Perşembe, 15 Aralık 2011 15:11

ÇORBADA BİZİM DE TUZUMUZ OLSUN

team_servizio

Saygıdeğer Meslektaşlarım,

Haksızlıklara sessiz kalmak haksızlık kadar suçtur ve kabullenmektir. Bizler ülkemiz ve Türk Silahlı Kuvvetleri'mize sadakatimizi terimiz, kanımız ve canımızla ispat ettik.

Önyargılılar herhalde bizim terimizi, kanımızı şaşal suyu zannettiler ki, bizlere tahakküme varan haksızlıklar yaptılar. Örneğin bir üniforması da kefen olan bizleri klimalı ofislerinde günde 8 saat görev yapan büro memurları ile aynı statüde düşündüler! Başlangıç derecelerimiz mahalle bekçilerinin, ziraat ev ekonomistlerinin, meclis stenoğraflarının altında kaldı. Tüm yüksek okul mezunlarının, hatta lise mezunu subayların yükseldiği 1/4 derece sadece assubaylardan esirgendi. Birçok hak ettiğimiz tazminatları alamadık. Sosyal tesislerde sayılarımızla ters orantılı ve kalitesiz hizmete mecbur bırakıldık.

Bunun sonucu olarak, görevdeki arkadaşlarımızın moral motivasyonu ve hizmet verimliliği olumsuz etkilendi, emeklilerimiz kurumlarına olan aidiyet duygusunu kaybetmek üzeredir.

Görevdeki arkadaşlarımız sicil, tayin ve ceza baskısı altında ve haksızlıklar karşısında çaresizdirler. Ama biz emeklilerin, haklarını yasal yollardan araması için hiçbir engel yoktur. Bu satırları okuyan arkadaşlarımız dışında ki meslekdaşlarımızın mutsuzluk ve boşvermişlik duygularından sıyrılmaları haksızlıklara "dur" demeleri  gerekiyor.

Bu siteyi kurduğumuz zaman misyonumuzun “TEMAD VE MÜCADELEMİZE DESTEK” olduğunu deklare ettik. Bugüne kadar bu ilkemizden ve tarafsızlığımızdan ödün vermeden, yaptığımız çalışmalarla bir çok taşın yerinden oynamasını sağladık. TEMAD eski yönetimi bu rüzgarı arkasına alacağı yerde, kişisel hesaplarla hareket etmeseydi birçok sorunumuz çözümlenmiş olacaktı.

Yeni seçilen Sn.Ahmet KESER başkanlığındaki yönetim, çalışmaları ve davranışları ile bizlerin güvenini kazanmaya başlamıştır. Bu bayrak yarışını birlikte başaracağız.

Değerli Meslektaşlarım, bu site ve üyeleri olarak haksızlıklarımızı ve yasal taleplerimizi muhtelif platformlarda dile getirmeye devam ediyoruz. Yürekli arkadaşlarımız davalar açıyorlar. Bunlardan biri de Sn.İsmail Turan’ın açtığı davalardır.

OYAK konusundaki davamız  sizlerin de  desteği ile AİHM'ne intikal etmiştir.

Ankara İş Mahkemesi'nde açılan intibaklar ve fiili hizmet zamlarının maaş göstergelerinde dikkate alınması talebi bilirkişinin talep edilen yasal durumları dikkate almaması neticesinde verdiği rapora istinaden ret edilmiş ve Yargıtay'da temyiz edilmek üzeredir.

Bu davalara üniversite sınavlarına hazırlanan bir genç, olimpiyatlara hazırlanan bir sporcu heyecanı ile koşturan Sn.Turan’a bu vesile ile bir kez daha minnet ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Fiili hizmet zamları karşılıkları kurumlarımızca Em.Sandığı hesabına yatırıldığı için bizim maaş bağlanma oranlarımızda, hizmet süremizde ve emekli ikramiyesinde dikkate alınmasına rağmen maaş gösterge çizelgesinde dikkate alınmamaktadır. Kısaca 20 yıl hizmet edip 5 yıl fiili hizmet kazanan bir arkadaşımız 25 yıl hizmet etmiş sayılmakta, maaş bağlama oranı 25 yıllık hizmet olarak dikkate alınmakta ve emekli ikramiyesi 25 yıllık memur gibi ödenmektedir. Buna mukabil 25 yıllık memurun maaş göstergesini değil 20 yıllık memurun maaş göstergesi uygulanmaktadır. İşte itirazımız budur.
Bu davanın kazanılması büyük olasılık olarak düşünülmektedir. Es kaza davayı kaybetsek bile bizim haklarımız konusunda artık susmayıp haklarımızı sorgulayacağımızın bir kanıtı olması bakımından  çok büyük önem taşımaktadır.

Değerli meslektaşlarım, TEMYİZ sonunda kazanırsak sorun yok, ama kaybetmemiz durumunda Sn.Turan’ın yazısında belirttiği mahkeme masrafları ve karşı tarafın avukatlık ücretleri ödemesi gerekecektir;

Bu kadar özveri ile dava açan Sn.Turan’ın bu masrafı karşılaması elbette düşünülemez. "Bu konuda TEMAD yönetimine bizler katkıda bulunalım. Bu giderlerin gerçekleşmesi halinde bu ödeme TEMAD tarafından yapılsın. Kazanılması ya da toplanan desteğin artması halinde  bu destek TEMAD tarafından mücadelemiz için kullanılsın" önerisini sizlerden gelen talepler  üzerine dile getirdik.

Konuyu TEMAD Gn.Bşk. Sn.Ahmet KESER, Bşk.Yrdc. Sn. Yüksel Binici, Hukuk bürosundan Av.Sn.Fevzi Aksoy ve kişisel dostlarım meslektaşımız Av.Sn.Gürbüz Ejder  ile Av.Sn.Adem DEMİR ile site yönetimi sözcüsü sıfatı ile görüştüm.

Daha önceki iş birliği taleplerimize TEMAD eski yönetimi karşı çıkıp hâttâ engellemesine karşı; Sn.Ahmet KESER başkanlığındaki TEMAD yönetiminin davanın içeriğine katıldıklarını ve arkadaşımıza kişisel destek vereceklerini açıklamalarını  memnuniyetle ifade etmeliyim.

Ancak, TEMAD’ın yardım toplama yetkisi olmasına rağmen, harcamaları "tüzük ve yasa gereği (dava içeriği hepimizi ilgilendirse de)" kendileri tarafından açılmayan, kişilerin açtıkları davaların giderleri için harcama yapmaları mümkün değil! Site yönetimimizin de tüzel kişiliği olmadığı için yasa gereği yardım toplayamıyoruz! Site yönetimi olarak da valilikten izin alması da uzun bir süreci gerektirmektedir.

Bu nedenle arzu eden arkadaşlarımız hepimizi ilgilendiren bu davanın giderlerine gönüllü katkıda bulunabileceklerdir.

Ben şahsen kendi namıma Sn.Turan’ın aşağıdaki hesabına mücadelemiz ve kendime saygım adına karınca kararınca katkıda bulundum. Destek veren meslektaşlarıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

GÜNEŞİN DOĞMADIĞI GÜN YOKTUR. BİRGÜN MUTLAKA YASAL MÜCADEMİZİ BİR BAYRAK YARIŞI GİBİ BİRLİKTE KAZANACAĞIZ.

İSMAİL TURAN
İNGBANK DENİZLİ ŞUBESİ
HESAP NUMARASI: 116-C-3069649-MT-1
İBAN NO: TR100009900306964900100001
Yayınlandığı yer KARDELEN
Perşembe, 15 Aralık 2011 09:45

CEZA MIIIII YOKSA MÜKAFAT MIIII ?

cezami-mukafatmi

Değerli arkadaşlarım,

OYAK konusunda açmış olduğumuz dava AİHM taşınmıştır. Ankara İş Mahkemesi'nde açtığımız ancak bilirkişi tarafından taleplerimiz dikkate alınmadan verilen rapor sonucu RET edilen taleplerimizden hepimizi ilgilendiren Fiili Hizmet Süreleri ile ilgili davanın dayanağı bilgilerinize sunulmuştur. Yargıtay'a TEMYİZ edilecek davanın kabul görülüp İş Mahkemesi'nin kararının bozulacağını bekliyorum.

  • 1) Fiili hizmet süresi zammı kapsamındaki işler; Ağır, riskli ve sağlığa zararlı işler olup, çalışanları fiziki, ruhi ve fizyolojik bakımdan olumsuz yönde etkileyen ve bu işlerde çalışanların diğer alanlarda çalışanlara göre daha fazla yıpranmalarına neden olan ve ömürlerini kısaltan işlerdir.
  • 2) KANUN: Bu işlerde çalışanların 360 günlük fiili hizmetlerine ayrıca 90 gün fiili hizmet zammı eklenir. Fiili hizmet zamları emekli muamelelerinde fiili hizmet sayılır. Fiili hizmet zamlarının emekli kesenekleri karşılığı kurumlarınca ödenir.
  • 3) SORU: Fiili hizmet zamları diğer alanlarda çalışanlara göre daha fazla yıpranmalarına sebep olan ve ömürlerini kısaltan işlerde çalışanlara avantaj olarak mı veriliyor yoksa ceza olarak mı veriliyor?
  • 4) Rahat ve huzurlu işlerde çalışanla, yıpratıcı ve ömrü kısaltan işlerde çalışan ve 12. dereceden işe başlayan iki memuru ele alalım.
  • Rahat ve huzurlu işlerde çalışan memur 25 yıl sonra 4. derecenin 2. kademesine yükselerek emekli oluyor.
  • Yıpratıcı ve ömrü kısaltan işlerde çalışan memur da 5 yıl fiili hizmet zammıyla birlikte 25 yıl fiili hizmet yapmış sayılıyor. Bu memur 25 yıl fiili hizmet sonrasında ancak 6. derecenin 3. kademesine yükselerek emekli olabiliyor.
Hani, fiili hizmet zamları emekli muamelelerinde fiili hizmet sayılıyordu? Bu CEZA MIIIIIII YOKSA MÜKÂFAT MIIIIIIIIII?
İŞTE BEN CEZA OLAN BU UYGULAMAYI MÜKÂFATA ÇEVİRMEK İÇİN MAHKEME KAPILARINDA NÖBET TUTUYORUM
NOT: Sevgili meslektaşlarım dava giderlerine katkınız için teşekkür ederim. İngbank Denizli Ş.116-C-3069649-mt-1 nolu hasaba gönüllü katkıda bulunan arkadaşlarımızın isimlerini site yönetimi aracılığı ile bildireceğim, böylece arkadaşlarımız da  kontrol edebilecek, dava sonucuna göre paranın tamamı veya artan bölümü bir başka mücadelemizde harcanmak üzere TEMAD Genel merkezine bağış olarak gönderilecektir. Sevgi ve saygılarımla.
Yayınlandığı yer ASB.HAKLARI
Pazartesi, 12 Aralık 2011 00:12

HAK ARAMANIN KAZANCI VE BEDELİ

yardim-eli

Değerli Meslektaşlarımın ve Sn.TEMAD Gn.Mrk.Yönetimi'nin dikkatine:

Malumunuz olduğu gibi OYAK konusundaki haklı taleplerimizi içeren davamız iç hukuk yolları tükendiği için AİHM taşınmıştır. Fiili hizmet zamları ve intibaklar konusundaki davamız temyiz safhasındadır.

KAZANDIĞIM TAKDİRDE;
  • 1 milyondan fazla sivil memur  emeklileriyle ve  emekli Astsubaylarla hak sahiplerinin fiili hizmet süreleri aylık bağlanma göstergelerine yansıtılıp bunu sonucu olarak  aylıkları  her ay 75 ile 500 lira arasında artacaktır.
  • Bu hak sahipleri dava başlangıcından itibaren geçmiş 5 yıllık birikmiş haklarını da ayrıca alacaklardır.
TEMAD Genel Başkanlığı'nın kazancı;
  • TEMAD Genel Başkanlığı tarihinde ilk defa büyük bir başarı ile ekonomik sorunlarımızından  önemli bir konunun halledilmesinin onurunu ve  assubayların güvenleri ile  saygınlıklarını  kazanacaktır
  • 1 milyondan fazla sivil ve emekli astsubaydan en az 50 bin kişinin, TEMAD ın devam ettireceği hukuki sürece katılma ihtimali yüksektir. TEMAD üyesi olmayan, üye olup aidatlarını muntazam ödemeyen emekli Astsubayların aidatlarını ödemesi sivil emeklilerin de ortalama 50 lira bağış yapması yada fahri üye olmasıyla TEMAD en az 2.5 tirilyon liralık maddi kazanca sahip olacaktır.
  • TEMAD yeni aktif üyeleriyle ve büyük mali gücü sayesinde çok güçlü bir Sivil Toplum Kuruluşu olacaktır.
DAVAYI KAYBETTİĞİM TAKDİRDE;

2011 yılı resmi tarifesine göre, Birinci safhada;

  • İş mahkemesindeki ret edilen dava nedeniyle  karşı tarafa ödenecek avukatlık bedeli 550 lira,
  • Yargıtay Hukuk Dairesinde kaybedildiği takdirde, karşı tarafa ödenecek avukatlık bedeli 2200 lira+ duruşma bedeli 825 lira olmak üzere 3025 lira,

İkinci safhada;

  • Tekrar İş Mahkemesinde görülecek davada, mahkeme kararında direnerek kaybettiğim takdirde karşı tarafın avukatlık bedeli 550 lira,
  • Benim lehime bozması halinde kaştı taraf temyiz edeceğinden ikinci defa Yargıtay da kaybedersem ayrıca ödeyeceğim 2200+ 825= 3025 lira,

Üçüncü safhada;

  • Yargıtay Genel Kurulunda yapılacak temyiz davası için 3025 lira,
  • Her biri için dava açma ve temyiz etme harcı olarak en az 1000 lira,
  • Olmak üzere en az 11.000 lira (11 Milyar) masrafımız  doğacaktır.

Sayın arkadaşlarım, bundan sonraki iş mahkemesinde bir sefer dava görülecek olsa bile resmi vezne alındısı ve avukat ücreti olarak masraflar 8.000 liradan (8 milyar) aşağı düşmeyecektir.

Dava dilekçesini hazırlama, Ankara gidiş dönüş masrafları ile fiziki yorgunluk ve ruhi stresten hiç çekinmiyorum ve severek katlanmaya hazırım.

TEKLİFİM
Davanın kazanılmasıyla TEMAD yukarıda arz ettiğim maddi ve manevi kazancı sağlayacaktır. Kazancın sağlanabilmesi için elin taşın altına sokularak risk alınması şarttır. Her safhanın başında, kaybedilmesi halinde TEMAD yönetimi bu miktarı karşılama taahhüdünde bulunmalıdır.

Önceki TEMAD yönetimi destek olmadığı için hiç bir katılım payı da talep etmedim. OYAK davasının sürecindeki maddi ve manevi harcamaları kişisel olarak karşıladım dava ve karar düzeltme talepleri ile ilgili tazminat ve avukat ücretini talep etmememe rağmen  www.emekliassubaylar.org sitesi üyelerinin desteği ile karşılanmıştır.

İş Mahkemesi tarafından ret edilen Fiili Hizmet Zamları ve İntibaklarla ilgili davanın temyiz sürecinde TEMAD yönetiminin destek sözü vermeleri üzerine bu talebimi kendilerine iletiyorum.

İş Mahkemesindeki davada bilirkişi raporuna itirazımdaki taleplerim değerlendirilmediği için dava ret edilmiştir. Temyiz sürecinde davanın lehimize olacağı inancındayım. Ancak hiçbir dava sonucu kesin belirlenemeyeceğinden kaybetmemiz halinde mahkemelere ödenecek dava ve karşı taraf avukat giderlerini TEMAD Gn.Mrk.Yönetimi karşılamayı taahhüt edeceğini 14 ARALIK 2011 Çarşamba mesai bitimine kadar bildirmesi halinde temyiz dilekçemi sunacağım. Aksi halde takdir edersiniz ki bu gideri kişisel olarak karşılamam mümkün değildir.

Konuyu takdirlerinize sunuyorum.Sevgi ve saygılarımla.

NOT: Temyiz süresi 16 Aralık 2011 tarihinde sona erecektir

Saygıdeğer Meslektaşlarımız;

Haksızlıklar karşısında sessiz kalmak haksızlık kadar suçtur! Sn.İsmail TURAN haklarımızın hukukta aranması konusunda büyük bir özveri göstermektedir. Size daha önce yapılan bilgilendirme ile davanın gerekçeleri ve ret edilme sebepleri belirtilmiştir.

TEMYİZ sürecinde TEMAD yönetimi gerekli maddi desteği sağlayacağını taahhüt edebilmesi halinde biz derneğimize katkı için davadan önce bir kampanya ile maddi destek sağlayabiliriz. Davanın kazanılması halinde ise bu destek başka bir mücadelemizde kullanılabilir. Site yönetimi ve üyeleri olarak haklarımızın ve onurumuzun korunmasında kararlıyız ve her türlü desteğe hazırız.

Saygılarımızla.

SİTE YÖNETİMİ

Yayınlandığı yer ASB.HAKLARI
temyiz
Dava konusuyla ilgili mevzuat

5434 SAYILI KANUN:

Madde 32: Ağır, yıpratıcı, zehirleyici ve öldürücü işlerde çalışanlara, FİİLİ HİZMET ZAMMI verilerek fiili hizmetlerine eklenir. (Bu süre Astsubaylara ¼ oranındadır).

GEREKÇESİ: Emekli Sandığı kanunuyla tanınan haklara daha kısa sürede kavuşmalarını sağlamaktır.

MADDENİN YORUMU: Ağır, yıpratıcı, zehirleyici ve öldürücü işlerde çalışanların, emekliye ayrılabilme, derece ve kademe, ikramiye ve aylık yüzdelik oranı gibi haklara daha kısa sürede kazanmaları gerekir.

Madde 33: Fiili hizmet zamları, emekli muamelelerinde aynı fiili hizmet gibi hesaplanır.

MADDENİN YORUMU: Emekli Sandığına emekli keseneği (prim) ödeme, Emekli Sandığınca emekliye ayrılma hakkının olup olmadığının belirlenmesi, emekliye ayrılma hakkını kazanmışsa hangi dereceden emekli aylığının bağlanacağı, ne kadar emekli ikramiyesi ödeneceği, aylık bağlama oranının ne olacağının belirlenmesi gibi muamelelerdir.

Ek Madde 16: Aylıklarını personel kanunlarına göre alanların emekli keseneklerine; personel kanunlarına göre kazanılan RÜTBE, KIDEM, DERECE VE KADEMELERİNE ait göstergelerinin kat sayı ile çarpılması sonucunda bulunacak rakamlar esas alınır.

EK Madde 30: Emekli sandığı iştirakçilerinin aylık derece ve kademelerinin mevzuata uygunluğunu sürekli olarak inceler, eksik emekli keseneği ödeyenler varsa eksiklerini alır, fazla ödenenleri iade eder.

5802 SAYILI KANUN:

Madde 8: Astsubay Rütbeleri

Astsubay Çavuş, Üstçavuş, Başçavuş, Kıdemli Başçavuş, 1 Kademeli Kıdemli Başçavuş, 2 kademeli Kıdemli Başçavuş, 3 Kademeli Kıdemli Başçavuş, 4 Kademeli Kıdemli Başçavuş.

926 SAYILI KANUN:

Madde 77: Astsubay Rütbeleri.

  • Astsubay Çavuş
  • Kıdemli Çavuş
  • Üstçavuş
  • Kıdemli Üstçavuş
  • Başçavuş
  • Kıdemli Başçavuş

1.3.1975 tarihinde yürürlüğe giren 1923 sayılı kanunla yapılan değişiklikten sonraki 77. maddedeki rütbeler

  • Astsubay Çavuş
  • Kıdemli Çavuş
  • Üstçavuş
  • Kıdemli Üstçavuş
  • Başçavuş
  • Kademeli Başçavuş
  • Kıdemli Başçavuş
  • Kademeli Kıdemli Başçavuş
  • 2 kademeli Kıdemli Başçavuş
ÖNEMLİ NOT: 2009 yılında yürürlüğe giren 5237 sayılı kanunla getirilen rütbeler dava konusuyla ilgili olmadığından buraya yazılmamıştır.

Gösterge Tabloları

Madde 137: Subay ve Astsubay ve uzman çavuş ve uzman Jandarma çavuşlar aylıklarını rütbelerine göre alırlar.

30 Kasım 1970 ile 30 Ağustos1971 tarihleri arasında yürürlükte olan Geçici Astsubay Gösterge Tablosu

EK GEÇİCİ MADDE 5: Astsubayların 5802 sayılı Kanunla tespit edilmiş rütbe ve kademelerine göre gösterge tablosu ek geçici cetvelde gösterilmiştir.926 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi esaslarına göre rütbe intibakları yapılıncaya kadar haklarında bu gösterge tablosu uygulanır.

Derece
Rütbeler
Göstergeler
4 IV. Kad. Kd. Bşçvş. 550 565 580 595 610 630 650
5 III. Kad. Kd. Bşçvş. 475 490 505 520 535 550 S65 580 595
6 II. Kad. Kd. Bşçvş. 400 415 430 445 460 475 490 505 520
7 I. Kad. Kd. Bşçvş. 350 360 370 380 390 400 410 420 430
8 Kd. Bşçvş. 300 310 320 330 340 350 360 370 380
9 Bşçvş. 250 260 270 280 290 300 310 320 330
10 Üçvş. 225 230 235 240 245 250 268 260 265
11 Çvş. 200 205 210 215 220 225 230 235 240
1323 sayılı kanun gereğince 31 Ağustos 1971 tarihinden 1 Mart 1975 tarihine kadar yürürlükte olan EK-V111 Astsubay aylık gösterge tablosu
Derece
Rütbeler
Gösterge
4-5 Kıdemli Baş çavuş 550 565 580 595 610 630
6-7 Başçavuş 475 490 505 550 565 580
8 Kıdemli Üstçavuş 350 360 370 400 415 430
9 Üstçavuş 300 310 320 330 340 350
10 Kıdemli Çavuş 250 260 270 280 290 300
11 Astsubay Çavuş 225 230 235 240 245 250
1923 sayılı kanun gereğince 1 Mart 1975 tarihinden sonra yürürlükte olan EK-V111 aylık gösterge tablos
Derece
Rütbeler
Gösterge
2 Astsb. II. Kad. Kıdemli Başçavuş 760 795 830 865 800 935
3 Astsb. Kad. Kıdemli Başçavuş 660 680 700 720 740 760 780 800
4 Astsb. Kıdemli Başçavuş 580 600 620 640 660 680 700 720
5 Astsb. Kad. Başçavuş 510 525 540 555 570 585 600 615 630
6 Astsb. Başçavuş 440 455 470 485 500 515 530 545 560
7 Astsb. Kıdemli Üstçavuş 390 400 410 420 430 440 450 460 470
8 Astsb. Üsçavuş 345 355 366 375 385 395 405 415 425
9 Astsb. Kıdemli Çavuş 300 310 320 330 340 350 360 370 380
10 Astsb. Çavuş 275 280 285 290 295 300 305 310 315
ÖNEMLİ NOT: HAZİRAN 2003 tarihinden sonra yürürlüğe giren astsubay aylık gösterge tabloları dava konusuyla ilgili olmadıkları için alınmamıştır.

Geçici Madde 15: Müktesep haklar

Subayların ve Astsubayların intibakları 137. maddesi esasları da dikkate alınarak yapılır.

Geçici madde:16 İntibaklar

Halen Silâhlı Kuvvetlerde görevli astsubayların rütbe intibakları, kanunun malî hükümlerinin yürürlüğe girdiği yılı takip eden yılın 31 Ağustos tarihinden itibaren aşağıdaki esaslara göre yapılır.

Ancak, astsubaylar haiz oldukları rütbe unvanlarına göre yapılacak intibakta, daha ast bir rütbenin unvanını alacak duruma düşerlerse, bunlar, haiz oldukları eski rütbe unvanlarını muhafaza ederler.

Bu gibi Astsubayların aylık intibakları ile rütbe yükselmeleri ve kademe ilerlemeleri intibak ettirildikleri yeni rütbelerine göre yapılır.

AÇILAN DAVA İKİ HUSUSTAN İBARETTİR

  • Fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde de sayılması
  • 5802 Sayılı kanundaki astsubay rütbelerinden 926 sayılı kanundaki astsubay rütbelerine geçiş ile ilgili intibaklar.
FİİLİ HİZMET ZAMLARIYLA İLGİLİ İDDİAM:

Ben emekli olduğumda, Emekli Sandığı yönetim kurulu şu muameleleri yaparak 73754 sayılı kararı almıştır.

  1. 25 yıl 8 ay fiili hizmetim ve 1 yıl da Kıbrıs görevimden dolayı itibari hizmetimle birlikte toplam olarak 26 yıl 8 ay hizmetimin olduğundan emekliye ayrılabilme hakkımın olduğunu kabul etmiştir.
  2. 2 nci derecenin 1 nci kademesinden % 76 oranında emekli aylığımın bağlanmasıyla 25 maaş emekli ikramiyemin ödenmesine karar vermiştir.

26 yıl 8 ay hizmetimin kabul edilmesi ve 25 yıl üzerinden emekli ikramiyemin ödenmesiyle % 76 oranında aylık bağlanması yukarıda madde metninde yazılan emekli sandığı kanununun 32 ve 33. maddelerine uygundur.

İştirakçilerin derece ve kademelerinin mevzuata uygunluğunu belirlemede asıl yetkili makam Ek- 30. madde gereğince Emekli Sandığıdır. 73754 sayılı emekli sandığı kararının incelenmesinde; 2. derecenin 1. kademesinden aylık derecemin belirlenmesi konusunda hiçbir görüşme ve müzakere yapılmadan K.K.K. lığından kendilerine gönderilen Hizmet Belgesindeki 2. derecenin 1. kademesinin doğru kabul edilerek karar alındığı anlaşılmaktadır. Bu kabul, Emekli Sandığının iştirakçilerinin derece ve kademelerinin mevzuata uygunluğunu incelemesine amir Emekli Sandığı kanununun EK-30. maddesine aykırıdır.

Fiili hizmet zam hakkı olanla olmayan ve aynı dereceden göreve başlayan iki memuru örnek olarak ele alalım. Emekliye ayrılabilme hakkı kazandıkları 25 yıl sonra zam hakkı olmayan 25 defa terfi edip zam hakkı olan da 20 defa terfi ettiği için zam hakkı olan 5 kademe eksik derecede kalmaktadır.

Zamların derece ve kademelerde sayılmaması, zehirleyici ve öldürücü işlerde çalışanların emekli sandığı kanunuyla tanınan tüm haklara daha kısa sürede kavuşmaları amacıyla fiili hizmet zammı verilmesine amir 32 ve 33 maddelere aykırıdır. Bu şekildeki uygulama, avantaj olarak kanunla verilen bir hakkın dezavantaja dönüştürülerek hak sahiplerinin aleyhine olarak yapılan haksız bir uygulamadır.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNUN SAVUNMA CEVABI

657 Sayılı devlet memurları kanunuyla 5434 sayılı Emekli Sandığı kanununda, fiili hizmet zamlarının derece ve kademe intibaklarında sayılmasına dair bir madde yoktur.

FİİLİ HİZMET ZAMLARI KONUSUNDA BİLİRKİŞİ RAPORU

Dava dosyasının incelenmesinde;

Fiili hizmet zammı fiil hizmetine eklenerek aylığı ödenmektedir.

Davacı, fiili hizmet zamlarının derece ve kademe intibakında da sayılması konusunda Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu davacının kurumu olan K.K.K. lığına sormuş alınan cevapta, derece ve kademede mevzuata aykırı bir durumun olmadığı bildirilmiştir.

657 ve 5434 sayılı kanunlarda fiili hizmet zamlarının derecelerde sayılmasına dair bir mevzuat yoktur. Davacının aylığı kanunlara uygun olarak ödenmeye devam edilmektedir.

BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZIM
  1. Sayın Bilirkişi hem, fiili hizmet zammı fiili hizmete eklenerek emekli aylığının ödendiğini, hem de fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde sayılması konusunda mevzuat olamadığını ileri sürülerek kendi içinde çelişkili rapor vermiştir.
  2. Fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde sayılmasına amir mevzuat, emekli sandığı kanununun 33. maddesinde vardır. Bu madde gereğince, fiili hizmet zam süresi kadar önce emekliye ayrılabilme ve emekli ikramiyesine hak edilmesine rağmen zam süresinin sayılmadan derece ve kademe belirlenmesi maddenin ruhuna aykırıdır.
5802 SAYILI KANUNDAKİ RÜTBELERDEN 926 SAYILI KANUNDAKİ RÜTBELERE GEÇİŞLE İLGİLİ İNTİBAK HAKKINDAKİ İDDİAM
  1. 5802 sayılı kanunla belirlenen astsubay rütbeleri 30 Kasım 1970 tarihine kadar ASLİ MAAŞ sistemine göre, 30 Kasım 1970 tarihinden 30 Ağustos 1971 tarihine kadar da GEÇİCİ ASTSUBAY AYLIK GÖSTERGE TABLOSUNDAKİ derece ve kademelere göre uygulanmıştır.
  2. 926 sayılı kanunun EK geçici 5. ve geçici 16. maddeleri gereğince 5802 sayılı kanundaki Astsubay rütbeleri ile geçici Astsubay aylık gösterge tablosu 31 Ağustos 1971 tarihinde yürürlükten kaldırılarak 926 sayılı kanundaki Astsubay rütbeleri ile EK- V111 Astsubay aylık gösterge tablosu yürürlüğe girmiştir.
  3. Geçici 15. madde gereğince müktesep haklara uyularak 137. madde esaslarına uyularak, geçici 16 madde gereğince de haiz olunan rütbe ünvanlarının muhafaza edilerek EK- V111 gösterge tablosundaki derecelere 31 Ağustos 1971 tarihinde intibakların yapılması gerekirdi.
  4. 31 Ağustos 1971 tarihinden sonraki tarihlerde birlik komutanlıklarım tarafından verilen elimde mevcut 3 adet belgede rütbemin düşürüldüğü ve düşürülen rütbemin derece ve kademesinden aylık aldığımı ileri sürerek Geçici 16 maddesinin anayasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştüm.

Dava açtıktan sonra müracaatım üzerine K.K.K. lığı tarafından 1 Nisan 2010 onay tarihli hizmet belgem tarafıma gönderilmiştir. Hizmet belgemi incelediğimde;

  • a. 30 Ağustos 1971 tarihine kadar gerek rütbemin gerek aylıklarımın kanunlara uygun olduğunu,
  • b. 31 Ağustos 1971 tarihi ile 30 Ağustos 1971 tarihleri arasında Kıdemli Başçavuş olan rütbemin 926 sayılı kanundaki rütbelere uygun derecemin ise EK-V111 gösterge tablosuna aykırı olduğunu,
  • c. 30 Ağustos 1972 tarihi ile emekli olduğum tarihe kadar olan sürede ise hem rütbemin hem de derecemin 926 sayılı kanundaki rütbelere hem EK- V111 gösterge tablosuna aykırı olduğunu gördüm.
  • d. Kanunlara aykırı olarak görev yaptığım komutanlıklarla K.K.K. lığınca birbirinden farklı iki kayıt tutulmuştur.
  • e. 31 Ağustos 1971 tarihinde 137, geçici 15 ve geçici 16. maddeler gereğince Kıdemli başçavuş rütbesine ve aynı tarihte yürürlüğe giren EK-V111 gösterge tablosundaki 5. derecenin 3. kademesine intibakımın yapılması gerekirdi.
  • f. Yürürlükten kalkan mevzuata göre, 31 Ağustos 1971 tarihinden emekli olduğum tarihe kadar 5802 sayılı kanundaki rütbelere ve 31 ağustos 1971 tarihinde yürürlükten kalkan geçici astsubay aylık gösterge tablosuna göre rütbe ve derece intibak işleminin yapılması kanunlara aykırıdır.
  • g. Kanunlara aykırı olan bu durumu ayrıca mahkemeye sundum.
RÜTBE VE DERECE İNTİBAKIMIN KANUNLARA UYGUN OLARAK;

Kanunun 137, geçici 15 ve geçici 16. maddeleri gereğince;

  • 31. 8. 1971 tarihinde rütbemin Kıdemli Başçavuşluğa, derecemin EK- V111 gösterge tablosuna uygun olarak 5. derecenin 3. kademesine,
  • 30. 8. 1972 tarihinde 4. derecenin 1. kademesine,
  • 30. 8. 1973 tarihinde 4. derecenin 2. kademesine,
  • 30. 8. 1974 tarihinde 4. derecenin 3. kademesine,

1923 sayılı kanunla 1. 3. 1975 tarihinden geçerli olarak Astsubay rütbelerine Kademeli Başçavuş, Kademeli Kıdemli Başçavuş ve 2. Kademeli Kıdemli Başçavuş rütbeleri, EK- V111 Aylık gösterge tablosuna da 3 ve 2. dereceler eklenmiştir. Buna göre 1. 3. 1975 tarihinde 5 yıllık Kıdemli Başçavuş olduğumdan,

  • 1. 3. 1975 tarihinde Kademeli Kıdemli Başçavuşluğa ve 3. derecenin 3. kademesine,
  • 30. 8. 1975 tarihinde 2. Kademeli Kıdemli Baş çavuşluğa ve 2. derecenin 1. kademesine,
  • 30. 8. 1976 tarihinde 2. derecenin 2. kademesine,
  • 30. 8. 1977 tarihinde 2. derecenin 3. kademesine,
  • 30. 8. 1978 tarihinde 2. derecenin 4. kademesine,

1. 3. 1979 tarihinden geçerli olarak 2260 sayılı kanun gereğince tüm devlet memurlarına 1 derece verilmiştir. 2. derecenin 4. kademesi ve daha fazlasında bulunan Astsubaylar 1. derecenin 4. kademesi hakkı kazandıklarından;

  • 1. 3. 1979 tarihinde de 1. derecenin 4. kademesine yükselip,
  • Bu derece ve kademeden emekli olmam gerekirdi.

Emekli Sandığı, düşük derece ve kademeye intibakın askeri personel kanununa ve emekli sandığı kanununun EK- 16. maddesine aykırı olduğu için emekli sandığı keseneklerinin (Primlerin) eksik ödendiğini EK- 30 madde gereğince düzelttirmesi gerekirdi.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNUN CEVABI

Hukuka aykırı bir durum yoktur.

BİLİRKİŞİNİN RAPORU

Askeri personelin aylıkları 926 sayılı kanun, bu kanunun değişiklikleri ve yönetmeliklerle belirlenir. Aylık artışları kanunla yapılır. Davacı 2009 yılında yürürlüğe giren 5237 sayılı er ve erbaş kanunu ile 2010 yılında yürürlüğe giren YAŞ kararları ile ilişiği kesilen subay ve astsubayların affına dair kanunda da davacının böyle bir hakkı yoktur. Ayrıca Anayasa'ya ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu gereğince o tarihte komutanlıklarına dava açması gerekirdi.

BİLİRKİŞİ RAPORUNA CEVABIM VE İTİRAZIM

Askeri Hizmet: Sosyal Güvenlik Kurumu ile hiçbir ilgisi olmayan ve İç Hizmet kanunuyla diğer Askeri kanunlarla belirlenen görev, disiplin, sicil, atış, tatbikat ve atama gibi görevlerden doğan hizmetlerdir. Askeri iş yerlerinde Komutanların emrinde geçen hizmetlerden doğduğu için ilk bakışta askeri hizmet gibi görünen fiili hizmet zamları ve emekli aylıkları Sosyal Güvenlik kapsamında olduğundan bu konudaki uyuşmazlıkların çözüm makamı 5510 sayılı kanunun 101. maddesi gereğince İş mahkemeleridir. Nitekim Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin Hakkımda verdiği karar dava dosyasında mevcuttur. Yaş kararları ile ilişiği kesilenlerin affı ve askerlik kanunlarının dava konusuyla hiçbir ilgisi yoktur.

Kanunlara aykırı olarak yapılan intibakımla hem ben eksik aylık alıyorum hem de emekli sandığı eksik prim almıştır. BİLİRKİŞİ RAPORUNUN RET EDİLEREK, KONULARINDA UZMAN 3 KİŞİLİK YENİ BİR BİLİRKİŞİ RAPORUNUN ALINMASINI talep ettim.

MAHKEMENİN 7 TEMMUZ 2011 TARİHLİ ARA KARARI

Davacının 3 kişilik yeni bilirkişi talebinin reddine ve davacının itirazlarının dikkate alınarak aynı bilirkişiden EK RAPOR alınması.

BİLİRKİŞİNİN EK RAPORU

FİİLİ HİZMET ZAMMI KONUSUNDA

5434 sayılı kanunun 32. maddesi kimlere fiili hizmet zammı verileceğini, 33 ve 34 maddeleri de fiili hizmet zammının nasıl hesaplanacağı ve kurumların bu husustaki görevlerini belirlemiştir. Fiili Hizmet zamlarının derece ve kademelerde sayılacağına dair mevzuat yoktur.

RÜTBE VE DERECE İNTİBAKI KONUSUNDA

Askeri Yüksek idare Mahkemesinde dava açılması gerekir.

BİLİRKİŞİNİN SONUÇ OLARAK GÖRÜŞÜ

Görüş ve kanaatimde bir değişiklik yoktur.

EK BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZIM

FİİLİ HİZMET ZAMMI HAKKINDAKİ:

Fiili Hizmet Zamlarının derece ve kademelerde sayılmasına dair mevzuat, emekli sandığı kanununun 33. maddesinin 2. paragrafıdır. Sayın bilirkişi, 2. paragrafı dikkate almadan ve yok sayarak, dava konusuyla ilgisi olmayan 1. paragrafa göre rapor yazmıştır.

RÜTBE VE DERECE İNTİBAKI HAKKINDAKİ

Dava doğru mahkemede açılmıştır ve zaman aşımı yoktur. Eksik dereceye intibak aylıklarla ilgili olduğundan askeri hizmetle ilgisi yoktur, intibakın yapılışı kanunlara aykırı olarak yapılmasıyla hem ben eksik aylık alıyorum hem de emekli sandığı kanununun Ek- 16. maddesine aykırı olarak emekli sandığı eksik pirim almıştır.

SONUÇ olarak Sayın bilirkişi raporu kanunlara aykırı olduğundan itiraz ediyorum ve raporun yok sayılmasını talep ediyorum.

8. 12. 2011 TARİHİNDEKİ MAHKEME KARARI
Davanın reddine,
8 gün içinde Yargıtay da temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
Temyiz hakkının kullanılabileceği son tarih 16 Aralık 2011 tarihinde mesai bitimine kadardır.

Mümkün olduğu kadar kısa yazmaya çalıştım ama daha da kısa yazarsam konuyu tam olarak anlatamamış olurdum.

Sayın arkadaşlarım, temyiz hakkımı kullanacağım. Bilgilerinize ve yorumlarınıza sunuyorum. Teşekkürlerimle ve saygılarımla.

Yayınlandığı yer ASB.HAKLARI
Pazar, 10 Temmuz 2011 08:44

DAVA KARAR AŞAMASINA GELDİ

dava

Değerli arkadaşlarım

Bilirkişinin raporunu mahkemeye sunmasıyla dava 7 Temmuz 2011 tarihinde 13. İş Mahkemesinde görüldü. Dava dilekçeme ek dilekçe ile sunduğum ve 1971 yılında tüm Astsubaylar gibi benim de rütbemin Kıdemli Baş Çavuşluktan Kıdemli üst çavuşluğa usulsüz olarak düşürüldüğünü, bu mağduriyetimin de dikkate alınarak ve fiili hizmet zam hakkımın da hesaba katılmasıyla yapılacak yeni intibakım sonucunda 1. derecenin 4. kademesine yükseltilmemi talep etmiştim. Bu rütbe düşürme iddiamı kazandığım takdirde 1970 ve daha eski nasıplı tüm Astsubaylar yıllarına göre ayrıca derece ve kademe yükselmesinden istifade edecekler.

Bilirkişi verdiği raporda; "fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde sayılacağına dair bir hüküm olmadığından sayılamayacağını, rütbe düşürme işleminin de o zaman bağlı komutanlığa dava açılması gerektiği" gerekçesiyle rapor yazmıştır.

İş Mahkemesi idari bir mahkeme değil bir hukuk mahkemesidir, zaman aşımı konusu idari davalar gibi 60 gün ile sınırlı değildir. Süre ne olursa olsun hak iddia edilebilir kazanılırsa ancak 5 yıldan önceki birikmiş para alacakları zaman aşımına uğrar 5 yıldan bugüne kadar olan para alacakları alınabilir. Ayrıca kanunlara aykırı olarak rütbe düşürme işlemi aylık ödemesiyle ve pirim ödemesiyle ilgili olduğundan Emekli sandığı kanununun EK- 30. maddesine göre alışılmış ve ezberletilmişin aksine olarak komutanlıklarla değil doğrudan emekli sandığı ile ilgilidir.

Ben bilirkişi raporunun aksine olarak, fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde de sayılması yönünde kanunun olduğunu, emekli sandığı kanununun 33. maddesinin gayet açık ve anlaşılır olduğunu belirttim. Bilirkişinin görüşü yönünde düşünsek bile;

  • Normal olarak 20 yılda emekli olunamayacağını,
  • Sağlık ve diğer mazeretleri sebebiyle 20 yılda emekli olanların aylıklarının % 70 oranında olduğunu,
  • Emekli ikramiyelerinin 20 maaş katı olduğunu
belirttim.
  • İşte tüm bunların emekli sandığı kanununun 33. maddesi gereğince fiili hizmet zamlarının emekli muamelelerinde fiili hizmet gibi sayılacağı hükmüne göre, ¼ oranında fiili hizmet zammı hakkı olan bir memurun 20 yıl hizmeti sonunda 20 + 5= 25 yıl hizmet yapmış oluğundan normal olarak emekli olabildiğini,
  • % 75 oranında emekli aylığı, 25 maaş katı emekli ikramiyesi aldığını, fiili hizmet zam hakkı olmayan memurun 25 yılda kazandığı derece ve kademe hakkıyla da eşitlenmesi için aylık derece ve kademelerin belirlenmesinde fiili hizmet zamlarının da hesaba katılması gerektiğini,

Yazılı olarak ileri sürerek itiraz ettim ve raporun yok sayılarak, konularında uzman üç kişilik başka bir bilirkişi tarafından rapor hazırlanmasını, bilirkişi heyeti lüzum görürse benimle görüşebilmesi, soruları olursa açıklama yapmama izin verilmesini veya müphem kalmış hususları açıklaması için en az bir bilirkişinin gelecek duruşmada hazır bulundurulmalarını teklif ettim. Artık mahkemedeki haklarımızı, mahkeme kabul eder, ret eder düşüncesine kapılmadan suç olmayan her şeyi söylememiz gerekmektedir.

Hâkim benim son teklifimi ret etti. Ancak itirazlarım konusunda açıklayıcı bir rapor için aynı bilirkişinin yeniden Ek Rapor hazırlaması kararıyla duruşmayı 8 Aralık 2011 tarihine bıraktı.

Sayın arkadaşlarım, hâkimin aynı bilirkişinin EK rapor vermesi kararının bizim için çok iyi olduğunu düşünüyorum. Çünkü Bilirkişi ek raporunda, benim itiraz ettiğim hususları ikna edici bir şekilde açıklama yapması gerekmektedir. İkna edici ve kanunlara uygun bir açıklamaya girmeden ilk raporunda olduğu gibi, fiili hizmet zamlarının derece ve kademelerde sayılacağı konusunda bir kanun yok dediği takdirde, bu rapor 33. maddeye aykırı olacak hem beni hem de mahkemeyi ikna edemeyecektir.

Duruşmadan sonra aynı gün yeni bilirkişi ücretini mahkeme veznesine yatırdım.

Mahkemenin 8 Aralık 2011 tarihinde sona erip lehimize bir karar verileceği yönündeki beklentim devam etmektedir. Aksi halde yolumuz Yargıtay ve AİHM kadar devam edecektir.

Saygılarımla.

NOT: Sayın arkadaşlarım avukat konusunda duyarlı ve iyi niyetli arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Dava sırasında avukatın yapabileceği hukuki işlemleri tam olarak yaptığıma inanıyorum ve avukat ihtiyacı duymuyorum.
Yayınlandığı yer ASB.HAKLARI
oyak-aihm

OYAK rezervlerimizin gerçek değerler üzerinden hesaplanması için Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nde açtığım dava ret edilmişti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde dava açabilmek için “karar düzeltme” talebinde bulunmam ve bu talebimin de ret edilmesi gerekiyordu.

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi “Karar Düzeltme” talebimi de ret ederek beklediğim kararı verdi ve 6 ay içinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde dava açabilme yolumuz açıldı.

Dava dilekçem aşağıdaki ana başlıklardan oluşacaktır. Ana hatlarıyla dava dilekçemi hazırladım. AİHM'ne göndereceğim dilekçemi arkadaşlarımın görüşlerini de aldıktan sonra kesinleştirerek en kısa sürede davayı açacağım.

Arkadaşlarımın bilgisine sunuyorum. Saygılarımla.

  1. Katılımları oranında tüm üyelerin genel kurul üyesi olamadığı,
  2. Rezervlerin gerçek değerler üzerinden hesaplanmadığı,
  3. Anayasamız, Türk Medeni Kanunu ve AİHS mülkiyetin korunmasının (bu sözleşmede mülkiyet tabiri maddi ve manevi, taşınır ve taşınmaz malları kapsamaktadır) ihlal edilerek maddi varlığımın korunmadığı,
  4. Beraberce belirleyeceğimiz tazminat talebim.
Yayınlandığı yer ASB.HAKLARI
Cumartesi, 09 Nisan 2011 17:32

OYAK DAVASI HAKKINDA AÇIKLAMA

mahkeme-oyak

Ordu Yardımlaşma Kurumu rezervlerinin Nominal (sermayeyi temsil eden hisseler) değer üzerinden değil, tüm mal varlıklarının gerçek değeri üzerinden hesaplanması için açtığım davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ret edildiğini ve aynı mahkemede “Karar Düzeltme” talebinde bulunduğumu yayınlamıştım.

Ordu yardımlaşma Kurumu kanununda, ödediğimiz aidatların yıllık sadece % 5 faiz hesabıyla değerlendirileceği yazılıdır. Yönetim Kurulu ve genel kurulun onaylaması halinde daha fazla miktardan da hesap edilebileceği de ayrıca yazılıdır.

Biz paramızı 'bankaya faiz karşılığı yatırır gibi değil, risklerini ve avantajlarını taşıyan kimseler olarak' kuruma aidat ödüyoruz. Bankaya faizle para yatırıldığında, banka zarar da etse çok büyük kâr da etse alınacak faiz parası sabittir. OYAK rezervlerimiz, "kârı ve zararı üyelerine ait olduğundan hesaplamanın yıllık % 5 faiz olarak değil, gerçek değerler üzerinden hesaplanması gerekir" gerekçesiyle, Nisan 2010 tarihinde yapılan genel Kurul Kararının yürütmesinin durdurulmasını da içeren Genel Kurul kararının iptali davası açtım. İddiamda ayrıca 205 sayılı kanunun temsilciler kurulu, Genel Kurul ve Yönetim Kurulunu düzenleyen maddelerinin anayasaya aykırılığını da ileri sürdüm.

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, davamı ret etti ama kararında anayasaya aykırılık iddiam konusunda hiçbir açıklama yapmadı. Ben de Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 66/a maddesine uygun olarak, Anayasaya aykırılık iddiamın kararda karşılanmadığı gerekçesiyle, karar düzeltme talebinde bulundum.

  • Amacım, 'hukuk yoluyla gerekli kanuni şartların doğmasıyla' üyelerinin ödedikleri aidatları oranında söz sahibi olabilecekleri OYAK Genel Kurulunun yaratılmasıdır.

Tüm Banka, Holding ve şirketlerin en yetkili kurulları, bu tüzel kişiliklerin maddi varlıklarında payı olanların payları oranında oy sahibi oldukları genel kurullarıdır. SGK (Emekli sandığı, Bağ Kur ve SSK) gibi kuruluşlar birer devlet kurumu olduğu ve üyelerine yapılacak her türlü yardımın ve ödemenin devletten yapılmasından kanunla düzenlenmektedir. Bu sebepten yetkili kurullarının ataması özel kanunlara tabidir. Bu durum tüm dünyada böyledir.

Kaldı ki 205 sayılı kanunda ödenen para emekli maaşı olarak tanımlansa da, ödenen para her yıl bilanço kârının yarısının üyelere 4 taksitte ödendiği temettüdür. Şirketlerde ise temettüler peşin olarak bir seferde üyelerine ödenir ve sermaye artırımı yapılacaksa tamamı üzerinden yeni hisse verilir. Tamamen üyelerinin aidatlarıyla var olan ve zorunlu üyeliğe dayanan OYAK benzeri hiçbir kurum demokratik ülkelerde olmadığı gibi yanılmıyorsam sadece İran'da var imiş.

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi karar düzeltme talebimi haklı görürse davayı kazanacağım, haksız görürse 6 ay içinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde dava açacağım.

Arkadaşlarımın bilgisine sunuyorum.

Yayınlandığı yer ASB.HAKLARI
Pazartesi, 04 Nisan 2011 13:02

HÂLÂ SUSACAK MISINIZ?..

hala-susacakmisinizSaygıdeğer arkadaşlarım,

29 Ağustos 2009 tarihindeki yazımın bir bir bölümünde "Varlığını bizlerin aidatlarına borçlu olan OYAK bizi bir mendil gibi buruşturup kapının önüne koydu. Yeniden üye olmamız ve üyelere hisse senedi verilmesi sağlanmalıdır  ama, TEMAD sessiz!" dedim.

Vay, sen misin bunu yazan? Ne yalancılığımız kaldı, ne muhalifliğimiz, ne de toplumu yanıltmış olmamız!  Yetmedi, üyelerine "herkes kendi davasını kendi açsın" diye harika bir çözüm bulan TEMAD hukukçuları, haklar için hukuka gitmenin gerektiğini  unutup, beni dava etmekle tehdit ettiler !..

Çok korkmama rağmen işkembeyi küberadan atıp kimseyi yanıltmadığımı, haşa haddimizi bildiğimizi ama gerçekler konusunda suskun kalmanın etik anlayışımıza uymadığını düşünerek, TEMAD’a  kendi sitesinden ve bu siteden yanıt verdim.

AİHM dava dilekçenizde iki gerekçeniz var:
  • Türkiye'de adil yargılama yapılmamıştır.
  • OYAK iştiraklerinde Assubaylar temsil edilmiyor.

Bunu ben uydurmadım, referans verdiğiniz TEMAD dergisinde siz belirttiniz!

Şimdi Genelkurmay  "7 emekli Assubay atadım, dava gerekçesi geçersizdir" derse...

Dava düşer mi? Elbette düşer.

Dava dilekçenizde özür dilememi gerektiren  'yeniden üyelik ve tüm üyelere hisse senedi verilmesi talebi' var mı? YOK!

"Dava gerekçesi hangi temellere dayandırıldı bize açıklayın. Davanın kabul ediliş tarih ve numarasını verin" dedik; hâlâ ses YOK! Ne bekliyorsunuz?

Ya beni haksız eleştiri ve toplumu yanıttığım  için dava edeceksiniz...

Ya da "biz hata yaptık. Özür dileriz" deme olgunluğunu göstereceksiniz !..

"Sizden toplum adına açıklama bekliyorum";

Diye 10 MART 2010 tarihinde ikici kez  yazdığımı hatırlayacaksınız ama yine yanıt vermemekte direniyorlar . Bu kez sanal destekçilerinin de sesi çıkmıyor! NİÇİN ?

"Haklarımızı hukukta arayalım. Bunun için TEMAD yönetimine ihtiyaç duydukları gerekli maddi desteği sağlarız" diye başlattığımız kampanyayı yine TEMAD engellemedi mi?

Çünkü, yönetimin bizlerin sorunlarını önemsemek, çözüm bulmak gibi bir misyonu yok! Kaldı ki, TEMAD hiç bir şubesininin görüşünü almadan, OYAK iştiraklerinin yönetim ve denetim kurullarına isim bildirip, genel sekreterini OYAK ASLAN ÇİMENTO’ya atanmasını sağlayarak davanın aleyhimize dönmesine neden olmadı mı?

OYAK, SAYIMIZLA ORANTILI OLARAK ATAMA YAPMADIĞI MÜDDETÇE BU ÇÖZÜM DEĞİL, KANDIRMACADIR.

OYAK yönetimini AİHM'ne dava eden TEMAD’ın gerekçelerini yukarıda yazdım. TEMAD açtığı davada hisse senedi konusunu gündeme getirdi ise ısrarlı taleplerimize rağmen dava dilekçesini niçin yayınlamıyor? Bu devlet sırrımı? Açılan bir dava dilekçesinin içeriğini her TEMAD üyesinin öğrenmeye hakkı vardır.

Yaptığımız hiç bir çalışmaya destek vermeyen, önerilerimize sessiz kalan bu yönetim kimi temsil ediyor? O göreve bizleri temsil etmek için kendileri gönüllü olmadılar mı? O görevde kalma mecburiyetleri mi var?..

Sn.Turan bu sessizlik karşısında dava açtığı zaman, niçin "bu konuyu biz zaten dava ettik, sizin dava açmanıza gerek yok" açıklaması yapmıyorlar? Dava dilekçesini bizlere açıklamazlarsa bu toplumun oyalandığı ve kandırıldığı konusunda endişelerimizde haklı olduğumuz kesinleşecektir...

BİZLERİN AİDATLARI İLE KURULAN ŞİRKET KÂRLARININ TAMAMI DOĞAL OLARAK BİZE NEMA OLARAK ÖDENMEDİ. BÜYÜK BÖLÜMÜ YENİ YATIRIMLARDA KULLANILDI. BU NEDENLE, TÜM ÜYELERİN KURUM İŞTİRAKLERİNDE HAKLARI OLDUĞUNDAN HER ÜYEYE KATILIMLARI NİSPETİNDE HİSSE SENEDİ VERİLMELİ, DİLEYEN BİRİKİMLERİNİ KURUMDA DEĞERLENDİREBİLMELİDİR...

TEMAD, açılan davada bu talebin yapıldığını belirtmediği için Sn.İ.Turan tarafından bu konuda açılan dava AYİM tarafından ret edilmiştir. Bu sonucu bekliyorduk. Ancak, konuyu Anayasa Mahkemesi'ne ve AİHM götürmek için iç hukuk yollarının tükenmesi gerektiğinden, açılan bu dava için AYİM karar düzeltme talebinde bulunulması gerekiyor(düzeltme talebinde bulunulmuştur). Sn.Turan’ın zamanı ve emeğinin yanında, bu davanın giderlerine katkıda bulunmamızın görev olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda birçok arkadaşım gönüllü olarak destek vermek istediklerini belirttiler. Kendilerine müteşekkiriz.

Sitemizin ve kişilerin yasa gereğince yardım toplama yetkisi yoktur. Gerçi bu yardım değil kendi davamız için bir yardımlaşmadır. Gönüllü destek olmak isteyen arkadaşlarımız Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir adresine mesaj gönderirlerse kendilerine hesap numarasını ve bilahare hesapla ilgili ayrıntılı bilgiyi sunacağız.

Haksızlıklara sessiz kalmak haksızlık kadar suçtur. Kendisine saygısı gereği haksızlıklar karşısında mücadele eden meslekdaşlarıma en iyi dileklerimle sevgi ve saygılar sunuyorum.

Yayınlandığı yer KARDELEN
Çarşamba, 23 Şubat 2011 21:32

DİYALOG

  • DialogueGünaydın Komutanım,
  • Günaydın Osman, şu bizim yardım listesine baktım senin ismin de yoktu. Duydum ki sen de yardım etmek istememişsin.
  • Evet Komutanım istemedim.
  • Osman bence tekrar düşünmelisin. Çok yanlış düşünüyorsun. Git ismini yazdır, parayı ver. Eğer paran yoksa senin yerine ben vereyim. Bu bir dayanışmadır.
  • Ben öyle düşünmüyorum Komutanım.
  • Sen nasıl düşünüyorsun?
  • Komutanım bence bir takım şeyler olduysa yargılansınlar. Bu yargılama süresince hukuki yardım için para toplamak yanlış. Daha önce de bir çok askeri personel yargılandı onlar için neden toplanmadı?
  • Osman bir çok şeyi bilmiyorsun. Her şeyden önce biz silah arkadaşıyız. Olağanüstü bir durum var ve komutanlarımız bir komplo ile karşı karşıya. Biz ister sevelim ister sevmeyelim kurumumuzu korumalıyız. Bu çok önemli. Yarın çıkıp gelip seni de alabilirler.
  • Komutanım ben bu konuda müsterihim. Her şeyden önce ben bu sembolik ücreti gücüm olmasına rağmen vermek istemiyorum. Çünkü ben tepkiliyim.
  • Neye tepkilisin?
  • Komutanım siz de kabul etmelisiniz ki bir çok astsubay çeşitli nedenlerle suçlu oldukları tam kanıtlanmadan taraflı askeri mahkemeler tarafından cezalandırıldılar. Bir çoğunun ailesi çok mağdur kaldı. Bu arkadaşlar için yardım toplandı mı? Ayrıca bizim özlük haklarımızın önüne geçiyorsunuz. Bizim birinci derecenin dördüncü kademesine düşmemizi Genelkurmay engelledi. Eski bir Genelkurmay Başkanımızın “Benim Teğmenim bir Astsubay’dan düşük maaş alamaz.” şeklinde açıklamalarını duyuyoruz. 30 yıllık Astsubay ile 1 Günlük teğmen bir olur mu? Bizi ötelediniz. Şimdi birlikten beraberlikten söz ediyorsunuz. Hangi birlik? Hangi beraberlik? Bizim sizi, sizin bizi sevmediğimizi artık herkes biliyor. Hatta bunu çok iyi de kullanıyorlar.
  • Osman sizin bir çok şikayetiniz var biliyorum. Bizim görev kapsamını aşarak sizlere haksız davranışlar içine girdiğimiz muhakkak olmuştur. Ancak şunu bil ki bir çoğumuzun babası astsubay. Görev ve TSK. Gelenekleri nasıl ise biz öyle davranmaya çalışıyoruz. Ancak sizin özlük haklarınız konusuna gelince, bu konuda yerden göğe kadar haklısın. Ama bilirsin ki bir laf vardır. “ …. İstedim sana verdiler bana….” Bu siz assubaylar arasında da vardır. Hani komutana astın için izin istemeye gidersin ancak kendine izin alır, astının iznini unutursun. Bu hiç olmuyor mu?
  • Olmaz mı komutanım. Böylelerimiz de var elbet.
  • Maalesef bir de bizim gibi muktedir bir meslekte isen belki daha da şiddetli oluyordur. Ama bu doğru değil. Ben senin neler düşündüğünü çok iyi anlıyorum. Bir çok konuda da yerden göğe kadar haklısın. Ben en azından bundan sonraki meslek hayatımda sizlerin hukukunu ve haklarını savunacağım. Sizin için mücadele edeceğim. Yapabileceğim bu . Eğer sözümde durmazsam bana da “Ali” demesinler. Ama sen de lütfen büyük resmi göremesen bile bana itimat et. Bu durum çok olağan değil. Kurum olarak sahip çıkacağız. Bence tekrar düşün. Biz de tekrar düşünüp bu durumdan kendimize ders çıkaracağız buna inan. Ben senin imzanı atmanı istiyorum.
  • Düşüneceğim komutanım.
  • Teşekkür ederim.
Yayınlandığı yer AYDINLIK
Pazartesi, 21 Şubat 2011 21:35

İŞTE YARGISIZ İNFAZ İŞTE HAKSIZLIK

anitkabir_adalet

Çalkantılı dönemlerinden birini daha yaşayan Türkiye, “İHTİLALLER” dönemini sona erdirerek gerçek demokrasiye kavuşacak gibi görünüyor. Demokrasi, insan hakları, adalet, yargısız infaz söz ve yazılarını her duyup okuduğumda içime bir ateş düşüyor. “Her türlü sorumluluğu taşıyan ve bedel ödeyen Astsubaylar Türk Milleti'nin bir mensubu değil mi?” diyerek haykırmak geliyor ama bir türlü haykıramıyorum. Çünkü yaradan bizi herkesten çok sabırlı ve dayanıklı olarak yaratmış.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin temel direği olan Astsubayları ve Uzman çavuşları her ne kadar dışlasalar da sorgulanan, tutuklanan ve yargılanan emekli ve muvazzaf subayların suçsuz olanlarının bir an önce aklanarak aile yuvalarına dönmelerini, suçlularının da cezalarını çekmelerini diliyorum.

Emekli ve muvazzaf subayları savcılarımızın sorgulayıp bağımsız mahkemelerimizin tutuklamasıyla, eşleri büyük bir tepki vererek sokaklara dökülüp caddelerde trafiği felç edip, Ankara'ya Atamıza koştular. Suçlu veya suçsuz da olsalar hayat arkadaşı olarak kocalarına sahip çıkıp destek veren bu Sayın “HANFENDİLERİ” takdir ve tebrik ediyorum.

Sayın arkadaşlarım, kimsenin katlanamadığı fedakârlığı katlanıp vatan millet uğruna evimizin rızkı için gençliğimizin en güzel günlerini acı çekerek, çile çekerek geçirdik, haklarımızın kırıntısını bile alamadık ve hâlâ da alamıyoruz. Ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmadan bir elleri yağda bir elleri balda olan, en ufak bir olayda bile sokaklara dökülerek ortalığı birbirine katanlardan neyimiz eksik. Hiçbir eksikliğimiz yok fazlalığımız olarak sabırlı ve dayanıklılığımız var.

Bize ne TEMAD'dan ne de bir başkasından fayda yok, ben artık yeter “İŞTE ASIL YARGISIZ İNFAZ, İŞTE ASIL HAKSIZLIK” diyerek 10 MART 2011 tarihinde saat 09.00'da ANITKABİR'e sonra da haklarımızın bir kısmını da olsa bağımsız Türk mahkemesi kanalıyla almak için ANKARA adliyesi 13. İş Mahkemesindeki duruşmaya eşimle birlikte katılacağım.

Gerçekten haksızlığa uğradığını yüreğinde hisseden fedakâr ve çilekeş emekli Astsubay ve eşleriyle emekliye ayrılmak için müracaat etmiş muvazzaf Astsubay ve eşlerini de yanımda görmek istiyorum.
Yayınlandığı yer ASB.HAKLARI