EKŞİ KÖŞE

EKŞİ KÖŞE (38)

Değerli meslektaşlarım,  Facebook'ta bir yazı gördüm, konusu ve üslubu bakımından ilgimi çekti noktasına virgülüne dokunmadan hatta sitemiz editörleri tarafından düzenlenmeden aynen yayınlıyorum. Bu konuda düşünceleriniz önemli, elbet ben de bilahare bir değerlendirme yapacağım. İyi günler esenlikler diliyorum.  E. Astsubayların içindeki ajan-PROVOKATÖRLER.. 15 Temmuz 2014, 22:17 EAHP Ayhan BAYIRLI 15 TEMMUZ 2014Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Genel Başkanı Ahmet Keser Türk Astsubay tarihinde  olmayacak şekilde haklarımızın kazanımına yönelik mücadeleye başlamış ve astsubayın şanlı ismini tarihin en güzel sayfalarında yerini almasını sağlamıştır.TEMAD Genel Başkanı Ahmet Keser Türk astsubay tarihinde değişik söylem ve kavramlarla  sahneye çıkmış ,değişik ve somut belgelerle sorunlarımızı yetkililere iletmiştir.Başta,Adalet ve kalkınma partisinin Cumhurbaşkanı adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan  olmak üzere,konumuzla ilgili BAKANLAR konumuza BAKMAYANLAR dahil olmak üzere Adalet ve Kalkınma Partisinin genel merkezindeki çaycı olmak üzere sorunlarımızı dinledi VE not aldı..Aynı şekilde Ana ve Yavru muhalefet (Başbakan diyor)başkanları ile bunların  milletvekilleri ve Komisyonda görevli milletvekilleri görevli sekreterleri ve görevlileri  sorumlarımızı dinledi VE not aldı.. Yetmedi Genelkurmay Başkanımızın  havalesiyle PERSONEL DAİRESİNE ile  sıralı  başkanlarına havale edilen TEMAD ve Yönetiminin söyledikleri not alındı. Genkur'un girişinde güzel giyimli kontrol elamanının telsizinin  kulaklığında bile  astsubayın beklentileri madde madde duyuldu.. İşte bugün, gidin yapın edin tekrar deneyin diyenlerin tüm istek ve beklentileri  zaman diliminde ciddi devlet gelenekleri çerçevesinde yerine getirilmişken ;hep  iyileştirmeler, kısmen subay ,resmen üstsubay ve geniş olarak generallere yapıldı. Ağlaşanlar bizken memeyi başkasına vermeleri hayatın olağan akışına tersti.İşte burada TEMAD ın eli yüzü düzgün Ahlaken sağlam karakterli ne dediğin bilen  özü sözü doğru sadece astsubayların sorunlarına ve beklentilerine yönelik söylemler yapan  bir dernek başkanı ortaya çıktı. BU AHMET KESER DEN BAŞKASI DEĞİLDİ..Elbette uç noktalardan sorunları anlatıyor sorunları zaten on kez bilenlerse  geriliyordu.Fakat ters giden bir şey vardı? GERİLENLER, İSTEK VE BEKLENTİLERİMİZİ VERECEK OLAN ETKİLİ VE YETKİLİLERKEN. DİKKAT!GENEL BAŞKANIMIZA KARŞI AYAK OYUNLARINA BAŞLAYANLAR İSE BAZI EMEKLİ ASTSUBAYLARDI.TEMAD genel merkez yöneticileri, havada kuş tutsalar ,birden hayatlarında bir  kez dahi bir hayvana yem vermemişlerin, hayvan hakları savunuculuğuna bürünenlerin gazabına uğruyor ve neden kuşu tuttun deyip tu kaka ilan ediliyordu. Bir kısım yazar çizer takımından yüksek strateji okulu mezunu 18 mastır lı emekli  astsubaylar ile Basın Yayın bölümünü rüyasında bitirmişler; TEMAD ın resmi web  sayfasındaki gayri insani yanlış eklentilerine, baltalarıyla atış yapıyorlardı. Yetmezmiş gibi sahte belge üreterek ,karalama ve itibarsızlaştırma girişimi de bulundular.Bulunmaya da devam ediyorlar.Ailesini taciz ederek, şantaja baş vurdular. AMA O ADAM GİBİ ADAM TEMAD GENEL BAŞKANI AHMET KESER'İ BİR MİLİM  YERİNDEN OYNATAMADILAR. BİZ GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE SALIRGAN TUTUMUNDA SINIR TANIMAYAN  NARSİST VE ŞİZOFREN KILIKLI…

Müthiş Bir Yazı !..

04 Ağu 2014
29 kez
Yazan
E. Astsubayların içindeki ajan-PROVOKATÖRLER..   Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Genel Başkanı Ahmet Keser Türk Astsubay tarihinde  olmayacak şekilde haklarımızın kazanımına yönelik mücadeleye başlamış ve astsubayın şanlı ismini tarihin en güzel sayfalarında yerini almasını sağlamıştır.TEMAD Genel Başkanı Ahmet Keser Türk astsubay tarihinde değişik söylem ve kavramlarla  sahneye çıkmış ,değişik ve somut belgelerle sorunlarımızı yetkililere iletmiştir.Başta,Adalet ve kalkınma partisinin Cumhurbaşkanı adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan  olmak üzere,konumuzla ilgili BAKANLAR konumuza BAKMAYANLAR dahil olmak üzere Adalet ve Kalkınma Partisinin genel merkezindeki çaycı olmak üzere sorunlarımızı dinledi VE not aldı..Aynı şekilde Ana ve Yavru muhalefet (Başbakan diyor)başkanları ile bunların  milletvekilleri ve Komisyonda görevli milletvekilleri görevli sekreterleri ve görevlileri  sorumlarımızı dinledi VE not aldı.. Yetmedi Genelkurmay Başkanımızın  havalesiyle PERSONEL DAİRESİNE ile  sıralı  başkanlarına havale edilen TEMAD ve Yönetiminin söyledikleri not alındı. Genkur'un girişinde güzel giyimli kontrol elamanının telsizinin  kulaklığında bile  astsubayın beklentileri madde madde duyuldu.. İşte bugün, gidin yapın edin tekrar deneyin diyenlerin tüm istek ve beklentileri  zaman diliminde ciddi devlet gelenekleri çerçevesinde yerine getirilmişken ;hep  iyileştirmeler, kısmen subay ,resmen üstsubay ve geniş olarak generallere yapıldı. Ağlaşanlar bizken memeyi başkasına vermeleri hayatın olağan akışına tersti.İşte burada TEMAD ın eli yüzü düzgün Ahlaken sağlam karakterli ne dediğin bilen  özü sözü doğru sadece astsubayların sorunlarına ve beklentilerine yönelik söylemler yapan  bir dernek başkanı ortaya çıktı. BU AHMET KESER DEN BAŞKASI DEĞİLDİ..Elbette uç noktalardan sorunları anlatıyor sorunları zaten on kez bilenlerse  geriliyordu.Fakat ters giden bir şey vardı? GERİLENLER, İSTEK VE BEKLENTİLERİMİZİ VERECEK OLAN ETKİLİ VE YETKİLİLERKEN. DİKKAT!GENEL BAŞKANIMIZA KARŞI AYAK OYUNLARINA BAŞLAYANLAR İSE BAZI EMEKLİ ASTSUBAYLARDI.TEMAD genel merkez yöneticileri, havada kuş tutsalar ,birden hayatlarında bir  kez dahi bir hayvana yem vermemişlerin, hayvan hakları savunuculuğuna bürünenlerin gazabına uğruyor ve neden kuşu tuttun deyip tu kaka ilan ediliyordu. Bir kısım yazar çizer takımından yüksek strateji okulu mezunu 18 mastır lı emekli  astsubaylar ile Basın Yayın bölümünü rüyasında bitirmişler; TEMAD ın resmi web  sayfasındaki gayri insani yanlış eklentilerine, baltalarıyla atış yapıyorlardı. Yetmezmiş gibi sahte belge üreterek ,karalama ve itibarsızlaştırma girişimi de bulundular.Bulunmaya da devam ediyorlar.Ailesini taciz ederek, şantaja baş vurdular. AMA O ADAM GİBİ ADAM TEMAD GENEL BAŞKANI AHMET KESER'İ BİR MİLİM  YERİNDEN OYNATAMADILAR. BİZ GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE SALIRGAN TUTUMUNDA SINIR TANIMAYAN  NARSİST VE ŞİZOFREN KILIKLI EMEKLİ ASTSUBAYLARDAN NASIL KURTULACAĞIMIZI BİLİYORUZ.SİZ ,TEMAD'IN GENEL BAŞKANINA SALDIRDIKÇA BELGE ÜRETEREK İTİBARSIZLAŞTIR MAYA ÇALIŞTIKÇA .. BİZ ;İNADINA TEMAD İNADINA TEMAD'IN KURUMSAL KİMLİĞİNİ TEMSİL EDEN  AHMET KESER VE YÖNETİMİ DİYECEĞİZ..   BİZ KİM MİYİZ?BİZ, EYLEMDE, SÖYLEMDE, HER YERDE;BAZEN BİR  ŞUBEDE YÖNETİCİ ,BAZEN BİR  ŞUBEDE SADE ÜYE,ONLARIN; EŞİ,…

Seviyeli Eleştiri

26 Tem 2014
52 kez
Yazan
Ocak 2011'den beri gündemi uzaktan izledim, Temmuz başından beri, yani yaklaşık bir aydır da gündemi daha yakından takip etmeye çalışıyorum. Bu bir aylık süre içinde pek suya sabuna dokunmadım, anlamaya, gözlemlemeye çalıştım, önce bir fikrim olsun istedim. Fasulye bile olmadığımı, nimetten sayılamayacağımı bilmeme rağmen, burada toplum adına, toplum için bir şeyler yazmaya çalışıyoruz. Doğru ya da yanlış, hayatım boyunca hep “muhalefet” cephesinde oldum. “İktidar” adı üstünde, zaten “muktedir” sesini bir şekilde duyurur. Sesini duyuramayan kesimin sesi olmaya çalışmak düşer bize. Ocak 2011'den bu yana pek bir şey değişmemiş!    Sayın KESER’i yeni emekli olduğu dönemde tanıdım. Karargâhın içini, oranın işleyişini iyi bilen, fikirleri, planları olan ve benim bu hareket içinde mutlaka olması gereken biri olduğunu düşündüğüm genç bir meslektaşım olarak tanıdım. Toplumumuz da aynı ışığı görmüş olmalı ki seçildi, seçildiği ekiple aralarında yaşanan sorun her neyse, yolları ayrıldı, olağan üstü genel kurul yaşandı ve tekrar seçildi. Hakkını teslim etmek lazım, eksiği ile fazlasıyla basında ciddi olarak, ilk kez bu kadar geniş yer aldı sorunlarımız. Yazılanlar arşivdedir, Anıtkabir’e 17 kişi ile çelenk koyarken, binlerce kişi ile çelenk konmaya başladı. 15 Mart yürüyüşünde, 120 bin rakam telaffuz ediliyor, siz deyin 50 bin, sonuçta rekor sayıda meslektaş yürüdü. Bilebildiğim kadarı ile rekor sayıda üye kaydı, rekor miktarda mali destek sağlandı. Yönetime aday olanlar, ya da bir şekilde muhalefet edenler bunları görmeli! Ancak eleştiriler de gözardı edilmemeli; Mali yapının şeffaf bir şekilde ortaya konmaması, Genelkurmay ile ilişkilerin koparılmış olması, Henüz bir kazanım elde edilememiş olması, Toplumun yeterince bilgilendirilmemesi, Toplumla yeterince diyalog kurulmamakta oluşu, Makul ve mantıklı eleştirilere herkesin saygı duyması gerekir. Yönetimin de toplumun beklentilerine cevap vermesinin bir zorunluluk olduğunun, bir görev olduğunun idraki içinde olması gerekir. Bu gün TEMAD Yönetiminde olanlar BİZİM meslektaşlarımız. TEMAD ise bizim derneğimiz. Eleştirirken bu gerçek unutulmamalı! Kimsenin kişiliği, şahsiyeti hedef alınmamalı. Hele kurumsal yapıya asla zarar verilmemeli. Açıklığın ve şeffaflığın olmadığı yerde ise söylentilerin önünün kesilemeyeceği bilinmeli. İlk ve en önemli ihtiyacımız birbirimize, yani kendimize saygı… Bunu başarabilirsek gerisi gelecektir. BAŞTA GÖREVDEKİ MESLEKTAŞLARIM OLMAK ÜZERE TÜM  ASTSUBAY CAMİASININ, AİLELERİNİN RAMAZAN BAYRAMLARINI KUTLARIM.

Sıradan Bir Gündü.

25 Tem 2014
75 kez
Yazan
Gerçi her günü sıradandı ya, olsun, lafın gelişi işte! Yılların alışkanlığı ile sabah yedide uyanır, saat dokuza kadar uyur gibi yapar, evinin küçücük balkonuna geçer, hanımın ayağının altında dolaşmak istemez, internetten gazetelere bakar, eşi sabah telaşını atlattıktan sonra kahvaltı edilir, sonra elektrik su faturalarının ödenmesi gibi önemli (!) işler halledildikten sonra öğle uykusu, yine internet…Akşam yemeği, televizyon kumandasını önce kapmışsa haberler, kaptırmışsa aptal diziler seyredilir ve yatılır. İşte bu gün de sıradan bir gün gibi başlamıştı. Günlerdir evde bir fırın gerginliği yaşanıyordu, eski fırının içi dökülüyordu ve eşine göre yenisi alınmalıydı. Ama hesap bir türlü denk gelmiyordu. Hep yeni bir şeyler çıkıyordu. Borç harç evlendiklerinde eşi ona çok anlayış göstermiş, çok destek olmuştu, Allah için inkar edemezdi, onu sabrı, desteği, tutumluluğu olmasa bu günkü konumuna gelemezdi. Moda deyimle antidepresan bir gülümseme yayıldı yüzüne bu günkü konumunu düşününce… İki oda bir salon ev, 2001 model bir araba, ve borçlar. Bu günkü konumu da buydu işte. Gene de şükretti, bu kadarına da sahip olamayanlar var, “Şükür” dedi içinden. Eşi, “pek neşelisin bu gün” deyince fırtına bulutlarının dolaştığını hemen anladı, bunun arkası gelirdi, “Haydi hayırlısı!” diye geçirdi içinden. Evden uzaklaşmayı düşündü, en iyisi buydu. Ama nereye gidecekti?  Son zamanlarda iyice daralmıştı. İş arıyordu sürekli, gazeteleri, iş ilanlarını araştırıyordu, Kariyer net, Eleman on-line, Secret CV gibi siteleri sürekli izliyor, ama bir şey çıkmıyordu işte! Zaruri birçok şeyi “alalım ufak taksitlerle öderiz” diye düşünüp almışlar, ufak taksitler üst üste gelince neredeyse maaşın yarısını alıp götürür olmuştu. Şu fırın işini de çözse iyi olacaktı ama bir ufak taksit daha eklenecekti.   *** Kadın kahvaltı masasına tabakları atar gibi koyuyor, buzdolabı ile masa arasında hızlı hızlı gidip gelirken düşünüyordu “32 senedir evliyiz, hep idare ettim, hep sabrettim, anasıdır, babasıdır, danasıdır katlandım. Tüm heveslerim kursağımda kaldı, durumumuzu bildiğim için hep idare hep idare… 32  sene sonra bir fırın istedim, bir fırın yaaa!” “Kahvaltın hazır” dedi, “ gel de ye!” Masaya oturdu, bekledi, eşi gelmeyince kalkıp yatak odasına gitti, eşi sırt üstü yatmış tavana bakıyordu. “Sen kahvaltıya gelmeyecek misin?” “Gelmeyeceğim” “Neden” “Benim bu evde bir tek görevim var, sana karılık etmek, seni memnun etmek, benim bir şey istemeye hakkım yok, kahvaltını ettiysen gel, kadınlık görevimi de yapayım… Hadi” Kadın soyunmaya başladı, çıktı odadan, tekrar balkona döndü, kahvaltı masası öylece duruyordu. Son zamanlarda ani parlamaları oluyordu, tansiyon, şeker belki de yaşananların, stresin doğal sonucuydu ama yapacak bir şey yoktu. Doktor “sakin olacaksın, stresten uzak duracaksın” dedikçe doktorun kolalı gömleğindeki kırmızı-siyah pahalı…

HUKUK ARANIYOR!

22 Tem 2014
51 kez
Yazan
  Türk Genelkurmayı, Emekli Astsubaylar Derneği Başkanı başta olmak üzere bazı emekli astsubaylara Ordu evlerini yasaklıyor. Gerekçeli yazıyı görmedim ama muhtemelen birtakım yönergelerle gerekçelendirilmiş olmalı. Çok emin olduğum bir husus ise “disiplin” konusunda birtakım zorlama yorumlarla “disiplinsizlik” sonucu çıkarıldığı. Durumun öyle olmadığını herkes biliyor. TEMAD Başkanı veya diğer arkadaşların fikirleri hoşuna gitmiyor Genelkurmayın. Altını bir kere daha çizmek gerekir “FİKİR”, eyleme dönüşmüş bir durum yok! Umulurdu ki, Türk Silahlı Kuvvetleri hukuksuzluğun ne demek olduğunu anlamış olsun, hiç değilse kendi içinde, kendi mensuplarına karşı hukuktan ayrılmasın. Türk Silahlı Kuvvetleri tarihinin en büyük darbesini “kanuni” bir takım gerekçelerle, ama “hukuk” ile ilgisi olmayan yargılamalarla yaşadı. Ömrünü görevine adamış, “candan önce vatan” demiş gerçek askerler çok acılar çektiler. Amaç, emekli ile çalışan arasındaki bağı koparmaksa bunun imkansız olduğunun biliniyor olması gerekir. Günümüzün iletişim çağı koşullarında, dünya küçücük bir köye dönüşmüşken, dünyanın her tarafı ile anında iletişim kurabilmek mümkünken, hele de aradaki bağ gönül bağı ise bu bağı koparmaya hiçbir makamın, otoritenin gücü yetmez, yetmeyecektir. Bu gün “muktedir” olanlar, en azından bize karşı muktedir olanlar, Bingöl devlet Karayolunu hendek kazıp kapatanlara, ya da karargahın önündeki bayrağı indirip yere fırlatanlara karşı gösterdikleri sabrı bize karşı gösterememektedirler. Gerçekten bu kin, bu hırs, bu dışlama, bu fırsat kollama neden? Sayın Umur Talu’yu kızının yaş gününde Genelkurmay Askeri Mahkemesine çağıran dünün muktedirleri nerede bu gün? Neler yaşadılar? Umur TALU ise hala Umur TALU. Bu günün muktedirleri de yarın bizimle aynı rütbeye gelecekler… Emekli… Sonrasında ne yazarsa yazsın, emekli emeklidir. Bunu yaşayacaklar. Belki cenazeleri başka camiden kalkacak, o kadar kul hakkı ile hangi camiden kalkarsa kalksın gidilecek yer aynı, hakkı olan hakkını alacak, hiç şüphe yok! Peki yapılmak istenen ne bu yasakla? “Ben mahallenin zengin çocuğuyum, bilyeler de, futbol topu da benim, alır eve giderim, ya da istediğimi oynatır, kuralları ben koyarım” diyorlarsa… Buyursunlar… Topları da, bilyeleri de onların olsun. NOT: Siyaset sokmadım bu köşeye…Ama bir cümlecik yazmadan da geçemeyeceğim! Eğer Ekmeleddin İhsanoğlu kazanırsa seçimi, bu Tayyip ERDOĞAN’ın toplumu kamplaştırmasındaki başarısı olacaktır. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun başarısı değil!
Elimde sihirli değneğim yok! Bu günden yarına sorunları çözeceğimi iddia etmiyorum, iddia edersem bana inanmayın, bu iddia ile ortaya çıkanlara da inanmayın! Karşımızda Genelkurmay var… Tüm taleplerimizin karşısına koydukları statü yasası… Ne yasaymış kardeşim, Türkiye Cumhuriyetinin anayasasının değişmez, değişmesi dahi teklif edilemez denilen ilk üç maddesi bile bu gün tartışmaya açılmışken, 205 Sayılı Oyak Yasası ile Genelkurmayın her hak talebimizde burnumuza uzattığı Statü yasası değişmedi, değişmiyor. Statü yasası aslında bazı kesimlerin haklarını korumaya, hâttâ genişletmeye, bazılarını da geriletmeye hizmet eden bir yasaya dönüşmüş! En masumane talepler dahi statü yasasına takılıyor… Silahlı Kuvvetlerde bir kesim görevdeki maaşının %80’i üzerinden emekli olurken bir kesim %48 üzerinden emekli oluyor. “Senin ne maaş aldığın bizi ilgilendirmiyor, sana uygulanan oran bana da uygulansın” diyoruz. Statü yasası karşımıza dikiliyor. “Senin statüne bir şey olmayacak, incileri dökülmeyecek, sen statü olarak gene olduğun yerde kal ama benim için de adil bir uygulama olsun” diyoruz… Statü yasası kale gibi… Gedik vermiyor… Yasal yollardan  statü kanunu ile uğraşacağım nereye kadar gidiyorsa oraya kadar! Kuvveti, etnik kökeni, siyasi eğilimi ne olursa olsun asla ve asla ilgi alanımda olmayacak, astsubay ortak paydası benim için geçerli olacak. 1 11 2860 BİZ ---------- + ---------- + ---------- = ---------- Astsubay Astsubay Astsubay Astsubay Anamur TEMAD bile kendi mütevazi yerini almışken, TEMAD Genel Başkanlığı’nın kiracı olarak kalmasına gönlüm razı değil, eğer seçilirsem bir yıl içinde TEMAD Genel Merkez Binasının temelini atamazsam istifa etmiş sayılmayı kabul ettiğimi beyan ve taahhüt ederim.   Bu güne kadar başkanlık yapmış olan her bir meslektaşım, gücü, bilgisi, kabiliyeti oranında bu topluma hizmet etmiştir. Hiç kimse hangi konuda olursa olsun, iyi yapabileceği bir işi isteyerek yapabileceğinden daha kötü yapmaz. Bu insanın yaradılışına aykırıdır. Hepsi elinden gelenin en iyisini yapmıştır.  Hepsini saygıyla anıyorum, şahsım ve astsubay toplumu adına kendilerine samimi minnet duygularımı sunarım. Hiç kimseyi kötülemiyorum, biliyorum ki başkalarını kötülemek beni iyi yapmaz. Bu bir bayrak yarışı, bu yarışta bayrağı bir sonraki noktaya  taşıma fırsatı bana verilirse şeref sayarım. Toplumumuzun amacına hizmet ediyorsa, şeytanla bile iş birliği yaparım! Organize bir çalışma ile 2015 seçimlerinde gerçekten toplumun onayladığı arkadaşlarımızdan birilerinin Milletvekili seçilmesi için her türlü çalışmayı yapacağımı, bu isimler arasında kendi ismimin olmayacağını beyan ve taahhüt ederim. Herkesi dinleyeceğimi, ama son kararı yetkili kurullarımızla alacağımı açıkça ifade etmek isterim. Toplumumuzun değer verdiği saygın isimler var. Onlarla her zaman irtibat halinde olacağım ama, son kararı yetkili kurullarımız verecek. Bu durumun şimdiden bilinmesini isterim. Mutlaka medeni cesaret gösterip topluma hizmeti hedefleyen başka guruplar, başka arkadaşlar da…

Elveda ve Merhaba…

14 Tem 2014
49 kez
Yazan
Önce neden elvada… Yazılarımda ilke olarak kendimden bahsetmemeyi seçtim hep, mecbur olmadıkça “ben” demedim. Sanırım bu gün buna mecburum “ben” diyeceğim, kendimden bahsetmek zorundayım. Hoş görünüze sığınıyorum. Ben yanılabilirim, arşivler yanılmaz! Kimsenin şahsını hedef almadım! Hakaret etmedim! Tartışmadım, yorumları saygıyla karşıladım, gerekiyorsa kişisel mail adresine açıklama yaptım. Ama gerekiyorsa! En çok Sayın Mustafa EROL’u eleştirdim, asla saygısızlık etmeden! Şahsını değil, icraatını eleştirdim, ama yanına gittiğimde önümü ilikledim. Yine karşılaşsam aynı şeyi yaparım! O benim büyüğüm, beni TEMAD’tan ihraç etti, canı sağ olsun. TEMAD üyesi olsam da olmasam da ben assubayım. Her yerde her zaman gururla söylerim. Seçim öncesiydi, tüm adaylara çağrı yaptım, arzu eden herkesle röportaj yapacağımı, kelimesine dokunmadan yayınlayacağımı belirttim. Sayın KESER olumlu yaklaştı. İlk bölümünü yayınladım, imla hatalarına dahi dokunmadan. Arşivlerdedir, çanak soru sormadım, toplumun aklından geçenleri sormaya gayret ettim. Bir çok yorum aldım…Kimi olumluydu, kimi olumsuzdu…Olumsuzlara da olumlu olanlar kadar saygı duydum, her zaman olduğu gibi. Ama biri vardı ki… İşte onu kaldıramadım. Beni k.ç yalayıcılıkla itham ediyordu. İnsafsızca, ölçüsüzce hakaret ediyordu. Ve kahraman meslektaşım, ya da her kimse adını yazamayacak kadar aciz, rumuz kullanıyordu. Toplumda adı bilinen, kitapları olan bir subayla uzun yazışmalarım oldu. Adını söylemem doğru olmaz.  Anlaşabilmemiz mümkün değildi, ama karşılıklı olarak fikirlerimizi paylaştık. Hakaret yok, saygısızlık yok. Karşılıklı teşekkür ve iyi dileklerle sonlandırdık. Bir astsubay arkadaşım ise bana en ağır küfürle hakaret ediyordu! Neden? Çözemedim, anlayamadım, izah edemedim! Yoruldum o zamanlar! Ben hiçbir karşılık beklemeden, ileriye dönük hiçbir hesabım olmadan toplumumun bir neferi olma çabasındaydım. Hakaret ediliyordu. Veda ettim,  tarih 22.01.2011… Köprünün altından çok sular geçti… Uzaktan uzağa da olsa izledim, maalesef o günden bu yana değişen pek bir şey yok… Bir hikaye okudum; Sabah gün doğmadan önce  bir adam uçsuz bucaksız okyanusun kenarında yürüyor, eğilip yerden bir şey alıp denize fırlatıyor, yine yürüyor, yine eğiliyor, yine yerden bir şey alıp denize atıyor… Bu işlem devam ediyor dakikalarca… Yalısından olayı izleyen birinin dikkatini çekiyor, adamın yanına gidiyor ve soruyor; Pardon ama sen ne yapıyorsun? Med-Cezir sonucu kumsalda kalan deniz yıldızlarını denize atıyorum. Binlerce kilometre sahil, milyarlarca deniz yıldızı… Neyi halledeceksin ki, ne değişecek? Adam eğilir, yerden bir deniz yıldızı alır ve okyanusa fırlatır ve der ki; Bak, bunun için değişti… Her şeye rağmen Okyanus kıyısındaki bir denizyıldızına faydam olursa amacıma ulaşmış sayarım… Bu düşüncelerle …MERHABA….

Merhaba!

11 Tem 2014
50 kez
Yazan
22 Ocak 2011 tarihinde “VEDA” etmiştim.11 TEMMUZ 2014 Tarihinde “MERHABA” diyorum…Neden veda, neden merhaba, açıklayacağım…Ama önce bir vefa borcunu ödemem gerek! Kendisi ile yüz yüze görüşme şansım olmadı, telefonla görüştük hep, yazılarına hayrandım. Bunu kendisi ile de paylaşmıştım. Ama o, benim için “Usta”, assubayların Yaşar KEMAL’iydi. Evet Mehmet ALİ KILINÇ Ağabey, bir kere daha seni saygı ve rahmetle anıyorum. Anamur’da iki torun var, “gel” dediler mi gideceksin, çare yok! Kurtsuyu’nu geçtikten sonra sağa, Toroslara tırmanırken bitmek tükenmek bilmez virajlara başlamadan önceki son düzlüktedir ZEYNE… Gülnar’a kadar bitmez tükenmez virajlar, Gülnar’da mola verir. Sonra asırlık çamların, meşelerin arasından geçip, AYDINCIK’a varılır. Oralardan geçerken istisnasız her seferinde Mehmet Ali Abi’nin, Usta’nın buralarda bir yerlerde olduğunu, sanki sırtını ulu bir meşe ağacına dayamış, yazısını yazdığını düşünürüm.  Şöyle ormanın içlerine yürüsem oralarda bir yerlerde görüşeceğiz gibi gelir. O, Torosların aşığıydı, Torosların kocaman yürekli çocuğuydu. Assubayların da gururu! 15 Mart yürüyüşünü görse ne kadar mutlu olurdu! O,belki orada değildi, ama eminim onu tanıyan herkesin yüreğindeydi. Ve Sayın Başkan Halil ERGENLİ’nin elindeki resimdeydi. Sayın KESER ile yürüyüş sonrası görüştüğümüzde, “Mehmet Ali Abinin yorumunu duymak isterdim” demişti. Toplumlar kendilerine hizmet edenleri, yüreğini adayanları unutmamalıdır. TEMAD Yönetimi mi olur, Antalya TEMAD mı olur, yoksa başka bir sivil inisiyatif mi olur, GÜLNAR Belediye Başkanlığı’na baş vurup , bir caddeye,bir sokağa, bir tesise adının verilmesini teklif edelim. Gerekirse imza toplayalım.  Hiç olmadı bir levha dikelim, “Emekli Deniz Astsubay Mehmet ALİ KILINÇ bu topraklara aşıktı, Ruhu şad olsun” diyelim. Hiç değilse bu kadarını yapabilelim.