Tarihe göre süzülmüş ögeler: Şubat 2019
Pazar, 10 Şubat 2019 11:10

YENİ ASKERLİK SİSTEMİ

 

Yeni askerlik yasası ile ilgili basında değişik haberler yayınlanıyor  MSB kaynaklarına dayandırılan haberlerde  üzerinde ençok  durulan askerlik sistemine ilişkin taslakta 6-9-12 olarak belirtilen süre seçeneklerinde 3 ay süreli temel eğitim şartı bulunuyor. Daha önce bedelli askerlik için yapılan çalışmalarda gündeme gelen "Temel eğitim tamamen kaldırılsın" önerisine hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de Bakan Akar, "Türk insanı kısa da olsa bir askerlik anısı olmasını ister. Bu nedenle temel eğitim yapılmalı" gerekçesiyle karşı çıkmışlardı..

TEMEL EĞİTİM SONRASI

Üç aylık temel eğitimden sonra geriye kalan ayların nasıl tamamlanacağıyla ilgili farklı formüller üzerinde durulduğu öne sürülüyor. 'Üç aylık zorunlu temel askerlik eğitiminin ardından yükümlülerin belli bir bedel karşılığında geri kalan süre için askerliği yapmış sayılmalarının' da seçenekler arasında olduğu iddia ediliyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) değişik meslek gruplarından dönemsel personel ihtiyacını, bedel ödemek istemeyenlerden karşılamasının da bir başka seçenek olduğu öne sürülüyor. Kulislerde bu kapsamda temel eğitim sonrası askerlik yapacak yükümlülere asgari ücret ödenebileceği de belirtiliyordu

.BAKAN AKAR'DAN YENİ ASKERLİK SİSTEMİ AÇIKLAMASI

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, yeni askerlik sistemine ilişkin, "İnşallah ülkemize, milletimize, gençlerimize hayırlı bir sonucu yakın bir zamanda belirleyeceğiz ve bunu da halkımızla paylaşacağız." dedi.

Yeni sistemin ne zaman hayata geçirileceği sorularına Akar, şu yanıtı verdi:

"Basında yer alan haberlerde bazı olasılıklardan, ihtimallerden, faktörlerden bahsediliyor. Bunların hepsi değerlendiriliyor. Her konu ilgili kurumlarımız, bakanlıklarımızla değerlendiriliyor. Öngörülebilir bir sistem üzerinde çalışıyoruz. Bir taraftan ülkemizin ve milletimizin güvenliğini sağlayarak yükümlülük hizmetini yerine getirmek düşünülürken, diğer taraftan da gençlerimizin eğitim ve mesleki ihtiyaçlarını dikkate alınacak açıklamasında bulunmuştu

Bugün bazı basın organlarında yer alan konu ile ilgili haberlerde benzer önerilerin yanı sıra dikkatimizi çeken iki husus yer almıştır

KONU İLE İLGİLİ ÇOK ÖNEMLİ BİR HUSUS 

1.Temel askerlik eğitimi bir ay, kısa dönem altı ay, uzun dönem askerlik süresinin dokuz veya 12 ay olacağı belirtiliyor Üniversite mezunlarından er olarak askerlik yapacakların süresinin altı ay, yedek subay veya yedek astsubay olan üniversite mezunlarının askerlik süresinin ise dokuz veya 12 ay olması planlanıyor

  1. Üniversite mezunu olmasına rağmen yedek subaylığa uygun olmayanlar, isterlerse askerliklerini yedek astsubay olarak yapabilecekleri belirtiliyor

Askerlik harp sanatının profesyonellerce  icrasıdır Üniversite mezunu yükümlülerin mesleki kariyere saygı duyarız ancak hiçbir deneyimi olmayanların profesyonel kadrolarda emir komuta zinciri içinde rütbeli olarak bulunmaları  orduda zafiyet yarattığı gibi assubaylık yetersizlerin mesleğimidir ki   yükümlülerden  yedek subaylığa uygun görülemeyenler  ordunun idari teknik ve komuta kademesinde görev yapan astsubaylar içersinde  istihdam edilsinler?

Askerlik vatan görevidir herkesin eşit şartlarda görev yapması anayasal bir haktır ayrıca yedek subaylığın tekrar ihdası yedek subaylığa uygun görülmeyenlerin isterse askerliklerini yedek astsubay olarak yapabilecekleri düşüncesi kabul edilemez bir durumdur

Askerlik yasası hazırlanırken MSB bu çekincelerimizi dikkate alarak TEMAD yönetimdeki arkadaşlarımızın deneyimlerinden yararlanmalıdır.

 

Yayınlandığı Kategori HABERLER
Çarşamba, 06 Şubat 2019 12:52

EMEKLİ OLDUKTAN SONRA ÇALIŞANLAR

Milyonlarca kişi, emekli olduktan sonra çalışmaya devam ediyor. Bunların bir kısmı sosyal güvenlik destek primi (SGDP) ödeyerek, çok büyük kısmı ise kayıt dışı çalışıyor. Emekli işçinin ödediği primin emekli aylığına etkisinin olmaması kayıt dışı çalışmayı artırıyor. Ancak, özellikle tehlikeli işlerde çalışan emekli işçiler için SGDP iş kazası ve meslek hastalığında çok büyük bir avantaj oluşturuyor. SGDP’ne tabi emekli işçi iş kazası geçirirse, emekli aylığına ilave olarak ikinci bir maaş bağlatma avantajı elde eder. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, emekli olduktan sonra çalışan milyonlarca kişinin bilmesi gereken ayrıntıları yazdı.

Emeklilerin sayısı 12.6 milyon kişiye ulaşıyor. İstihdam edilen kişi sayısı 29 milyon dolayında. Türkiye kayıt dışı istihdamda çok büyük mesafe almasına karşın hala yüzde 34 dolayında seyrediyor. Çalışan her 3 kişiden 1’i sigortasız. Emekli olduktan sonra çalışmaya devam edenlerde kayıt dışılık oranı çok daha fazla. Peki, emekli olduktan sonra da sigortalı çalışmanın avantajı var mı?

EMEKLİNİN  İKİ SEÇENEĞİ VAR

İşçi, memur veya esnaf statüsünde emekli aylığı bağlanmış bulunan kişiler emekli olduktan sonra esnaflığa devam ettiklerinde sosyal güvenlik destek primi (SGDP) ödemezler. Bunlardan 2008-2016 yılları arasında SGDP alındı ancak, 29 Şubat 2016’da bu uygulamaya son verildi. Emekli olduktan sonra kamuda çalışmaya başlayanlar ise bazı istisnalar hariç olmak üzere emekli aylığı alamazlar.

İşçi, memur veya esnaf statüsünden emekli olanlar işçi (4/a) statüsünde çalışmaya devam ederlerse iki seçenekle karşı karşıyalar. Ya emekli aylığını kestirip tüm sigorta kollarına tabi olurlar, ya da emekli aylığını kestirmeden SGDP ödeyebilirler. 
Emekli aylığını kestirenlerin, çalıştıkları süre boyunca ödedikleri primler, daha sonra tekrar bağlanacak emekli aylıklarını yükseltir.

SGDP EMEKLİ AYLIĞINI ARTIRMAZ

Emekli aylığını kestirmeden çalışmaya devam edenlerin ödediği sosyal güvenlik destek primi emekli aylıklarını artırır mı? Bu, emekli işçilerin en çok merak ettiği bir soru. Hemen belirtelim, sosyal güvenlik destek priminin emekli aylığına hiçbir katkısı yok.

Emekli aylığına katkısı olmadığı için de emekli işçilerin çoğunluğu kayıt dışı olarak çalışıyor. Kayıt dışı çalıştırmak işverenin işine geliyor. Böylece, emekli işçinin maaşının yüzde 32’si oranında SGDP ödemekten kurtuluyor.

Oysa, her 360 gün SGDP ödeyerek çalışılan sürede beyan edilen kazancın hiç değilse yüzde 1’i oranında emekli aylığına artış yapılsa, kayıt dışılık büyük ölçüde azalır.

İŞ KAZASI DURUMUNDA İKİNCİ MAAŞ

Sosyal güvenlik destek priminin emekli aylığına faydası bulunmamakla birlikte, emekli işçi için sağladığı çok büyük bir avantaj pek bilinmiyor. SGDP ödeyerek çalışan emekliler herhangi bir iş kazası veya meslek hastalığında bir anlamda ikinci aylık bağlatabiliyor. İş kazası veya meslek hastalığı dolayısıyla yüzde 10’dan fazla işgücü kaybı olan emekli işçiye, iş göremezlik geliri bağlanır.

Örneğin, bin 500 lira emekli aylığı olan kişi, çalıştığı işyerinden 3 bin lira brüt maaş alıyor diyelim. Bu işçi meslekte kazanma gücünü yüzde 25 oranında yitirirse 525 lira iş göremezlik gelirine hak kazanır. İşgücü kaybı devam ettiği sürece, emekli aylığının yanı sıra her ay 525 TL’nin yarısı olan 262.50 TL iş göremezlik geliri alır. Meslekte kazanma gücü kaybı ne kadar yüksek ise iş göremezlik geliri de ona göre artar.

SGDP’nin, tehlikeli işlerde çalışan emekli işçiler için önemli bir avantaj sağladığı aşikâr. Ancak, tehlikesiz görünen ofis çalışanları bile işe gelip giderken işyeri servisinde kaza geçirdiğinde iş göremezlik gelirinden yararlanabilir.

2008’DEN SONRA İŞE GİRENLERİN DURUMU

SGDP ödemek suretiyle emekli aylığı kesilmeden çalışmaya devam etme hakkı, sadece 1 Ekim 2008 tarihinden önce işe girenlere tanınmış bir haktır. 1 Ekim 2008’den sonra ilk defa çalışmaya başlayanlar emekli olduktan sonra çalışırlarsa emekli aylıkları kesilecek. Onların, emekli aylığı alarak çalışma hakları bulunmuyor. 2008’den sonra ilk defa çalışmaya başlayanların 65 yaşından önce emekli olmaları kolay kolay mümkün olmadığı için, 65 yaşından sonra isteseler de çalışmaya devam edemeyecekler.......

KAYNAK   HABER TÜRK  Ahmet KIVANÇ  https://www.haberturk.com/emekli-iscinin-odedigi-sgdpnin-ayliga-etkisi-var-mi-2341864-ekonomi

Yayınlandığı Kategori HABERLER
Çarşamba, 06 Şubat 2019 00:35

ANKARA BŞBB ADAYININ TEMAD'I ZİYARETİ

Siyaset yaşamın kendisidir TEMAD  emekli assubayları temsil eden STK olarak teröre destek veren HDP dışında tüm partilerle görüşmelidir Partiler üstü politika izlememiz partilere kapımızı kapatmamız anlamını taşımamaktadır 

Bizleri önemsiyen değer veren siyasi parti temsilcilerininin derneğimizi ziyaret etmesinden daha doğal ne olabilir kaldı ki TÜRK örf ve adetlerinde misafire saygı bizim geleneğimizdir ? 

Bu ziyareti eleştirenler tercihlerini sandıkta göstermelidir.Ziyareti gerçekleştiren Sn.Mansur YAVAŞ ve beraberindekilere, katılan arkadaşlarımıza , ev sahibi TEMAD yönetimine teşekkürlerimizi iletiyoruz 

Konu ile ilgili TEMAD sitesindeki açaklamayı bilgilerinize sunuyoruz . Saygılarımızla   

Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sn. Mansur YAVAŞ TEMAD’ı ziyaret ederek Genel Başkan Sn. Hamza DÜRGEN, Genel Başkan Yardımcıları, Yönetim Kurulu Üyeleri, Şube Başkanları ve üyelerle görüşerek bir süre sohbet etti.

Sn. YAVAŞ projelerini ve yapacaklarını kısaca anlattıktan sonra “En az 30-40 yıllını bu ülke için harcamış astsubaylara torunlarıyla, çocuklarıyla rahat yaşayabileceği bir tesis sağlayacağı” konusunda söz verdi.

Şeref defterine duygularını yazan Sn. YAVAŞ’a Genel Başkan Hamza DÜRGEN tarafından günün anısına TEMAD şildi verildi.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar, takım elbise ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, oturan insanlar ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 7 kişi, Cemal Başer dahil, takım elbise

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 23 kişi, Hamza Dürgen dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve iç mekan

Yayınlandığı Kategori HABERLER
Cumartesi, 02 Şubat 2019 18:03

RE-SEN EMEKLİ EDİLENLER ADALET İSTİYOR

İçlerinde arkadaşlarımız, meslekdaşlarımız var onların büyük bölümü amir keyfiyetine dayalı hukuksuz bir şekilde ordudan ilişikleri kesilen mağdurlar  tek talepleri adalet bunun için mücadele veriyorlar Bugün basında yer alan haberde seslerini haksızlıklarını birkez daha duyurdular Adaletin gerçekleşmesi dileklerimizle  ; 

Re'sen Emekliler Derneği (RE-DER) Genel Başkanı Süleyman Göncü, haklarında memuriyetten çıkartmayı gerektiren hiçbir mahkeme kararı yokken, darbecilerin ve FETÖ örgütünün kendinden olmayanlara uyguladıkları yasa dışı yöntemlerle 2'li ve 3'lü kararnameler ile TSK'dan atılan askerlerin olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vereceği talimatla, TBMM'de, "6191/ 32.madde hükümlerinden de aynen faydalanırlar" şeklinde KHK veya kanun maddesiyle mağduriyetlerin çözüleceğini bildirdi.

RE-DER Genel Başkanı Süleyman Göncü, yaptığı yazılı açıklamada, haklarında memuriyetten çıkartmayı gerektiren hiçbir mahkeme kararı yokken, darbecilerin ve FETÖ örgütünün kendinden olmayanlara uyguladıkları yasa dışı yöntemlerle 2'li ve 3' lü kararnameler ile TSK dan atıldığını belirterek, "Neden? Milli ve yerli duruşları net, inançlarına uygun yaşamaya çalıştıkları, eş ve çocukları buna uygun davrandığı, milliyetçi yönleri ağır bastığı için. Halbuki onları atanlar, oklar kendine dönünce medyada feryat ettiler, "Hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı olmayan masumdur. Bunları görevden atmak, tüm milli ve evrensel hukuka aykırıdır" diye. Oysa güçlünün haklı değil, haklının güçlü olduğu bir düzende,adalet herkes içindir" ifadelerini kullandı.

Göncü şunları kaydetti:

"15 Temmuzdan sonra anlaşıldı ki FETÖ'ye ve darbeci zihniyete biat etmedikleri için yok edilmişler. Neden? FETÖ'nün ne olduğunu ilk anlayan ve mücadele eden darbeci zihniyete karşı mücadele eden, milliyetçi ve muhafazakar askerler oldukları için, TSK'daki amirler disiplin kanunundan aldıkları yetkileri, disiplinin tesisi için değil, kendilerine biat etmeyen personeli tasfiye için kullanarak yaptılar. Aynı kanun maddesi ve gerekçe ile atılan Yaş mağdurlarından farkları ne? AYİM (yargı) yolunun açık olması. AYİM şimdi ne oldu? Kendilerine hak arama yolu olarak gösterilen AYİM, hukuka aykırı bir yapı, darbe ürünü vesayet düzeninin kanunsuz işlemlerine hukuki boyut kazandırmakla görevli ve bu mahkemede görev alanların FETÖ elemanlarının elinde olduğu tespit edildiği için kapatıldı. Ama hala mağdur ettikleri Re-sen emekli askerler görülmüyor-duyulmuyor. Kim engel oluyor? Kripto FETÖ'cüler. Neden? Onların zulmüne uğramışlar ve FETÖ ve darbeci kafayla en iyi bunlar mücadele eder. Konu ile ilgili o kadar yazıldı konuşuldu ki, tüm detayları ile çözüm makamındaki herkes tarafından biliniyor. Özetle 'Darbecilerin ve FETÖ'nün zulme uğramış, hala o zulmü yaşayan yerli ve milli vatansever askerler.' Çözüm ne? Vesayet düzeninden en çok zarar görmüş, darbeci yapılarla kararlı mücadelesinden hiç vazgeçmemiş Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan vereceği talimatla, TBMM çözüm çok basit, tek satırlık bir KHK veya kanun maddesi; '6191/ 32.madde hükümlerinden aynen faydalanırlar.' Çünkü geçmişte benzer uygulama yapıldı, örneği mevcut. Bu mağduriyetleri giderecek kanun taslağımız da hazırlanıp, ilgililere arz edilmiştir." - ANKARA

Kaynak: https://www.haberler.com/re-sen-emekli-askerler-magduriyetlerinin-11701822-haberi/

Yayınlandığı Kategori HABERLER
Cumartesi, 02 Şubat 2019 00:04

ARAPSAÇINA DÖNEN TSK PERSONEL KANUNU  

Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu
Kanun No : 926
Kabul tarihi : 27/7/1967
 
İKİNCİ KISIM
Subaylar
BİRİNCİ BÖLÜM

Kaynak ve yetiştirme
I - KAYNAK
Madde 11— Muvazzaf subay kaynaklan :
a) Harb okulları,
b) Fakülte ve yüksek okullardır.

 
BEKLEME SÜRELERİ
a) Barış zamanına ait normal bekleme süreleri
Madde 30 — Subayların normal bekleme süreleri aşağıda gösteril­miştir:
Normal bekleme süresi:
-----------------------------------------------------
Rütbeler
-------------------
Asteğmen = 1 yıl
Teğmen = 3 yıl
Üsteğmen = 6 yıl
Yüzbaşı = 6 yıl
Binbaşı = 6 yıl
Yarbay = 4 yıl
Albay = 4 yıl
Tuğgeneral/Tuğamiral = 3 yıl
Tümgeneral/ Tümamiral = 3 yıl
Korgeneral/Koramiral = 3 yıl
Orgeneral/Oramiral = 3 yıl
 
Kanun No: 1424
Resmi Gazete Tarihi ve No : 14.07.1971 No: 13895
 
Madde 30. — Subayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir.
Rütbeler Normal Bekleme süreleri
----------- ------------------------
Asteğmen 1 yıl
Teğmen 3 yıl
Üsteğmen 6 yıl
Yüzbaşı 6 yıl
Binbaşı 6 yıl
Yarbay 3 yıl
Albay 4 yıl
Tuğgeneral - Tuğamiral 4 yıl
Tümgeneral - Tümamiral 4 yıl
Korgeneral - Koramiral 4 yıl
Orgeneral - Oramiral 4 yıl
 
 
ALTINCI KISIM
Astsubaylar
BİRİNCİ BÖLÜM

Kaynak ve yetiştirme
 
I - KAYNAK
Madde 67— Silâhlı Kuvvetler için muvazzaf astsubay kaynakları astsubay okullarıdır.
 
III - BEKLEME SÜRELERİ
a) Barış zamanına ait normal bekleme süreleri
Madde 78 — Assubaylann normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir :
Rütbeler Normal bekleme süreleri
--------------------- ---------------------------------------
Astsubay çavuş 3 yıl
» Kıdemli çavuş 3 yıl
» Üstçavuş 3 yıl
» Kıdemli üstçavuş 3 yıl
» Başçavuş 6 yıl
» Kıdemli başçavuş 6 yıl
 
GÖSTERGE TABLOLARI
Madde 137— Silâhlı Kuvvetlerdeki subay, astsubay, uzman çavuş ve uzman jandarma çavuşlarının aylıkları, rütbe ve rütbedeki kademe esasına göre tespit edilir. En düşük gösterge rakamı 100 ve en yükseği 1.000 dir. Üç yılını bitirmiş albaya 1.000 gösterge rakamı uygulanır.
 
General ve amirallere 1.000 gösterge rakamının uygulanmasından başka her yıl bütçe kanunu ile tespit olunacak miktarlar tazminat olarak verilir. Yukarıdaki tavan ve taban rakamları arasında subay,assubay, uzman çavuş ve uzman jandarma çavuşlarının rütbe ve kıdemlerine ait gösterge rakamları özel kanunla tespit edilir.
 
NOT: Hemen 926 TSK Personel Kanunu'ndaki "KAYNAKLAR" (Subay-Astsubay)ile ilgili madde hükümlerine bakalım izninizle;
Madde 11 – Muvazzaf subay kaynakları:
a) Harp okulları,
b) Fakülte ve yüksek okullardır.
 
Madde 67 – (Değişik: 28/5/2003-4861/1 md.)
Türk Silâhlı Kuvvetleri için muvazzaf astsubay kaynakları;
a) Astsubay meslek yüksek okulları,
b) (Değişik: 2/1/2017-KHK-681/23 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7073/23 md.) Fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okulları,
c) (Ek: 2/1/2017-KHK-681/23 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7073/23 md.) Milli Savunma Bakanlığı nam ve hesabına Bakanlıkça belirlenen fakülte, yüksek okul ve meslek yüksek okullarıdır.
 
Y O R U M: Yıllar sonra nihayet bu seviyeye kadar geldik. Hedefimiz 4 yıllık fakülte, "LİSANS" mezunu olmak.
==========================================
 
15 Aralık 1989 CUMA (Resmi Gazete) Sayı: 20373
 
MADDE 5 — 926 sayılı Kanunun 2642 sayılı Kanunla değişik 30 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 30— Subayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir.
RÜTBELER NORMAL BEKLEME SÜRELERİ
------------------ --------------------------------------------
Asteğmen 1 Yıl
Teğmen 3 "
Üsteğmen 6 "
Yüzbaşı 6 "
Binbaşı 5 "
Yarbay 3 "
Albay 5 "
Tuğgeneral - Tuğamiral 3 "
Tümgeneral - Tümamiral 3 "
Korgeneral - Koramiral 3 "
Orgeneral - Oramiral 3 "
=========================================
 
6/5/1993 tarih ve 3909 sayılı Kanun ile general/amiral bekleme süreleri tekrar 4 yıla çıkarıldı...
 
II – Bekleme süreleri:
a) Barış zamanına ait normal bekleme süreleri:
Madde 30 – (Değişik: 6/5/1993 - 3909/1 md.)
Subayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir.
 
Rütbeler Normal Bekleme Süreleri
------------------ -------------------------------------
Asteğmen 8 Ay
Teğmen 3 Yıl
Üsteğmen 6 Yıl
Yüzbaşı 6 Yıl
Binbaşı 5 Yıl
Yarbay 3 Yıl
Albay 5 Yıl
Tuğgeneral - Tuğamiral 4 Yıl
Tümgeneral - Tümamiral 4 Yıl
Korgeneral - Koramiral 4 Yıl
Orgeneral - Oramiral 4 Yıl
 
(Ek fıkra: 11/2/2014-6519/32 md.) Rütbe bekleme süresini tamamlamaya bir yıl kalanlar da Yüksek Askerî Şûra değerlendirmesine alınırlar. Bunlardan terfi ettirilenler ile kadrosuzluktan emekli edilenler rütbe bekleme sürelerini tamamlamış sayılır.
(Ek cümle: 25/7/2016-KHK-668/4 md.; Aynen kabul: 8/112016-6755/4 md.) Ancak, Yüksek Askerî Şûra Başkanı tarafından bir üst rütbede hizmetine ihtiyaç duyulanlar da rütbe bekleme süresine bakılmaksızın ve 47 nci maddenin birinci fıkrasındaki sicil şartı aranmaksızın Yüksek Askerî Şûra
değerlendirmesine alınırlar.
 
ASKERLİK KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR KANUN
Kanun No: 5837 Kabul Tarihi: 5/2/2009
 
MADDE 19 – 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 78 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
 
MADDE 78– Astsubayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir:
Rütbeler Normal bekleme süreleri
--------------- --------------------------------------
Astsubay Çavuş 3 yıl
" Kıdemli Çavuş 3 yıl
" Üstçavuş 6 yıl
" Kıdemli Üstçavuş 6 yıl
" Başçavuş 6 yıl
" Kıdemli Başçavuş 6 yıl”
-------------------------------------------------------------------------------
 
Millet Meclisi
Bütçe Plan Komisyonu
Esas No.1/179
Karar No. : 43
Millet Meclisi Başkanlığına
13.3.1975
Komisyonumuza havale buyurulan «926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi, bazı maddelerinin yürürlükten kaldırılması ve bu kanuna bir ek geçici madde eklenmesi hakkında kanun tasarısı» Millî Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı temsilcilerinin de hazır bulunduğu oturumda incelendi ve görüşüldü.
10 Ağustos 1967 tarihinde yürürlüğe giren 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu beraberinde önemli yenilikler getirmekle beraber, tatbikatı ilerledikçe bazı noksanlık ve sakıncalı yönlerinin bulunduğu ayrıca tespit edilmiştir. Şöyle ki;
1. Silâhlı Kuvvetler personelinden meslekte yetersizliği tespit edilenler 926 sayılı Kanun uyarınca emekli edilmeleri mümkün iken, üstün başarı gösterenlerin tatmini hususunda bir hüküm mevcut değildir.
2. Harp Akademilerini bitiren kurmay subaylar ile tıp’ta, veterinerlikte ve eczacılıkta uzmanlık belgesi
alanlarla, lisansüstü öğrenim ve doktora yapanlara, doçent olanlara 926 sayılı Kanun bir kıdem tanımamıştır.
3. 926 sayılı Kanun ile ortadan kaldırılan kıdem müessesesi nedeniyle, kanunun yürürlüğe giriş tarihinden önce ve sonra harp okullarını bitiren kurmay subaylar arasında eşitsizlik meydana gelmiştir. Bu durum doktor ve yüksek mühendisler için de aynı neticeyi vermiştir. Netice olarak bu ve buna benzer nedenlerle 926 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra, gerek harp akademilerinde ve gerekse Silâhlı Kuvvetler hesabına tıp fakültelerinde okuyan öğrenci miktarlarında hissedilir derecede azalmalar görülmüştür. Bu durum, kanunda teşvik unsurunun olmayışı ve seçkin personelin himaye edilmemiş bulunmasından ileri gelmektedir. Kanunun tatbikatında görülen aksaklıkları düzeltme gayesiyle düzenlenerek Komisyonumuza intikal etmiş olan tasarı,Komisyonumuzca da olumlu mütalâa edilerek maddelerin müzakeresine geçilmiştir
 
5 — Lise ve Sanat Okulu mezunlarından Yd. Sb. olanlar 1951 yılından sonra Silâhlı Kuvvetlerde kalmışlar, bunlar sonradan 6801 sayılı Kanunla muvazzaf subayların statüsünü kazanmışlardır. Bunlardan Albaylığa yükselenler olmuştur. Bugün bu zümre Yarbaylığa kadar yükselmektedir.
Astsubaylıktan Subay olanlar da lise eşidi bir imtihanla bu statüyü kazanmakta, yıllarca Başçavuşluğa kadar Silâhlı Kuvvetlerde üstün başarı göstermektedirler.
 
 
Bütçe Plan Komisyonu raporu
Millet Meclisi Bütçe Plan Komisyonu
Esas No. : 1/291, 2/267, 2/347 27.6.1975
Karar No. : 71
Millet Meclisi Başkanlığına
 
Bilindiği gibi, 1967 yılında yürürlüğe giren 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, yürürlüğe girdiği tarihten bugüne kadar geçen 8 yıl içinde zaman zaman bazı kanunlarla tadil edilmişse de, çağımızın hızlı gelişme seyri içerisinde gene de çeşitli hususlarda yetersiz kalan ve ihtiyaca cevap veremeyen hususla­rın bulunduğu tespit edilmiştir.
 
Gerek 8 yıl gibi bir sürede tatbikattan doğan aksamalar ve gerekse ortaya çıkan yeni durumların sözü edilen Kanuna ilâvesi yönünden uzun çalışmalar yapılmış, bu çalışmaların neticesinde meydana gelen tadil tasarısı Bakanlar Kurulunca Yüce Meclislere sevkedilmiş ve tasarı önhavalesi uyarınca Millî Savunma Komisyonuna havale edilmiştir.
 
S O N U Ç: Yıllar içinde 926 TSK Personel Kanunu'nun özlük maddeleri üzerinde subayların lehine, astsubayların aleyhine olacak şekilde o kadar çok oynamalar yaptınız ki; 926 adeta "ARAPSAÇI" na döndü. Şimdi de düzeltmeye çalışıyorlar. İnşallah başarırlar. Sağlıklar dilerim...
 
Fahrettin BAĞRI
(E) Maliye Astsubayı
Yayınlandığı Kategori TSK. ASSUBAYLAR MESELESİ