INSIYATIF

INSIYATIF (74)

YAZAR : LEVENT ULUCAN

VATAN,VATANSEVERLİK

15 Şub 2018
560 kez
Yazan
VATAN , VATANSEVERLİK Sabah ezan vakti sıcacık bir tarhana çorbasının kokusunu daha çocuk iken alamadıysan Çıplak ayağın bu topraklara basmamış Topuklarına diken parmağına taş değmemiş ise Çanakkale 'de ruhun bedeninden kopup uçmuyorsa yerinden ., O adını sanını bilmediğin dağın başındaki o karakolda kim bekler , kimleri bekler neden bekler merak etmediysen Laciye dönmüş hırçın dalgalarını , bazen kadife yumuşaklığındaki sonsuz denizlerini doya doya seyretmemişsen Bir hayvanını eline alıp sevmediysen ., O nazlı Al Bayrağı gök yüzünde dalgalandırmayı bu yaşında öğrenemediysen , Ve Hala Assubayların kim olduklarını anlamadıysan Boşuna bahsetme bana Vatandan Vatan severlik'den... /Levent Ulucan/  
Keser dönemi ile TEMAD üzerinde oluşan ve toplumsal olarak akıl ve ruh saglıgımızı kaybettiğimiz , Kavga , çatışma bölünme , parçalanma üzerine kurgulanmış , Assubay toplumunun hak ettigi temel haklar değil , Keser ve yönetiminin ikbali ve çıkarları üzerine kurulmuş yapı ve ondan beslenen kirli sistem artık bitti ., Yeni bir yönetim ve yeniden yeşermeye başlayan umut dolu bir süreç var şimdi önümüzde ., Bununla beraber de tüm Assubay toplumuna düşen bir de görev var ., Artık birlik beraberlik içinde iç çekimlerin son bulduğu Sayın Hamza Dürgen ve ekibine kayıtsız şartsız desteğin , attığı her adımda yanında olmamız gereken bir dönemdeyiz ., Anamızın ak sütü gibi bize helal olan hakları , çalışma şartları içinde yaşadığımız farklı koşullarda bize çok görülen saygınlıgımızı almak ,kazanmak için hep beraber yeni , yeniden mücadeleye TEMAD öncülüğünde katılma zamandayız ., Kişisel Onuru ve Mesleki Onurunu her şeyin üstünde tutan tüm Assubay arkadaşlarımızı saygıyla selamlıyoruz ... /Levent Ulucan /
  Bir serçe ürkekliğin de nizamiyeden girip geçen öğrencilik yılları Askerlikle ilk tanışma ,İlk rütbe takılırken yaşanan heyecan , buruk sevinç , Son rütbeye kadar geçen çileli yıllar , Biz bir aileyiz yalanının arasına sıkıştırılmış vefakarlık , Hep Mağdur edilmiş  AmaHep Mağrur kalmış Kuzeyinden güneyi ne , Denizinden dağlarına Vatanın her karışında ,Teri kanına karışmış insanların , Memleketlerinden uzakAilesine hasret , Kahpe bir kurşun da bazen anasının göz yaşında saklı  Bazen yetim kalmış çocuklarının özleminde gizlenmiş biten bir hayat , Bu Hayatı Yaşayan bu hayata hayatını katan bütün  Emekli Assubaylara ,Halen bu mesleği şan ve şerefle yapan görevdeki Tüm Assubay Arkadaşlarımızın , Sayfa Dostlarımızın ,Yeni Yılını Sırmalı Ay-Yıldızın Onuruyla Kutlarız. Levent ULUCAN -Ankara
Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, Hayat her zaman güneşli ve gök kuşaklı değildir ., Ve ülkemiz ., Yaşamak çok zor , yaşam şartları çok ağır , hele de ayrımcılığın sınırlarının en keskin çizildiği bir kurumda isen yada oradan emekli olduysan ., Nasıl yaşadığın,neleri göğüslediğin kimsenin umurun da bile değil., Yıllarca yan yana çalıştığın kişiler çalışırken imtiyazlı , Emekli olduklarında da refah içinde iken , Sen 2 paralık bir işe gereksinim duyuyorsan , Sana verilen sözler yıllarca tutulmuyorsa , Ve sen hala susuyor san , Ve sen hala hakkını gasp edenlere susarak izin verirsen, bil ki hayatında hiç bir şey değişmeyecek , ve sen hep orada kalacaksın , Hiç kimse kendisine yapılan haksızlıklara bu ülkede bu kadar suskun, kayıtsız olamaz , Sen, ben veya hiç kimse onurunun bu kadar çiğnenmesine seyirci kalamaz , Artık neden bu hayata mahkum edildiğini, haklarının sana neden verilmediğine ağlamakla değil , Sana yaşatılan bu haksızlıklara karşı alacağın tavır ve muhataplarına karşı nasıl bir mücadeleyle ilerleme sağlayacağına karar vermen ile ilgilidir , Ne kadar yara aldığın değil , Önemli olan haksızlıklara karşı ne kadar dik ve onurlu durabildiğin hakların için kararlılıkla nasıl yürüyebildiğindir ., Ve işte ancak böyle kazanan olabilirsin Varsa alacağın bir hayat , hak ve hukuk kimseden beklemeyeceksin , Kimsenin de otur hiç bir şeyi değiştiremezsin , bunlar bir şey yapamaz söylemlerine de kulak asmayacaksın , Geride kaybettiklerine değil ileride neleri kazanacağına bakacaksın, Yeni Yılda Yeni Yarınlar , İstiyorsan, Direnerek , Birleşip , Gidip , Sorumlusu Olanlardan Alacaksın... /Levent Ulucan/
Haklar konusunda 2 muhatabımız 2 li bir çözüm yolumuz var , Siyasi İktidar ve Genelkurmay ., Şartlar , koşullar , konjonktür ne değişirse değişsin bu birbiriyle sarmallaşmış yapı asla değişmez ., Birisi teklif eder , diğeri yasallaştırır, Ama 70 yıldır ne biri adam gibi teklifte bulundu , nede diğeri yasa çıkarmak için dürüst davrandı , Çokta bir şey değildi aslında beklentilerimiz ,yada yapmaları gereken şey ., Eşitlik , yada eşit olmak falan değil isteğimiz Adalet yalnızca Adalet ve onu uygulayacak az bir vicdandı., Artık sizden bir şey istemiyoruz , her sözünüz her lafınız yalan çıktı çünkü , Çocuk gibi kandırdınız bu ulusun en mağrur olmuş ama en onurlu insanlarını , Şimdi biraz olsun düşünün, sadece düşünün biraz , Mesela siz siyaset erkleri, Cumhurbaşkanı , Başbakanlar Bakanlar... Önünüze bunca yıl hep subaylar için yeni haklar, çeşit çeşit tazminatlar geldi ivedi görev telaki edip hiç ikilemeden imzaladınız, Peki hiç düşündünüz mü ? Bu ordu sadece subaylardan mı oluşur ? Bu orduda başka bir sınıfın daha olduğunu ,unutulan unutturulan sesi sedası duyulmayan başka bir insanların daha olduğunu , Hiç düşündünüz mü , Hiç aklınıza geldi mi ? Siz Komutan kademesi , az bir kafa yordunuz mu ? Beraber çalıştığınız insanlarla ilgili , Mesela sen pilot binbaşı ,sıcacık filon da bilmem kaç bin kalorilik özel kahvaltını yapıp uçuşa hazırlanırken , O uçağı uçuşa hazırlamak için sabahın ayazında saatlerce her parçasını milim , milim elleri dondan parçalanırcasına hazırlayan Uçak Bakım Assubay'ı nı hiç düşündün mü ? Yada Gemide ki kaptan Yarbay , sen hiç düşündün mü ? makine dairesindeki güneşe hasret Teknisyen Assubay 'ı Kuvvet , Alay komutanlığında masa başındakileri saymıyorum onlar ne kadar düşünürler ki... Dağın başındaki karakolun komutan Assubay' nı Ya sen Emekli Albay her ay iki kat fazla maaş alıp yarınlarını kaygısız , endişesiz yaşarken aynı zamanda , aynı senede emekli olduğun Assubay 'ın yaşam şartlarını , nasıl yaşadığını umutlarının bir , bir nizamiyenin kapısından çıktığı andan bir kibrit çöpü gibi kırıldığını hiç düşündün mü ? Şimdi sözüm ona bir tazminat vereceksiniz bin bir dereden bin bir isimle , umarız bu da yalan olmaz ., Olursa da ..! Neyse Sizden bir şey istemiyoruz , Hiç bir şey beklemiyoruz , Az biraz düşünün, Az da insan olun biraz... /Levent Ulucan/
Assubay toplumunun başına bela haklar mücadelesinin önündeki en büyük engel olan , Assubaylar üzerinden kendisine 3 kuruşluk rant sağlamak için her türlü rezillik ve kepazeliği gizli entrikalarla TEMAD bünyesine yerleştiren KESER 'e karşı verdiğimiz mücadele olağan genel kurulda delegasyon tarafından tescil edildi , TEMAD tarihinde hiç bir genel başkan böyle acınacak bir şekilde gönderilmemiştir , Mücadeleye zarar veren adamla ilgili son yazımızı ( DEFOLUP GİTTİ ) Assubay tarihine ibretlik bir vesika olsun diye yayınlayıp bir daha adını anmamak üzere üzerine kara bir çarpı atmış , bundan sonra birlik ve beraberlik içinde anamızın ak sütü gibi olan haklarımız için yeni seçilen sayın Hamza DÜRGEN öncülüğünde yeni bir sayfa , yeni bir mücadele için sayfa olarak start vermiştik , Ama görüyoruz ki bu adam bu vatanın en temiz toplumundan kirli ellerini çekmeyecek , Çekmedi zaten ., Bu gün TEMAD resmi sayfasında yayımlanan bir yazı Assubay kimliğini yitirmiş bu zavallı adamı tekrar bu sayfaya istemeden de olsa taşımamızı zorunlu kıldı ., Konuya yazı özetle şöyle ; Son olağan genel kurulda delegasyonun hür iradesi ile ve büyük bir farkla seçimi kazanan Sayın Hamza Dürgen 'in genel başkanlığının yani seçimin iptali , TEMAD yönetiminin de bir kayyuma verilmesi yönünde mahkemeye baş vurmuştur ., 3 dönem TEMAD ' ı 5 para etmez hırsları ile yöneten seçim kaybedince en azılı Assubay düşmanlarından daha düşmanca bir alçaklıkla TEMAD ' ın seçilmiş yönetimini ve değerli delegasyonunu hiçe sayarak bir kayyuma devredilmesini istemek ve bunu mahkemelerde konu etmek nasıl bir ruh , nasıl bir kişilik bozulması ve nasıl bir Assubaylık onurudur? Bunu sizin değerlendirmenize bırakıyorum ,.. Ama TEMAD ' a kayyum isteyecek kadar basitleşmiş , gözü dönmüş bu UTANMAZ adama ve ona gizli destek olan TEMAD ' da yuvalanmış tüm pisliklere Onurlu Assubay Toplumu ve Türk Hukuku gereken cevabı verecektir Ve onlar o pisliklerinin içinden bir daha çıkamamak üzere içimizden çekip gideceklerdir ....   /Levent Ulucan/
  O liseyi henüz bitirmiş gencecik çocuğun başını her defasında yukarılara kaldırdığında puslu , gri renkli parça parça sisli bulutlardan içine sığmayan masmavi gökyüzü tutkusunu ., Denizlerin beyaz köpüklerinden okyanuslara açılıp suları yara yara akıp giden gemilerin güvertesindeki kar beyazı bahriyeli olma sevdasını ., Anasından , babasından , yurdundan memleketinden henüz çocuk yaşında kopup o her yanı yaralarla bezenmiş hâki yeşili üniformaya kavuşma hayaliyle yaşayan , yaşları küçük ama gönülleri dev gibi büyük o çocukluğunu yaşamamış çocukların neler hissettiklerini siz nereden bileceksiniz?.. O oturduğunuz allı , pullu koltuklardan , yaldızlı , süslü püslü makam odalarınızın kadife atlas kendinizden başkalarına hiç bir zaman aralanmayan kalın kırmızı perdeleriniz den onları nasıl göreceksiniz ? 0 bol yıldızlı apoletlerinizden , biraz olsun eğilmeyen zamk gibi ütülü bir o kadar kaskatı sarılı yaldızlı ceketlerinizden okullarınızdan aldığınız kibrinizden biraz olsun kurtulmadan onları nasıl duyacak nasıl anlayacaksınız? Vatana olan sevgisini gençliğine feda eden o Anadolu'nun bağrından kopmuş ürkek , çekingen bir o kadar da tertemiz kalmış halisane yüreğiyle nizamiyeden adım atanların hayallerinin ilk adımda kırıldığını nereden bileceksiniz? Onların hayallerinin , ülkülerinin üstüne kurduğunuz ilkel tek yanlı hukuk , köleci ceza kanunlarıyla o Assubay olma sevdası ile yanıp tutuşan gençlerin kendilerini geliştirmek için aldıkları nefeslerini tek , tek kesip soluksuz bırakırken üstlerini nasıl kara toprakla doldurduğunuzu onlarla aranıza nasıl bir kara sınır çizdiğinizi nereden bileceksiniz? Adını sanını yerini bile bilmediğiniz bir dağ karakolunda eli tetikte askerini , yurdunu koruyan Assubay'ın kolundan bedenine akan o unutulmuşluk yalnızlık duygularının neden ondan hiç kaybolmadığını nereden bileceksiniz? Çarpık ceza , köleci hukuk kanunlarınızın Assubay sınıfın üzerinde her dönem kobay gibi deneyip yenileştire yenileştire nice yeni canların yandığını nice yuvaların yaralandığını nice yarınların nasıl karartıldığını siz nereden bileceksiniz? Ya siz milyonların oylarıyla devleti yöneten siyasiler; nasıl olur da siz bu milletin var olma, yarınlarda yaşama mücadelesinin en ön saflarında hiç duraksamadan yer alıp , başak taneleri eğilip savrulup ama görev aldıkları yerden bir milim bile sapmayan , dönmeyen , bir adım dahi geri atmayan kah kolunu , bacağını ya da analarının bakmaya kıyamadığı gözlerini mayın tuzaklarında bırakan ., Bir emirle kahpe ellerin kahpe kurşunlarında can verip de hâlâ bedenlerini sur gibi hainlerin , düşmanların karşısına diken bu vatan evlatlarının kim olduğunu hala nasıl bilmezsiniz... Ceylan derisi koltuklarınızda abuk sabuk adamların , abuk sabuk kurumların asla hak etmedikleri hakları dizi dizi kanunlarla geçirip milletin meclisini o Assubayların sesine çığlığına nasıl kapatırsınız? Çalışırken yaşadığınız pırlanta yılları emekliliğinizde yerleştiğiniz yazlık villalarda torun torba aile saadeti ile…
Daha öncede başka açılardan bakarak bir kaç yazımda değinmiştim ., Değindiğim onlarca isimsiz kahramanların içinde o da vardı ., Yaşadığımız yaraları anlatan yada her şeye karşın içimizi ısıtan , bizleri gururlandıran silah arkadaşlarımızı , meslektaşlarımızı Assubayları anlatan yazıları bu sayfada duygularımızın kalemimize yön verdiği kadarıyla anlatıyoruz ., Aslında hepsi bilindik şeyler , hepsi bizim hikayemiz isimler farklı , yerler , kuvvetler , birlikler farklı ama olayların hedefi kişiler hep aynı , kimlikler , yazgılar hep aynı hep Assubaylar var sahnede ., Ve biliyoruz ki bizler için yaşanan her trajedinin sonuçları olduğu gibi birde oluş nedenleri var ., Hep unutulan , pass geçilen nedenler , işte aslında her şeyin çözümü o nedenleri görebilmek hissedebilmek den geçiyor aslında ., Geçen gün ulusal bir gazetede yine ulus olarak çok tanıdık yazıları çok okunan bir gazeteci köşesinde bizlerle ilgili bir yazı yayınladı ., '' Baba şehit dede şehit torun gazi… Bir aile bir ülke için daha ne yapabilir ki ? Başlıklı , yaşanmış bir dramı , bir hayatı anlatan bir makale ., Okumayanlar lütfen bu yazıyı okusunlar , sözcü gazetesinde Yılmaz Özdil ' imzası ile geçenlerde yayımlandı ., Eğer burada kendi duygularımla özetlemek gerekirse ; konu Şehit Assubay Levent Mete Çelik 'in yaşamından kesitler sunuyor , babasını anlatıyor mesela , o da kahraman bir özel harekatçı o da Assubay , hayatı ülkemizin bekası ve güvenliği için hainlerle girdiği çatışmalarla geçen bir silah arkadaşımız ,bir ağabeyimiz ., Sonra Levent Assubay'ın nasıl kahpece şehit düştüğünü yazıyor , Sene 2006 terörün en azgın olduğu zamanlar , yer Şırnak / Beytüşşebap , llçenin köhne semtinde ki bir apartmanda oturan meslektaşımıza akşam saatlerinde eli kanlı hainlerin kahpe saldırısında Levent Mete Çelik 'in nasıl şehit düştüğünü şehit olurken ailesini nasıl savunduğunu tüm Türkiye 'in unutkan hafızalarına onlar için bedenine yediği 32 kurşunu yeniden bire bir kazıtıyor ., Dram burada bitmiyor , devam ediyor gazeteci ; Şehit Assubay 'in bedenine girip çıkan mermilerden biri annesine korkuyla sarılan oğlunun denk geliyor , Yani Assubay Levent Mete Çelik Şehit düşerken oğlu da Gazi oluyor , Hayata bak derken kara bulutlar hız kesmeden esmeye devam ediyor , oğlunun şehadet haberini alan Emekli Assubay babada telefonun bir ucundan gelen iki sözcükle hemen orada telefonun diğer ucunda yığılıp kalıyor yere , yaşamındaki son duyduğu kelimelerdi onlar , kaldıramıyor o acıyı o yorgun beden , yada ne bileyim belkide oğlundan daha fazla uzak kalamıyor ., Bitmedi devam ediyor ., yaralı çocuğumuz iyileşiyor bir delikanlı oluyor ideali olan…

PAŞALAR ADALET İSTEDİ

30 Tem 2017
116 kez
Yazan
Adalet ne kadar soylu ne kadar yüce bir kavram , biraz gerilere baktığınızda adaletin kazanılması oluşması , yaşaması ve yaşatması hiç de kolay olmamıştır ., Adalet için , Adaletli yaşamak için insanlık tarihi var olduğundan beri bunun adına verdiği mücadelelerle doludur ve nerelerden nerelere geldiğini uğrunda verilen mücadelenin nasıl dolu , dolu olduğunu bazen trajedik bir hal alarak uğrunda ne bedeller ödendiğini ama bunun her şeye değer olduğunu gözlerimizi birazcık aralar sak çok net görürsünüz , Ve Türkiye son günlerin siyasi arenadaki en birinci gündem maddesi , Adalet ; tartışılan hakkında en çok konuşulan sözcüğü , en az bir nefes kadar ihtiyaç duyulan , yokluğunda en fazla hasret duyulan, acılar hissettiren o sihirli kelime ., Siyasi bağlamda oluşan tartışmalara girmiyoruz en azından burada girmiyoruz , biliyoruz ki verdiğimiz sınıf mücadelesi her şeyin dahada üstündedir ve biliniz ki bu site ; emekliassubaylar.org ve Assubay İnisiyatifi sayfası Assubay onur ve haklar mücadelesinin bağımsız özgür tek kaleleridir ., Peki neden bu sayfalarda son günlerin en tartışmalı konusunu olan Adalet kavramı tartışmalarına girdik , çünkü Adalet kelimesi nerede olursa olsun , nerede anılırsa anılsın bizim , Assubayların içi yanar , öyle yanar ki öyle cayır , cayır değil , kor gibi yanar , içten içe ağır , ağır yüreklerimizi dağlayarak yanar ve sarar benliğimizi , tutuşturur bedenlerimizi , giydiğimiz o üniformalar üzerimizde ateş den birer gömlek olur çıkarlar bedenimizden ., Çünkü Adalet bu ülkenin en sert en acımasız yüzünü bize göstermiştir , en sert tokadını biz Assubaylara atmıştır , atmaya da en ince noktasından ama bir o kadar açık , açık devam etmektedir ., Assubay haklar mücadelesi özellikle de 1970 - 1975 yıllarında Adalet için ilk direniş adımlarını attığında , Adalet , apoletli eller aracılığıyla bir kasırga kılığında binlerce Assubayı savurmuş , yerle bir etmiş zindanlara atmış işinden ekmeğinden etmiştir ., Bakmayın siz onları yok sayan bu günkü Temad yönetimine eğer bu gün haklar konusunda biraz nefes almışsak bu o gözü pek , yiğit mağdur olmuş ama hep mağrur kalmış o yiğit insanlar sayesindedir ., O onur mücadelesinin sahipleri olan ağabeylerimizi saygıyla bir kez daha buradan sevgiyle anar iken gözlerimiz bazı emekli paşalara takıldı ister istemez , Türkiye ' İn birinci haberi Adalete ilişkin tartışmalara emekli paşalar balıklama bir giriş yaptılar , Adalet dediler , Adalet istediler , Adalete dair allı pullu laflar ettiler , Merak edip TSK da olan biteni , Adaletin nasıl işlediğini bir türlü anlamayan medya bunların açıklamalarını adalet savunucusu insanlar…
BİR GENERALE SAYGI DURUŞU Bir General öyle bildiklerimizden , çok sık gördüklerimizden biri değil ,süslü püslü odalarından çıkmayan ,spesiyal menülerin sıkılmış taze meyve suları eşliğinde ki kraliyet sofrası benzeri mağrur davetlilerinden değil ., Yada her önüne gelene bağırıp çağıran her gözüne kestirdiğine ceza veren , tüm personele kendi keyfine , kişisel hırslarına göre emirler yağdıranlardan biri değil ., Öyle şatafatlı yemeklerde , ışıklar içersin de balo görünümlü sahnelerin klasik müzik eşliğinde ki rengarenk çiçeklerle donatılmış taht misali masanın en başına dizilmiş aristokrat görünümlü generallerden de değil ., O sizin bizim gibi bir asker ,meslek sevdalısı bir silah arkadaşımız , o askerliğin sadeliğini , yalınlığını , vicdanını tertemiz yüreğine nakış gibi işleyen bir komutan ., Bir askerin sahip olabileceği en yüksek değere sahip cesur biri , personelinin yaşamını kendi yaşamından daha değerli görebilen , söz vatan olduğunda ölüme koşarak gidecek kadar vatan sever bir subay ., Ülkesinin ateş çemberine dönüşmüş bölgelerinde adım atmadık yer bırakmamış buraları doğduğu topraklardan belkide daha çok sevmiş gerçek Milliyetçiydi ., Birliği ile beraber girdiği bir çatışmada önündeki mevziler tek tek düşünce teslim olmaktan veya hain bölücülerin kurşunlarına hedef olmaktansa bulunduğu yerin tümünü ateş altına alın diyecek kadar yiğit bir General ., Geçtiğimiz günlerde Kato dağındaki operasyonların haberlerini gururla duyduğumuz o dağların hainlerden tek tek temizlendiği ,Assubay ve Uzman Çavuşlarla beraber destan yazıldığı isimsiz kahramanların başındaki Komutanımızdı o ., İşte geçenlerde o Komutanı o çok sevdiği ayak adımlarının izleri kaldığı dağlarda bir görev dönüşünde iken talihsiz bir kazada kaybettik , vatan onunla birlikte bir çok evladını daha kaybetti , yanında ki çok sevdiği silah arkadaşlarıyla beraber şehadete yürüdü ., Bir çok Generalin üst düzey komutanların cunta paşalarına dönüştüğü , kayıtsız , şartsız gerici akımların emirlerine girdiği bu dönmede sen aslanlar gibi o özlediğimiz , özlem duyduğumuz komutanlardan oldun ,halkının , milletinin , askerinin yanında oldun ., Sen üniformasının yıldızlarının altına gizlenmiş karanlık kirli hayallerin peşinde olanlardan değil , yaşadığımız toprakların yaşayan efsaneleri arasına girdin ., Şehit Tümgeneral Aydoğan Aydın gidişin içimizi çok acıttı ama bil ki bu Millet seni hiç bir zaman unutmaz ., Komutanım Seni Saygıyla Selamlıyoruz , Ruhun Şad Mekanın Cennet Olsun ...     /Levent Ulucan/