ASB.HAKLARI

ASB.HAKLARI (67)

YAZAR : İSMAİL TURAN

Muhtelif illerdeki İstinaf mahkemeleri birbirlerinin verdiği kararlardan farklı veya tam tersi KESİN kararlar vermeleri halinde, kararı veren istinaf mahkemelerinden biri veya aykırı kararlardan etkilenenlerden biri, içtihadın birleştirilmesi veya değiştirilmesi için “Danıştay içtihadı birleştirme kuruluna” başvurabilirler. Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararlarına, Danıştay daire ve kurulları ile idare mahkemeleri uymak zorundadır. 2575 sayılı Danıştay kanunu ve ilgili maddeleri aşağıdadır. İçtihatları birleştirme kurulunun görevleriMadde 39 – İçtihatları Birleştirme Kurulu, dava dairelerinin veya idari ve vergi dava daireleri kurullarının kendi kararları veya ayrı ayrı verdikleri kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık görüldüğü veyahut birleştirilmiş içtihatların değiştirilmesi gerekli görüldüğü takdirde, Danıştay Başkanının havalesi üzerine, Başsavcının düşüncesi alındıktan sonra işi inceler ve lüzumlu görürse, içtihadın birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkında karar verir.İçtihatların birleştirilmesini istemeye yetkili olanlarMadde 40 – 1. İçtihatların birleştirilmesi veya birleştirilmiş içtihatların değiştirilmesi, Danıştay Başkanı, konu ile ilgili daireler, idari ve vergi dava daireleri kurulları veya Başsavcı tarafından istenebilir. 2. Aykırı kararlarla ilgili kişiler, içtihatların birleştirilmesi için Danıştay Başkanlığına başvurabilirler.3. Kurulun, içtihatların birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkındaki kararları, gönderildikleri tarihten itibaren bir ay içerisinde Resmi Gazete'de yayımlanır 4. Bu kararlara, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idare uymak zorundadır.
Subay ve astsubaylar memur değil askerdir. Memurlara görev, can güvenlikleri sağlandıktan sonra verilir, askerlere ise canları pahasına devleti savunmaları amacıyla görev verilir. Devleti savunurken canlarını feda eden askerler şehitlik mertebesine ulaşır. Memurların hayata bakış açısı öğrenim durumu, kariyer ve makamdır, askerlerin hayata bakış açısı ise rütbedir, disiplindir ve vatanı savunmaktır. Memurların kendine göre çok büyük mağduriyeti olduğu gibi astsubayların da kendilerine göre çok büyük mağduriyeti vardır. Subay ve astsubaylar 2 derece ve 1 kademe ileriden göreve başlıyorlardı. Bilindiği gibi subay rütbeleri asteğmen rütbesinden başlamaktadır. Harp okulu ve fakülte mezunlarının asteğmen rütbesinde hiç görev yapmadan doğrudan teğmen rütbesiyle göreve başlamalarıyla ve bol verilen tazminatlar karşılığında subayların ileriden göreve başlama hakları ellerinden alınmıştır. Astsubayların 2 derece ve 1 kademe ileriden göreve başlama hakları ise karşılıksız olarak ellerinden alınmıştır. Astsubayların rütbe ve disiplinden doğan maddi ve manevi mağduriyetleri kendi şartları içinde doğru ifade edilerek istenmesi suretiyle alınabilir. Astsubaylar kendilerini memurların öğrenim durumuyla kıyaslamak suretiyle haklarını istediklerinden yetkili makamlar, memurların tahsil durumuna göre düzenlenen aşağıdaki özlük hakları tablosunu değerlendirmek suretiyle astsubayların isteklerini kabul etmemektedirler. ÖZET OLARAK ÖZLÜK HAKLARI TABLOSU 10. derecenin 2. kademesinden göreve başlayanlar: Ön lisans mezunu teknisyenler ve benzeri diğer memurlar. 9. derecenin 1. kademesinden göreve başlayanlar: Ortaokul, sanat enstitüsü ve lise mezunu olup iki yıl süreli astsubay meslek yüksek okulu mezunu sayılan astsubaylarla, iki yıl süreli astsubay meslek yüksek okulu mezunu astsubaylar, yedek subaylar, dört yıl süreli fakülte mezunlarından; eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı, genel idare hizmetleri sınıfı, din hizmetleri sınıfı, yardımcı hizmetler sınıfı memurları ile sağlık hizmetleri sınıfından yardımcı sağlık hizmeti memurları ve benzeri diğer memurlar. 9. derecenin 2. kademesinden göreve başlayanlar: İki yıl süreli polis meslek yüksek okulu mezunu polisler, iki yıl süreli teknik meslek yüksek okulu mezunu ev ekonomistleri ve TBMM stenografları, 3 yıl süreli fakülte mezunu astsubaylar 9. derecenin 3. kademesinden göreve başlayanlar: Dört yıl süreli fakülte mezunu astsubaylar. 8. derecenin 1. kademesinden göreve başlayanlar: Sanat enstitüsü, Lise, 2 ve 3 yıl süreli harp okulu mezunu olup dört yıl süreli harp okulu mezunu sayılanlarla dört yıl süreli harp okulu mezunu subaylar, iki yıl süreli polis meslek yüksek okulu mezunlarından dört yıl süreli yüksek öğrenimi tamamlayanlar, Doktorlar, hakimler, savcılar, mühendisler ve mimarlar dört ve daha fazla süreli yüksek öğrenimlerinin her yılı için ayrıca bir kademe ilerlemesi alırlar. 3600 ek göstergeden aylık alanlar: 1. dereceden aylık alanlardan;  astsubaylar, doktorlar, hâkimler, savcılar, mimarlar mühendisler, İl idare kurulu üyesi olan il müdürleri, 1. sınıf emniyet müdürleri, defterdarlar, benzeri memurlar ve emeklileri 3000…
Büyük gazeteciler, doğru ve derin bilgiye dayanan yazılarıyla okurlarının haber alma nabzını elinde tutarak okurlarını “oh be” dedirterek rahatlatır. Zamanımızda her ne kadar gazeteler bilgi işlem sistemiyle üretilse de, büyük gazeteci olmak için uzun süre “matbaa mürekkebi” yalamak gerekir. Yeni gelişmekte olan gazeteciler ise, yalan yanlış bilgileriyle yazdıkları yazılarıyla okurlarını “ bu ne biçim gazeteci ya” dedirterek çileden çıkarırlar. Öncelikle şunu belirteyim. Büyük sabır ve fedakarlıkla vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlayan polislerimize 3600 ek gösterge hakları, büyük sabır ve fedakarlıkla vatanı savunan astsubayların istedikleri hakları acilen verilmelidir. Türkiye Gazetesi yazarı Sayın Süleyman ÖZIŞIK, aşağıdaki bağlantıda çok değerli polislerimizin sorunlarını dile getirmek isterken, büyük sabır ve fedakarlıkla vatanı savunan başka bir meslek mensubu astsubayları bir elleri yağda bir elleri balda gibi göstererek çileden çıkarmıştır. Hukuk Devletlerinde meslek mensuplarının hakları, eylemsel eşitlikle değil hukuksal eşitlikle mukayese edilir. Fakülte mezunu olan ve kalkınmada 1. derecede öncelikli yörelerde görev yapan polis kardeşlerimiz ile astsubay meslektaşlarımız eylemsel olarak eşittir. Eylemsel olarak eşit olan ve 1. dereceden aylık alan polis kardeşlerimiz 657 sayılı kanuna tabi olduklarından astsubaylara göre daha ileri dereceden göreve başlayıp, iki yılda bir terfi ederken, birçok emniyet müdürü, komiser, komiser muavini ve polisler hakları olan 3600 ek göstergeyi alamadıklarından mağdurdurlar. 926 sayılı kanuna tabi olan 1. dereceden aylık alan astsubaylar ise 3600 ek gösterge haklarını almalarına rağmen daha geri dereceden göreve başlayıp 3 yılda bir derece yükseldikleri için mağdurdurlar. Emekli ikramiyesine gelince; Damlaya damlaya göl olur. Şöyle ki; Aynı süre hizmet eden, aynı derece, kademe ve ek göstergeden emekli aylığı alan Subay, Astsubay ve memurlar emekli sandığı kanunu uyarınca aynı miktarda emekli ikramiyesi almaktadırlar. Sayın Süleyman efendinin yazmakta zorluk çektiği husus aşağıdaki gibidir. 1965 yılında yürürlüğe giren 657 sayılı kanun uyarınca, OYAK sistemine benzer MEYAK (Memur Yardımlaşma Kurumu) kuruldu. Memur dernek ve sendikalarının aidat kesintilerini ileri sürüp“ paralarımız kesiliyor” eylem ve protestoları sonunda MEYAK kurumu kapatıldı ve kesilen aidatlar faiziyle birlikte geri verildi.. Subay ve Astsubaylar eylem ve protesto etmediklerinden OYAK bu günkü duruma geldi, subay ve astsubayların yatırım olarak ödedikleri aidatları üredi ve temettü olarak geri dönüyor. Polis kardeşlerimiz ile diğer memur kardeşlerimizin temettü almamalarının sorumlusu MEYAK’ ı kapattıran kendi meslektaş ağabeyleri ve meslektaş atalarıdır. Lojman konusuna hiç girmeyelim, lojman konusunda astsubayların derdi dağlardan büyüktür. İşte Sayın Süleyman ÖZIŞIK, durum böyle, sizin doğru yazı yazabilmeniz için daha çok okumanız ve araştırma yapmanız gerekmektedir.   http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/suleyman-ozisik/600068.aspx  
İlkokul üçüncü sınıfında kitaptan bir sayfa okutulur, okuduğunu doğru anlayanlar “Pekiyi”, yarım anlayanlar “Orta” hiç bir şey anlamayanlar “Zayıf” not alırdı. Lisede görülen “Kompozisyon dersi” okuma dersinin daha geniş kapsamlısıydı. Hayat üniversitesinde çok okuyan, okuduğunu doğru anlayan ve doğru yorumlayanlar refah ve mutluluk içinde yaşarlarken, okumayan veya okuduğunu anlamayanlar, yanlış yorumlayanlar ve kabahati kendilerine değil de hep başkalarına yükleyenler yoksulluk içinde yaşamaktadırlar. Hukuk devletleri, temel insan haklarına ve demokrasiye uygun olarak önceden ilan edilen kurallarla yönetilmektedir. Hukuk devletlerinde yargısız infaz olmaz, herkes, Anayasa ve kanun önünde eşittir, hiç kimseye ve zümreye imtiyaz tanınmaz. Sivil vatandaşlar itiraz ve temyiz yolu açık olan bağımsız mahkemeler tarafından yargılanırken askerler, itiraz ve temyiz yolu kapalı olan, hukuk eğitimi bile olmayan subayların iki dudağından çıkan kararlarla 28 güne kadar katıksız hapis ve 28 güne kadar hapis cezası ile cezalandırılabilirdi. 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylamasıyla askeri mahkemeler ve askeri yüksek idare mahkemelerinin kapatılmasıyla askerlerin de itiraz ve temyiz yolu açık olan idare ve adliye mahkemeleri tarafından yargılanmaları sağlanmıştır. Bu değişikliğin doğru okunması ve anlaşılması gerekir. Askeri disiplin kanunundaki en önemli unsurun disiplin cezalarına bağımsız mahkemelerde itiraz ve temyiz edebilme hakkının olduğu göz önünde tutulmalıdır. Gençliğimizin en güzel günlerini temel insan haklarından mahrum olarak ah ile vah ile geçirdiğimizi unutmamalıyız. KATIKSIZ HAPİS CEZASI HAKKINDA AÇIKLAMA: “katıksız hapis cezası” Temel insan haklarına ve Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle 1963 yılında rahmetli İsmet İNÖNÜ tarafından açılan ve dört yıl süren yargılama sonunda, 1967 yılında Anayasa mahkemesinin kararıyla iptal edilmiştir. Dava açan merhum Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız rahmetli İsmet İNÖNÜ’ ye minnettarım. 2011 seçimlerinden önce Askeri Mahkemelerin ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kaldırılmasını parti programına alan Cumhuriyet Halka Partisinin sayın yöneticilerine ve Askeri Mahkemelerin ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kaldırılmasını Anayasa değişikliği kanunu kapsamına alan Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticilerine minnet ve teşekkürlerimi sunuyorum. Dağda taşta, arş-ı âlemde ve yedi kat denizin dibinde canları pahasına vatanı koruyan Astsubayların analarının ak sütü kadar helal olan hakları; devlet memuru paradigması ile alınamaz, tüccar paradigması ile alınamaz, bekle gör paradigması ile alınamaz, kabahati başkalarına yükleme paradigması ile alınamaz, suçlama paradigması ile alınamaz, subay paradigması ile alınamaz, sosyolojiyi, hukuku, dünya olaylarını, siyasi konjonktürü ve en önemlisi astsubaylığı doğru okuyan ve doğru anlayan astsubaylık paradigması ile alınabilir.Astsubay haklarının alınması yolunda TEMAD yönetimine başarılar diliyorum.
 TEMAD Genel Başkan adayları, seçilebilmek için harıl harıl çalışarak baş döndürücü bir şekilde yurdumuzun dört bir yanında dolaşıp TEMAD İl ve İlçe Başkanlıklarına ziyaret etmektedirler. Yeni seçilecek TEMAD Genel Başkanımızın faaliyetlerinin sonucu sadece delegeler ve üyelere değil delege ve üyelerle birlikte doğrudan tüm emekli ve muvazzaf astsubaylarla, aileleriyle ve dolaylı olarak tüm milletimizle ilgili olacaktır. Hiçbir ayırım yapmadan her adayı içten ve samimi bir şekilde karşılayan, dinleyen ve anlamaya çalışan başta TEMAD İl ve ilçe Başkanlarımıza ve delegelerimize tebrik ve teşekkür ediyorum. TEMAD şube ziyaretinde bulunmayan ancak aday olduğunu duyuran sayın meslektaşımız Turgay AKIN, TEMAD yönetim kurulu, Sayın Hamza DÜRGEN, Sayın Yüksel BİNİCİ ve SAYIN Sami İNAN olmak üzere beş aday vardır. Tabi ki son dakikada yeni sürpriz adaylar çıkabilir. Benim şahsi görüşüme göre Sayın Adnan AYVACI, genel başkan adayı olacak diğer yönetim kurulu üyeleri yönetim kurulu listesinde aday gösterilecektir. Soyadları sırasına göre adaylar hakkında görüşüm şu şekildedir. TURGAY AKIN: Sayın Turgay Akın kendisini ve seçildiği takdirde yapacağı işleri daha açık bir şekilde anlatmalıdır. Sadece ara sıra facebook’ ta yazmakla seçim kazanılmaz. ADNAN AYVACI: Sayın Adnan Ayvacı, mevcut yönetimin etkin bir üyesidir. Seçildiği takdirde yapacağı işler hakkında kamuya açık bir bilgi vermesi gerekmektedir. Açıklamalarda bulunmaları kendileri için yararlı olacaktır. YÜKSEL BİNİCİ: Sayın Yüksel BİNİCİ, Astsubay haklarıyla ilgili olarak şahsen açtığım dava duruşmalarına katıldığı için kendileriyle tanıştım. Kendilerine teşekkür ediyorum. TEMAD yönetiminde görev aldığı için astsubay kamuoyu da kendilerini çok yakından tanımaktadır. Sayın Yüksel BİNİCİ; seçimlerde Ak partiden ADAY ADAYI olmuştur. Muhtelif zamanlarda, yetkili makamlarla astsubay haklarıyla ilgili olarak görüşmeler yapmakta, dosyalar sunmakta ve yaptığı görüşmelerini fotoğraflarıyla birlikte yayınlamaktadır. Sayın Yüksel BİNİCİ Ak Partinin etkin ve sözü geçen bir üyesi olabilir. Salt aday adayı olmak Ak Partide lafı sözü geçen fikirlerine değer verilen bir üye olduğu anlamına gelmez. Astsubayların mağduriyetleri yıllardan beri tüm yetkili makamlarla birlikte Sayın Cumhurbaşkanımıza da sunulduğundan tüm ayrıntılarıyla birlikte mağduriyetlerimiz Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından bilinmektedir ve sorunlarımızı çözecek tek makam Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Sayın YÜKSEL BİNİCİ vaatlerini daha somut bir şekilde dile getirmelidir. HAMZA DÜRGEN: Daha önceki seçimlerde de aday olan ve biraz da olsa peyderpey vaatlerini açıklayan Sayın Hamza DÜRGEN, diğer adaylardan daha çok ziyaretler yaparak çalışmaktadır ve astsubay kamuoyu kendisini biraz tanımaktadır. Gerek astsubayların mağduriyetleri hakkında gerek şubelerin kira ve diğer maddi sorunlarının giderileceği konusunda daha somut ve ikna edici açıklamalarda bulunması gerekmektedir. SAMİ İNAN: Yüksek Denetleme Kurulu Başkanı olduğundan özellikle TEMAD İl ve İlçe başkanlarıyla delegeler tarafından en çok tanınan Sayın Sami İNAN, TEMAD Genel Kurulu;…
Vatanı için şehit ve gazi olan astsubay ve diğer vatan evlatlarının canlarının ve kanlarının bedeli ne yapılırsa yapılsın hiçbir şekilde ödenemez. EMEK VE ALIN TERİ; Üretimde veya hizmette bilginin, fizik gücünün ve paranın kullanılmasıyla meydana gelen yorulma ve yıpranmadır. HAK: Emek ve alın terinden doğan alacaktır. Bilgi ve fizik gücünü kullanırken yorulan, yıpranan veya masraf eden; işçinin patrondan, mühendisin, esnafın, tüccarın ve sanatkârın müşterisinden, doktorun hastasından, avukatın müvekkilinden ve memurun devletten alacak hakkı doğar. Emek ve alın terinin karşılığı olan alacak hakkı teşekkürle ödenemez. Her biri görevinin uzmanı, mimar, mühendis, ekonomist, işletmeci, hukukçu olan ve mesleklerinin generali ve profesörü gibi çalışarak soğukta, sıcakta, dağda, taşta, arş-ı âlemde ve denizin dibinde canları pahasına vatanı savunan emekli astsubaylar emek ve alın terlerinin karşılığı olan haklarını tam olarak alamamaktadırlar. Fedakâr Astsubayların emek ve alın terlerinin karşılığı olan haklarını alamamalarının acısını en çok, cefakâr astsubay eşleri çekmektedir. Dağda taşta, arş-ı âlemde ve denizin dibinde vatanı savunan fedakâr astsubaylar; EVDEN UZAKTA KALDIKLARI ZAMANLARDA YOKLUK VE KITLIK DEMEDEN AİLENİN TÜM SORUMLULUĞUNU ÜSTLENEREK ÇOCUKLARINA HEM ANALIK HEM BABALIK YAPAN CEFAKÂR EŞLERİNE MİNNETTARDIR!
1) Vatanı için şehit ve gazi olan astsubay ve diğer vatan evlatlarının canlarının ve kanlarının bedeli ödenemez. 2) 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu uyarınca Türk Silahlı Kuvvetleri sınıfları, sınıflandırma yönetmeliğiyle belirlenir. Sınıflandırma Yönetmeliğinde “KURMAY” sınıfı diye bir sınıf yoktur.  Harp Akademisi mezunu subaylar, kimliklerinde ve imzalarında “KURMAY” sınıfı unvanını kullanmaktadırlar. Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Astsubayların her biri mimar, mühendis, hukukçu, ekonomist ve işletmeci unvanına sahip olduğu halde haiz oldukları unvanlarını kimliklerinde ve imzalarında kullanamamaktadırlar. Astsubaylar da haiz oldukları unvanlarını kullanabilmelidir. 3) Mimar, mühendis, hukukçu, ekonomist ve işletmeci astsubaylar mesleklerinin generali ve profesörü gibi çalışarak soğukta sıcakta, dağda- taşta, arş-ı alemde ve denizin dibinde hiç hata yapmadan canları pahasına vatanı savunmaktadırlar. Canları pahasına vatanı savunan Astsubayların özlük hakları; yazın serin kışın ılık bürolarında mesai saatlerinde görev yapan memurların özlük haklarıyla kıyaslanarak değil subayların özlük haklarıyla kıyaslanarak verilmelidir.
Yüksek öğrenim gören ve görmeyen tüm Astsubaylar 10. derece 1. kademeden göreve başlıyorlardı, yüksek öğrenim gören ve görmeyen tüm subaylar ise 8. derece 1. kademeden göreve başlıyorlardı ve mecburi hizmet 10 yıldan 15 yıla çıkarılmıştı. TEMAY Genel Başkanı rahmetli Kemal Kerim KALKAN, 4 yıl süreli yüksek öğrenim gören astsubayların; subayların göreve başladıkları 8. derece 1. kademeye 1 derece ilave edilmek suretiyle 7. derece 1. kademeden, 2 yıl süreli yüksek öğrenim gören astsubayların ise 8. derece 2. kademeden göreve başlamalarını sağlayan yasayı çıkartmıştır. Bu yetmemiş isteyen astsubayların daha erken emekliye ayrılabilmelerini sağlamak için sınıf okulu sürelerinin fiili hizmetten sayılması yasasını da çıkartmıştır. . Astsubayların 7. dereceden göreve başlamalarını sağlayan yasa sanıldığı gibi Anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmemiş, kısmen iptal edilmiştir. Kısmen iptal edilmesiyle 4 yıl süreli yüksek öğrenim gören astsubayların, subayların göreve başladığı 8. derece 1. kademeden, 2 yıl süreli yüksek öğrenim gören astsubayların ise 9. derece 2. kademeden göreve başlamalarını sağlayan yasa yürürlükte kalmıştır. Bilindiği gibi 18 yaş sonrası sınıf okulunda geçirilen süreler fiili hizmetten sayılmasına rağmen 18 yaş öncesi süreler sayılmıyordu. Danıştay kararıyla 18 yaş öncesi geçirilen sürelerin de fiili hizmetten sayılması sağlanmıştır.Geçmiş dönem TEMAD yöneticilerine yaptığım dava açılması teklifim “bunlarla ilgili kanun olmadığı için kazanılamaz” denilerek kabul edilmemiştir. Biri AİHM olmak üzere yedi adet dava açtım. Kazandığım çok önemli bir davanın temyizde bozulması üzerine davaların avukatlar tarafından açılması gerektiğine inandım ve davalarımı avukatıma devrettim.3 Mart tarihinde bir kademe kazandığımı ve 18 yaş öncesi sınıf okulunda geçen 2 yıllık süremin fiili hizmetimden sayılmasını da kapsayan sonuçları yayınladıktan sonra iltifatlarla teşekkür ve tebrik eden meslektaşlarıma çok teşekkür ediyor ve saygılarımı sunuyorum. Daha önce yayınladığım kararları okumamış olacaklar ki bazı meslektaşlarım ancak hukukçuların cevap verebileceği sorular sormaktadır ve örnek dava dilekçesi yayınlamamı istemektedirler. Soranların emekli ve görevde olması, görev yaptığı yer ve ikamet ettiği yer, sözleşmeli veya uzman çavuşluktan astsubaylığa yükselmesi, doğumu ve öğrenimi ve öğrenim süresi farklıdır. Dava süreci safhaları itibariyle uzun bir süreçtir ve bir dilekçe ile dava kazanılmaz. Avukat olmadığım için ve yanlış söylenecek veya yanlış anlaşılacak bir kelime mağduriyete sebep olabileceği için sorulara cevap veremediğimden ve örnek dava dilekçesi yayınlayamadığımdan üzgünüm. Benim kazandığım mahkeme kararı kişisel bir karar olduğundan herkese otomatikman uygulanmaz ve açılacak davayı etkilese de kazanılmasının garantisi olmaz. Daha önce yayınladığım yüksek yargı organı kararlarını meslektaşlarımın kendilerinin okuyup kendilerinin karar vermesi için tekrar yayınlıyorum Yeterli bilgisi olanlar kendileri dava açarak haklarını arayabilirler. Her il ve ilçede avukat vardır. İsteyenler ikamet ettikleri yerdeki bir avukata kişisel durumlarını anlatarak dava açtırabilirler,…
Birçok meslektaşım sosyal medyada ve telefonla davaları sormaktadır. Önemli bir kısmı yeni sonuçlanan ve son safhada olan davalar aşağıdadır.Anayasa Mahkemesinin kararına göre iki yıl süreli yüksek öğrenimli emekli astsubayların göreve başlangıç derecesi 9/2 ve dört yıl süreli yüksek öğrenimli emekli astsubayların ise 8/1 olmuştur. Birçok meslektaşım gibi hiç sınıfta kalmadan ben de 14 yıl öğrenim gördüm. Emekli aylığımız bizden az öğrenimli bazı albayların emekli aylığının üçte birine yaklaşmıştı. 2008 yılında özlük haklarımızla ilgili olarak TEMAD hukuk komisyonu tarafından dava açılması teklifim kabul edilmeyince kendim dava açmaya karar verdim. Genel Başkan olmadan önce TEMAD Genel Başkanımız Sayın Ahmet KESER  İş Mahkemesindeki duruşmaya katılmıştır. Pozitif enerji destekleriyle yanımda olan tüm değerli meslektaşlarıma gerektiğinde onların destek oldukları gibi aynı şekilde ben de destekleyerek onların yanında olacağım. Kazandığım çok önemli bir dava temyizde bozulunca davanın bir hukukçu tarafından tüm hukuki boyutlarıyla incelenip araştırıldıktan sonra açılmasıyla ve yasaya uygun ispatlanmasıyla kazanılabileceğini anladım ve gerekeni yaptım. İsteyenler ikamet ettikleri il ve ilçelerdeki avukatlardan hukuki yardım alabilirler.1971 YILINDA RÜTBELERİN DÜŞÜRÜLMESİ; Reddedilmiştir. ASTSUBAY SINIF OKULU; 18 yaş öncesi Astsubay sınıf okulunda geçen 2 yıl 1 ay süreme karşılık ben de 2 maaş emekli ikramiyesi ve % 2 maaş artışı kazandım. Yaş’ a takılan emekli olsaydım iki yıla yakın erken emekli aylığı alabilecektim, görevde olsaydım erken emekliye ayrılma hakkı kazanacaktım.FİİLİ HİZMET ZAMLARININ DERECEDEN SAYILMASI: Reddedilmiştir. 9/2 GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECESİ (İNTİBAK): Bir kademe yükselme kazandım. KEFALET İCRASINA AİT İTİRAZIMIN İPTALİ DAVASI; Reddedilmiştir. HİSSE; AİHM'de reddedilmiştir. İsmail TURAN05056576412
Anayasamız, vatandaşlarımızın çok okumasını teşvik etmekte ve ekonomik olarak desteklenmesini istemektedir. Tüm emekli ve muvazzaf astsubayların heyecanla bekledikleri intibak yasası bir yıl önce kabul edilmiştir. Yasa, hiçbir tazminatı kapsamadığından ve çok okuyana az, az okuyana çok kademe verdiğinden ve müktesep hakları yok ettiğinden hatalı doğmuştur.Zor şartlarda ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrenimi gören astsubayların hiç biri çok okuduklarından pişmanlık duymamakla beraber intibak yasasıyla mağdur olduklarından burukluk yaşamaktadırlar. Çok zor şartlarda yüksek öğrenim gören emekli ve muvazzaf astsubayların mağduriyetlerinin bir an önce giderilerek hak ettikleri derece ve kademelerinin ve tazminatlarının verilmesini Sayın Devlet büyüklerimizden diliyorum.