ADALET ARAYAN

ADALET ARAYAN (111)

YAZAR : MEHMET ÖZTÜRK

Ağalık'ta,  Marabalık'ta  keşke 33 yıl öncesinin Efsane Züğürt Ağa  filminde kalsaymış,  Hasadın , (cukkanın)   " altı "  payınıda kendilerine ayıran  ,  Ağanın  pohunun  üstüne  poh  olmasın diye   s...tığı  helayı  dahi ayıran ,   Kendisinden gayrısını  "İnsan " yerine koymayan ,  "cüzzamlı"  muamelesi yapan ,  70 Yıldır "İnsan hakları"nın kutlandığı dünyada ,  69,5 yıl önce altına imza koyan ülkemde bu hakkı kendinden başkasına layık görmeyen , Görev yaptığı kurumu  babasının mülkü gibi görüp , keyfi uygulamalara imza atan  , "İnsanca yaşam"  isteyen marabaya (!)   "Bilerek - isteyerek maraba oldunuz"   diyen  , "Maraba " olarak gördüklerinin  " eğitimli "  olmasından  hiç haz etmeyen  günümüz Ağalarına  , VE ,  BÜTÜN BUNLARA RAĞMEN  ; Ağası yaşasın diye Canlarını  seve seve veren , ama Ağanın gözünde  Marabalıktan  öteye gidemeyenlere ithaf olunur . . .    * * * Kim demiş " ülkede Ağalık  yok "  diye ?   AHANDA  AĞA . . .       O,  AĞADIR;   Tel örgülerle çevrili çiftliğin, hatta memleketin sahibidir, Yediği , içtiği ,  s..... tığı ayrıdır .Her yıl hasattan aslan payını alır. Yukarısı ile ilişkileri sıcak tutar orada kim olursa olsun, yeterki kendi çıkarlarına halel gelmesin ,   Binlerce çalışanı vardır emrinde adına  "Maraba"  dedikleri,    Yıllardır  hasat taksim edilir,  Ağa'ya  göre son derece adil ! ,   Ağa'nın pay taksimindeki adalet anlayışı  budur ;  6 pay ağaya - sıfır pay marabaya ,   Önceden  altı pay vardı Ortada, Hepsini de kendine alıyordu Ağa,  kolay değil ağa'da kursak geniş , mide sanırsın dört gözlü ,   Varsın  Marabalar perişan olsun,  varsın maraba doymasın, Ağanın umurunda mı? ,   Marabasından dört yumurtayı esirgeyen günümüz  ağası , kendi kursağından "Deveyi hamuduyla yutmak"ta hiç sakınca görmemiş ,   Nede olsa nalıncı keseri her daim elinde  , elbette ağa'dan yana yontacak ,   Ağa mide fesadına uğrarken  ,marabasının  mide gurultusunun sesini duyacak değilya ,   Ağayı kızdırmaya gelmez, Satıverir tüm köyü Marabası ile birlikte , olmadı koyuverir kapının önüne marabasını  tek sözü ile ,   Ağa'dır o , aynı zamanda  Hekim , aynı zamanda Kadı ,    Lakin,   Zamanla O'da yetmez oldu  ağaya,   Ağada gırtlak geniş, lenger gibi  değil altı pay, on altı pay olsa  Rab bana-hep bana diyecek,   Baktı ki olmuyor,   Sonra yakın geçmişte bir pay daha icat etti Ağa,   yukarısı ile tutulan sıcak ilişkilerin sonucu,     Adı; "Yedinci pay",   Onuda taksim ettiler geleceğin Ağaları arasında ileride kavga çıkmasın diye "Adilce" !   Şöyle ki;   Senin  fotörü  giymene  " bir yıl…
Ne istiyoruz ? , Neden yazıyoruz ?, Neden yazmak zorunda bırakılıyoruz ?, Neden sadece bir kesim  rahatsız ?,   BİZ ; Hak - Hukuk - Adalet - İnsanca yaşam - TSK'da Aidiyet duygusu yıllardır örseleniyor ,  vaz geçin gözünüzü kapatmaktan, kulağınızı tıkamaktan, dedikçe, "Aile " olmanın gereğini yerine getirin , lafonten'den masalları bırakın ,  masal dinleme yaşını çoktan  geçtik "  dedikçe  , Masallar karın doyurmuyor,  vakit icraat  vakti " dedikçe ,  sizler kafanızı biraz daha kuma gömdünüz , sandınız'ki; böyle yaparsak sorunlardan kurtuluruz,  1951 den beri kış uykusundasınız , uyanın artık,   Oysa,  çözüm iradesi elinizde,  lafı  hiç eğip bükmeyin "Biz istedik,hükümet vermedi"  diye,  böyle deyip hiç olmazsa kargaları güldürmeyin ,    Hepimiz bir elin parmakları kadarız , biz sizi - siz bizi iyi bilirsiniz ,  bu topluma yaklaşımınız 1951 den beri karnınızdaki kırk tilkinin birinin kuyruğunun diğerine değmediğinden belli değilmi ?   TSK Mademki  buyurduğunuz  gibi " Subay - Assubay  Birdir - Bütündür " , Sabah akşam buyurduğunuz gibi  "Biz bir aileyiz",    O halde bunlara ne demeli ? ,   Tam 49 yıl öncesi,  neden yaşandı 1970 ?  gereken ders çıkartılmadı  neden ?  o gün bize hak verenler çözüm üretmediler  neden  ?  ardından 1975  geldi çattı,   1970 de gereken ders çıkartılmadı'ki  1975  meydana geldi ,  demek'ki tarih tekerrür ediyor,  eğer ders alınsaydı hiç  tekerrür edermiydi ? ,   Yine kafanızı kumdan çıkartmamakta ısrar ettiniz , Ve tarih ;  14. 03. 2014    2014  Yılı 14  Martında  ülkenin başkentinin orta yerinde on binlerin katıldığı bir eylem oluyor , üç adım ötede etkili yetkililer yine suspus , yine kafalar kumda , yine dut yemiş bülbül ,   Hiçmi rahatsız olmadınız o görüntülerden, hiçmi suçluluk duymadınız, hiçmi  şapkanızı önünüze alıp bir kere olsun düşünmediniz ?   TSK'daki adaletsizliklere sessiz kalamayıp bu sorunları yıllarca köşesine  taşıdığı için Çaresizliğinizden  gazeteciyi mahkemeye veriyorsunuz , Neden ?,   "Aile" isek,  neden sadece bu toplum sesini duyurmak zorunda bırakılıyor ?,   Yıllardır sosyal medyada bir ses- bir nefes olmaya  mecbur bırakılıyoruz ,  Neden ? ,   Madem "Alileyiz", madem TSK'da herşey güllük gülistanlık Ülkenin ana muhalefet partisi  bu toplumunun "GASP" edilen özlük haklarını ,  engellediğiniz "EĞİTİM" hakkını  seçim beyannamesine  yazıyor , Bu ayıp kimin ?   Madem   buyurduğunuz gibi bir "Aileyiz" ,  TSK'da hiç bir sorun yok , o halde ülkenin Cumhurbaşkanı Kayseri'de ki konuşmasında  Özlük hakları ve eğitim sorununu dile getiriyor,  Neden ? ,   "Bütünüz" diye buyurduğunuz TSK'da Allaha şükür hiç bir sorun yoksa, zamanın…

YEDEK ASSUBAYLIK

23 Şub 2019
4590 kez
Yazan
Hepinizin derdi aynı , zamana oynamak , sırası gelenin oturduğu o koltukta  "Aileyiz"  masalını  ballandıra ballandıra anlatmak , etimizden sütümüzden olabildiğince faydalanmak,   Sizden öncede birileri  "Assubay devriminden"  bahsetmişti ,   Sonuç ; Gele gele şapka sakındırağına gelen sarı şerit oldu ,  pantolon kenarındaki siyah şerit yok oldu,  hepsi bu ,  Öyle ya , Adı üstünde : "Assubay devrimi " ,  sonrada günah çıkartmıştı  ağam ,  " Vatan hainini general yapmışız , kahramanı Assubay " diyerek ,   1951 Den beri "DAĞ" gibi biriken sorunları hala çözme iradesi gösteremeden , ortaya  "Yedek Assubaylık"  diye bir konu atmak, "Cambaza bak " demenin bir başka yoludur , 49 yıl hizmet ettiğinizi söylediğiniz TSK'da , "ben bu sorunu çözebilecek iradeyi gösteremiyorum " deyip havlu  atmaktır ,   sizin derdiniz "ÜZÜM YEMEK "  hiç değil ,sizin derdiniz "BAĞCIYI DÖVMEK" ,  Sizin derdiniz suya sabuna dokunmadan sıvışıp gidenlerin kervanına katılmak ,   Başka kuvvetleri bilemem ancak  Hv.Kuvvetleri demek Uçak demektir, Uçak demek  Pilot + Makinist demektir ,  biri olmadan diğeri olmaz demektir ,Hv.Tek.OK.K'lığıdaki hangarın duvarında daha düne kadar  yazılı olan , sonra ince bir kıvraklıkla değiştirdiğiniz  "BİR HAVA KUVVETİNİN TEMELİ BİR UÇAK VE ONUN MAKİNİSTİDİR"   yazısına ihanettir bu düşünceniz , Uçak bakım Assubayının aldığı eğitimin , gördüğü kursların toplamı lisans seviyesinin çok üstündedir ,  bilirmisiniz ?  Bunu  EN İYİ   bu düşünceye belliki tek kelime etmemiş olan Hv.K.K  bilir , Bir zamanlar adı  OJT olan ,  sonra GBE  (Görev Başı Eğitimi ) denilen , 3 - 5 - 7 ehliyet seviyesi ile İhtisasının en tepesine çıkan , Bu seviyeye gelebilmek için ömrünün  minimum  ON yılını veren Assubaya altarnatifmi arıyorsunuz bu düşünceyle ?,    Efendiler ; " Yedek Assubay "  yetiştirmeyi düşündüğünüz sürede memlekette KABAK yetişmiyor bilesiniz ,   Yarın uçaklar patır patır dökülmeye başlarsa sakın sorumlu aramayın ,  gidin iki saat tanzim satış kuyruğunda bekleyip Kabak alın ,  zira elinizdeki kabak yetiştirmeyi düşündüğünüz  " Yedek Assubay"dan  daha uzun sürede yetişiyor ,   Assubayın   sorunlarını çözdünüz , sıra "YEDEK ASSUBAYA"mı geldi ? YÖNETİCİ NOTU: MSB. TARAFINDAN AÇIKLANAN ASKERLİK SİSTEMİ ŞEMASI   

PEKİ SİZE NE DEMELİ?

18 Şub 2019
4954 kez
Yazan
O günün Jandarma  Genel Komutanı, bu günün Genelkurmay Başkanı ,   TARİH : 08.09.2016  / Jandarma Genel Komutanı  Orgeneral Yaşar Güler : "Çukurca'da ölüm kalım savaşı veriliyor".  https://www.cnnturk.com/turkiye/org-yasar-guler-cukurcada-olum-kalim-savasi-veriliy=22&Mkl=907555   VE ;   Yaklaşık  28 ay sonra :   TARİH : 30.12.2018   MSB. Hulisi Akar :  " Ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışı içerisinde göğüs göğüse mücadele ediliyor "   http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1185729/Bakan_Akar_dan_yeni_yil_mesaji__Olursem_sehit_kalirsam_gazi....html     Tam  28 ay önce sormuştuk ,  belki unutmuşsunuzdur  diye bu kez ikinize birden  soralım;   Çukurca'da "Ölüm kalım savaşı" verenler kimler sayın Güler?     " Ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışı içerisinde göğüs göğüse mücadele edenler" kimler sayın Akar?   Zati alinizin tabiri ile; " Genel müdüre benzettikleriniz mi, yoksa  "Çaycı" yakıştırması yaptıklarınız mı?  Yoksa, 6 çeşit tazminatı tereyağından kıl çeker gibi kotaran, sıra Astının hakkını hukukunu korumaya gelince topu Hükümete atan, ardından da "Dut yemiş bülbül " gibi susan, ömrübillah kafasını kuma gömenler mi ? Hangisi ?..    Yoksa,  Antalya'da   31 tane , Hakkari'de 1  tane olan Albaylar mı veriyor ölüm kalım savaşını, Hangisi?    "Bu işin sonunda şehadet var" diyerek öleceğini bile bile emirle ölüme gönderilen Ömer'in meslektaşları mı , yoksa Ömer'e  "Ölme" emrini verip, kendisi bir üst rütbeye terfi edenler mi, Hangisi ?    "Beylik tabancası" diye işe yaramaz çakaralmazları verdikleriniz mi , yoksa ölüsüne dahi silah verdirebilmek için yasa çıkarttırdıklarınız mı, Hangisi ?    "Hainleri general yapmışız, kahramanları Assubay" diyenler mi , yoksa  Eğitimli olmasından korkulanlar mı, Hangisi ?    15 Temmuz'da " Kelepçeyi Assubaya taktırmayın" diyen zavallı mı , yoksa ona o kelepçeyi takan Assubay mı ,  Hangisi ?    * * *  Halef - Selef TSK'nın bir numarası olanlar  28 Ay ara ile benzer sözler ediyor, Ne tesadüf!      " Ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışı içerisinde göğüs göğüse mücadele ediliyor "  Diyen  MSB'  sayın Akar ,   Sayın bakan,  Kimdir o  " Ölürsem şehit kalırsam gazi anlayışı içerisinde göğüs göğüse mücadele edenler" ? Bi diyin hele? Bi diyin de biz de - Millet de öğrensin  kimdir bu kahramanlar ?    Kafasına silah dayanıp , Mürtede götürülenler mi , yoksa Naaşı bu gün Çukurkuyu'da yatanlar mı ?    Başka türlü sorayım,   " Sizin de kafanıza silah dayansaydı ne yapardınız ? " diyen zati aliniz mi, yoksa   Afrin'de  Telsizle " Komutanım jetlerimiz tepenin yamacını vursun, biz zaten emniyetimizi aldık , gerekirse biz burada şehit olalım , bu hainler de burada gebersin"  diyen Assubay Abdullah Taha Koç mu,  Hangisi?   Bir kaç yıl erken fötörü giymesi için  ekstra…
Kendilerininde varlığını kabul ettikleri, ancak   öncesinden vaz geçtik 1951 den beri asla  bile - isteye çözüme kavuşturmadıkları kangrenleşmiş sorunları sosyal medyada  ibretlik  belgeleri   cümlemizin gözünün için soka soka yazan, bu belgelerin çözüm için müspet değerlendirilmesi gerekirken , bu sorunları YOK sayarak kafalarını her geçen gün biraz daha kuma gömen , BİZ değil sadece BEN diyen , her darbeden sonra kendilerine imtiyazlar kotaran , her ahvalde  gelmiş geçmiş bütün hükümetlere SADECE kendileri için teklifler veren ve hepsini'de hayata geçiren , ölüsünün varisine dahi  kılıç  vermek için kanun çıkarttıran , Konu Assubay oluncada  "sizin muhatabınız biz değiliz" diyen , sonrada koro halinde hep bir ağızdan  "TSK; Subay - Assubay bir bütündür, biz bir aileyiz" diyerek  eylemleri ile söylemleri  çelişen ve bu aymazlıkları su yüzüne çıkartan meslektaşımız,  Assubay  Şükrü Irbık ;     Yazdığı her yazıda  geçmişten günümüze silahlı kuvvetlerdeki BENCİLLİĞİNİZİ , NALINCI KESERİ zihniyetinizi , KARINCANIN BELİNİ İNCİTMEYEN becerinizi  , 1951 den beri söylediğiniz birbirinden güzel  ninnilerle bu toplumu nasıl uyuttuğunuzu  Belgeleri  ile gözünüzün içine  içine sokan , hiç birisine'de  " bu belgeler gerçek dışı" diyemediğiniz  için çaresizliğinizden topunuzun birlikte  şahsınıza hakaretten mahkemeye verdiği  ve  neticede kazandığınız 250 tl  tazminatı ağız tadı ile yiyebilecekmisiniz  hukuksuz orduevi yasaklarından dolayı vicdanınız rahatmı acaba  ?      Assubay Şükrü Irbık'a  babanızın malıymış gibi ,  sadece siz çok yıldızlıların şahsi malıymış gibi "Ömür boyu sosyal tesisleri yasaklamak " çaresizliğinizin dışa vurumu değilde nedir ?,     Anlamak istediğimiz , Daha düne kadar  "geleceğin cumhurbaşkanı adayı"  zihniyeti ile yetiştirildiğiniz mektepten mezun olurken diploma beraberinde Ordu evlerinin - Askeri kampların - Gazinoların ve diğer sosyal tesislerin  TAPULARI'DA  sizlere verildi'de biz'mi bilmiyoruz ? ,     Şahsınıza hakaretten tazminat davası açtığınız Assubay Şükrü Irbık'a   makalesinde   sizlere sunduğu belgelerin  keşke GERÇEK OLMADIĞINI söyleyebilseydiniz ve bunu ispatlayabilseydiniz , ( Tabiki  o bilgi ve donanıma sahip iseniz ) ,   bu yolu seçmek yerine "HAKARETTEN" tazminat davası açmanız  , o makalede yazılanlardan TEK KELİME edememeniz  TSK'nın varlığından beri VAR olan adaletsizliklerin kabulü anlamına gelmektedir,       KEŞKE ;   Assubay Şükrü Irbık'ı   vede  gazeteci Umur Talu'yu   hakaretten mahkemeye  vereceğinize ,   Sadece son üç yılda 53 Assubay neden intihar etmiş ? onu araştırsaydınız ,   Keşke , bu tür yazılar neden yazılıyor ? ,  onu araştırsaydınız ,     Şükrü  Assubayı mahkemeye vereceğinize "Aileyiz- biriz - bütünüz " dediğiniz kurumda , 15 Ağustos 2016 da Kıbrıs'ta Assubayına sözlü - fiziki şiddet uygulayan albay Mustafa Serdar Sevgili'yi mahkemeye verseydiniz , ama siz bırakın…
MSB. Sayın Akar, TBMM. genel kurulunda CHP gurup başkan vekili Sayın Özgür Özel'e hitaben  " tsk' ya 49 yıl hizmet ettiğini " söylüyor,    * * * Ne demeli bu söze ?    Neyleyim TSK'da "Hz. Ömer" adaletini sağlamadığınız 49 yılı ?   Neyleyim 49 Yıl " Dibini aydılatmayan mumu " ?   Neyleyim  "Biz" değilde , "sadece " BEN" diyerek geçen 49 yılı ?   Neyleyim TSK'nın % 70 inin yarasına merhem olmadan geçen 49 yılı ?   Neyleyim Verdiği sözü dahi yerine getiremeden geçen 49 yılı ?   Neyleyim sadece kendine Müslüman olan kafa yapısını ?   Bulunduğunuz makamda, Ast'ın hakkını - hukukunu kollayıp korumak görevinizken, bunu yerine getiremediğiniz 49 yılı neyleyim ?   Bilesiniz'ki ;   Sizinde adınız , sizden öncekiler gibi anılacak.   Nedenmi ?   Verdiği sözü yerine getirme iradesi gösteremeyenlerin , TSK'nın sadece kendilerinden ibaret olmadığını anlamak istemeyenlerin ,   Her kademede komuta ettiği kurumda  " Adaletin " sağlanmasına zerre kadar katkısı olmayanların ,  Beyinlerindeki " Nalıncı keseri " dürtüsünü  67 yıldır yenemeyenlerin değil 49 yıl , 149 yıl hizmeti olsa ne yazar.  Ha,  " Tanırım iyi çocuklardır" diyipte Şemdinni kitapevi baskını olayında Assubayını yanlız bırakan Y. Büyükanıt ,    Ha,  " Kasaptaki ete soğan doğramayan" , Askerimizin kafasına çuval geçirildiğinde sesi çıkmayan  H. Özkök ,    Ha,  Basın toplantısında elindeki silah için " Boş boru" diyen İ. Başbuğ,   Ha,  Afyon cephanelik patlamasında onlarca Şehit verildiği bir ortamda Afyon valisinden "Sucuk - Kilim " hediye alan, sonrada fötörü giyince  " Hepimizin özür dilemesi gerek" diyen N. Özel ,    Ha, "Başbakan TAK diye emreder, ben ŞAK diye yaparım"  diyen  D.Güreş ,   Ha,  " Bir Başçavuş benim teğmenimden fazla maaş alamaz" diyerek Sap'la Saman'ı birbirine karıştıran Netekim K. Evren ,    Yok aslında birbirinizden farkınız , Hepinizin ortak noktası ; Sadece kendinize Müslüman olmanız,   TSK'yı sadece kendinizden ibaret sanmanız ,    Hiç şüpheniz olmasın'ki,  Sizinde adınız , sizden öncekiler gibi anılacak ,    Belli'ki ; TSK'da Adaletin - İnsanca yaşamın tesisinin hayata geçirilmesi sizinde üstesinden gelebileceğiniz bir görev değilmiş ,    Bu sorunu " çözme gururu " ne yazıkki sizden öncekiler gibi sizinde hanenize yazılamadı ,   * * *    "Sizinde başınıza silah dayansaydı ne yapardınız?" diyen sayın bakana ,    Terörist kovalarken sehven sınırı geçip teröristlere esir düşen, bilahare  opererasyon ile kurtarılıp yurda getirilen , zamanın başbakanı tarafından meydanlarda gururla müjdelenen , zatialinizin gen. kur. bşk'lığında " Tsk' nın ve…
Assubayın var oluş tarihinde öncesinden vaz geçtim,  1951 yılında yasa ile adına Assubay denilen , TSK'nın emek gücü, Beyin gücü , Teknik bilgi donanımı üst düzey  "Ordu" denilen yapının omurgası ,  Bir emirle ölüme gidebilen  ,  olmazsa olmazı Assubayları tanıyalım.   Bu kez bir fener tutalım üzerlerine , onları tanımayan büyük kitlelerin beyinlerinde bir şimşek  çaktıralım  , bir an olsun düşünmelerini sağlayalım , kimdir ,ne yer ne içer , nasıl yaşar , nasıl çalışır , daha açıkçası ne iş yaparlar ? diye .   Şimdi hep beraber bakalım fenerin ucundaki Assubaylara ,     Sahi , kimdir bu Assubaylar ?   Kanun önünde subayın yardımcısı denilmiş,  Oysa bir Assubay  "Maymuncuk gibidir , Joker "gibidir,  iş bilenin elinde  İngiliz anahtarı'dır  . anlamadığı iş, yapamayacağı görev yoktur , Hava kuvvetlerinin en teknik sınıfıdır , Muharip- eğitim-ulaştırma uçaklarının bakım arızalarını üst seviyede gerçekleştiren teknikerlerdir,  Bir üniforması kefeni , diğer üniforması yağlı tulumdur ,   Pilotun bir saatlik uçuşu için onlarca saat mesai harcayan , arızalı uçağı faal etmeden evine gitmeyen , gerektiğinde ertesi günü istirahat kullanmadan mesaiye devam eden biyonik adamdır ,   Yeri gelir nöbetçi Assubayı, yeri gelir nöbetçi subayı görevini ifa eder ayda en az 4 - 5 defa,   Denizde ; Bir avuç yerde subay ile müşterek çalışan iş ortağıdır, olmazsa olmazıdır, Kara'da ;  Tankın- topun - zırhlı araçların kademede bakım - arızasını gideren o'dur ,   himayesindeki binlerce askerin karnının doyurulmasını sağlayan yine o'dur , hanımefendinin evinin çarşı pazar, banka işleri vs. ile ilgilenen yine o'dur, ağanın evine maydanoz gidecekse yine o görevdedir ,       Uçaklardan , pist'lere ,  hangarlara , gemilerden tanklara, mühimmata , daha açık yazayım  "it kulübesine" varıncaya kadar zimmet yüklenen , tayin olduğunda'da o zimmeti devretmek için meyil izninin yarısını sayım yapıp devretmekle geçirmek zorunda kalan yine o'dur,   Bu kadar zimmetin - sorumluluğun paralelinde  hiç yetkisi olmayan o'dur,  subayın gitmediği kuş uçmaz kervan geçmez dağ başında bir karakola komutan diye atanan yine o'dur,   1984 den beri terör belasına en çok şehit verenler yine Assubaylardır,  buna rağmen  daha düne kadar cenazeleri dahi  "Hacı bayram - Kocatepe " diye ayrılanlardır,       Subayın omuzuna bir yıldız daha koyabilmesi için denetlemelere bir yıl öncesinden (!) hazırlanan yine o'dur,  Gecenin kör karanlığında kamyon farı eşliğinde emirle cephaneliğe sokulan, sonrada parçalanmış cesetleri askeri mahkemede suçlu bulunan yine O'dur,    Tek kurşun atılmayan Şah-Fırat operasyonunda basına bilgisi dahi doğru verilmeyen yine o şehit Assubaydır,     Meslek hayatı boyunca ancak bir-iki…
SARAYIN KONUKLARI :    "Nur Yerlitaş , kimdir bu hatun ? "  -  Bağlama işini bağlayan  bağlamacı  "Yavuz Bingöl",   -  Emel Sayın ,    Bu devirde sultan'da sensin padişahta "Sibel Can "  -   Haydi abbas , "Mustafa Keser"  ,   Ne iş yapar "Esra Erol ? " - Kaç koca eskitti  "Seda Sayan" ? -  "Orhan Gencebay"  -  Necidir Sevim Emre ? ,      Aykut Kocaman  -  Ümit Besen , -  Ne demeli , kimdir  "Wilma Elles ? "  -  Megri megri İbrahim Tatlıses,    12 yaşında bir çocuk "Emir berke Zincidi   -  Ufuk Sarıca  - Tanju Çolak - " Eser Yenenler  ne iş yapar ? " , Klarnetçi Serkan Çağrı    -  Murat Dalkılıç - Berdan Mardini -  Kah açılıp kah kapanan  hatun Niran Ünsal  ,   İbrahim  Sadri -  Osman Sınav - Kenan İmirzalıoğlu - Tolga Zengin -  Harun Erdenay -  Turgay Demirel , Muazzez Ersoy  -  Muazzez Abacı  -  Ne demeli "Bülent Ersoy!a  ?   -   İşini bilen hatun "Hülya Avşar   -  Özdemir Erdoğan ,    Hasan Kaçan  -   Bilen varmı necidir "Ece Erken  ? "  -  Mustafa Sandal  -  "Cem Belevi ? "  -  "Sinan Akçıl ? "  -  Bülent Uygun ,     İşini bilen şeytan  "Rıdvan Dilmen"  - Şoray Uzun  -   Bülent İnal  -   Kadir Çöpdemir  -   Safiye Soyman  -  Necidir "Faik Öztürk  ? " ,    Işın Karaca  -  Coşkun Sabah  -  Tamer Yiğit  -  Ajda Pekkan  - Perihan Savaş  -  Ahmet Özhan ,    Yonca Evcimik  -  Kutsi - "Alişan ? "  -  "Necati Şaşmaz ? "  -  Nereden nereye "Gamze Özçelik "  -  Burcu Çetinkaya ,   Cengiz Kurtoğlu  - Murat Yıldırım  -  Fas'lı hatun "İmane Elbani "  -  Magazin yorumcusu  Hakan Ural ,    Hakan Peker  -  Hande Yener ,  - Dombıra  dedi yetmezmi  "Uğur Işılak "  -  Nurettin Sönmez  -  Cemal Hünal   ,    Serdar Gökhan  - Linet  -  Sinan Özen -  Tolgahan Sayışman  -  Seçkin Piriler  -  "Şafak Sezer , buna ne demeli ? ",     Sanırsın katillerin korkulu rüyası "Müge Anlı "  -  Basketbol tayfası  -  Damadının aldığı konyaaltı plaj ihalesi ile Hülya Koçyiğit ,   23 Nisan'da kabul edilen çocuklar - Galatasaray futbol takımı ,  Gizemli zengin tv.  sahibi ,  boşanması  şehit haberinden çok ses getiren Acun Ilıcalı , Yargı mensupları -  Akademisyenler  -  Taksiciler -  "Ramazan davulcusu ? "  - "Güzellik uzmanları ? " ,   Değişmeyen konuk : Muhtarlar  -  "Mülteciler ? ? ?  "  -   vede " FESLİ'LER ? ? ? " , Ve , sayamadığımız daha kimler  kimler  kimler  ?,   Adı ;  Magazin dünyası , spor dünyası , sanat dünyası , sahne dünyası , sinema dünyası , Televizyon dünyası , moda dünyası  denilen süslü , süslü olduğu kadar Çok büyük çoğunluğunun…
Hanginiz'den başlayayım söze ,  bi deyin hele hanginiz'den ? ,   El birliği ile yok ettiniz ömrümüzün bir yılını daha ,  adaleti göremeden bu dünyadan göçüp giden her bir Assubayın vebali şüpheniz olmasın'ki üzerinizde olacak ,  Yaşam  mücadelesi vermeye  çalışanlardan aldığınız  hayır duaları (!)  kulaklarınızda her daim çınlayacak ,   Önce Siyasi iktidardan'mı başlayayım , yoksa  Masalcılardan'mı ? ,   Yıllardır sadece Assubay zümresine üç maymunu oynayan İktidaramı , Yoksa  365 gün 7/24 damarlarımıza "Aile" masalı  zerk  edenleremi diyeyim ,   Öncelik Masalcılara olsun :   Silivri'ye - Sincan'a - Hasdal'a düşünce akıllarına  ADALET gelen masalcılar ,   Kendileri dam'a düşünce maaş katsayısını anında 1/3 den ,2/3 e çıkarttıran masalcılar ,   Kendi deyimleri ile "Mesleğinde temayüz etmemiş"  albaylara  bir kaç yıl erken fötörü giydirmek için ekstra 60.000 tl'ye varan ikramiye verdiren  masalcılar ,   Dört yumurtaya gösterdikleri hassasiyeti , Kafaya çuval, ele ters kelepçe takılınca göstermeyen masalcılar ,   "Haini general yapmışız, kahramanı Assubay" diyen masalcılar ,   TSK' da Assubayın'da  var olduğunu sadece görevde ve musalla'da hatırlayan masalcılar ,   Ast'ın hakkına - hukukuna  şehla  bakan masalcılar ,   Bu güne kadar kendi taleplerinizi gelmiş geçmiş tüm hükümetlerden  "tereyağından kıl çeker gibi - karıncanın beline bir zarar vermeden - Mikro cerrahi uzmanlığını kıskandıracak hassasiyette " sessiz ve derinden hanelerine yazdıranlar , 2019 dada aynı türküyü koro halinde söylemeye devam edecekler şüphesiz : AİLEYİZ  diye.   Biz , dinleyicilerden'de bu çok sesli koroya iştirak etmemizi isteyecekler , ele - güne karşı , maksat birlik - bütünlük mesajı vermek,  YERSEN  ,   Sonra Plak yine başa dönecek; "Vallahide , billahide çalışmalar devam ediyor , biz teklif ettik konu hükümetin önünde " ,   İyi'de  ağalar , beyler, efendiler  ve dahi paşalar ,   Sizin yıllar önce "Davulla toplananlarınız " dahil , lise mezunlarınız  , iki yıllık  - üç yıllık harp okulu okuyanlarınız tamamı  4 yıllık harp okulu  mezunu sayılmadınızmı ,  tamamınız bir gecede 8/1 de eşitlenmedinizmi ?,   Gırtlağınızdan  geçen 6 çeşit tazminatı ( havyarı)  hükümetler sizin talebiniz olmadanmı sizlere layık gördü ?,   Sadece kendiniz için bütün bunlar sizlerin talepleri doğrultusunda gerçekleştiğine göre ,   Olur olmaz "AİLEYİZ" diyorsunuz'ya , o halde şunu bir kere daha soralım,   NEDEN SADECE KENDİNİZE ?,   Göreve - Ölüme giderken Sizden önde olanlar , bir emirle gözünü kırpmadan ölüme gidenler , sizlerin  "dağ başı" diye gitmediğiniz yerlere "komutan" diye gidenleri  neden kendinize isterken hatırlamadınız  efendiler , NEDEN ?,   "Söz namustur"  ve ağızdan…
Siz ; Sayın Cumhurbaşkanı, * 8 Haziran 2018 de Kayseri komando tugayında Milletin gözü önünde Assubaylara verdiğiniz sözü bu güne kadar yerine getirmediğiniz için , * Emekli olup ikinci işte çalışmak zoruna bırakılanlar arasında bulunan ( Assubaylar'da dahil ) , çalışan emekliye hitaben " Yok öyle çift dikiş" diyebildiğiniz için.   * Hangi emekli istemez Avrupalı emsal emekliler gibi yaşamayı, onlar gibi ülke ülke dünyayı dolaşmayı ? ,  emekli ikinci işte çalışmak zorunda kalıyorsa bu ayıp kimin  ?   * "Asker havyar dahi istese verilecek" deyip , 6 çeşit Havyarı sizden önceki hükümetler ve sizin zamanınızda (!) sadece rütbeleri omuzunda olanlara layık gördüğünüz için .   Madem rütbesiz asker (Er)'den , Mareşal'e kadar herkes Askerse neden havyar  TÜM TSK  PERSONELİNE ADİL paylaşılmıyor'da sadece TSK'nın bir kesimine  layık görülüyor ?   Üç çeşit Havyarın var olduğu dünyada  ( Beluga , Kaluga , Sevruga ) ,   Buyurun  "Aileyiz " dedikleri TSK'da sadece Subayın  kursağından geçen  havyar çeşitlerine :    1)  Makam havyarı, 2)  Komutanlık havyarı , 3)  Görev havyarı , 4) Temsil havyarı , 5) Kadrosuzluk havyarı , 6) Komkarsu havyarı ,   * Yaklaşık 55.000 Muhtarı kafileler halinde İspanya'ya tatile gönderirken , bu topluma Kör - sağır - dilsiz kaldığınız için .   * Davulcunun - zurnacının , Şarkıcının - türkücünün , Oyuncunun - MÜLTECİNİN  , Taksicinin - muhtarın ve çeşitli meslek mensuplarının defalarca ağırlandığı  saraya,  sadece bu toplumun temsilcilerinin davet edilmediği için .   Siz ; Sayın Ahmet Davutoğlu ;   * Başbakanlığınız  döneminde Malatya - Konya mitinglerinde meydanlarda  göğsünüzü gere gere , gözümüzün   içine baka baka Assubaylara verdiğiniz sözü yerine getirme iradesi gösteremediğiniz için, o günden bu güne bu sözleriniz hakkında ağzınızdan  müspet - menfi tek bir kelime duyamadığımız için .   Siz; Sayın Binali Yıldırım ;   * " Bize yeni Ömer Halisdemir'ler lazım , onun gibi yürekli , aslan gibi delikanlılara ihtiyacımız var"  deyip, ama o  aslan gibi delikanlılar için Başbakanlığınız döneminde kılınızı kıpırdatmadığınız için .   Siz ; Sayın Fikri Işık ;   * Şehit Assubayın evinden, " Maliye ile aramızda az bir tıkanıklık kaldı, bu tıkanıklığı aşınca müjdeyi bizzat size ben vereceğim " demenize rağmen asla o müjdeyi gerçekleştirme iradesi gösteremediğiniz için.   Siz ; Sayın İsmet Yılmaz ;   * Milli savunma bakanlığınız döneminde,  meydanlardan   "mesaj alındı "  demenize rağmen alınan o mesajın gereğini bu güne kadar yerine getirmediğiniz için .   * "Aileleri kendilerinden sonra maaş alsınlar diye intihar ediyorlar" deme gafletinde bulunduğunuz için .   Siz ;…