ADALET ARAYAN

ADALET ARAYAN (91)

YAZAR : MEHMET ÖZTÜRK

( 50 Muhtarlık ilk kafile 9.4.2018 günü yola çıkıyor ) http://www.haberturk.com/icisleri-bakanligi-50-muhtari-ispanyanin-endulus-bolgesine-goturuyor-1910394   *** *** ***   Sen, ülken için bir emirle ölüme gidersin , adın bir  "alt yazı" olarak geçer ,   Gazetelerin en alt köşesinde küçücük bir haber olursun , çoğunda oda olmaz ,   Postalın ayağından günlerce çıkmamış , ne gam ,   Sen , sekiz saat mesaiyi asla bilmezsin , askerin mesaisi 24 saat derler ,   Haftalarca evinin yolunu unutmuşsun , bu işi bilerek girdin derler ,   Hiçbir çocuğun aynı ilde okul bitiremez , bu işin fıtratında var derler ,   30 Yılda 10 -15 defa tayin olursun , her tayin ayrı bir göçük ,   Bütün bunların hiç bir önemi yoktur ne Yıldızlıların, nede hükümetin ,   Oysa İstediğin sadece adalettir , Adalet .   Sadece senden esirgenen adalet ,   4 Yumurtanın adaletini kılı kırk yararak düşünen  ve  6 ay hapiste karar kılan ,  lakin Ağanın piknik helikopterine karanlıkta göz kırpan adalet ,    1975 den beri sana sicil affı uygulamayıp , kendisi dama düşünce maaş katsayısını 1/3 den  -  2/3 e çıkarttıran adalet ,   Senin hastana  ambülans çıkartırmayıp , kendi hastasına helikopter kaldıran adalet ,   Senin cenazene isteğe bağlı katılım sağlatıp , kendi cenazesine "emirle" katılım sağlatan adalet ,   Bu güne kadar hiç bir savunman yeterli görülmeyen adalet ,   İşte bu yüzdendir'ki ,   Personelinizin tamamına sahip çıkmadığınız içindir'ki ;   Aklı evvelin biride çıkar," askerler ölmek için para alıyorlar" der, densizlik para ile değil ,   Ne, bu söze cevap verebildiniz , nede adaleti sağladınız,   Temsilcim olduğunu söyleyenler Çok güzel beceriyor paslaşmayı,   "Artık bizden çıktınız, sizin muhatabınız biz değiliz , hükümet'tir ,   Sonra başka perdeden bir ses;   "Bizi istedik hükümet vermedi" , (Yersen) ,   Sonra makam yine değişiyor;   " Biz teklif ettik, çalışmalar devam ediyor ,   6 Çeşit tazminatı bir solukta cebe indirenler ,  tek lokmada çiğnemeden yutanlar ,kaşla göz arasında  "sağlık harcamalarını" vekillerin arasına  dirsek teması sıkıştıranlar ,   Ömür boyu sadece kendilerine yonttukları için olsa gerek,    Kendileri için isterken şakıyan dilleri, Assubaya gelince "lal" olabiliyor ,   Lisans mezunununda , davulla toplananında bir gecede 8 /1 inde eşitlenenler ,   Tazminat denizinde ense yapanlar ,   Bizi emirle ölüme göndermesini bilenler,  " biz aileyiz - biriz "  güzellemesi dizinler ,   Bu görevin sonunda şehadet var diyenler ,   Çıkıpta soramıyor hükümet yetkililerine,   Madem mesele bütçe…
KOMUTANLARA SAĞLIK ( 375 sayılı KHK  22 Ek madde  30 Mart 2018 ) " Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetleri Komutanı, Hava Kuvvetleri Komutanı, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanı olarak atanmış olanlar ile Orgeneral/Oramiral rütbelerinde bulunanlardan aylıklarını 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa göre almakta olanlar ve bunların emeklileri ile bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık giderleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin tabi olduğu hükümler ve esaslar çerçevesinde ilgili kurum bütçelerinden ödenir " . ** ** ** ** ** Ne zihniyetiniz değişti , nede uygulamalarınız,   Nasıl bir kafa yapınız var , nasıl bir düşünceye sahipsiniz , bu muazzam  nalıncı keseri zihniyeti ile TSK'nın birliğinden - bütünlüğünden  nasıl bahsedebiliyorsunuz ?,   1978 den beri tam 40 yıldır verdiğiniz sözler "Mıh" gibi ortada dururken, Siyasiniz ayrı Askeriniz ayrı masallarla bu güne kadar ninni söylerken,  nasıl beceriyorsunuz "Karıncanın belini incitmemeyi ?"   Nasıl çekiyorsunuz tereyağındaki kılı bu kadar hassas ? bu ne ustalık , bu ne maharet ?   Siz değilmiydiniz, "biz istedik, hükümet 'onlara verirsek başkalarıda ister' diyor" diyenler,   Siz değilmiydiniz, "Biz teklif ettik konu hükümetin konusu" diyenler ,   Hangi ara sıkıştırdınız  vekillere yapılan bu  teklifin arasına kendinizi , bu ne beceri ?   Ne oldu Etiler ordu evindeki sözler, daha kaç mevsim geçmesi gerek ? ,   Öncede yazdık bay  Akar ,   Sizden öncede askeri ayrı , siyasisi ayrı sözler verdi , diye,   40 Yıl önce T.Şahinkaya'nın temsilcileri geldiler Eskişehire ağızlarında bir çuval dolusu söz ,   Baktılarki olmuyor, bu kez T.Şahinkayanın kendisi teşrif ettiler Malatyaya,  sorunların düzeleceği ile ilgili konuşmaya , Vaatler havalarda uçuştu o gün,   Sonra siz çıktınız sahneye, Mekan : Etiler ordu evi,  hatırlıyormusunuz o gün konuştuğunuz sözleri,  O gün doğan bebeler bu gün 29 Aylık olmuş , bu size bir şey ifade ediyormu ?   Herhalde;   Belliki ; Arazide, dağda bayırda, sınır ötesinde , Kuzey Irakta , Suriyede sizler varsınız'ki, Hükümet sizlere bir güzellik yapmış,  moral motivasyonunuz  için ,  Değilmi ?   Sadece Afrin harekatında bu güne kadar 52 şehidimiz var, bunların içinde kaçı General ?,hadi generalden vaz geçtim  kaçı Albay ? , kaçı yarbay ?   Daha açık sorayım ;  Kaçı Zabit ?   1984 den beri teröre hangi rütbeden kaç şehit verilmiş iyi bilirsiniz, mesele Askerin moral - motivasyonu ise,  önce kendinize değil, alt rütbedeki Assubaya - uzmana hakkını vereceksiniz,   Bulunduğunuz mevkiye omuzlarına basa basa çıktığınız o insanlara hakkını vereceksiniz ,…
Bizimkisi  işte tamda bu. Yaşar ne yaşar, ne yaşamaz,   Tamda böyle bir mesleğin mensuplarıyız ; Hem varız, Hem yokuz,  Ne varlığımızı ispat edebiliyoruz,  nede bize "siz yoksunuz" diyebiliyorlar,   En basit Anayasal bir hak olan eğitim diyoruz, kulaklarını tıkıyorlar,  "Emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlıyoruz" diyoruz,  sanırsın karşımızdaki  Duvar,   Takı tasarımcısının , kanatlı hayvan üreticisinin eğitimi dahi dört yıllık lisans seviyesi diyoruz,  karşımızda dut yemiş bülbül ,  Bu kadar sorumluluğu veriyorsunuz, paralelinde Yetkide olsun diyoruz,  "Haşa, sümme haşa"   diyorlar ,   Uçak pistinden Hangarına ,  Takım çantasından  İt kulübesine kadar her şeyin zimmeti verilirken adımızı zikrediyorlar ,  Askerin mesaisi yirmi dört saattir deyip sabaha kadar çalışırsın ağanın iki dudağı arasından çıkan sözle,  İsterse vardiya istirahatide vermez zira o  ağadır , O zaman adını zikrederler .   Sınav günlerine !  denk getirirler tatbikatları özellikle ,  amaç senin okumamandır, istemezler eğitimli Assubayı, oysa Cehalettir ülkenin belası, bir anlasalar,  aslında bal gibi bilirler bilmek işlerine gelmez,  Araştıran, soran, öğrenen insan istemezler. Sanırlar'ki bunlar olursa Hiyerarşi bozulacak, İşte bu düşünce yüzünden bir ömürdür Sap'la  samanı karıştırırlar.   Oysa eğitimdeki tatlı rekabet tsk'nın  dolayısı ile ülkenin çıkarına değilmidir ? İnsanların önünü açmamanın , onların daha iyi bir bilgi beceri donanımına sahip olmasının engellenmesinin  nasıl bir izahı olabilir ?   Nöbet tutulacaksa Assubay var , eğitim varsa en öndesin ,  tatbikatlar zaten senin için , Cephede önde sensin, Ölünecekse önce sen öleceksin , Musallada senin adını zikrediyorlar , "bu işin sonunda şehadet var"  diyorlar,  gözünü kırpmadan gidiyorsun,    Peygamber ocağı denmiş bu kuruma,  lakin Hz.Ömer adaletini gören duyan bilen varmı ? bilinen tek şey var,  oda Nalıncı keseri yontun kendinize yontabildiğiniz kadar, Aksırıncaya kadar, tıksırıncaya kadar yontun .   Sonra çıkıp seslenin yedi düvele;  "biz bir aileyiz"  diye.   Aile olduğumuz içinmi Assubayı çaycıya, kendinizi genel müdüre benzettiniz ? , Aile olduğumuz içinmi Assubayı Mao'nun askerlerine benzettiniz ?  Bununlada yetinmeyin yazın dağlara taşlara; "Güçlü ordu güçlü Türkiye" diye . Adaletin tesis edilmediği ordu artık nasıl güçlü olacaksa ?   Sezarın hakkını sezara verecek olanı arıyoruz  61  yıldır,  Lafla peynir gemisi yürümüyor, Boş vaatler hiç karın doyurmuyor.   Huzurlu, Güçlü TSK'yı  kimler istemez ?   Hadi önceden Fetö denen sümüklü vaizin kanatları altında olan komuta kademesi vardı, bunlar istemiyordu diyelim,   Peki  Ya şimdi ?   Bu günü izah edecek bir mazeretiniz varmı  bay  Akar ?   Gün gelecek gerçeklerle yüzleşeceksiniz,    Assubaylar Varmıdır ,  Yokmudur ?   Varsada gereğini , yoksada gereğini…
Gün geçmiyorki yazılı , görsel basında kadın cinayeti haberi duymayalım , Gazetelerin üçüncü sayfalarında kadın cinayeti haberi okumayalım, Kadınlar ; Ya cinayete kurban gider , ya küçük yaşta evlendirilir(ki) , oysa oda başka bir cinayettir , ya çeşitli Yurtlarda tecavüze uğrar , ya yoksulluktan ailesi tarafından cemaat yurtlarına verilir evden bir boğaz eksilsin diye , oralardada yakılarak öldürülür bir şekilde , Adam gibi haberi dahi yapılmaz bazı yazılı - görsel basında , Oysa tetiği çeken / çektiren el farklı olsada bu dünyadan zamansız, çok erken göçüp gitmeleri tek ortak noktaları , Tıpkı Biz Assubaylar gibi ; Son dört yılda 49 , evet tam kırk dokuz Assubay Ama çeşitli baskılardan, ama hakaretlerden, ama fiziki şiddetten adına ne derseniz deyin çanından vazgeçmiş , Bu durum ne görsel basında haber olmuş nede yazılı basında ses getirmiş , Zihniyetiniz hep aynı; "Kol kırılır, yen içinde kalır" , "Assubay intiharlarını araştırma önergesinin iktidar vekilleri marifeti ile RED edildiği" bir ülkede, bu kadar genç insanın göçüp gitmesi Niye ses getirsin'ki ? "Assubay intiharları bulaşıcıdır" diyen zihniyetin olduğu bir ülkede bu kadar ölüm niye ses getirsin'ki ? "Aileleri kendilerinden sonra maaş alsınlar diye intihar ediyorlar" diyen zihniyetin olduğu bir ülkede niye ses getirsin'ki ? Başkentin orta yerinde yüzbinlerin sesini duyuramadığı , etkili , yetkililerin Kör - Sağır - Dilsiz olduğu Bir ülkede niye ses getirsin'ki ? O , Assubayların , Muvazzafken omuzlarına basa basa apoletlerine bir yıldız daha koymanın ince hesabını yapanlar , emekli olduklarında , "Artık bizden çıktınız, sizin muhatabınız biz değiliz, hükümettir" diyerek bu sorumluluktan kaçanların olduğu bir ülkede bu kadar yitip giden can , bu kadar adaletsizlik niye ses getirsin'ki ? , Şunu sormak lazım ; Emekli olduktan sonra çeşitli davalardan içeri giren paşalar ve diğer subaylar için maaş katsayısı değişiklik isteğini / talebini hükümete kim verdi ? ( 1/3 den 2/3 e çıkartılması ), Onlarda bizim gibi emekli olduğuna göre, sizden çıkmış olmuyorlarmı ? , yoksa hükümet kendi kendinemi onlara bir güzellik yaptı ? Öncesinden vaz geçtik , 1951 den beri Assubaylar için hangi hakların verilmesine vesile oldunuz ? sadece oyaladınız , sadece ötelediniz , bizi asla bir silah arkadaşı olarak görmediniz , İdealleriniz için sadece bir araç olduk size , Sadece etimizden - sütümüzden faydalandınız , tek bir amacınız vardı, apoletinize bir yıldız daha koyabilmek, Bu uğurda her şey mübah saydınız , Sırf bunun için bizlere; Yeri geldi ; "Assubayım" dediniz , Yeri geldi; "Başçavuşum" diye hitap ettiniz , Yeri geldi ;…
NEDEN YAZIYORUZ ? * * * Hani hep diyorsunuz ya ; "Biz bir aileyiz, subay - assubay bir bütündür " diye, Bilin ki , zerre kadar inandırıcılığınız yok , Zaten kendiniz de inanmıyorsunuz bu söylediğinize, Sizin "Aile" anlayışınız,  sadece "Ağa - Maraba" ilişkisi , tam da budur beyninizin gerisinde yatan , Eğer gerçekten Aile  isek , Neden Assubay camiasının  başka hiç mi işi kalmadı da yıllardır bu köşelerden sorunlarını duyurmaya çalışıyorlar ? Neden bunca yazılanlara bir ses vermiyorlar ?  Neden bu yazılanlar "yalandır" diyemiyorlar ? Gerçekten bir sorun yoksa , gerçekten sizin dediğiniz gibi biz aile isek , Ne demeye Assubay ordu evine gelip; "Size yapılan ayrım ve haksızlıkları biliyoruz , bu sorunu çözeceğim" diyorsunuz ? Demek ki  ortada bir sorun var,  değil mi ? Sorun yoksa , Ne demeye "Onların haklı oldukları tek alan Tazminatlar konusu, onun da muhatabı biz değiliz"  diyorsunuz ? Bu güne kadar gelmiş geçmiş tüm hükümetlerden kendiniz için özlük hakları konusunda  talepte bulunduğunuzda  , bu tekliflerin içinde neden bir kez olsun Assubay yok. Bu mu sizin aile anlayışınız ?   Sistemini bire bir örnek aldığınız amerikan ordusundaki generaller de  assubaylarına "çaycı" yakıştırması yapıyor mu?  İşte sizinle, sistemini örnek aldığınız ABD  ordusu arasındaki fark ... Assubayın okumaması için  özellikle sınav tarihlerinde; görev, mesai, nöbet ,tatbikat planlıyorsunuz , Neden ? Komutanlık - Üst'lük - Amirlik başka bir şey , buna asla itirazımız yok, olamazda, Ama ; Siz , kendinizi  Assubayın işvereni - patronu yerine koyuyorsunuz ,  hangi hakla , Neden ?  Neden bu güne kadar askeri mahkemelerde yargılanan  hiçbir Assubay haklı çıkmadı ?  Askeri ceza kanunu, iç hizmet kanunu Demoklesin kılıcı gibi sadece bizim başımızın üstünde , neden ?  Askeri hastanelerde daha düne kadar subay odası boş olmasına rağmen bizlerin de  o odalarda yatmasına  neden izin vermediniz ?  Yakın zamana kadar cenazelerimizi dahi, "Hacıbayram - Kocatepe"  diye neden ayırdınız ?  Assubay cenazesine isteğe bağlı , subay cenazesine emirle  katılım sağladınız,  Pes ... Kampları tel örgülerle ayırdığınız günler çok uzak değil , Lojman - Kamp - Orduevi Sosyal tesislerin mevcuda göre  paylaşımı neden  adil değil ?  A polikiliniği , B polikiliniği  aile olduğumuzdan dolayı mı  vardı ?  Bırakın emsal eğitimliden bir kademe ileriden göreve başlamayı,  emsal eğitimli ile aynı dereceden dahi göreve başlamamıza engel oluyorsunuz ,  neden ?  Dün Fırat kalkanında, bugün Afrinde,84'den beri terörle mücadele edenler  büro memuru ayarında dahi değil , Neden ?  Madem aileyiz - bütünüz - biriz, Neden aklınıza gelen her şeyin sorumluluğu bizde , neden her şey…

SEFER GÖREV EMRİ...

03 Mar 2018
515 kez
Yazan
Cumhurbaşkanı : "Sefer görev emri olanlar hazır olsun" . * * *  Bu topluma, Ülkenin Başbakanı verdiği sözün arkasında durmazsa , Ülkenin savunma bakanları verdikleri sözlerin arkasında durmazsa , Ülkenin genel kurmay başkanı verdiği sözün arkasında durmazsa , Ülkenin Cumhurbaşkanına bu toplum sesini duyuramıyorsa , Sözünüzde duramadıklarınız için, Yani; Emekli Assubaylar için sefer görev emrine gerek yok,  sayın Cumhurbaşkanı , Biz , ilk gün verdiğimiz sözümüzün arkasındayız , Biz   ölene kadar Askeriz  , Siz söylemesenizde , biz  zaten göreve hazırız ,  Bizler , Üniforması kefeni olan askerleriz , Bizler, bir emirle gözünü kırpmadan ölüme giden insanlarız , Bunun son örneğine  15 Temmuzda Başta siz , tüm ülke şahit oldu , Bizden yana sorun yok , olamazda , Sorun,  Toplumun örnek alacağı  siz siyasilerde , Sorun, Bu topluma örnek olması gerekirken , sözünü tutamayan Siz, komutanlarda  , İnancımızı sarstınız , Güvenimizi yok ettiniz , Artık Bu topluma örnek olun , Sözünüzde durun Yeter , Sadece sözünüzde , Zerre kadar inandırıcılığınız kalmadı gözümüzde , Bu ayıp bizim değil , Sefer görev emri dediğiniz bir  A4  pusula , Biz o pusulayı son nefese kadar saklarız , Biz sözümüzü bu üniformayı giydiğimiz gün verdik , "ölene kadar Askeriz "  diye , Ya,  sizin verdiğiniz sözler ?
Sahi, kimdir bu Assubaylar  ? * * *  Adına ister üniforma diyin ister aynı zamanda onun kefeni  diyin , bir kıyafeti vardır sivil vatandaştan ayrılan ,  2 Temmuz 1951 de çıkartılan bir kanunla  subayın yardımcısı denilmiş , Subay'la  Er arasında bir köprü ,  İzin - ödül - taltif vs. iyi haberlerin dışında  kalan  ceza - çarşı yasağı  vs. bütün olumsuz haberleri subayın yerine Er'ata veren kişi  olmuş , dolayısı ile  düşünmeyen, sorgulamayan Er'atın gözündeki kötü adamdır , Ayda  4-5 nöbet tutan , duruma göre nöbet istirahati kullanmayan / kullanamayan / kullandırtılmayan (!) bir Ademdir , Sekiz saat mesaiyi hiç bilmeyen  bir taşeron marabasıdır , Uçağın uçuş saatinden saatler önce uçak başı yapan bakım- arıza-yükleme- ikmal vs. yapan kocaman bir ekibin neferidir , Uçak hangarlarında ,Kademede yağlı tulumun içinde uzaktan bakınca sanayideki tamirci ustasına benzetilendir , Her türlü silah , araç, gereç bakım - arızasını yapan işinin ehli bir uzmandır , Memleketin Kuş uçmaz, kervan geçmez dağ başında bir karakola  3-5 askerin başına Komutan diye atanandır , Avuç içi kadar denizaltıda subayla omuz omuza çalışıp,  birlikte tüketilen oksijenin ortağıdır , Aynı görevlerde yanındaki subay kadar özlük haklarından eşit  yararlandırılmayan ayrıştırılandır , TSK'daki her şeyden sorumlu olan tek canlıdır , Peygamber ocağında adaletten nasibini alamayan tek ademoğludur  , Ayakkabısı - postalı boyasız diye ceza verilen ,  kendini ifade etmesine izin verilmeyen baştan suçu sabit görülen ülkenin  tek mahkumudur , Eğitimde anayasanın fırsat eşitliği ilkesi tanınmayan tek  T.C  vatandaşıdır , Lisans eğitimi isteyince önüne Çin seddi çekilen yurdum insanıdır , Okumaması için sınav tarihlerinde; görev, mesai, nöbet ,tatbikat planlanan tek öğrencidir , Eğitimli olmasından korkulan tek Öcüdür , Hiç bir savunmasından asla haklı çıkamayan hep suçlu olandır , Etrafı tel örgülerle çevrili çiftliğin tek marabasıdır , Subay olan oğlu tarafından baba mesleği gururla söylenemeyen bu sistemin bir utanılanıdır , 67 Yıldır anlatılan masallara inanan / inandırılan iyi niyetli , temiz kalpli bir saftır , Baskılardan, aşağılanmalardan, hakaretlerden kafasına sıkacak kadar gururlu bir çaresizdir , Musallası dahi, Hacıbayram - Kocatepe diye ayrılan bir meftadır , Suçlu görülmesi için, gözünün üstünde kaşının olması yeterli görülen mahkumdur , Subay gelince, kış ortasıda olsa lojmandan çıkacağı tahaahhüt ettirilendir  bir gariptir , Paşanın- hanımefendinin her türlü özel işlerini yaptırdıkları bir emir kuludur , Assubay olduğu için evladından özür dilediği mektubu, T.B.M.M Kürsüsünden okunan babadır , Teskereye gün  sayar gibi emekli olacağı günü iple çeken / çektirilen bir kader mahkumudur , O güne kadar yaşayıp emekli olabilirse ikinci iş…

KAHRAMAN SEHİDİM...

11 Şub 2018
222 kez
Yazan
ŞEHİDİM... Önünde on binler saf tutsada , Olmayan haklarını musallada sana helal etsede , Senin kahramanlığını bilsese , Hiç birinin senin TSK içinde ötekileştirildiğinden , yok sayıldığından , çaycıya benzetildiğinden , olur olmaz hakarete uğradığından , haklarının gasp edildiğinden haberi yok. Ya sen Şehit Assubayım ? Sen , Başta senin haklarını gasp edenlere , seni yok sayan, Seni ; sırtını kalorifere yaslayıp çalışan Büro memuru kadar değerli görmeyen, Taziye çadırlarına gelip olmayan haklarını helal edenlere , Ordu evlerinde Verdikleri sözü dahi yerine getiremeyenlere , Ve, Yıllardır ha bugün- ha yarın diye yıllardır oyalayanlara , Malatya - Konya mitinglerinde sözler verip yerine getirmeyenlere , "Mesaj alındı " diyen savunma bakanlarına , Müjdeci savunma bakanlarına , Senin başkalarına benzemediğini anlayamayan, "Onlara verirsek başkalarıda ister" diyen hükümet yetkililerine , Ve: Sadece senin sesini duymamakta ısrar eden Başkomutana Sen hakkını helal ediyormusun ?
Aynı birlikte görev yapan Assubay babası ile yan yana gelmemeye çalışan , Babasının Assubay olduğunu söylemeye çekinen zabit yetiştiriyorsunuz, Bi deyin hele nasıl Aile olacağız . . . ? ? ? * * * Daha öncesinden vazgeçtik , 2 Temmuz 1951 Assubay yasası ile adı Assubay olarak zikredilen bu toplum o günden günümüze sürekli ötelenmiş , hep yok sayılmış , dahada vahimi ölüm gösterilmiş sıtmaya razı edilmiş , Mayıs 1970 de Demirel hükümetinin maaşlar ve özlük hakları konusunda askeri personelide kapsayan bir yapılanmaya gitmesi, makam - komutanlık tazminatlarının düzenlenmesi ile Subay - Assubay arasındaki maaş makası biraz daha açıldı, İşte bu yüzdendir'ki ; Assubayların hak - adalet araması adına Mayıs 1970 bir milattır, Ve arkasından gelen 8-9 ocak 1975 olayları , Subaylar tarafından İç hizmet kanununu , Askeri ceza kanununu Assubayların tepesinde her zaman Demoklesin kılıcı gibi kullanıldı , Hiç sorulmadı bu topluma ,"derdiniz nedir?" diye, Gerçi sormamakta haksızda sayılmazlar , Zira adamlar kendilerini İşveren , Assubayı çalışan görüyor , Kendilerini Patron , Assubayı işçisi görüyor , Dahada ötesi , Kendilerini Ağa , Assubayı Maraba olarak görüyor , Ha, Züğürt ağanın "sataram köyü ha" demesi , Ha, subayın senin ordudan atılmanı sağlayacak gücü elinde tutması , İnkar etselerde gerçekler bunun böyle olduğunu söylemiyormu ? Çok değil bundan elli yıl önce Subay - Assubay maaşları ile ,günümüz maaşlarını kıyaslayın , o gün Assubayın maaşı hangi rütbedeki subay ile emsalmiş , Birde , Günümüzde Assubayın maaşı ile subay maaşını kıyaslayın , Assubayın bu günkü maaşı hangi rütbedeki subaya tekamül ediyor ? 1970 den bu güne her geçen gün Maaş ve diğer özlük haklarındaki uçurum hızla katlanırken , öte yandan "Aileyiz - bütünüz" söylemleri ön planda tutulmuş , Sözde aile olup , özde asla bir araya dahi gelmediğimiz , mecbur kalmadıkça iş ilişkilerinin dışında asla birbirimizle dahi konuşmadığımız aile , bumu sizin aile anlayışınız ? Sürekli cambaza baktırılmışız , Ama hiç bahsetmemişler bu nasıl bir ailedir'ki, Üçte biri tok , üçte ikisi yarı aç yarı tok , Hiç bahsetmemişler, Kendimize altı çeşit tazminatı karıncanın belini incitmeden kotarırken , Bizlerede neden istemediklerinden , Bir açıklamanız varmıdır buna ? Altı çeşit tazminat sadece subaya : Biz aileyiz , Lojmanın çoğunluğu subaya : Biz aileyiz , Servis araçları ayrı ayrı : Biz aileyiz , Kampın büyüğü,iyisi subaya : Biz aileyiz , Berberimiz dahi ayrı ayrı : Biz aileyiz , Asansörümüz ayrı ayrı : Biz bir aileyiz , Tuvaletimiz ayrı ayrı : Biz aileyiz , Tabldotumuz ayrı…

AFRIN SEHIDI MUSA OZALKAN

03 Şub 2018
201 kez
Yazan
AFRİN ŞEHİDİ ASSUBAY MUSA ÖZALKAN (15 Aralık 2013)  Tam dört yıl önce  sarf etmişti üstüne basa basa o  özenle seçilmiş güzide sözü K.K.K.  orgeneral Yaşar Güler, Beyinlerimize kazınmıştı o gün tüm Assubayların,  Bir yandan silah arkadaşım dediği,  Bir yandan aileyiz masalı söyledikleri , Bir yandan kredi kartlarına kadar emanet ettiği Assubaylar için, Öte yandan,   "Hiç çaycı ile genel müdür bir olur mu ?" diyerek, Asla silah arkadaşı olamayacağımızın, herkesin yerini bilmesi gerektiğinin söylenmesinin bir başka yansıması idi seçilen cümleler , Bir yandan çaycılık yapan insanları yererken , diğer yandan Assubayları bu benzetme ile kafasında nasıl canlandırdığını , onları nereye koyduğunu da itiraf ediyordu aslında, Oysa ,Bu toplumun  hiyerarşi ile disiplin ile  emir komuta ile asla sorunu olmadı, öylede olmadıklarını en iyi kendileri bilirler , Aksi taktirde ucunda şehadet olduğunu bile bile verilen görev emrine "Baş üstüne " deyip ölüme gitmezlerdi  değilmi sayın Akar, Sayın Güler ? Demekki mesele hiyerarşi, disiplin meselesi değilmiş , Bunları çok iyi bilmenize  rağmen itiraf edemediğiniz   bir şey var, Bu insanlar için önce vazife, görev, sorumluluk gelir,  özel hayat , aile , çocuk hep ikinci plandadır , Çok iyi bilirsiniz'ki ; Bu uğurda çok bedel ödemiş bir toplumdur  Assubaylar, Görevini her şeyin üstünde tutan, onu namus bilen, Bu uğurda gözünü kırpmadan canını veren son kahraman; Assubay Musa Özalkan , Kendi düğününe gider gibi giden ilk  Afrin şehidimiz , O'da bir Assubay ,  Tıpkı diğerleri gibi,     Şah fırat şehidi Halit Avcı gibi ,  15 Temmuz şehidi Ömer Halisdemir gibi ,   Yazılamayacak kadar çok diğerleri gibi ,   Bir Assubayımızın :   "Zengin olan askerde olmaz, şehit'de" sözü kulaklarımızda iken hala  ve , "Zengin olsaydım asker olmazdım" sözünüz ortada iken sayın K.K.K nı ,   Bu demektirki , Askerliği yaşam biçimi olarak seçenlerin  tamamına yakını dar gelirli aile çocuklarıdır , Hiç birinin aileden ensesi kalın olmadığı içindir'ki, hep " vatan sağ olsun" diyenlerden olmuşlardır , O halde önce siz komuta kademesinin halden anlaması gerekmezmi ? ,   O halde önce sizin Peygamber ocağında adaleti sağlamanız gerekmezmi ?   Cenazesine katılıp  zerre kadar olmayan hakkınızı helal ettiğiniz ,   Evine gidip " Kahraman silah arkadaşımızdı" diyerek dua ettiğiniz ,   arkasından güzel sözler söylediğiniz , oturup helvasını yediğiniz,   Musa Assubay eğer silah arkadaşınız ise  , çaycıya benzettiğiniz kim ?    Musa Assubay  ve diğerleri çaycı ise   Afrinde ne işi var ?   "Onlara verirsek başkalarıda ister " diyenlerin ağzını tıkayacak   iki çift sözünüz yokmu ?, " Ülkede…