSUN BİZE

Memleket vatan evlatlarının kanıyla yoğruluyorken; Sivil toplum örgütlerimiz neredeler?

Rakı kadehi tokuşturup Atatürk'ün gölgesinde popolarını koltuktan kaldırmayan ahkam kesiciler neredeler?

Sadece o bildik, ukala söylemlerimizle fecebok sayfalarında geyik muhabbeti yapıyoruz.

Demokrasi platformları neredeler, tatillerinden dönmediler mi?

Yazıklar olsun bizlere. Ortak hedeflerimiz altında birleşemedik. Yazıklar olsun...

Milletsiz ordu, Ordusuz millet olmaz. TSK'leri bu milletin bağrından çıkmıştır ve gözbebeğidir.

Hangi akıl, hangi duygular ile "sefer görevini yırtıp genelkurmayın suratına atacağız. YAŞ üyelerinin mezarlarına tüküreceğiz" sözlerine sessiz kalırsın?

Sen kimsin Ahmet KESER? Özel bir provakatör olarak mı duruyorsun o koltukta?

Görevini, verdiğin vaatleri unutup "ben sizden sorun çözmek için yetki almadım" diyerek, başarısızlığı itiraf ettin!

Bu sınıfın başına gelmiş en büyük FELAKETSİN Ahmet Keser!

  • TEMADDAN NEMALANAN, HİÇ BİR ÖZELLİĞİ OLMADAN BEŞ YILDIZLI OTELLERDE ZIKIMLANANLAR...
  • TEMAD PARASI İLE GEZİP MÜCADELENİN KAHRAMANI HAVASINDA OLANLAR...
  • MÜCADELEYİ ASSUBAY ADINI TİCARİ VE SİYASİ ÇIKARI İÇİN KULLANANLAR...
  • BU MAZLUM ZÜMRENİN ÇOCUĞUNUN SÜT PARASI, TORUNUN HARÇLIĞINDAN KESTİĞİ PARALARI ÇARCUR EDEREK TEK KAZANIM ELDE ETMEDEN KOLTUĞU İŞGAL EDENLER...
  • FEDAKAR ASSUBAYLAR ORDUEVİNDE YER BULAMAYIP ANKARADA SABAHÇI KAHVESİNDE SABAHLARKEN EŞİ, DOSTU VE ÇOCUKLARINI HİLTONLARDA ASSUBAYIN MÜCADELE PARASI İLE AĞIRLAYANLAR...
  • KAMU YARARINA DERNEK GÖREVİ DİYEREK ANTALYA-ALANYA OTELLERİNDE BİRİLERİNİ MUTLU EDECEĞİNİZE OKUMA GÜÇLÜĞÜ ÇEKEN ASSUBAY YETİMLERİNE GARSONLUK YAPAN ASSUBAYLARA DESTEK OLMAYANLAR...

Bunun vebalini mutlaka ödersiniz

Kendinize  olan güvensizliğimizden bulunduğumuz ortamı, çevremizi sorumlu tutarak kalemşörlerinizi kullanıyorsunuz. Ancak, değişiklik çevrede değil sizin çevreyi nasıl yorumladığınızda, nasıl algıladığınızdadır.

Özetle, kendinize olan güvensizliğinizi, ekibinizin sessizligi ile sürdürmektesiniz.

Genel Merkez yönetim kurulları üslendikleri konular ile ilgili bugüne dek ne yaptılar?

Başkan yardımcılarınız var. Bakıyorlar, ne yapıyorlar?

Örneğin;

Sosyal Projeler Başkan Yardımcısı.

Arge Başkanlığı Yardımcısı.

Eğitim Projeler Başkan Yardımcısı bugüne dek neler yaptılar?

Temad'ı sadece daha çok paraya kavuşturdunuz, bu doğru. Ama o parayı da kendinize, kesenize, zevkinize, beş yıldızlı lüksünüze harcadınız. Var mı beş kuruşluk astsubay posteriniz, broşürünüz, filminiz, bir tek gazete ilanınız?

ne-bekliyorsun-3Yazıklar olsun ey Ahmet KESER gezine, tozuna, lüksüne ve makamına!

Üstündeki dernek kasasından giydiğin Beymen, Kığılı takımlara.

Seçilmenizde katkım olduğu için yüzüm kızarıyor bunu bil.

Ülke yangın yerindeyken Avrupa Turu kesmedi,

EMEKLİ ASKERLER FEDERASYONU'nun yurt dışı gezilerine çantacın kitap satcısı ile katılmışsın.

Her zaman ki gibi bir tek bildiri sunmadan bedava Polonya Turu'da gerçekleşti. Büyük bir eksikliğimizde böylece giderildi!

Meslekdaşlarım bu aymazlıkları lütfen iyi değerlendirsin. Her gün ömürden bir sayfa, hakları görmeden kapanıyor!

Saygı ile...

Atilla ABAYLI

Gerek muvazzaf, gerekse emeklilikte okuyarak, takip ederek, çok şey öğrendiğim, kişisel gelişimimde büyük rol oynayan, assubay sınıfının olmazsa olmazı olan, sönen mücadele ateşini yeniden yakan, sitemize merhaba diyorum.

Bir assubayı, yine bir assubaydan başka kimse anlamaz ne amiri, ne arkadaşı, ne astı, ne üstü, ne de siyasetçisi.  Bir assubayı sadece bir assubay anlayabilir. Bizlerin anlaşılmasına büyük katkılar sağlayan sitemizde ki  köşem ve köşe yazarlığını yaptığım gazete ile birlikte, içinden geldiğim assubay sınıfına  elimden geldiğince destek olmaya devam edeceğim. İlk yazım köşemin adına yakışır şekilde, biraz sert bir "MUHALEFET" yazısı olacak.  kendi açımızdan Son 3-4 yılın kısa bir değerlendirmesini yapmaya çalışacağım.

  • SON 3 YILDA NELER BAŞARDIK? NELER KAZANDIK?
  • DUDAK UÇUKLATAN ÇILGIN PROJELERE NE OLDU ?
  • İŞTE BUNLARI KUTLAYACAĞIZ?

1. Mecburi Hizmet düşmüş!

Mecburi hizmet alınan eğitimle orantılı  olmalıdır, 4 yıl askeri lise, 4 yıl Harp Okulu, 1 Yıl Piyade Okulu, 1 Yıl Subay Sınıf okulu, kurmaylık, meslek içi kurs ve eğitimler vs. ile 10-12 yıl eğitim alan bir subayla, sadece 2 yıl eğitim alan bir assubayın aynı sürede mecburi hizmete tabi tutulması adalet değildir. Bunun başarı olabilmesi için mecburi hizmet en fazla alınan eğitim süresinin iki katı olmalıdır. Şimdi bu başarı mı?

2. Disiplin Kanunu çıkmış!

Hukukun üstünlüğüne aykırı Disiplin Kanunun çıktığı günden bu güne, her ay bir assubay intihar etti, 28 ayda 35 assubayın intiharı sana göre başarı mı? Bu kanun görüşülürken, konuya müdahil olan TEMAD Yönetim Kurulu Üyesi ve O dönemde Hukuk Komisyonu Başkanı olan, Sn. Av.Fevzi AKSOY’un müdahil olalım isteğine “televizyondan izleriz” diyenlere göre başarı olabilir.

3. Rütbe Bekleme Süreleri arttı!

Rütbe bekleme süreleri, subaylarda düşerken assubaylarda yükselmiştir. Assubayların kıdemli başçavuş olabilmeleri için toplam 9 yıl fazla çalışmaları gerekiyor. Eskiden 18 yılda kıdemli başçavuş olabilen bir assubay artık 24 yılda bu unvanı elde edebiliyor. Yine 27 yılda albay olan subaylar artık normal bekleme süreleri ile 23 yılda albay olmaktadır. Yani assubayın son rütbeye ulaşması 9 yıl artmışken, subayın ki 4 yıl düşmüş. . Bu da, assubayların 6 yıl daha geç Kıdemli başçavuş olmasına neden olacak ve 6-9 yıl daha geç maaş artışı ile olası tazminatlardan 6 yıl daha geç almaya başlayacağı anlamına geliyor. İşte muhteşem bir başarı daha!

4. Assubaylar daha çok nöbet tutacak!

Assubaylar, II. Kad.Kd.Bçvş. olunca 42 yaşında nöbetten düşerken, rütbe bekleme sürelerinin artması nedeni ile  artık 6 yıl daha fazla nöbet tutup 48 yaşında nöbetten düşecek. Zaten nöbetten düşen assubaya da vardiya, nöbet kontrolü vb. değişik adlar altında nöbet hizmeti yaptırılmaya devam edildiği gelen bilgiler arasında. Subaylarda ise, rütbe bekleme sürelerinin değişmesi sonucu, eskiden 27 yılda albay olan subay, artık 23 yılda albay olarak nöbetten düşmektedir.

5. Torbalar doldu doldu boşaldı!

Son 3 yıldır aldığımız müjdeleri torbaya doldursan, TEMAD Genel Merkezi binasına sığmaz. Ama torbaların boş çıkması da başarıdır.

6. Disiplin Kurulları Yönetmeliği çıktı, gözünüz aydın!

Disiplin Kanuna istinaden çıkan ve assubayların TSK'dan kaydını silmeyi, "5 liralık tornavidanın kaydını silmekten kolay hale getiren" Disiplin Kurulları Yönetmeliği başarının kralıdır!

7. Oda hapsi kalktı!

2005 Yılında, İzmir Barosu avukatlarından, Ali Üstündağ tarafından Edirne’de görevli bir meslekdaşımız adına açılan dava sonucu; AİHM "göz ve oda hapsi cezalarının ancak hakim kararı ile verileceğine hükmetti". Bizler buna sevinirken, TEMAD yönetimince  bu başarı kendilerininmiş gibi algı yaratıldı.  Ardından, basında maksadı aşan eleştirilerine adeta, tepki olarak çıkarılan, Disiplin yasası ile eskiden oda hapsi aldıktan sonra mesleğine dönen, işine devam eden, iş güvencesi sorunu olmayan assubayların, günümüzde meslek hayatı pamuk ipliğine bağlıdır.  Artık disiplin puanı ile meslekten kolaylıkla atılmaktadır. Yani "oda hapsi yok, işten atılmış assubay çok" olacak! Bunun vebali bu yönetimindir.

8. Komutanlık Tazminatı verilecek!

Sırf çıkabilecek komutanlık tazminatını assubaylara vermemek için, kadrosu assubay olan, hemen hemen tüm komutanlıklar amirliğe dönüştürüldü. Yani assubaylara komutanlık tazminatı verseler bile assubay kadroları "amirliğe" dönüştürüldüğü için sayıca çok az assubay bu tazminattan faydalanacak. Eee bunlar ne diyecek komutanlık tazminatını kazandık ! Yersen...

9. Genelkurmaya diz çöktürdük!

Genelkurmay ile VİP karşılama seviyesinden, TEMAD’ın çiçeği bile nizamiyeden  giremez konuma gelindi. Mevzuata göre “Assubayların özlük haklarının çıkış noktası, çalışma yeri, Genelkurmay Başkanlığıdır”. Genelkurmay tekliflerini ya MSB’ye , yada doğrudan Başbakanlığa gönderir.

Bu durumda, yandaş yazarın yazdığı bir yazıdaki şekli ile "diz çöktürdüğünü iddia ettiği",  görüşemediğiniz, muhatap alınmadığınız, Genelkurmay'dan  özlük haklarını nasıl alacaksınız?

Ayrıca, Türk Milletinin çekirdeği TSK'dır.TSK'nın çekirdeği de Genelkurmaydır. Hak aramaya evet ama bu tip maksadını aşan, libidosu yüksek söylemlere hayır!

10. Ses getiren eylemler yaptık!

Meclisin tatilde olduğu günlerde, basın açıklaması yaparak, boş meclis bahçesinde kargalara derdimizi anlattık. Sabah 11.00’ de başlayıp, akşam 17.00’da biten mesai saati kadar sürmeyen ölüm orucunu, yine meclisin seçim tatilinde olduğu günlere tesadüfen denk getirdik. Bir taraftan ölüm orucu yaparken bir taraftan da, 22 ülke, 37 şehri kapsayan, 23 günlük 1800 EURO'luk lüks geziler tertipleyip eğlendik, gezdik tozduk! Adama sormazlar mı? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Bir taraftan "AÇIZ, GEÇİNEMİYORUZ" diye en son eylem türü olan "ÖLÜM ORUCUNU" emeklilere yaptır, ardından da böyle lüks geziler ayarla. Sen kendin inanmamışsın ki açlığına, askeri ve sivil otorite nasıl inansın? İşte  eylem de başarımız budur.

11. Assubaylar 1/4 ‘ü aldı!

Evet assubaylar ¼’ü aldı ama bu yönetim sayesinde değil. Tıpkı 100 TL’lik tazminat da olduğu gibi. Milli Savunma Bakanı açıkça söyledi, Ben ilk göreve geldiğimde şu 100 TL. yi verin dediler verdik, ¼ ‘ü istediler verdik” ( Milli Savunma Balanı Sn .İsmet YILMAZ, 07 Haziran 2011 tarihinde göreve geldi, o dönemde Ahmet KESER ve arkadaşları muhalefetti), Ayrıca Ahmet KESER’in 1. Dönemindeki yönetim kurulu üyeleri bunu açıkça söyledi; “Biz Aralık 2011’de seçildiğimizde 100 TL. ve ¼ çalışması gönderilmişti, bunda bizim bir etkimiz yoktur” dediler.

12. Taslak Personel Kanunu ile haklarımızın % 85’ini alacağız!

Bu sözleri, 2013 yılında, Samsun il Toplantısında Ahmet KESER söyledi. Kısa bir süre sonra Taslak Personel Kanunun tarih oldu ve rafa kaldırıldı! Taslağı bile iptal ettirmeyi başardık!

13. Onurumuzu kazandık!

Pardon assubaylar onursuz muydu ki, onurunu kazansız. Assubaylar ve tüm TSK mensupları,   her zaman onurlu kişilerdir. Emeklisi açlık ve yoksulluk sınırı altında maaş alsa bile assubaylar onurludur! Böyle slogan sözler yerine, ekonomik ve sosyal yönden  iyileştirmeyi sağlayın. O zaman assubaylar ekonomik olarak da onure olacaktır.

14. Tüzüğü değiştirdik!

Evet tüzük kurultayı yapıldı, mevcut tüzükte daha mükemmel bir STK olmanın yolunu açacak teklifler işleme alınmaz iken, TEMAD Başkanı 3 dönem seçilebilir maddesini  ömür boyu seçilebilecek hale getirdik, ama küçük bir sorun vardı, MSB bunu onaylamamıştı. Mahkemeye verildi, ama mahkemeyi de kaybettik. En sonunda da, davalar açtığınız, büyük itirazlar ettiğiniz tüzüğü , MSB'nin onayladığı şekli ile resmi internet sayfamızdan paylaştınız.  Bu da tüzük başarısıdır!

15. Davalık olan 3000 Assubaya hukuk hizmeti verdik!

Malum, yine yandaş yazar, bir yazısında yazmıştı; "Temad, yaklaşık 3000 assubaya hukuki hizmet veriyor"! Önemli olan 3000 assubaya hukuk hizmeti vermek değil, 3000 assubayı davalık konuma düşüren hususların tespit edilerek, bunları giderici yasal ve idari düzenlemelerin yapılması için çalışmaktır

16. TESUD Davasını kazandık!

Genel Kurul öncesi her yerde duyurduğunuz, yerlere göklere sığdıramadığınız , kazandığınızı iddia ettiğiniz, TESUD mallarına el koyma davası ne oldu? Hiç sesiniz çıkmıyor? Bu dava ile ilgili açıklama yapmak için bir daha ki seçimleri mi bekleyeceksiniz?

17. 2013 yılında kutlanan, 17 Ekim’e sponsor bulduk!

2013 Yılında kutlanan 17 Ekim faaliyetlerinden 200 - 225 bin TL. gelir elde edecekken, TEMAD’dan 348.000 TL. para harcandı. Bu konuda bir ofis kiralandı. Söz konusu ofis İl Başkanlarına gösterildi. Gerçekten sponsor firmadan ne kadar gelir elde ettiniz, ve siz toplam da kime ne kadar ödeme yapmıştınız? Açıklayabilecek misiniz?

18. KAMUDER Bizi en başarılı Yılın Sivil Toplum Örgütü Seçti!

Karşı caddedeki  teşkilatları ile birlikte toplam 120 üyeli aile derneği, kendisinden belki de 1000 kat daha büyük, bu caddedeki derneği “Yılın En Başarılı STÖ” seçiyor, bizimkiler bunu başarı algısı yaratarak  “PES” de yutturmaya çalışıyor.  Kısaca bunun adı dostlar alışverişte görsün ödülüdür! Pardon TEMAD’ın hangi başarısına istinaden bu ödüle layık görmüşler? Hadi el cevap! Bununla ancak kendinizi avutursunuz!

19. Üye sayımızı artırdık, üyemiz 60.000 Kişi oldu!

TEMAD Gn.Mrk. 18 Ekim 2014 tarihinde yapacağı Genel Kurulun HAZİRUN LİSTESİ : 493 Kişidir. Şimdi kısa bir hesap yapalım;

493 - 17 Genel Merkez Üyesi = 476

476- 3 Eski Temad Başkanları = 473

473- 96 Temad Şube Başkanları = 377 delege

Tüzük gereği, 1 delege 50 üyeyi temsil ettiğine göre; 377 * 50 = 18.850 MEVCUT AKTİF ÜYE SAYIMIZ!

Hani 60.000 üye?

Kısacası matematik yalan söylemez!

20. Çılgın Vaatlerimizi ve Projelerimiz gerçekleştirdik!

Tam 36 ay önce seçilmek için “Yeni Oluşum Grubu” adıyla projeler açıklamıştınız, maalesef hemen hemen hiç biri gerçekleşmedi! Şimdi tüm Başkan adayları proje çalışma açıklarken sizin proje açıklamanız, gerçekleştiremeyeceğinizi bilmenizden mi kaynaklanıyor? Sahi sizin çılgın projeler vardı, onlara ne oldu ? Projeleriniz çıldırmış olmasın

21. Kendi üyemizi delegemizi mahkemeye verdik!

Kendi üye ve delegenizi dava ettiniz ancak daha dava açılmadan savcılık “takipsizlik” kararı verdi. Her vesile ile Türkiye’nin en büyük Sivil toplum Örgütüyüz diyordunuz, ama o büyük örgütün liderinde olması gereken hoşgörüyü kendi üyenize delegenize göstermediniz, muhaliflerinizi ihraç ettiniz, Cumhuriyet Savcılıklarına şikayet ettiniz.

22. Kendi Şubemizin seçimlerini iptal ettirdiğimiz davayı kaybedince sevindik!

Evet, listenizden seçilen “Büyük kongrenin büyük delegesi”, TEMAD’ın en faal ve en çalışkan şubesi olan, İstanbul İl Başkanlığı seçimlerini iptal ettirmek için dava açtı, Şubeler, "Genel merkez yetki vermeden elektrik abonesi bile olamayacağından" savunmayı TEMAD Tüzel Kişiliği adına, İstanbul Şubesinin haberi olmadan, Hukuk Komisyon Başkanınız yaptı ve davayı kaybetti. Kaybettiği yetmezmiş gibi birde karara itiraz etmeyeceğine dair belge imzaladı. O da yetmedi bu kez, bu karar o kadar çok sevindiler ki bu kararı sosyal medya sayfalarından, sevinç ve zafer edaları ile paylaştılar. İnsan kaybettiği davaya bu kadar sevinir mi?

23. Kendi Şubemiz ile karakolluk olduk!

TEMAD tarihinde, belki de dernekler tarihinde ilk kez kendi şubesi ile karakolluk olan Genel merkez oldunuz. Bu konu da tarihe kara bir leke olarak geçmiştir.

24. Kendi Şubemizi bir güzel kapattık!

Türkiye tarihinin en başarılı, en faal, en çalışkan şubesi olan TEMAD İstanbul Şubesini kapattık. Yerine açtığımız Kartal vs. şubeleri de dikiş tutmayınca onlarda kendiliğinden kapandı!

25. Sosyal medyadaki yorumları yüzünden üyeleri ihraç ettik!

Evet, bizleri muhalifleri ihraç ettiniz ama, sosyal medyada, bizlere, TEMAD Delegelerine, TEMAD üyelerine en ağır hakaretlerini yapan kişiyi de adeta baş tacı ederek, ödüllendirerek kendi listenizden delege yaptınız. Sonra yönetime aldınız.

26. Yönetim Kurulunda Görevli yöneticileriniz neler yaptı?

Bu Soruyu olağanüstü kongrede istifa eden, yönetim kurulu üyelerinize siz sormuştunuz, Yönetim kurulunda görevli üyeleriniz ne yaptı? Hangi faaliyetlerini başarılarını gördük? Onlardan da ne faaliyet yaptıklarına dair beyaz A4 kağıt aldınız mı?

27. Assubayların size sağladığı 2,5 Trilyonu ne yaptınız?

Mücadeleye destek için, şartları zorlayarak size normal aidat, hazine yardımı, gayrimenkul gelirleri dışında gönderilen, milyonlarla gözle görülür hiçbir mücadele katkı çalışması yapmadığınız gibi hizmet binasını bile alamadınız, o kadar paraya rağmen kendi binasını almaktan aciz olanlar mı assubayların hakkını alacak?

28. Geziler ne zaman bitecek?

Kimsenin gezilere gitmesine kimse birşey diyemez, en doğal hakkıdır ayrıca söz konusu geziler, TEMAD'ın imkanları ile TEMAD resmi internet sayfasından duyurulmaktadır. Bu durumda birilerinin bu gezilere eşantiyondan gittiği iddiası konuşulmaktadır. Böyle bir durum gerçek ise ne kadar etiktir?

Son olarak milletçe sabrımızın sınandığı, peş peşe şehitlerin geldiği, kalbimizin kanadığı  bu günlerde bu tip konularla uğraşmak istemezdik, ancak bu günlerde bilmem kaç Avrupa ülkesi ile bilmem kaç şehri kapsayan, 1800 Euro'luk gezi olaylarını öğrenince de kahrolmamak elde değil.

TEMAD Başkanının maksadı aşan eleştirileri ile sosyal medyadaki bazı yandaş kişilerin, kurumlara kabul edilemez hakaretleri yüzünden, TEMAD Gn.Mrk.muhatap alınmamaktadır. Zaten,  Sn.Ahmet KESER;  "ben sizden sorunları çözmek için yetki almadım" sözleri ile adeta hiçbir sorunun çözülemeyeceği itirafında bulunmuştur.

Bunun yanı sıra başarısızlıklar ve kişisel hesaplar yüzünden, toplumun umutları ve birliği büyük zarar görmüştür. Tüm uyarı, eleştirilere tahammül edemeyenler, bu zihniyeti devam ettirdikleri sürece, tüm emekler ve umutların yok olacağı gerçeği unutulmamalıdır.

Bu vesile ile Şehitlerimize Allahtan rahmet, değerli aile bireyleri ile dost ve akrabalarına, silah arkadaşlarına sabırlar, yaralılarımıza ise acil şifalar dileriz.

Kendimize çeki düzen vererek, hızla gerçek gündemimize dönmeniz dileği ile.

Sevgili kardeşim Ersen,

Yorumunu okudum, içlendim!

Mutena duygular olgusunda kurulan,

derneğimizin daha ılıman düşün ortamında yönetiminden yanayım.

Ve kişilerin hatalı tarafları elbette eleştirilip,

olumsuzluklar, eleştiri konusu olacaktır.

İhraç konusuna gelince...

Bu zaten kabul edilemez!

İhraç edilenlere bakıyorum,

eli kalem tutan, donanımlı, güçlü arkadaşlar.

Assubay haklarını savunan,

konunun gündemde tutulması için önder konumundaki arkadaşlar.

Derneklere üye gerekir.

Dernekler üyelerle hayat bulur.

İhracın olumsuzluğunu hep anlatmaya çalıştık.

tatlı tatlı uyardık.

Bence kaybeden,

ihraç edilenler değil de,

derneğimizdir!

İhracın gerçek gerekçesi,

yüz kızartıcı suç olmalı. İşlenmiş gerçek suç olması gerekir.

Böyle bir olumsuzluk var mı?

Yok!

Kimse "var" diyemez.

Adli kanıt olması gerekir.

Ve ihraç edilenlere bakıyorum;

'isim vermeden' örneğin, bir "İstanbul Gurubu" var.

Ne kusur işledi bu arkadaşlar?

Adnan'ı ihraç ettin, durdurabildin mi?

Koldamca'yı ve çevresini ihraç ettin, durdurabildin mi?

Ulucan'ı ihraç ettin, durdurabildin mi?

Kim kaybetti?

Gerçek suçları var mı?

Nedir?

Deklare et.

Suç varsa, nedenleri ile suçla. Suçlarını toplum bilmek istiyor.

Temad olgusunun en güçlü, önder arkadaşları bunlar.

Bize yapılan haksızlıkların,

gündemde kalması için büyük gayret gösteren arkadaşlar bunlar.

Efendim, izinsiz ziyarete gitmiş!

Kimin için gitmiş? Orada bizi mahçup mu etmiş? Hatası ne?

Yapacağı işlerde merkeze danışmamış!

Pekiiii...

bu adam da alt düzeyde bir lider.

Bunun inisiyatifi yok mu?

Genel merkezin gönlü olsun diye,

uydu mu bu adam?..

Biat isteme konusunda gerçekten sen haklı mısın?

Kendine öz eleştiri yaptın mı?

Çağdaşlık yolu öz eleştiriden geçer.

ihraç edenlerin hataları yok mu?

Onları kim ihraç edecek?

Onları da ben ihraç ediyorum...

tarafsız, gerçekçi yazılarımla.

Biat etmede,

sizlerin haklı veya haksız isteklerinize uymadı diye,

ihracı mı  gerekir?

Aidatını ödüyor mu? Evet.

İşlevlere, eylemlere katılıyor mu? Evet.

Sen şehzade misin?

Karşındaki şamar oğlanı mı?

Sayın Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri.

ellerinde irade var diye,

bu iradeyi, gerçek suçları olmayan

üyelerin ihracı için daha dikkatli kullanmalısınız.

İhraç ettiğiniz arkadaşlarımızı affedip,

bir deklarasyon ile tekrar derneğe kazandırmanın yolları vardır.

Aramanızı istiyorum ve bekliyorum,

Derneğin en yaşlı üyelerinden birisi olarak...

Saygılarımı ve sevgilerimi sunarım.

 

Mehmet KAYALI

İhraçlar konusunda assubay kamuoyunun duyduğu endişeye katılmamak mümkün değil.

Ben de TEMAD’tan ihraç edilenlerdenim.

Damdan düşenlerdenim yani, damdan düşenin halinden ben anlarım!

Sayın Mustafa EROL’un TEMAD Başkanlığı döneminde, Mahmut ERDEM rumuzlu kişiyle Sayın Mustafa EROL’un yazıları bire bir örtüştüğü için, her ikisini de (ME) kısaltması ile tanımlayarak eleştirel yazılar yazdım bu sitede. Her iki ME de “Sivil Kitle Örgütü” diyordu, her ikisi de aynı imla hatalarını yapıyordu. Sayın Mustafa EROL,  “Gel bilgisayarlarımızı kontrol et” dedi. Böyle bir şey haddim de, hakkım da değildi.

Sonuçta “birlik-beraberliğe zarar vermek” gibi çok soyut bir kavramla suçlandım, savunmam istendi, savunma değil, açıklama gönderdim. Bu savunma değil, açıklamadır dedim.

Hiç kimsenin şahsına yönelik eleştiri yapmadım, icraatları eleştirdim. Asla hakaret etmedim, kırıcı olmadım. Makama saygısızlık etmedim.

İhraç edildim!

Sayın Mustafa EROL görevi devrettikten sonra Sayın Ahmet KESER ve ekibi göreve geldiğinde Sayın KESER’i kutladım, yarı şaka “Sayın Başkanım, işiniz çok kolay, sizden önceki yönetim ne yaptıysa siz tam tersini yapın, başarı kaçınılmaz olur” dedim.

Dernek olsun, parti olsun, kurum olsun yöneticilerin çok uzun süre görevde kalması bazı olumsuzlukları beraberinde getiriyor. Eleştiriye tahammül azalıyor, başarısızlıkların üstünü örtmek, ya da koltuğu korumak için kendi toplumu ile savaşmaya başlıyor yönetici, asıl amaç, hizmet ikinci hâttâ üçüncü planda kalıyor. 

İhraç edildim de ne kaybettim? 

Maaş mı alıyordum, çıkar mı sağlıyordum TEMAD üyesi olmaktan? 

Aidatımı ödüyordum, toplumsal faaliyetlere katılıyordum!

Bir taraftan “her üye bir üye daha getirsin” kampanyası yapacaksınız, diğer taraftan “suya sabuna dokunan” ortak amaç için, fikrine katılırsınız ya da katılmazsınız çaba gösteren insanları ihraç ediyorsunuz…

Tahammül nerde kaldı? 

Birlik beraberlik çağrılarına ne oldu? 

Birbirimize hoş görü ile yaklaşıma ne oldu?

Rekabet kaliteyi getirir, Sendika  ya da bir başka girişim olabilir, toplum kendi vicdanında değerlendirir. Kimde umut görüyorsa ona yönelir.

İhraç, kimse üzerine alınmasın ama bir yönetimin çaresizliğini gösterir. Benim fikrim yetmedi, benim dağarcığım boşaldı anlamına gelir.

Hangi kurumda olmuş olursa olsun, hangi yönetim yapmış olursa olsun, bu tür cezalandırmalar toplum nezdinde kabul görmüyorsa, yönetimler kendilerini mahkûm etmiş olurlar.

Yönetimler gelir geçer,  ihraç edilenler bu toplumun hep bir parçası olmaya devam edeceklerdir.

Umarız ki, akıl ve sağduyu hakim olsun, öfke ve kin değil!

Saygıdeğer Meslektaşlarım,

Her vesile ile belirtiyoruz; biz bu ülke ve ordumuza sadakatimizi terimiz, kanımız ve canımızla kanıtladık. Hiyerarşiye saygı içerisinde kalarak tek talebimiz oldu; adalet! Ama ne yazık ki, her kurum kendi personelini koruyup kollarken, TSK assubaylarına tahakküme varan haksızlık, hukuksuzluk yapıyor ve bizleri sadece göreve ve ölüme gönderirken hatırlıyor. Bu adaletsizliklere son vermek için 1971 yılı assubay eşlerinin protesto yürüyüşü ve ardından da 'bıçak kemiğe dayanınca' 1975 Ocak Eyleleri gerçekleştirildi. Bu eylemler sonunda sesimizi duyurmaya çalıştığımız kurumumuz, adaleti sağlamak yerine, adaletsiz ve keyfiyete dayalı ceza yöntemine başvurdu. 1975 olayları bizi yıldırmak yerine mücadele kararlılığımızın pekişmesini sağladı. Darbelerle de gelen antidemokratik baskılar sonucu, askıya alınan yüreğimizdeki isyan, bu sitenin;

Haksızlığa karşı duran, emeğinin, alın terinin, akıttığı kanın karşılığında adalet, eşitlik, insan onuruna saygının gerçekleşmesini isteyen, çocuklarına aydınlık yarınlar bırakmayı ve insanca yaşamayı  amaçlayan assubay meslektaşım;

Sicil, sürgün, ceza tehdidi ile yıllarca sustun suturuldun. Açlık sınırında emekli maaşına mahkum edildin. Sosyal ve ekonomik hakların  engellendi. OYAK  tarafından yok kabul edildin!...

Hâlâ susacak mısın?

çağrısı ile mücadele ateşi yeniden yakıldı. Zamanın TEMAD yönetimi ne yazık ki derecemizden, kadememizden, haklarımızın temel gerekçelerinin bilgilerinden uzaktı. İstisna şubeler dışında kalanlar ise lokal ve gezi hizmetleri ile yetiniyorlardı. Ödeneğimiz, aidatımız, binamız, sekreterimiz olmadan haksızlıklara isyanımızı dile getiren çalışmalar yaptık. Muhtelif platformlarda ve basında  yazı dizileri, makaleler yayınladık. Bize inanan gazetecilerin de desteği ile sesimizi duyurarak bir çok taşın yerinden oynamasını sağladık. Cumhuriyet tarihinde ilk kez assubayların dayanışması ile kamuoyu ve ilgililere haksızlıklarını hukuksuzluklarını dile getiren ve kararlılıklarını açıklayan gazete ilanı verdiler. Bunu hiç bir kişisel ego ve çıkarı olmadan gerçekleştiren assubay sevdalılarına bir kez daha minnettarlığımı sunuyorum.

Mücadeleye yeni bir heyecan katmak için zamanın yönetiminin ve statükonun değişmesi gerekiyordu. Site yönetimi, yazarları ve mücadele gönüllüleri ile kurulan TEK YÜREK GRUBU  çalışmaları sonucu bayrağı ANKARA’daki YENİ OLUŞUM grubuna devrettik. 2008 seçimlerinde kişisel hırslar yüzünden kazanım sağlanamadı. Ardından 2011 seçimlerinde hepimizin desteği ile Sn.Keser ve ekibi bizleri temsil görevini devraldı.

Toplumda büyük bir heyecan ve umut ile yönetime TEMAD tarihinin en büyük desteği verildi. Site ve PES grubu ile sosyal medyada büyük bir birlik ve beraberlik rüzgarı estirildi ama ne yazıkki Sn.Keser, yelkenlerini bu rüzgarla doldurduğu TEMAD gemisinin rotasını, kişisel ego ve çıkar limanına yönlendirerek, umutların erozyona uğramasına neden oldu!

Kendimize ve mesleğimize saygımızın gereği olarak başarıyı alkışlayıp yanlışı eleştirmek görevimizdir. 

Hepimizin şahit olduğu yaşananları tek tek saymak istemiyorum. Bir önceki “BAŞKAN NEREYE KOŞUYOR?” başlıklı yazımda da belirttiğim hususlara ek olarak ana hatları ile olumsuzlukları sizlerin bilgisine bir kez daha sunuyorum. TEMAD bizim derneğimizdir. Her assubay TEMAD tüzel kişiliğine saygı duymaktadır. Eleştirilerimizdeki amaç, temsilcilerimizin hatalarını tekrarlamamasını sağlamaktır.

Olumsuzlukları eleştirenleri yine TEMAD ve Sn.Keser’e düşmanlık olarak değerlendirecek olanlar, bizlerin mücadeleye, Sn. Keser’e ve TEMAD’a desteğimizi gözardı ederek ahkam kesmeye devam ederlerse TEMAD ve mücadeleye en büyük zararı vereceklerdir. 

Sn. Keser ve ekibi olağanüstü seçimler sonucu düştüğü yanılgıyı tekrar yaşar 2014 seçimlerinde delegelerin çoğunluğunun KERHEN verdiği oyları başarı zannederek aşağıdaki olumsuzlukları devam ettirir, kişisel ego ve çıkarları ön planda tutarsa mücadeleden kazanan assubaylar değil TEMAD’dan nemalananlar olacaktır…

18 Ekim 2014 tarihinde yapılan olağan seçimde Sn.Keser “biz icra makamı değiliz, ben sizden temsil yetkisi aldım” buyurmuşlar. Haklısınız Sn. Bbaşkan bizler de her vesile ile TEMAD’ın icra makamı olmadığını, yönetimden mucize beklemediğimizi, tek isteğimizin üyesine saygılı, kararlı ve kişisel hesaplardan uzak bir temsiliyet olduğunu savunuyorduk.

Peki ama 2011 seçimlerindeki vaatleriniz arasında 1’inci maddesinde belirtilen;

Birinci önceliğimiz; Yıllardan beri çözüm bekleyen özlük haklarımızı almak olacaktır.

a. Özlük haklarının alınması için ilgili, yetkili ve etkili kurumlarla sonuç alınıncaya kadar müzakereler kararlılıkla yürütülecektir.

b. Gerektiğinde meslektaşlarımız ve kamuoyunun desteği alınarak kararlılık ve güç gösterisi olacak yürüyüş, gösteri ve her türlü eylemleri yapacak ve bu eylemlere sonuç alınıncaya kadar kararlılıkla devam edilecektir.

sözünü söylerken sadece temsil yetkinizin olduğunu bilmiyor muydunuz? Yoksa siz “Dünün güneşi ile bu günün çamaşırı kurutulmaz” diyerek emeğe saygısızlığın en büyük örneğini veren  danışmanınız, sırdaşınız, dostunuz ve yönetim kurulu üyeniz müfteri Sami Başkaya’nın etkisinde mi kaldınız? 

Üç yıllık icraatlarınızı, tüzükteki anti demokratik delege seçimi ile belirlenen ve bu nedenle temsiliyet yetkisi tartışılan delegelerin çoğunluğu, kerhen de olsa oyladılar.

Peki biz "karlar yağdı, izler örtüldü" diyerek heba olan 3 yılı unutup, daha kaç yıl adaletin gerçekleşmesini bekleyeceğiz? Geçmişten ders almayan geleceğini tesis edemez. Bizler çabuk unutan  bir milletiz. İsterseniz yönetimin 3 yıllık icraatını, pardon icraatsızlığınızdan bazı konuları ana hatları ile sayalım;

1.Göreve geldiğinizde ilk ziyaret ettiğiniz makam Genelkurmay oldu. Kapısından girdiğiniz andan itibaren saygı gördüğünüz genelkurmay’da sizlere bizzat Sn.Genelkurmay başkanımız “sorunları ilk elden sizden alacağız ve birlikte çözeceğiz. Sokaklarda hak aramayın. Kurumunuzla kavgalı intibaını vermeyin” demişler. Bunu yönetim kurulundaki arkadaşlarımız açıkladılar. Ayrıca size bir gazetenin benimle yapmak istediği söyleşiyi “bizim yasal temsilcimiz TEMAD var, onunla görüşün” diye  sizlere aktardığımda “olumlu gelişmeler var. Şikayet gibi anlaşılacak bir söyleşi ile ilişkilerimizi zedelemeyelim” diyerek bizzat kendiniz ifade ettiniz.

Peki ne değişti de birden TV programlarında genelkurmayı eleştirmeye başladınız? Elbette sorunlarımızın kaynağı genelkurmayı eleştireceksiniz ama, kimse sizin bu eleştirilerinizde, assubayların mahalle bekçilerinden daha alt kademeden göreve başlatıldığını, emeklisinin ilkokul mezunu KİT işçi emeklisinden daha az maaş aldığını duymadı. 

Bizim hiç bir derdimize çare olmayacak ŞEZLONG ALBAYI - GÜZİN PAŞA - REZERVE PAŞA - GENELKURMAY LAV EDİLMELİDİR gibi maksadı aşan çıkışlarınızla genelkurmayla diyaloğu sonlandırdınız. Ancak, 28 Şubat’ın rövanşını assubaylardan alırcasına, yıldırdır genelkurmayın sorunlarımıza çözüm getiren  tekliflerini tozlu raflarda bekleten iktidara tek kelime kullanmadınız. SORUNLARI GENELKURMAYA RAĞMEN ÇÖZECEĞİNİZİ DÜŞÜNÜYORSANIZ NEDEN ÇÖZEMEDİNİZ? ÇÖZÜM  GENELKURMAYDA İSE DİYALOG OLMADAN NASIL BAŞARACAKSINIZ?

2.Sizlere site yönetimi adına  “genelkurmaya yaptığınız eleştirileri tartışmıyoruz. O günkü konjöktürde bunu gerekli görmüş olabilirsiniz ama  bu yüzden TEMAD başkanına uygulanan orduevi yasağına tepkimizi ve yeni göreve gelen kuvvet komutanlarına haksızlıklarımızı bir kez daha duyurmak adına bir mail kampanyası yapın” teklifinde bulunduk.  “TEMAD sitesinde bunu gerçekleştirmemiz  teknik olarak mümkün değil. Siz yaparsanız seviniriz” yanıtını verdiniz. Size metni gönderip onayınızı aldık. Ancak, katılımcı miktarı kararlılığımızın ifadesi olacaktı. Bu kampanyaya bir kaç TEMAD yöneticisi dışında katılmadınız. Katılmaları için şubelere tavsiyede bile bulunmadınız. Bu nasıl perhiz, nasıl lahana turşusudur? O kampanya Yunan assubaylarının haklarını mı savunuyordu? Acaba “katılırsak başarı org sitesinin olur, prestij kaybederiz” diye mi düşündünüz? Bunun başka bir açıklaması olabilir mi? Oysa sizlerde gayet iyi biliyorsunuz ki, site yönetimi bugüne kadar kendisini ön plana çıkaran hiç bir davranış içinde olmamış, tarafsızlık ilkesi ile TEMAD ve mücadele misyonunu büyük bir özveri ile yerine getirmiştir.

3. Genelkurmay ile diyaloğun sonlandırılması üzerine, mücadele gönüllüsü arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler sonunda, çoğunluğun düşüncesi olarak, soruna çözüm bulmak adına size, “Genelkurmaydan randevu talep edelim. Alabilirsek oluşturacağımız heyette 2 TEMAD başkanı da  olsun. Genelkurmaya, savaşan ülkeler bile diplomasiyi sürdürürken, sizin eleştiriler yüzünden ordumuz personelinin büyük çoğunluğunu teşkil eden assubayların temsilcileri ile görüşmemeniz, iyileştirme çalışmalarını askıya almanız kabul edilemez. Assubay huzursuz ise orduda huzursuz olur. Eleştirilmek istenmiyorsanız taleplerimize yanıt verin. Çünkü bizler imtiyaz değil adalet istiyoruz” ana fikrindeki görüşmeye "kişisel görüşün ama Temad ile ilgili görüşürseniz diz çökmüş oluruz" dediniz. Peki sorunları nasıl aşmayı düşünüyorsunuz? Eylem planınız  nedir? Unutmayın ki sizin bu tavrınız sonucu oluşan tepkiler yüzünden görevdeki kardeşlerimiz baskı altında, emeklimiz açlık sınırında geçim savaşı veriyorlar… Sarı öküzü aslanlara teslim etmiyelim diyenler sarı öküzün tüm sürüyü aslanların önüne attığı gerçeğini unutmamalıdırlar!

4.TEMAD tarihinin en büyük desteği bu yönetime verildi ama TEMAD tarihinin hiç bir döneminde assubaylar birbirlerine bu kadar tahammülsüz ve mücadeleden umutsuz olmadılar. Çevrenize ve sosyal medyaya bir bakın. Umuttan, mücadeleden söz eden var mı? Bir çok şube başkanı görevinden ayrıldı. Bir çok arkadaşımız artık mücadele içerisinde yer almıyor. Daha önceki yıllarda Anıtkabir’de onbinler varken, bu yıl sadece delegeleriniz ve bir avuç Ankara ve civardan gelen meslektaşlarımız vardı. Bu sizin için anlam ifade etmiyor mu?

5.TESUD’a devredilen malların değeri tek kuruş olsa bile geri alınması elbette önemseniyor ama kesinleşmemiş yargı kararını alel acele kamuoyuna 'seçimler zamanında' duyurmanız kasaba politikası olarak değerlendirilmiştir. Tıpkı ahbap çavuş ilişkileri ile, 30 teşkilatının 9 tanesi SİİRT temsilcisi olan, bir avuç üyesi bulunan KAMU-DER’in, TEMAD’ı yılın derneği seçmesini seçime 3 gün kala duyurmanız gibi… Peki bu dernek önemli bir dernekti, TEMAD’ın çalışmalarını takdir ederek yılın derneği olarak kabul ediyordu da, bugüne kadar hangi açıklaması ile bunu ifade etti? Eylemlerde neden yanımızda değillerdi? Milletin zekası ile alay edilerek başarı sağlayamazsınız.

6.TEMAD, her siyasi görüşe eşit mesafede olmalıdır. Bu, hem derneğimizin siyasallaşmaması hem de farklı görüşlerdeki meslektaşlarımıza saygının bir gereği olmasına rağmen, mevcut yönetim televizyon programlarındaki açıklamalarında haklarımızla ilgili teklifleri sümen altı eden iktidara tek kelime etmek bir yana, bu partinin destekçisi olduğumuz imajını veren davranışlar içerisindedir. Ülkemizde yaşanan kaos ortamına sessiz kalınmış, iktidar eleştirilmemiş, ayrıca TEMAD adına AKP’nin parti grup toplantılarına ve genel kuruluna anonslarla katılım sağlanarak, assubayların iktidar partisinin yanında olduğu mesajı verilmiştir. İzlediğiniz mücadele politikaları gereği bu partiden sorunlara ve kişisel beklentilerinize çözüm bekleyebilirsiniz ama assubayların bu partinin arka bahçesi gibi gösterilmesine kesinlikle hakkınız yoktur…

7.Tüm haklarımızı farz edelim TEMAD sayesinde kazanacağız. Peki, üye olmayan, destek vermeyen bu haklardan yararlanmıyacakmıdır? Elbette yararlanacaktır. O halde TEMAD’a destek, gönüllülük esasına dayanır. Derneğine mecburiyeti olmadan, kendine ve mesleğine saygısının gereği  maddi ve manevi destekler verenin olumsuzlukları eleştirme hakkı vardır. Eleştiriye tahammülsüzlük göstererek gündem değiştirmeyi amaçlayan, mücadeleye hiç bir maddi ve manevi destek sunmayan bazı ahlaksız müfteriler, gündem değiştirerek olumsuzlukların sorgulanmasını engellemek adına  eylem isteyen meslektaşlarının tamamına geri zekalı, eleştirenlere de çeşitli hakaret ve iftiralarda bulunmuşlardır. Bu kişilere gösterilen tepkiye rağmen bunların bizim mücadele adına gönderdiğimiz paralarla 5 yıldızlı otellerde ağırlanması, delege yapılması, yönetime alınmasının tek nedeni vardır, bu kişiler yönetimin bilgi ve talimatı ile hareket etmişlerdir. Üyesine saygısı olmayan bir yönetim bizleri nasıl temsil edecektir? Ya da biz bu yönetime nasıl saygı duyacağız?

8.Vaatleriniz arasında katılımcı bir yönetim sergileyeceğiniz sözünü verdiniz. Hâttâ video konferanslarla şubelerin görüşlerinin alınacağını belirttiniz. Peki 3 yıllık yönetiminiz sırasında hangi konuyu şubelerle istişare ettiniz? Uygulanması mümkün olmayan ÖLÜM ORUCU kararını bile şubelere danışmadan aldınız. Sizin aklınızdaki ve programınızdaki istişare ve bilgilendirme toplantıları, seçime 1 ay kala, delege oylarını hatırlayınca mı aklınıza geldi?

Bazı şubelerimiz, lokali ve geliri olmadan, özveri ile assubayları temsil savaşı verirken, bazı şubelere borç adı altında yaptığınız yardımları etik buluyor musunuz? Yasal zorunluluk olmasına rağmen ayrıntılı bilançoyu açıklamamanızın özel bir gerekçesi var mıdır?

Assubaylar günü ve seçimlerde delege ağırlaması dışında mücadeleye katkı için kullanıldığı yer varmıdır?

Bizler için açtıkları davayı kaybeden arkadaşlarımızın maaşlarına SGK dava ve avukatlık gideri olarak haciz koyması üzerine sizden yardım talep ettim. Size yeni destekler sunarız dedim. “Tüzükte yok, yol olur” dediniz ve yardımı ret ettiniz. Vefat eden meslektaşlarımızın yetimlerinden güç durumda olup okullarını bırakanlara tek kuruş yardımda bulunmadınız. Haksızlıklarımızı dile getiren gazete ve bilboard ilanlarını vermediniz. Peki mücadeleye destek için gönderilen bu paraları nerelere harcadınız? niçin açıklamaktan imtina ediyorsunuz? Seçimde tartışılmadan ibra edilmesi sizi meslektaşlarınızın vicdanında aklar mı?  Yardımların bıçak gibi kesilmesinin nedeni bu değil midir?

9.Bu mücadeleye gönül ve destek vermiş olanlara hiç saygınız yok! Yüreğindeki adalet ve insan onuruna saygının gereği, tüm ezilenler gibi bizlere de '100 TEMAD şubesinden fazla destek olup sesimizi duyuran' Sn.Umur TALU’yu ziyareti bile, 2 yıl sonra bizlerin ve İstanbul İl Başkanlığı'nın ziyareti ve basın açıklamasından sonra, zorunlu olarak yaptınız. Mücadele adına DENİZLİ - ANKARA arasında mekik dokuyup, haklarımızı hukukta arayan Sn. İsmail TURAN’ı yönetime seçilmeden önce adliye koridorlarında ziyaret etmişken, seçildikten sonra bir kez aramadınız. Son başarısı üzerine kutlama nezaketinde bile bulunmadınız! Biz böyle mi birlik ve beraberlik içerisinde olacağız?

10.AİHM yıllar önce “örgütlenmenin önünde engel olamaz, bu nedenle ordu ve emniyet mensupları da SENDİKA kurabilir” kararı verdiği zaman, “bizim yasal temsilcimiz TEMAD var” dedik ama sizlerin yarattığı umutsuzluk havasından dolayı arayış içine giren arkadaşlarımız sendika konusunu gündeme getirdiler. Şimdi yine yandaşlarınız bölünmekten, sendikaya destek verenlerin ihanetinden bahsediyorlar. Bu konuyu ajite etmektir. Ben sendika taraftarı değilim. İzlemeden ön yargılı davranmanın hata olduğunu düşünüyorum. Kaldı ki sendika mücadeleyi bölecekse, bunun müsebbibi mevcut yönetimin zafiyeti ve başarısızlığıdır…

SONUÇ OLARAK:

Yaşananlardan ders almadığınız ve bu zihniyeti devam ettirdiğiniz sürece, tesadüfen alınan hakları bizlerden duyup kendinize mâl etmeye devam ederseniz, bu durumda kazanan assubaylar değil TEMAD’dan nemalananlar olur. Dost acı söyler dedikleri gibi, bizler bu tür olumsuzlukların çözümünü arzu ettiğimiz için eleştiri hakkımızı kullanıyoruz. Sadece alkışlamak, sorunları yok saymak riyakarlıktır. Benim mevcut yönetime kişisel davranışları nedeniyle saygım kalmamıştır. Mücadeleye eskiden olduğu gibi, kişisel olarak her platformda destek vermeye devam edeceğim. TEMAD’a övgüler yağdırıp mücadelenin yanında izlenimi vermeye çalışan, ama elindeki zehirli hançeri saplamaktan çekinmeyen bir avuç zavallı bizleri yolumuzdan alıkoyamaz…

DİLERİM YÖNETİM HATALARDAN DERS ALIR, BEN VE BENİM GİBİ DÜŞÜNENLER YANILMIŞ OLUR. 

Mücadeleyi kişisel hesaplarına alet etmeyen, amaç edinen meslektaşlarıma minnettarım.

Huzur ve adalet dolu günler dileklerimle saygılar sunuyorum.

Eleştiri mükemmele acılan kapının anahtarıdır sözü ile gerçekleri yazarak, bir yerde iktidarı yönlendirme aracıdır. Bir kaç gün öncesi yapılan Temad genel kurul ve sonrası yazılanları sessizce takip ediyorum.

KAYBETTİK, evet sizler kazandınız.

Buyurun, önemli bir gelişme olmaz ise bir üç yıl daha o koltuklarda koskoca bir  sınıfın kaderini yönlendirecek, umutsuzlara nasıl umutlar dagıtacagınızı görecek ve izleneceksiniz.

Gerçekler tam acıklıgı ile karşımızda dururken 1982 anayasasının genelkurmaya verdigi  antidemokratik de olsa o yetki orada tüm realitesi ile bize bakarken hala bu yaklaşım nedendir?

KAZANDINIZ..

Bu taktiksel  yaklaşım yıllardır ezilmiş, hor görülmüş, ast olmanın verdigi ezikligi genelkurmaya saldırarak delegasyon üzerinden bir nevi oy avcılıgı degil midir?

Evet aynen iktidarın yıllardır uyguladıgı ''din üzerinden siyasetin'' oy avcılıgının bizdeki versiyonu ''genelkurmay'a vur ve delegasyonu yönlendir" şeklidir.

Bu taktiksel delegasyon avı ile sınıfına zarar veren anlayışın sonu ne yazık ki hüsran olacaktır.

Temad, delege avı ve yönetim menfaatı, vaatleri ile dernekte güç toplama gelenegini aşamadıgı sürece Temad  bir yere gelemez. Bu süreç dernegi batırır ve de üyeler arasında güvenilirligini kaybeder.

Delegelerin  belirlenmesi sürecinin daha ilk noktadan yanlışlıkları ile başlayan sonucunda yüz binlerin kaderini belirleyen kişilerin tabii ki tümünü kast etmek degil ama kaydadeger  bölümünün konuları ve gerçekleri acaba  hangi noktadan görüyorlar?

Sayın başkan ve aday adaylarının gezilerinde tam anlamı ile delegasyon ile yüz yüze görüşmelerini engelleyen zihniyet işte bu yüzdendir. Seçim sonrası bir noktada karşılaştıgım üç delege Ankara dönüşü anlatıkları tam bir dram komedidir bu sınıf için. Acıdır, düşündürücüdür ne yazık ki!

Giydirilmiş koltuklarda ve beş yıldızlı otellerde agırlanmanın verdigi hazın sonunda yıllar sonra delege olmanın büyük agırlıgını (!) nasıl taşıdıkları anlatmakla bitiremediler. Sordugum ve sessizce yaklaştıgım konulardan tam bîhaber, bilgisayar, internet ile hiç bir ilişkisi olmayan SEÇİLMİŞ kişiler. İşin en acısı  s...yım genelkurmaya bize ne bu işi yapacak hukümettir diyebililen anlayışta seçilmişler. Acı amma gerçek işte bu.

Sayın Dede E. AKSU basit bir işlemle acı gercegi yüzlerine vurmuş; Temad'ın büyük gücünü.

  • Resmi açıklama ile emekli assubay sayımız 2014 haziran 97.528.000.
  • TEMAD’ın 18 Ekim 2014 tarihinde yapacağı Genel Kurulun HAZİRUN LİSTESİ : 493 Kişidir.
  • Şimdi kısa bir hesap yapalım;
  • 493 - 17 Genel Merkez Üyesi = 476
  • 476- 3 Eski Temad Başkanları = 473
  • 473- 96 Temad Şube Başkanları = 377 delege
  • Tüzük gereği, 1 delege 50 üyeyi temsil ettiğine göre; 377 * 50 = 18.850 MEVCUT AKTİF ÜYE SAYIMIZ!
Bu noktada basit işlem ile 95.643 emekli arkadaşlarımızı Temad ile tanıştıramaz iken izlenen bu politik yaklaşımlar ile sayının belirlenen umutsuzluk ve daha da arttıgı  gözlenecektir. Temad noktaları bir lokal işiletmeciligi kısfesinden kurtulmalıdır.

DEGİŞİM ŞART...

YENİLENME ŞART...

GENÇLEŞME ŞART...

Yeni gelen teşkilat içinde yetişmiş gençlerin önünü açmak gerekli, yeni yüzler misyonu, vizyonu ve hedefi olan yeni isimler öne çıkmalı. Oradan buradan devşirmiş üretemeyen, fikri olmayan, çözüm üretemeyen, HER DEVRİN ADAMLARINDAN kurtulmak gerekli..

Bir de kendini vazgeçilmez sananlar ve sanırsınız onlar olmazsa Temad bitecek. Kibirlenme bir hastalık, bir de üstüne koltuk sevdası, yerlerinden kıpırdamazlar bu ugurda her şey yapabilirler. Kendilerine sadık köleler yaratırlar.

Bu türler için DAVA, ONUR MÜCADELESİ söz konusu degildir!

Bu yeni dönemde tüm gözler ve icraatları ile genel merkezin üzerinde olacaktır.

KAVGAYA DEVAM MI YOKSA SORUNLAR TÜM GERÇEKLİGİ İLE MASADA MI OLACAKTIR?..

Saygı ve Sevgilerimle.


Atilla ABAYLI

İsteyen istediği gibi düşünebilir,

Beni tenkit edebilir.

Uyarıları görmezden gelebilir.

Bazı gerçekler vardır üstü örtülemez.

Gerek muvazzaf, gerekse emekli olsun tüm astsubay hakları.

Genelkurmay Başkanlığımızın onayı olmadıkça, yasalaşmasının olasılığı yoktur. Genelkurmayla diyolog olanağı olmayan ya da dışlanıp bu olanağı yitirmiş olan Temad üyesi arkadaşlarımızın Emekli Astsubay toplumuna faydalı olamaz!

Sadece yerinde sayar.

Ne olur, herkes kendini biliyor.

Bu olası olmayan arkadaşlar toplumu oyalamaktan vazgeçmeliler.

Önderlik sevdasindan vazgeçmelliler.

Oyalamaya tahammülü kalmamıştır emekli arkadaşlarımızın.

Astsubay toplumunun ciddi, girişimci, kızmayan, küsmeyen, bulunduğu veya bulunacağı ortamlarda donanımı ve genel kültürlü, kendini yetiştirmiş arkadaylara ihtiyacımız vardır.

TEMAD'ın çevresinde o türde arkadaşlardan olması gerekir.

EN AZ 4 YIL LİSANSLI eğitimli olmaları gerekir!

Haklarımızı vermekle yükümlü makamların karşısına eğitilmiş ve daha güçlü, bilinçli çıkmanın farkı vardır mutlaka.

Kaybedecek zaman yoktur.

Girişim değil, ciddi, güçlü girişim gerekir.

5 yıldızlı otellerde yıllardır yapılan toplantılar bizim neyimize gerekli?

Astsubaylar, lüks otellerde toplantılar yapılarak kazanımı ne olacaktır? Ne kazanacağız?

Benzer kuruluşlara bakın.

Ben savurganlık yapıyor muyum acaba, diye düşünün!

Beni tenkit edebilirsiniz ama yapacağınız tenkitler,size ve astsubay toplumuna ne kazandırır?

Önce onu düşünerek tenkide yeltenin.

Yoksa kendinizi tenkit etmeniz gerekirken, kendinizi aldatmış olacaksınız Sayın Arkadaşlarım.

Delegeler, oyunuzu kullanırken kendinizi değil astsubay toplumunu ve topluma yarar sağlayacak arkadaşları seçin.

Hissi davranmaya hiç gerek yok.

Ekip seçmeyin.

Ekipler kendini belirleyenlere bağımlı olurlar. Çarşaf liste ile donanımlı arkadaşları seçin.

Onlar kendi aralarında başkanlarını seçerler.

Mutlu sonuçlar astsubayların olsun....

 

Mehmet KAYALI

Sayın Genel Başkanım

Her zaman belirttiğimiz gibi “Assubay olmadan bırakın ordunun savaşmasını asker karnını doyuramaz” bunun aksini iddia eden yetkililer varsa assubaylara aynı zaman dilimi içinde 48 saat izin versinler ve yürekleri yetiyorsa bu mesleği kaldırsınlar. Bu kadar önemli görevler üstlenen, ülkesine, orduya sadakatini teri, kanı ve canı ile kanıtlayan, hiyerarşiye saygılı assubaylara yıllardır ön yargılarla tahakküme varan sosyal, ekonomik ve insani haksızlıklar yapılıyor. Bu haksızlıkların sona ermesi için yıllardır TEMAD tüzel kişiliği altında örgütlenen meslektaşlarımızla mücadele ediyoruz.

Mücadele süreci, sizin ve birçok arkadaşımızın malumu olmasına rağmen kısaca özetlemek gerekirse; 1971-1975 yıllarının antidemokratik ortamında haksızlıklara hayır diyen, çileler çeken meslektaşlarımıza hiçbir değer yargısının kabul etmeyeceği adaletsizlikler ve baskılar yapıldı. Daha çok demokrasi diyerek kendi imtiyazlarını artırmak için yapılan darbeden sonra derneğimiz TEMAY kapatılıp mal varlıklarına el konuldu. 1984 yılında TEMAD adı altında yıllarca bir şey başaramadan, sadece lokal ve gezileri ile mutlu bir örgütlenme ile yetinmemiz istendi...

Mücadelenin yetersizliği üzerine bu sitenin fedakar üyeleri ile mücadele ateşini yeniden yaktık. Mücadeleye ivme kazanmak için statükodan kurtulamayan derecemizden, kadememizden habersiz, 11 kez genelkurmaydan randevu talep edip, alamayan ve mektup bıraktığını belirten yönetimin değişmesi için kurulan TEK YÜREK grubu çalışmaları sonunda TEMAD Gn.Mrk. yönetimine aday olacak YENİ OLUŞUM GRUBU kuruldu. Bazı kişisel davranışlar nedeniyle 2008 yılında maalesef başarısız yönetimin değişmesi mümkün olmadı. Hatalardan kısmen ders alınarak sizin önderliğinizdeki YENİ OLUŞUM grubu olarak 2011 yılı seçimlerinde başarı sağlandı...

Sn. Başkan,

Sizler de taktir edersiniz ki bu site sizin ve yönetim adaylarının  tanıtımınızda ve seçilmenizde büyük rol almıştır. Yeni oluşum grubunun lideri olarak mevcut adaylar içerisinde kişilikli, birikimli ve açıklamalarınızdan, geçmişte yaşananlardan ders alındığı ve toplumu bu hatalara düşmeyeceğine inandıran kişiliğinizin büyük etkisi olmuştu. 

Site ve sosyal medyanın desteği ile Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu kadar yoğun bir medya ilgisi ile karşılaştık ama bu ilgi maalesef sorunlarımızı kamuoyu ile paylaşmaktan ziyade genelkurmay ile adeta kavga ortamında geçti. Kamuoyu, bir üniforması da kefen olan assubayların mahalle bekçisi, ziraat, ev ekonomisti, meclis tutanak katiplerinden daha önemsiz kabul edilip göreve alt derece ve kademeden başlatıldığını, emeklisinin ilkokul mezunu KİT işçi emeklisinden daha az maaş alması adaletsizliğini, bu adaletsizliğin MSB tarafından gönderilen hakların iadesi tekliflerinin de iktidarca  giderilmediğini öğrenemedi. Bizim sorunlarımızın kaynağı elbette genelkurmaydır. Bu eleştirilerinize katılanlar da olmuştur. Genel olarak bizi temsil etme yetkisini size verdiğimizi ve o günkü konjoktürde onları söylemeniz gerektiği konusunda birleştik ve size orduevi yasağı uygulanınca bunun yanlışlığı sizlerin de bilgisi dahilinde bu sitede yapılan mail kampanyası ile binlerce kişinin katılımı ile genelkurmay ve kuvvet komutanlıklarına bildirdik. Ne kadar acıdır ki bu tepkiye şimdi ahkam kesenler ve istisna bir kaç şube dışında katılan olmadı. Oysa katılım miktarı kararlılığımızın ifadesi olarak değerlendirileceği malumlarınızdır...

Bu konuda şahsen size özel yazdım. Ayrıca meslektaşlarımızın duygularını dile getirmek adına site yönetimi size çağrıda bulunduk. Bu kişilerin yazdıklarının sizin bilginiz dahilinde  olmadığını söyleyebilir misiniz? Şikayetlerimizi, tepkilerimizi dikkate almadığınız gibi arkadaşlarımız  bu kişilere tepki duyuldukça siz özellikle bunları onure eden davranışlar sergilediniz...

Sayın Başkan,

TEMAD tarihinde hiç bir yönetime nasip olmayan maddi ve manevi destek sizin yönetiminize verilmiştir. Aidatlar, gayrimenkul kiraları, hazine yardımı, ticari işletme kârları dışında size 2.5 milyon (trilyon) maddi destekte bulunan bu mazlum zümre, bir işaretinizle mitinglere koşuyor, sosyal medyada fırtınalar estiyordu. Ancak bir şeylerin ters gittiği belliydi! Önce yol arkadaşlarınızla anlaşamadınız. 11 kişilik yönetiminizden 8 üyenin istifa etmesi erken olağanüstü seçimlerin yapılmasına neden oldu. 11 kişiden 8 arkadaşınız herhalde macera olsun diye istifa etmediler ama kendilerini yeterince anlatamayınca siz yeniden seçildiniz. Bu seçim sizin kişiliğinizi büyük oranda etkilemiş olmalı ki kongre salonunda ilgisizlikten yanlış uygulamalardan olumsuzluklardan şikayet eden başkanlara, arkadaşlarımıza bulunduğunuz makama gelmenizi ve sesimizin duyurulmasına neden olan sosyal medyayı yok sayan açıklamalar yaptınız. Sosyal medyayı yok sayıyorsunuz ama onun yerine sosyal medyada sizin adınıza açıklamalar yapan, mücadele gönüllülerine hâttâ yardımcınız sn.Yüksel Binici'ye bile  ayar veren, haddini bildiren bir avuç kişiye mani olmadınız, olmak istemediniz...

Sn.Başkan,

Maalesef eleştiriye tahammül göstermeyip saygı duymuyorsunuz. Eleştirilmiyorsanız her şey mükemmeldir ve başarmışsınızdır ki bunun dünyada örneği yok ya da sizden umut kesilmiştir! Gönüllülük esasına göre derneğine mücadelesine maddi ve manevi destek verenlerin eleştiri en doğal hakkıdır.  Eleştiri mükemmele açılan kapının anahtarıdır. Bu toplum sizi kendilerini yönetmeniz için değil, temsil etmeniz için seçti. Para kazanmak adına edebi değeri olmayan bir kitabı yayınlanıncaya kadar TEMAD’ın kapısından geçmeyen, ama şimdi assubayların duygularını istismar eden çantanız gibi yanınızda taşıyıp 5 yıldızlı otellerde ağırladığınız ahlaksız müfteri ile kendisine genel yayın yönetmeni ünvanı veren kişinin gayri ciddi, hâttâ alay konusu olabilecek vıcık, vıcık yağ kokan yazıları , çanak sorularla sizinle yapılan söyleşi  ve birkaç kişinin sözüm ona TEMAD'ı koruyor havası ile riyakarca yazdıkları yorumlarıyla gündemin değişmesini sağlayarak belki yeniden seçilirsiniz, ama başarılı olamazsınız...

Örgütlü mücadelede en kırılgan noktanın umutsuzluk olduğu hepimizin malumudur ve ne yazık ki toplumda umutsuzuluk boşvermişlik duyguları hakim olmaya başlamıştır. Mücadele gönüllülüktür. Toplum sizden şeffaf ve üyesine saygılı bir yönetim istiyor. Toplum yeni ihraçlar, görevden almalar, had bildirmeler, kanunsuz atamalarla diğer şubelere gözdağı vermenizi değil, göreve gelirken karara bağlanan hukuksuz ihraçların kaldırmanızı, toplumu kucaklamanızı ve haksızlıklarımız konusunda azami gayret gösteren temsilcimiz olmanızı bekliyoruz. Kararınız, sizin kadar bizleri de etkileyecektir. İyi günler diliyorum.

Ocak 2011'den beri gündemi uzaktan izledim, Temmuz başından beri, yani yaklaşık bir aydır da gündemi daha yakından takip etmeye çalışıyorum. Bu bir aylık süre içinde pek suya sabuna dokunmadım, anlamaya, gözlemlemeye çalıştım, önce bir fikrim olsun istedim.

Fasulye bile olmadığımı, nimetten sayılamayacağımı bilmeme rağmen, burada toplum adına, toplum için bir şeyler yazmaya çalışıyoruz. Doğru ya da yanlış, hayatım boyunca hep “muhalefet” cephesinde oldum.

İktidar” adı üstünde, zaten “muktedir” sesini bir şekilde duyurur. Sesini duyuramayan kesimin sesi olmaya çalışmak düşer bize.

Ocak 2011'den bu yana pek bir şey değişmemiş!   

Sayın KESER’i yeni emekli olduğu dönemde tanıdım. Karargâhın içini, oranın işleyişini iyi bilen, fikirleri, planları olan ve benim bu hareket içinde mutlaka olması gereken biri olduğunu düşündüğüm genç bir meslektaşım olarak tanıdım.

Toplumumuz da aynı ışığı görmüş olmalı ki seçildi, seçildiği ekiple aralarında yaşanan sorun her neyse, yolları ayrıldı, olağan üstü genel kurul yaşandı ve tekrar seçildi.

Hakkını teslim etmek lazım, eksiği ile fazlasıyla basında ciddi olarak, ilk kez bu kadar geniş yer aldı sorunlarımız. Yazılanlar arşivdedir, Anıtkabir’e 17 kişi ile çelenk koyarken, binlerce kişi ile çelenk konmaya başladı.

15 Mart yürüyüşünde, 120 bin rakam telaffuz ediliyor, siz deyin 50 bin, sonuçta rekor sayıda meslektaş yürüdü.

Bilebildiğim kadarı ile rekor sayıda üye kaydı, rekor miktarda mali destek sağlandı.

Yönetime aday olanlar, ya da bir şekilde muhalefet edenler bunları görmeli!

Ancak eleştiriler de gözardı edilmemeli;

  • Mali yapının şeffaf bir şekilde ortaya konmaması,
  • Genelkurmay ile ilişkilerin koparılmış olması,
  • Henüz bir kazanım elde edilememiş olması,
  • Toplumun yeterince bilgilendirilmemesi,
  • Toplumla yeterince diyalog kurulmamakta oluşu,

Makul ve mantıklı eleştirilere herkesin saygı duyması gerekir. Yönetimin de toplumun beklentilerine cevap vermesinin bir zorunluluk olduğunun, bir görev olduğunun idraki içinde olması gerekir.

Bu gün TEMAD Yönetiminde olanlar BİZİM meslektaşlarımız. TEMAD ise bizim derneğimiz. Eleştirirken bu gerçek unutulmamalı! Kimsenin kişiliği, şahsiyeti hedef alınmamalı. Hele kurumsal yapıya asla zarar verilmemeli.

Açıklığın ve şeffaflığın olmadığı yerde ise söylentilerin önünün kesilemeyeceği bilinmeli.

İlk ve en önemli ihtiyacımız birbirimize, yani kendimize saygı… Bunu başarabilirsek gerisi gelecektir.

BAŞTA GÖREVDEKİ MESLEKTAŞLARIM OLMAK ÜZERE TÜM  ASTSUBAY CAMİASININ, AİLELERİNİN RAMAZAN BAYRAMLARINI KUTLARIM.

Page 1 of 3