Tarihe göre süzülmüş ögeler: Haziran 2019
Cumartesi, 22 Haziran 2019 09:33

BİR NAZIM GÜZELLEMESİ; PAZAR OLA HAYROLA

 

"Mussolini çok konuşuyor Taranta Babu, çok korktuğu için çok konuşuyor" diyordu  Nazım Hikmet...

52 yıl önce Haziran ayında kaybetmiştik koca Nazım’ı… Bir vasiyeti vardı bizlere:

Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü, 
ölürsem kurtuluştan önce yani, 
alıp götürün 
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni. 
Hasan beyin vurdurduğu 
ırgat Osman yatsın bir yanımda 
ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp 
kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda. 
Traktörlerle türküler geçsin altbaşından mezarlığın, 
seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu, 
tarlalar orta malı, kanallarda su, 
ne kuraklık, ne candarma korkusu. 
Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz, 
toprağın altında yatar upuzun, 
çürür kara dallar gibi ölüler, 
toprağın altında sağır, kör, dilsiz. 
Ama bu türküleri söylemişim ben 
daha onlar düzülmeden, 
duymuşum yanık benzin kokusunu 
traktörlerin resmi bile çizilmeden. 
Benim sessiz komşulara gelince, 
şehit Ayşe'yle ırgat Osman 
çektiler büyük hasreti sağlıklarında 
belki de farkında bile olmadan. 
Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani, 
- öyle gibi de görünüyor - 
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni 
ve de uyarına gelirse, 
tepemde bir de çınar olursa 
taş maş da istemez hani…/1953, 27 Nisan,Barviha Sanatoryumu
Vasiyetini yerine getiremedik…

Oysa ne acılar çekmiş, neler neler söylemişti şair bizler için;
Bugün pazar. 
Bugün bizi ilk defa güneşe çıkardılar. 
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün 
Bu kadar benden uzak 
Bu kadar mavi 
Bu kadar geniş olduğuna şaşarak 
Kımıldamadan durdum. 
Sonra saygıyla toprağa oturdum, 
Dayadım sırtımı duvara. 
Bu anda ne düşmek dalgalara, 
Bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. 
Toprak, güneş ve ben... 
Bahtiyarım...

Evet, yarın Pazar… Yarın, bizleri, birincisinde, yozlaştırılan kurumlardan bu kez de YSK’ı kullanılarak mızıkçılık ettikleri için ikinci seçimde siyasi irademizi belirlemek için topluca sokağa çıkaracaklar…

Ama Nazıma kulak vermek lazım sokağa çıkarken… Akrep, midye ya da serçe gibi olmamak için…

Akrep gibisin kardeşim, 
Korkak bir karanlık içindesin akrep gibi. 
Serçe gibisin kardeşim, 
Serçenin telaşı içindesin. 
Midye gibisin kardeşim, 
Midye gibi kapalı, rahat. 
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim. 
Bir değil, 
Beş değil, 
Yüz milyonlarlasın maalesef. 
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani, 
Hani şu derya içre olup 
Deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf. 
Ve bu dünyada, bu zulüm 
Senin sayende. 
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer 
Ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak 
Kabahat senin,
Demeğe de dilim varmıyor ama
Kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!

Onun için en azından sandığı küçümsememek gerekiyor… Sandığa gitmek, gittiğimizde sağduyu ile aklımızı kullanmak ve de sandığa sahip çıkmak gerekiyor… Aksi takdirde şikâyet etmeye hakkımız kalmıyor…
Aslında sene de bir gün değil, her Allahın günü sahip çıkmak gerekiyor ülkeye…

Çünki bu memleket bizim…

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür 
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...

Bu özlemleri gidermek, bir ağaç gibi tek ve hür ve de bir orman gibi kardeşçesine yaşayabilmek için geçtiğimiz yılların yanlışlarını, sahip çıkmamız, sarılmamız gereken doğrularımızı anımsayarak, içine düşürüldüğümüz ağır ve ciddi sorunlar labirentinden ortak aklın kılavuzluğuyla çıkabilmemiz için bari bu kez Nazım’ın yukarıdaki dizelerinde yer alan vasiyetlerini yerine getirebilsek…

Davazlı deyyo ki:"Ha babam de babam sandığa gidiyoz emme o sandıktan bi tüülü demokıraasi cıgarameyyos be daayı... Baari bu sefer cıgarabiliveesek deyyon hani..." Doğru söze ne denir...

Öte yandan “Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir” diye başlayan, İstanbul’daki Saray’ın sorumluluğunu yerine getirmediğini belirten, bu gün 100. Yılını idrak edeceğimiz Amasya Tamiminde Atatürk, engin öngörüsüyle “Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” demişti…

Umarız ve dileriz; bu seçimin de artık “milletin azim ve kararı” ile adil bir biçimde sonuçlanması,  büyük ölçüde, Cumhuriyet kurumlarının zafiyete uğratılması ve kaale alınmaması sonucu yapılan ciddi ve büyük siyasi hatalardan doğan

*S-400, F-35 gibi ülkenin ABD ile Rusya arasında sıkışıp kalması,

*Ciddi işsizlik ve son derece adaletsiz gelir dağılımını büyüten ekonomik kriz,

*Sosyoekonomik dengeleri de derinden sarsan başta Suriye sorunu olmak üzere çevremizde ve dünyada gittikçe kötüye giden uluslararası ilişkiler sürecimiz,

*Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Ege sorunları vb. sorunlar labirentinde çırpınan Türkiye’nin İstanbul’dan büyük olduğunu bizlere anımsatır ve de artık bu sorunların çözümlenmesi için hızlı adımlar atılmasına yol açar…   

Dr.Noyan UMRUK 

Yayınlandığı Kategori KONUK YAZAR

Terör örgütü ''Irak İslam Şam Devleti''(İŞİD) ve diğer Selefi-Vahabi terör örgütlerinin başta Iark olmak üzere diğer İslam ülkelerinde terör eylemlerine girişip, masum sivilleri katletmeye, kentleri ve köy yerlerini tahrip edip bölgeleri terörize etmeye başlamasıyla birlikte bu cani çetelere karşı ülkelerin güvenlik güçleri ve orduları karşı koymaya başladılar. Ordu ve güvenlik güçleri bir çok nedenden dolayı söz konusu terör örgütleriyle mücadelede yetersiz kalınca devreye gönüllü milis güçleri girdi. Irakta gönüllü gruplar bir araya gelerek ''Haşd El Şabi'' adında bir milis gücü oluşturdular. Gönüllü birlikler anlamına gelen Haşd El Şabi gücü kısa sürede tekfirci teröristlerle mücadele eden en önemli birliğe dönüştü.

Bildiğimiz gibi Irak'ta çarşılar, camiler, türbeler, köprüler, fabrikalar, atölyeler, enerji santralleri, barajlar, tarihi kalıntılar, müzeler, anıtlar ve eski yapılar, askerler, siviller yani bütün Iraklılar bu teröristlerin hedefi haline geldiler.

Paramiliter bir örgüt konumunda bulunan Haşdi Şabi, Irak devleti emrinde ordu ve güvenlik güçlerinin yardımına koşan bir birlik olarak ortaya çıkmıştır. Irak'ta İŞİD varlığı tehlikeli bir duruma yaklaşıp başta ülkenin en önemli ikinci kenti olan Musul’un işgal edilmesi  ile tehlikenin ne denli büyük olduğu anlaşılmış ve bu ülkenin toprak bütünlüğünü tehdit etmeye başlaması ile birlikte Irak halkı topyekün bu terör örgütlerine karşı mücadele etmeye başlamışlardır. Esasen daha önceden kutsal Necef kentinde bulunan dini otoriteler İŞİD'e karşı cihad fetvası yayınlamışlardır.

Haşdi El Şabi'nin çekirdeğini oluşturan Şii ve Sünni Araplar bu fetvalardan sonra birlikteliklerini güçlendirmişlerdir. Özellikle Selahaddin, Neyneva ve El Anbar illerinin İŞİD tarafından işgale uğramasından sonra binlerce Müslümanın yanı sıra bölgedeki aşiretler ve Hristiyan, Türkmen ve Kürtler kısa sürede Haşdi Şabi'ye katıldılar.

Haşdi Şabinin misyonu: Iraklı büyük şii din adamı ve fetva makamı Ayetullah Seyid Ali SİSDANİ Haşdi Şabi'nin kurucu manevi lideri olarak yirmi maddelik bir deklarasyon ile Haşdi Şabi’nin önceliklerini şöyle açıklamıştır:

Haşdi El Şabi mensuplarının İslami değerlere bağlı olarak esir düşen İŞİD ailelerine insanca muamele etmeleri, özellikle kadınlar ve çocuklara iyi davranmaları, gerekli olmadığı sürece ağaçları kesmemelerini öngörmüştür. Aynı şekilde Müslüman olmayanlara karşı da her türlü saldırganlıktan uzak olmaları tavsiye etmiştir. Bazı uzmanlar Haşd Şahabiyi Amerikadaki Navy SEAL birliğine, Rusya’nın ALFA(AİBHA) ve Avusturya’nın İCO KIBRAY birliklerine benzetmektedirler.

HAŞD ŞABİ İLE İLGİLİ TEKNİK BİLGİLER VE SÖZLÜK ANLAMI: Arapça da Haşd grup cemaat veya cemiyet anlamındadır. Şab ise ortak değerlere sahip grup anlamına geliyor. Günümüzde ise Haşdlı Şabi gönüllü birlikler olarak kullanılmaktadır.

Kuruluş sebebi: Irak Şam İslam Devleti (İŞİD) terör örgütü 2013 yılında kuruldu. Bu terör örgütü 9 Haziran 2014 yılında Irak’a saldırıp ülkenin en önemli ikinci büyük kenti olan Musul’u işgal etti. Ardından Irak'taki kutsal mekanlara saldırdı. Öncelikle bu terör örgütü Yunus peygamber, Cercis peygamber, Heys peygamber ve kutsal Kufe kentinin yanındaki Yahya Bin Zeyd Türbesini havaya uçurdu. Bu durumda Irak hükümeti ordunun yanı sıra halkı da örgütleyecek Haşdlı Şabi'nin kurulmasına karar verildi.

Kurul Aşaması: Örgütün kurulması 3 aşamada gerçekleşmiştir.

1 Aşama: Irak’ın o dönemdeki Başbakanı ve Silahlı kuvvetler başkomutanı olan Nuri El Maliki, Irak’ın bütünlüğünü korumak ve İŞİD terör örgütünün başkent Bağdat’a saldırısını önlemek amacıyla Haşd’ı Şabi’nin kuruluşunu yayınladı.
2 Aşama: Irak Şiilerinin dini lideri Ayetullah Ali Siyistani’nin fetvası: Haşdı Şabi’nin kurulmasından 3 ay sonra Ayetullah Siyistan’i yayınladığı fetva ile İŞİD’e karşı cihad çağrısında bulundu ve halkı Haşdı Şabiye katılarak direnişe davet edince örgüt önemli bir meşuriyet kazandı.
3.Aşama: Yasal meşuriyet 2015 yılında Irak bakanlar kurulu Haşdı Şabi’nin kuruluşunu onayladı. Başbakanlığa bağlı olan bu direniş örgütü Irak Silahlı Kuvvetlerinin bir parçası olarak Irak devleti ve parlamentosu emrinde görev yapacağını ilgili tüm bakanlıklar ve devlet dairelerinin örgüte her türlü yardımı yapmaları gerektiğini söyledi.

Haşlı Şabi’nin oluşturan Güçler: Tahminen bu ordu 50 civarında büyüklü küçüklü örgütten oluşmaktadır. Kuşkusuz bu gruplar içerisinde en önemlileri Esaip Ehl El Hak, Seraya Telie El Hurasani, Ketaip Seyit El Şüheda, Hereke Hizbullah El Necba'dır.

Haşlı Şabi İçerisinde bulunan bazı silahlı gruplar ;

  • Bedir Tugayları
  • Ehlil Hak Tugayları
  • Ketaibi Hizbullah
  • Gevvat Guvvat El Şehid El Sadr
  • Hareket El Neciba
  • Saray-el İslam
  • Saray-el Cevad
  • Liva Ali Aliekber
  • Seriya El etebat
  • Ketaip Seyi El Şehade
  • Ketaip El Teyyar El Risali
  • Ketaip El Tiyar El Salih
  • Sıraya El Hurasani Tugayı
  • Sıraya Aşura Tugayı
  • Guvat Vedallah
  • Firgetil Abbas El Gatiliye Tugayı

Haşd Şabiyi oluşturan birliklerin mezhepsel yapısı: Haşdlı Şabi oluşurken başta Suudi Arabistan ve bazı diğer ülkeler bu ordunun Şii inancına mensup militanlardan oluştuğunu ve Irak'taki Sunnileri hedef aldığını böylece Irak'ta Sunnileri yok etmeye yönelik projenin parçası olduğu tezini ortaya attılar. Oysa ki araştırmalara göre bu orduyu oluşturan milis birlikler ve komuta kademelerinde önemli oranda sünni meshebine mensup komutanların olduğu bilinmektedir. Irak çok etnik ve mezhepsel bir yapıya sahiptir. Araplar, Kürtler, Türkmenler, İzediler, Şiiler, Sünniler, Hristiyanlar, Süryaniler ve başka birçok unsurdan oluşan bir ülkedir.

Sünni mezhebine mensup Haşdlı Şabi birlikleri:

  • Amiriye el semudu ordusu komutanı Albay Hamiş el Eysavi
  • Der El Felluce ordusu komutanı albay macıd el Muhammedi
  • Nehut el neşami tugayı komutanı Şeyh Rafi El Fehdavi
  • El Nevadır tugayı komutanı Şeyh Abdurrahim el Şemeri
  • Beyrak El Irak(Haşd el Sbeavi) tugayı komutanı Şeyh Migdat Fares El Abdulah El Sbeavi
  • Ehrar el Fırat tugay komutanı el cefreyfi
  • Der El cezire tugayı komutanı Albay Mezher El Bylavi
  • Kuzey el Remadi aşireteri birlikleri komutanı General Tarık El Esel
  • Neyneva eyaleti el cebur aşiretleri birliği komutanı Muhammed el Ceburi
  • El Tahi birliği komutanı Yasin Hüseyin El Mesleh El Ceburi
  • El Tenaya birliği komutanı Şeyh Hamut El Meyah
  • Abu Temehe grubu komutanı mehdi Salih el ceburi
  • Selahattin ordusu komutanı Eşem El Sebhan El Ceburi
  • Ehrar El Kereme birliği komutanı Albay Muhammed merzi el cemeyli
  • Serhat El Hak birliği komutanı Albay Cemet El Cemali
  • Haşdlı şabi 30’uncu kol ordusu komutanı abu Abdullah el Fehdavi
  • El Remadi aşiretleri birliği komutanı Albay Ahmet Abdullah El Biyallavi
  • Kereme el felluce kol ordusu komutanı şeyh Cuma feze ali el cumeyli
  • Ebna el Ğerbiye tugayı komutanı Cemal Şehap El Muhellavi
  • Şeyh Ali el nemravi tugayları komutanı Ali Abd Feyh
  • El Haşd el eşairi komutanı Albay Saddam Kerep el sermet
  • Haşdı Cnup(Güney) Musul Tugayı komutanı şeyh nizhan el Seher el Lehibi
  • Ugabani sehrayi El retiye( El Retiye çölü kartalları) tugayı komutanı Şeyh şakir El Ebu Reyşh
  • Haşd el Tahdi Tugayı komutanı Şeyh Metban El Remah
  • Haşdi Aşiretel Cebur komutanı Şeyh Halit El Sebah
  • Haşd eldim el muhamede tugayı komutanı Şeyh Kehlan El Hasud

Kuruluş tarihi: 2014.06.05

Faaliyet Yeri: IRAK

Faaliyet Alanı: Askeri

Elde Ettikleri Bazı Başarılar: Haşdlı Şabi Birlikleri İŞİD Terör Örgütünün Irak’ın kentlerini ele geçirme girişimlerine karşı önemli başarılar elde etmiştir. Örnek olarak Kutsal Samira ve Amerli kentlerinin ablukasını kırmak Cerf El Elseher, Musul, Felluce, Tuzurmatu, Selahaddin ilinin büyük kısmı, Enbar ve birçok ilin teröristlerden temizleme harekatı gösterilebilir. 2015 yılının sonunda Haşdı Şabi kuruluşunun 550. Gününde 19 Irak kentini teröristlerden kurtarmıştır. Günümüzde ise İŞİD vb. terör örgütlerinin Irak topraklarının %95’inden temizlenmesinde Haşdı Şabi’nin çok önemli rolü olmuştur.

Rolü: İŞİD ve benzer selefi-vahabi örgütlerle mücadele
İŞİD üye sayısı: 100.000-2.500.000 arasındadır.
Maaşları: 700.00 Irak dinarı + 125.000 yemek parası
Faaliyet Ettikleri Coğrafya: Irak’ın illeri (Bağdat, Babil, Diyala, Selahattin, El-Embar, El- Curume, Musul, Tusulmatu, Kuzey Irak)
Kullandıkları Silahlar: İran’dan gelen silahlar, Irak Ordusunun verdiği veya Amerikalılardan alınan silahlar.
Komutanlık Yapısı: Bu askeri birlik yasal bir birlik olup Irak devleti ve parlamentosu emrinde Irak Silahlı Kuvvetleri, Irak İstihbaratı ve Irak dini Merceiyete (Fetva Makamı) bağlı olarak çalışmaktadır.
Başkomutanı: Aynı zamanda Irak Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olanı Hayder El İBADİ(95) Haşd Şabi’nin de Başkomutanıdır.

Haşd Şabi’nin Yönetim Kurulu Başkanı: Faleh Feysel Fehet El FEYYAZ (94)

Hayatı;
Faleh El FEYYAZ 1956 Bağdat doğumludur. 1980’li yıllarda Hizb Eldaveh katılmış daha sonra Saddam Hüseyin’in devrilmesi ile Başbakanlığa gelen İbrahim El Caferi’nin danışmanlığını yürütmüştür. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı Yardımcı Özel Kalem Müdürlüğünü yürütmüş en son Milli Güvenlik Bakanlığı yapmıştır.

Haşd Şabi İslami Direniş Komutanı: Hacı Abu Mehdi EL Muhendis(93)

Hayatı;
Cemal Cafer İbrahim kod adı Abu Mehdi El Muhendis. 1954 Basra doğumludur. Babası Iraklı, annesi İran asıllıdır. 1977 yılında mühendislik fakültesinden mezun olduktan sonra Hizb Eldaveh Partisine katılmıştır. Devrik Irak lideri Saddam Hüseyin zamanında Hizb Eldaveh Partisi yasaklanınca Kuveyt’e gitmiş. Kuveytin El Cabiriye kentinden Saddam Hüseyin alehine siyasi faaliyetlerde bulunmuştur. 2003 yılında Irak'da Baas Partisi yönetimi yıkılınca ülkesine dönmüştür.. 2005 yılında Babil ilinin temsilcisi olarak parlamentoya girmiş ama işgalci Amerikalılar tarafından ülkeyi terk etmek zorunda kalıp İran’a gelmiştir. Amerikalıların Irak’ı terk etmesi ile birlikte Irak’a dönmüş halen Haşdı Şabi kuvvetlerinin Başkomutan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Anti-emperyalist birisi olan Abu Mehdi ye göre İŞİD terör örgütünün arkasında Amerikalılar ve Suudi Arabistan bulunmaktadır.

Haşd Şabi’nin sözcüsü ve yönetim kurulu üyesi: Ahmed El Esadi (92)
Haşd Şabi bünyesinde faaliyet gösteren Aşura ve Ensar El Geyde komutanı: Emmar Hekim (91)
Haşd Şabi bünyesinde faaliyet gösteren Bedir Tugaylar komutanı: Hadi El Amiri (90)
Ehlil-hak Tugayı komutanı: Gays El Hazali (89)
El Selam Tugayı komutanı: Mukteda Sadr (88)
İmam Ali Tugayı komutanı: Şabel El Zeydi (87)
Irak Hristiyanları Birliği Genel Başkanı ve Babiliyon Tugayı komutanı: Şeyh Reyyan El Keldani(86)
Hadi Amiri: Bedir Örgütünün Genel Başkanı
Gays Hazeli: Eshaip Ehlil El Hak Teşkilatının Genel Başkanı
Ebucasin Nasiri: Guvat El Şehit Elsedr Örgütünün Başkanı
Ekrem Kebi: Hereket El Neciba İslami Direniş Teşkitanın Başkanı

Kaynak : http://turpav.org/milli-politikalar-enstitusu/guvenlik-teror/hasd-el-sabi-ve-bolgesel-gelismeler.html

Ercan ERTÜRETEN 

 

Yayınlandığı Kategori KONUK YAZAR
Cuma, 07 Haziran 2019 17:11

ASSUBAY'A SÖZ VEREN SİYASETÇİ OLUNCA

 
Bu gün 8 Haziran 2019
Nedir bu günün önemi ?
Devletin en tepesindeki gücün, devletin bir numarasının , sn: Cumhurbaşkanının  Kayseri komando tugayında Biz Assubaylara gözümüzün içine baka baka verdiği ve 365 gündür yerine getirilmeyen  "SÖZ"ün  yıl dönümü . Onlarca meslek mensubunun sorunlarını bir emirle çözen , ramazan davulcusunan  mülteciye  varıncaya kadar  çeşitli  temsilcileri sarayda ağırlayan ,  bizzat Cumhurbaşkanı tarafından 365 gün önce  bu topluma verdiği "SÖZ"ün   yerine getirilmeyişinin  yıl dönümü , 
Siz siyasiler ;
Sizlere zerre kadar inanmıyoruz , neden acaba ? ,  Siyaset dediğiniz  verdiğiniz sözleri yerine getirmemekmidir ? , dün "Ak" dediğinize bu gün "Kara" demekmidir ?,  "Dün dündür, bu gün bu gün"  diyenlerin devamımısınız ? , yoksa siyaseti vatandaşların sorunlarını çözmek için değil'de , günü kurtarmak içinmi yapıyorsunuz , Hangisi ? ,  sizlere inanmamız için tek bir sebep söyleyin söyleyebilirseniz .
 
Tarih 8 Haziran 2018 ,  yer ; Kayseri komando tugayı , Tam 12 ay öncesi ,

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Tüm Astsubaylarımızı Emsallerinin Seviyesine Çıkarıyoruz,MYO mezunu assubaylar 9/2 lisans mezunları 8/1 den göreve başlatılacak",  ( Bu sözleri bir kere daha hatırlatmayı görev biliyoruz ,  Buyurun  bir kere daha izleyinhttps://www.youtube.com/watch?v=Gki8HIIFeds

Tam 12 ay geçti bu konuşmanın üzerinden , netice ne ? yapılan bir icraat varmı ? hanginize  neden inanalım  bi  deyin hele ?
 , "Askerlik yan gelip yatma yeri değil"  derken , yaslandığınız tabutun içinde yatanın şehit Assubay olduğundan  haberdarmısınız  ? ,  
Bu gün 8 Haziran 2019 ,  Sayın cumhurbaşkanı  verdiğiniz sözlerin üzerinden tam  12 Ay geçti , sözünüzün yerine getirilmesi için  daha kaç ay geçmesi lazım ? , 
Bilmek istediğimiz  , bu ülkede size rağmen talimatlarınızı yerine getirmeyen bir güçmü var ? ,
İşte ; En tepeden , sırası ile aşağıya doğru bu topluma verdiği sözleri bu güne kadar yerine " GETİREMEYEN / ÖZELLİKLE GETİRMEK İSTEMEYEN "  siyasiler,
Cumhurbaşkanı ; Af isteyen vatandaşa hitaben, "Değerli kardeşlerim , konuyu bilmeden , konunun teferruatına hakim olmadan sizlere ayak üstü vereceğim cevap aldatıcı olur , BEN SİZLERİ ALDATAMAM ! "  demiş ,
Sn. Cumhurbaşkanına  ben sorayım o zaman ;
Kayseri komando tugayında Assubaylarla ilgili verdiğiniz sözleri KONUYU BİLMEDEN, KONUNUN TEFERRUATINA HAKİM OLMADANMI  VERDİNİZ ?,
Açıkçası ; günü kurtarmak içinmi ,  dahada açık sorayım,  Amiyane tabirle  o gün "GAZ" almak içinmi  söz verdiniz ?
Sadece siz değil, aşağıda  tek tek isimleri yazılı şahsiyetlerin tamamı hep birlikte bu toplumu aldattınız , en kısa zaman dilimi   sizin sözünüzün üzerinden geçmiş 365 gün,  birde diğerlerinin verdiği sözlerin üzerinden geçen zamana bakarsanız bu toplumun ne kadar zamandır ALDATILDIĞINI çok daha iyi anlarsınız ,
* * *
Müstafi başbakan Ahmet Davutoğlu .
Malatya - Konya mitinglerinde meydanlarda gözümüzün içine baka baka verdiği sözlerin üzerinden 49 ay geçmiş,  dile kolay tam 49 ay , bu gün sorsak o ateşli konuşmayı hatırlarmı'ki acaba  ? , verdiği o sözlerin kendisine ait olduğunu kabul edermiki ? ,  neden sözünü yerine getiremediğini itiraf edebilirmi ?, dile kolay çok kallavi söz etmişti o gün , "Bizim sözümüz senettir" diyen , lakin senedi  karşılıksız çıkan Ahmet Davutoğlu  tam 1480 gün önce etmiş bu sözleri  sormak lazım Davutoğluna , bu sözlerin altında kaldığının farkında'mı acaba ?
* * *
Eski Başbakan  Binali Yıldırım ,

Tam 34 Ay önce  ; "Bize Ömer Halisdemir'ler lazım, onun gibi yürekli aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var" buyurmuştu ,

Kendileri için gözünü kırpmadan ölüme gidecek insanlar ararken , Assubay camiasına bu gazı verdikten sonra bir daha kendisinden haber alınamayan , ağzına Assubayla ilgili tek söz almayan şimdilerde İstanbulda attan inip eşeğe binmeye çalışan Binali Yıldırım buyurmuştu bu sözleri tam  1040 gün önce .

* * *

Eski Savunma Bakanı  Fikri Işık ,

Balıkesir'de Şehit Astsubay ailesini'ni ziyareti sırasında şehit  Ailesinin

9-2 ve tazminatlar sorusuna, 

" Biz Okey Diyoruz, 
Maliye Bakanlığına gönderdik, 
Orada ufak bir Tıkanıklık var, 
Tıkanıklığı Aşmaya çalışıyoruz, 
En kısa zamanda çözüp bizzat sizi arayarak müjdeyi bizzat ben vereceğim size "  (Basın),
3 Mart 2017 de buyurmuş bu sözleri bakan Fikri ışık ,  tamı tamına 27 ay önce , 
Eminimki söylediği bu sözleri çoktan unutmuştur eski savunma bakanı , sorsak hatırlarmıki acaba ? , yoksa o'da "o gün öyle söylemeye mecburdum, maksat sizlerin o anki gazınızı almaktı,  der herhalde ,
* * *
Maliye Bakanı  Naci Ağbal,  
"Yapılan görevin çok önemli olduğunu intibakların yapıldığı gibi tazminatların ve Başlangıç dereceleri
konusunda mutlaka çalışma yapacağız " buyurdu ,
 
Bu İki haber arasında  kırk gün var , Tam  kırk gün ,
 
Bizleri ilgilendiren iki bakanın kırk gün ara ile yaptıkları konuşma işte bu ,
 
Hani şu  Tavuk diye bize yedirilen kanatlı canlıların yumurtadan çıkması ile sofralarımıza gelmesi  
arasındaki zaman dilimi ,
Kırk gün ,
Savunma bakanı diyor'ki  Hemde şehidin ailesinin gözünün içine baka baka,
 
"Biz, kendi adımıza üzerimize düşeni yaptık, çalışmalarımızı bitirdik, teklifimizi hazırlayıp Maliye bakanlığına gönderdik , sonucunu bekliyoruz " ,
 
Yıl ; 1951  Assubay yasası çıkmış ,  Yıl  2019 Çalışmalar devam ediyor , dile kolay tam  68  yıl ,
 
Bu zaman içinde kimler bir gecede dört yıllık  harp okulu mezunu sayılmış ,  Kimler 18-19 yaşında Asteğmen nasbedilmiş , kimlere altı çeşit tazminat Hak  görülmüş , Kimlerin ölüsüne dahi kılıç vermek için yasa çıkartılmış , 
Kimler içeri girince maaş katsayısı 1/3  den 2/3 e çıkartılmış  ? hepsi malum ,
 
 
* * *
 
Eski savunma bakanı , yeni savunma komisyonu başkanı  İsmet yılmaz ;
O'da Taa  Serhat Kars'tan ses vermişti , "Eylemi  sonlandırın, mesaj alındı" diyerek . Bu bakanında sözünün üzerinden tam 63 ay geçmiş , dile kolay tam 63 ay . ( Mart 2014 ) ,
 
Oy karşılığı Cennete beraat belgesi dağıtmaktan Assubayların sorunlarını çözmeye fırsat  bulamayan   İsmet Yılmaz .   Neticede Sayın bakan suya sabuna dokunmadan, bir ömürlük sorunu çözmeden, Çözmek istemeden  ,  "Aldım"  dediği mesajın gereğini yerine getirmeden tedbili mekanda ferahlık vardır deyip Eğitim bakanlığına transfer oluvermişti ,   En son kendisini savunma komisyonu başkanı olarak gördüğümüz İsmet Yılmaz'ın  buradaki son konuşmalarını duyunca acaba   bu konuşan  Kars'tan mesaj veren eski savunma bakanı  İsmet Yılmaz'mı diye sormadan edemiyoruz , sahi hangisi sizsiniz ? ,
 
Tazminat için  "Statü" argümanını öne süren eski bakana sormak lazım , 35 yıldır terörle mücadelede  "statüsü" gereği altı çeşit tazminat alanlardan  kaç şehit verilmiş ? , o "statü" için kimler bir gecede dört yıllık harp okulu mezunu yapılmış ?  Hiç birinizin yatacak yeri yok ,  inanın hiç birinizin .
 
* * *
VE ;
Savunma bakanı Hulisi Akar ,
"Sorunlarımızı bildiğini, bu sorunu halledeceğini  üç yıl ara ile hem gen.kur.bşk olarak   sonrada siyasete girip savunma bakanı olarak  ziyaret ettiği Etiler ordu evinde dile getiren , bu işi halledeceğim bizim seçimle işimiz olmaz diyen ,ama bugüne kadar bir arpa boyu yol alamayan , sözüm ona tsk'daki sorunları en iyi bilen / bilmesi gereken (!)  asker kökenli bakan Hulisi Akar ,
Zaruriyetten ikinci iş peşinde koşan emekli için "Yok öyle çift dikiş"  denilen ülkede , 75 Yaşını geride bırakmış  siyasetçi eskilerinin kamu bankalarının yönetim kurulu üyeliklerine ballı maaşlarla atanmalarına onay verilen ülkenin adıdır Türkiye . . .
Hal böyle iken Kadı'yı kime şikayet edeceğiz bi deyin hele .
Bu topluma defalarca söz veripte bu güne kadar sözünde durmayanları , bu toplumu " ALDATANLARI "  asla unutmayacağız  , unutturmayacağız . . .
Verilipte yerine getirilmeyen SÖZLERİN nice yıldönümlerine . . .
Yazıklar olsun . . .
Yayınlandığı Kategori ADALET ARAYAN
Cumartesi, 01 Haziran 2019 11:07

ASKERLİK KANUNUN MAHZURLARI

ÇOK MAHARETLİ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞIMIZ ALEL ACELE HAZIRLADIĞI ASKERLİK KANUNUNU BAYRAMDAN ÖNCE HEMEN ÇIKSIN DA İSTANBULLU GENÇLERDEN SANDIKTA OY ALALIM AKLI İLE MECLİSE GÖNDERİYOR.

EN UFAK BİR ALT YAPI ÇALIŞMASI OLMADAN,

TABANDAKİ SUBAYA ASTSUBAYA, UZMANA SORMADAN,

BİR ANALİZ VE ANKET YAPMADAN.

TESUDA,TEMADA SÖZ HAKKI VERMEDEN. GÖRÜŞ ALMADAN.

GÖSTERMELİK SAKSI ÇİÇEĞİ GİBİ  MSB KOMİSYONUNDA ARKADA OTURTARAK.

YAPTIK MI… ?

YAPTIK.

HAZIR MI ?

HAZIR.

ÇOK İYİ ÇALIŞILDI MI ?

ÇALIŞILDI.

BİR EKSİK VAR MI ?

YOK.

AMA BİR BAKIYORUZ...

ASKERLİK KANUN TEKLİFİNİN HEMEN BAYRAMDAN ÖNCE GÖRÜŞÜLÜP MECLİSTE YASALAŞMASI  İŞİ;

SON DAKİKA BİR PANİK İÇİNDE HOOP  MECLİS GÜNDEMİNDEN ÇIKARTILIP BAYRAM SONRASINA BIRAKILIYOR.

 

NİYE Mİ...?

YÜKÜMLÜ ASKERLİK 6 AYA İNECEK YA...

GEÇTİĞİMİZ 3 GÜN İÇİNDE KIŞLALARDA YÜKÜMLÜ ASKERLERE BİR ANKET YAPTIRILIYOR.

BEKLENTİ KIŞLALARDAKİ  ASKERLERİN EN AZ % 60 LIK KISMININ  6 AYDAN SONRASI YANİ MAAŞ KARŞILIĞI SÖZLEŞMELİ ER STATÜSÜ İÇİN HİÇTE İSTEKLİ OLMADIKLARI ORTAYA ÇIKIYOR.

SADECE % 20 YE YAKIN BİR ORANDA İSTEKLİ ÇIKIYOR.

% 80 ASKERİMİZ 6 AYDAN SONRA “ BEN DURMAM TERHİS OLACAĞIM “ DİYOR.

NEREDE İSE 100 BİN KİŞİLİK BİR AÇIK ORTAYA ÇIKIYOR.

TEKLİF APAR TOPAR MECLİSTE BEKLEMEYE ALINIYOR.

 

ŞİMDİ MİLLİ  SAVUNMA BAKANIMIZ YENİ BİR DÜZENLEME VE DEĞİŞİKLİK ÇALIŞMASI BAŞLATIYOR.

DURUM BU.

TSK NIN GELDİĞİ HAL BU.

KİMSE ORDUDA MAAŞ KARŞILIĞI KALMAK DAHİ İSTEMİYOR.

SİZ 90 SENELİK ASKERE ALMA SİSTEMİNİ, O DERİN SİSTEMİN KAYNAKLARINI,

SUBAY ASTSUBAY ÖĞRENİM VE EĞİTİM SİSTEMİNİ 15 TEMMUZU BAHANE EDİP BİR GÜNDE YOK EDERSENİZ,

YERİNE GELECEK SİSTEMİ BAŞTAN SAVMA, HER AKLA GELEN KANALDAN İKAME EDERSENİZ,

ORDUYU ÇAVUŞLAR ORDUSU YAPARSANIZ..

OLACAĞI BUDUR.

 

PEKİ NE OLACAK ŞİMDİ.

TEPEDEN İNME, CEVAHİRİ KURTARMA YOLUNDA YENİ SİSTEMLER DENENECEK.

MİLLİ EĞİTİMİ 17 SENEDE 6 KEZ YENİ SİSTEMLE ÇORBA ETTİKLERİ GİBİ.

TSK YI DA ÇORBA BİR SİSTEME KURBAN EDECEKLER.

DEVEYE SORMUŞLAR “BOYNUN NİYE HEP EĞRİ.”

HÖRGÜCÜNÜ GÖSTERMİŞ.

“NEREM DOĞRU Kİ”

 

SAYGIMLA

ADNAN FUAT ÖZDEMİR.

Yayınlandığı Kategori KONUK YAZAR
Copyright © 2006 Emekli Assubaylar. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım İhsan GÜNEŞ