SORUYORUM?

16 Ara 2013
148 kez

Sayın Balçiçek İLTER’e  söylenenlere istinaden ben de yalnızca sorarak  hakkımı aramak istiyorum.  Hakikaten  haklı bulduğunuz talep yalnızca bir tane midir?

Dümdüz” yani muhatabına doğrudan, kestirmeden, net bir soru sorulmuş;

  • Sizce Astsubaylar taleplerinde haklı mı?

Yanıt :  O kadar doğrudan, kestirmeden ve net değil. Ya nasıl? Önce uzunca bir sessizlik…. Sonra; 

  • Ne haklılar diyebilirim, ne de haksızlar…

Neden uzun bir sessizlik?  Çekinilecek, uzun düşündürecek olay nedir? Assubaylara gerçeği söylemek olmadığı kesin. Çünkü o her ortamda zaten dile getiriliyor. Düşündüren tek sebep kalıyor. Hükümet ise neden?

Bu yanıt bizlere olduğu kadar, Türk Toplumuna da hiç yabancı gelmedi. Bir yerlerden tanıdık gibi geldi. “Var da diyemem, yok da diyemem.” Cevabı gibi. Paşam, lütfen ne olur, varsa, var deyin, yoksa, yok deyin. Bu yanıt şekli birilerinin aklını  karıştırıyor.

Allah aşkına şaşkına çevirmeyin insanları. Bu yanıtların ardından, bir de  şaşkınlıkla; Nasıl yani? Sorusunu  insanlara artık sormak zorunda bırakmayın.  

Onları tek haklı gördüğüm alan tazminat talepleri…Emekli olduklarında karşılaştıkları tablo. Tek haklı gözüktükleri alan o. Onun da muhatabı biz değiliz. Hükümet de biz de farkındayız aslında. Hükümet yapmayalım demiyor, ama onlara yaparsam herkes ister zammı, onlara da yapmak zorunda kalırım, şimdi bu yükün altına giremem diyor.

demiş. Bakınız, assubayların taleplerinden birkaç tanesi şöyleydi. Bu taleplerin haklı ya da haksız olduğuna, birazcık vicdan ve insafı olanları düşünmeye davet ediyorum.

Çalışan assubaylara neden yıllarca okumasına izin vermediniz? Çocuğu yerindeki yeni mezun asteğmenleri hakim savcı yaptınız da, mesleğin içinde fedakarca görev yapan Hukuk fakültesini bitirmiş olan assubayları neden askeri hakim, savcı olmalarını  uygun görmediniz? Böyle bir talepleri yok muydu? Varsa bu talebin dikkate dahi alınmamasındaki gerekçe ne olabilir? Eğitimden korkan bir ordu olur mu? Ülkesinin güvenliği için en ücra köşelere atadığınız insanlara neden yeterli lojman temin etmediniz? Sokak ortalarında, mahalle aralarında bu insanlar şehit edilirken, lojman talepleri konusunda haksızlar mıydı? Ya da maaşlarının önemli bir kısmını kiraya vermeleri onlar için bir sorun teşkil etmiyor muydu? Bu talepler haksız ve hukuksuz talepler midir? Orduevi, kamp vs. artık onları bir kenara koyarsak, emekli assubayların  ekonomik olarak da mağduriyetlerinin önlenmesi ile ilgili bazı talepleri de şunlardı;

  • İntibaklarının yapılması
  • Tazminatlarının verilmesi
  • Sicil affı

Neden İntibak Talepleri Var?

Paşam, geçmişte subaylardan; Lise, l yıllık, 2 yıllık, 3 yıllık harp okulu bitirenlerin hepsinin 4 yıllık harp okulu mezunu gibi intibakları yapıldı mı, yapılmadı mı? Emekli tüm subaylar rütbeye göre aynı maaşı alıyor mu? Almıyor mu?  Peki assubaylardan MYO okulunu bitirenler, kendi nam ve hesabına 2 yıllık yüksek okullardan mezun olanların başlangıç dereceleri neden 9/2'den başlatılarak intibakları yapılmıyor? Subaylar gibi 4 yıllık fakülte mezunları neden 8/1'den başlatılmıyor. Subayların tahsili ne olursa olsun rütbeye göre emekli maaşı alırken assubaylar neden bu haktan mahrum bırakılıyor da intibakları yapılmıyor? Bu talep subaylara hak iken, assubayların talebi neden hak değildir? Bizlerin görev koşulları ile kıyaslanamayacak bir takım meslek grubunun başlangıç dereceleri assubaylardan daha üst derecede iken, bu hak neden assubayların talebi ve hakkı olmasın? Sizce bu taleplerdeki sakınca nedir? Bunlar haksız talepler ise daha geçen yıl, MSB.lığınca yazılı olarak TBMM'ne gönderilen ve kamuoyuna medya aracılığı ile duyurulan aşağıdaki teklifler neyin nesiydi? MSB'na bu tekliflerin yapılmasını kim önermişti?

Bu teklifin sadece bir paragrafı şudur:

soru-onergesi

soru-onergesi-cevabi

MSB.lığınca yukarıdaki teklif, Gnkur.Bşk.lığının bilgisi dışında mı hazırlanmıştır? Yok eğer Gnkur.Bşk.lığı MSB.lığına, yukarıdaki şekilde teklif göndermiş ise daha sonra bu teklif neden yok sayılmış ve assubayların bu ısrarlı talebi önce verilmesi gerekli bir hak, sonra, haksız bir talep olarak görülmüştür. Bu nasıl bir çelişkidir?

Neden Tazminat Talepleri Var?

Bu güne kadar hiçbir astsubay ya da temsilcisinin, “generallerin ya da albayların sahip oldukları hak ve imtiyazlara bizler de sahip olmak istiyoruz.” şeklinde  sözlü ve yazılı  talepleri olmuş mudur? "Onların aldığı maaş kadar bizler de maaş talep ediyoruz" diyen, aklı başında olanı değil, delisi bile var mıdır? Böyle bir talep olmamışsa, karşınıza çıkan her basın mensubuna, çalışan ve emekli generallerimiz neden böyle bir yargıyı empoze etmeye çalışır? Bu doğru bir yaklaşım mıdır? Olmayan, talep edilmeyen bir şeyi, talep ediliyormuş gibi göstermek ne kadar etiktir?

Bu güne kadar, Subayların  emeklileri de dahil olmak üzere; intibakları, tüm tazminatları, maaş iyileştirme teklifleri MSB.lığına Yasa tasarısı verilmesi için teklifler hangi makam tarafından yapılmıştır? 

Disiplin Konusunda:

Neredeyse tüm assubaylar disiliplin konusunda iki cümle söz söylese başlangıç cümlesi; “Bizler hiyerarşiye saygılıyız.” Demektedirler.  İtiraz edilen husus hukuk dışı ve ayrımcı tutumlardır. Sadece bir örnek vermek gerekirse, mesaiye elinde olmayan sebeplerle 5 dakika geç kalan bir subayla astsubay aynı muameleye tabi tutulmakta mıdır?  Bizler kurumumuza saygımız gereği binlerce örneği vermiyoruz. Hukuku uygulayanların tarafsız ve bağımsız görev yapan yargıçların olması gerekmez mi? Amir keyfiyeti ve hukuk dışı davranışları bu güne kadar istisnalar dışında cezalandırılmış mıdır?  Öyle ise durup dururken bu kadar yakınma nedendir?

Sicil Affı Talebi:

1970-75 yıllarında sadece hak aradıkları için kendileri, aileleri ve çocukları  ile birlikte ömür boyu hak mahrumiyeti cezasına çarptırılanlara, PKK militanlarına gösterilen ilgi ve şefkatin gösterilmesi yeterlidir. Kaldı ki, bu meslektaşlarımızın içinde öyleleri var ki, subaylarla birlikte katıldıkları kurslardan birincilikle çıkmış, ordudan atılmayanlar, emekliliklerine  kadar çalışmışlar ve terfi ettirilmişlerdir. Bu ne biçim bir cezadır ki, ölünceye kadar peşlerini bırakmasın. Basit bir sicil affı ile gönüllerini kazanmak devlete ne külfet getirecek, ordunun disiplinini hangi sebeple zedeleyecektir?  

Hükümetlerin tutumuna gelince:

Çok söylendi ama yine de söylemeden geçemeyeceğim.

Sadece son on iki yılı ele aldığımızda; 57. Hükümet zamanında yani 2002 yılının başında 631 sayılı KHK ile Subaylardan, emekli yarbay ve daha üst rütbede olanların maaşlarında % 35'e varan iyileştirmeler yapılmıştır. O yılın 30 Ağustos'unda emekliye ayrılan Genelkurmay Başkanı veda konuşmasında yapılan icraatları sayarken, “Personelin maaşlarında iyileştirme düzenlemeleri yaptırdığını söylemiştir” Bu sözler, üstelik  dönemin Başbakanı ve Cumhurbaşkanının önünde söylenmiştir. TSK'de personelden kasıt, yarbay ve daha üst rütbede olanlar mıdır? O yıldaki ütğm. şimdi yarbay olduğuna göre düşük rütbedeki subaylar için dahi bir sorun var mıdır?   Assubaylar söz konusu olduğunda 58 ve devamındaki bu hükümetin de değişmez ve standart birkaç gerekçesi her zaman olduğu gibi hazırdır.

  • Assubayların mevcudunun fazla olması
  • Kaynak yetersizliği
  • Assubaylara hak verirsek, diğer kamu görevlileri de talep eder.

2002 yılından itibaren, kamuda çalışan işçiler dahil olmak üzere özlük hakları ile ilgili düzenleme yapılmayan tek meslek grubu assubaylardır. Bu hükümet tarafından kendi kurumumuzdaki bir takım personele dahi birkaç defa (Albaylara kadrosuzluk tazminatı, Komkarsu tazminatı vs) düzenlemesi yapılmış, 2002 yılından itibaren Milletvekili Danışmanları dahil imam, polis, öğretmen, Kamuda çalışan işçi vs. tamamının özlük haklarında iyileştirmeler yapılmıştır. Kimsenin aldığında  kesinlikle gözümüz yoktur. Tek itirazımız, göz göre göre bizlere ayrımcılık duygusunun yaşatılmasıdır.  Assubaylar neden görmezlikten gelinmeye devam edilmektedir? Gazetelerde her yıl birkaç kez “Assubaylara maaş iyileştirmesi, düzenleme, zam, devrim haberleri” yaptırılmış, yazılı ve sözlü açıklamalar yapılmış, iş meclis gündemine taşındığında ve önerge verildiğinde, “Kabul edilmemiştir” “Red”edilmiştir...  Bunu yalnızca kaynakla açıklamanın imkanı var mıdır? Son on bir yıldır en çok övünülen konu ekonomi, büyüme, milli gelirdeki artış, düşük enflasyon vs.dir. Öyleyse neden kaynak yalnızca bizim için sorun olmaktadır? Özel bir sebebi varsa açıkça  söylensin.

Sonuç olarak:

Emekli assubayların tek  haklı talepleri tazminat değildir. Özellikle son on iki yıldır ayrımcılık boyutuna varan ötekileştirmedir.  Özellikle intibaklar, başlangıç dereceleri ve elbette tazminat talepleri bir lütuf değil en doğal haklarıdır. Gelmekte olan 926 sayılı Yasa Tasarısında bu talepler olmazsa olmaz taleplerdir. Bu taleplerin  yok sayılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.. Sırasıyla Gnkur.Bşk.lığının ve  mevcut iktidarın artık bizler adına mazeret ileri sürme dönemi sona ermelidir.

TEMAD, Assubayların hak ve hukukunu arayan bir STÖ ise, tüm çabalara rağmen dikkate alınmıyorsa, Anayasa ile tanınmış olan hak arama yollarını sonuna kadar kullanmalıdır.  Tek taraflı talep  ve söylemlerle, artık bir yere varılması mümkün değildir. Balçiçek Hanıma verilen cevapla, şüphesi olanlara Hükümetin de  tavrı net olarak ortaya konulmuştur.  Yeteri kadar kandırıldık ve oyalandık. Kendi temsilcilerimizden de aynı tutumun sergilenmesini kesinlikle istemiyoruz. Atı alan  Üsküdar’ı geçmek üzeredir. Sağ kalmayı başarabilenlerin  yeni baştan onlarca yıl uğraşması kaçınılmazdır.  On binlerce meslektaşımızın haklarını ne bekleyerek, ne de birbirimizle uğraşarak çözmemiz mümkün değildir.   Gönüllülük esasına göre temsilciliğimize talip olunduğuna göre, başarabileceğine inandığımız  meslektaşlarımıza demokratik yöntemlerle şans verilmelidir.

Saygılarımla…

Ögeyi Oylayın
(90 oy)

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yorumlar  

#9 MEHMET KAYALI 03-02-2014 23:06
sayın RAFET DURAN ARKADAŞIM . SORUYORUM DİYORSUN. ETKİLİ BİR SÖYLEM. SORUYORUM DEMEK. AMA SENİN SORDUĞUN SORULARI DUYUP DA DUYMAZ DAN GELENLER KARŞISINDASIN. GÖRMEK İSTEMEYENLERE AYNA SATMAYI. BENDE İSTERİM . AMA BAKMADIKLARI İÇİN AYNAYA İHTİYAÇ DUYMAYANLAR. ORTAMINDAYIZ. BİZ MUHATAP DEĞİLİZ DİYE BİR SÖYLEM VAR ORTALARDA DOLANAN. BENDE SORARIM. MUHATAP OLMADIKLARINA EMİRLER YAĞDIRIRKEN MUHATAP KİM.
Alıntı
#8 metin ayan 18-12-2013 21:15
Sn Günşer, MSB.nı i.yılmazı bütçe görüşmelerinde dinledi iseniz değindiği bütçe değildi başından sonuna ASB İNTİHARLARININ normal olduğunu dünyadaki diğer ordulardan örnek vererek örnekledi,eline tutturulmuş metni okuyordu ama okumaktan bile acizdi ve konulara çok uzaktı ne verdiyseler onu konuşan PAPAĞANDAN farkı yoktu askeri VESAYETİN ALTINDA EZİLDİĞİ VE DIŞINA ÇIKAMADIĞI BELLİYDİ mücadelenin BOYUT DEĞİŞTİRME fikrinize canı gönülden katılıyor ve DESTEKLİYORUM,...
Alıntı
#7 metin ayan 18-12-2013 01:30
MSB.'ı MECLİS KONUŞMASINDA 02.00'DA TSK'DAKİ ASB İNTİHARLARININ NORMAL OLDUĞUNU VE DÜŞÜK OLDUĞUNU İSPATLAMAYA ÇALIŞMIŞTIR,BU BİLE BİZİM TEPKİLERİMİZİ BİRKAÇ İSTATİSTİKLE GEÇİŞTİRMEYE ÇALIŞMA GAYRETİDİR VE MECLİSTEN BUNA PEK TEPKİ GELMEMİŞTİR, ''''BİZLER''' SAHAYA İNMEDİKÇE BU SORUNLARA CİDDİYETLE YAKLAŞILMAYACAKTIR,,,SAYGILAR.
Alıntı
#6 metin ayan 18-12-2013 01:28
ARKADAŞLAR MHP Lİ VEKİLİN KONUŞMASINI DİNLEDİM ,MECLİS KONUŞMASINA SIĞMAYACAK BİRAZ DAĞINIK DEMEYİM ÇOK KALEM İÇEREN SORUNLAR YER ETMİYOR ,,VURGULANAMIYOR AÇIKLAYICI OLMUYOR,BİRSÜRÜ ŞEY SAYILŞINCA İŞ ŞİRAZEDEN ÇIKIYOR,,,DAHA ÖNCE TEKLİF ETTİM ''ÖNEME HAİZ 3-5 MADDEYİ İÇEREN AÇIKLAMALAR İZ BIRAKIR,SORSALAR YA MSB NINA ASSUBAYIN MAAŞ BAĞLAMA ORANI % 50 İKEN SUBAYIN NEDEN % 80 ,BİRDE ÖRNEK VERİLİR KD.BAŞÇAVUŞ GÖREVDE 3012 TL ALIRKEN EMEKLİLİĞİNDE 1350 TL BAĞLANIYOR,SUBAY YARBAY 4390+TEMSİL ALIYORKEN 3390+ TEMSİL GİBİ BİR ÖRNEK,NET VE AÇIK SORU YÖNELTİLMESİ SAĞLANIR ,2 ARTIK ASSUBAYIN STATÜSÜNÜN KARŞILIĞI BİR YERE OTURTMALIYIZ POLİS BİZ EMSALİZ DİYOR-2.BAŞKAN, POLİS BİLE DEĞİL ÇAYCILARLA EMSAL DİYOR BU PERSONEL KANUNUNA EKLENMELİ,ASSUBAY KARŞILIĞI ŞEF-AMİR-BAŞKOMSER-ŞUBE MÜDÜRÜ-1.-2. DERECE EMNİYET MÜDÜRÜ DÜR VB. GİBİ, (3)-HERKESE AYNI ZAM İSTENMEZ ÖNCE HER EMEKLİNİN 2 KAD.KD.BÇVŞ TAN OLACAĞI DÜŞÜNÜLEREK BİR ORAN TESBİT EDİLİR YARBAY GİBİ MAAŞIN %80 BAĞLANIR DER/KAD,Sİ 1/4 +GÖREV+ TEMSİL ,KAD.KD BÇVŞ %75 BAĞLAMA ORANI 1/1 + GÖREV (KD.BNB TEMSİL ALIRSA ALIR )DENİR,,BİRDE İNTİBAKLARIN VE BAŞLANGIÇ DERECELERİMİZ DÜZELTİLSİN DENİR BUDUR, VB....BİZ ADAMLARI ÜRKÜTÜYORUZ HERKESE HEPSİNİ BİRDEN VERİN DENİRSE OLMUYOR,+ORDUEVİ + KAMPLAR YÜKLEN BABAM YÜKLEN. SAYGILAR.
Alıntı
#5 AHMET TOLGA 17-12-2013 23:14
2. Başkan doğru adres göstermiş.Özlük haklarımızı verecek kurum hükümet.İzmir belediye başkanlığını almak istiyorlarsa bizlerin özlük haklarını vermeleri gerektiği TEMAD ve büyüklerimizin önderliğinde yapılacak kampanyalarla hükümete anlatılmalı.İzmir'de yaşayan emekli ve çalışan Assubay sayısını vermek yeterli olur.AKP İzmir adayını ikna edelim, bizimle bir olsun hükümeti ikna etsin kabinenin en çalışkan bakanlardan birisi.İzmir'de AKP ile CHP arasındaki oy farkını sadece E.Assubay oyları ile kapanır.Onlar özlük hakkımızı versin, bizde başkanlığı verelim.Siyaset yapmıyacağız diye özlük haklarımız 2014-2015 değil 2050 de ancak alırız.Bizi siyasete itenler, sahip çıkmayanlar siyasetten korkmuyoruz sadece sizlere güvenmiştik.Savaşmaktan, ölmekten korkmayan bu zümre siyasetten hiç korkmaz.Seçimlerden önce hep TEMAD'a gelip söz verenlere karşılarında ciddi bir oy potansiyelini olduğunu hissetterilim ama bu sefer önce tazminatlar sonra oy.Siyaset yapmadan haklarımızı alamayacağız.Bazı kesimler tazminatlarını aldılar diğer memurlar arasında nasıl huzursuzluk olmadan aldıysa, kararnameyle verilir belediye başkanlığını kazandıklarında bizlerin ne kadar oy potansiyelimiz olduğunu görür intibaklar ve diğer haklarımızı da alırız.Ayrıca sadece özlük haklarımız değil,OYAK kanunu değişsin ALLAH'ın kelami değil ya. 2.Başkanın dediği gibi diğer memurlar arasında huzursuzluk da olmaz,hükümete mali yükte getirmez.Örneğin genel kurul, temsilciler kurulu,denetleme kurulu zümre oranında temsil edilsin.İnanın Assubaylığı kaldırırlar hepiniz subaysınız derler yada tazminatları özlük haklarımızı alırız.Çok basit bir kanun değişikliği,para ve siyaset konularını hakim olmalıyız.Bu konuda TEMAD hükümete yüklensin bakalım TEMAD Başkanına 6 ay bir daha orduevlerine giriş yasağı gelir mi?
Alıntı
#4 ibrahim 17-12-2013 13:51
Assubaylar Mu.Mrk.inde vardiyalı olarak 24 saat esasına göre ordunun haberleşmesini sağlar,eğitim alanında, soğuk kış şartlarında Mu.branş eğitimi ve piyadecilik eğitimi yaptırırken, muhteremler sıcak ofislerinde akademi sınavlarına,bazıları da hukuk fakültesi sınavlarına hazırlanıyordu.Saygılarımla.
Alıntı
#3 Erdal Günşer 17-12-2013 11:04
Sormayın Rafet Bey,

Bence hiç sormayın. Her şeyin bilincindeler. Sadece işlerine gelmiyor. Yoksa yıllardır yaşadığımız o kadar çok örnek var ki…
Birçok arkadaşımız Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesinden İngilizce ve başka dillerin filoloji bölümünden mezundurlar. Gazetelerle TSK bünyesinde subay nasb edilerek çalıştırılmak üzere İngilizce öğretmen aranır. Assubaylar bu kadrolara müracaat edince verilen cevap basit ve kesindir. “Biz sizden astsubay olarak faydalanacağız.”
Daha geçen yıl Türk Silahlı Kuvvetlerinde işlenen disiplin suçlarının oranlarını kamuoyunun gözüne sokmadık mı? Sonuç: Subaylar sütten çıkmış ak kaşık. Assubaylar suçlu. Bunun adı disiplin değil elbet. Bunun adını siz koyun.
Vakıflara üye olun diyorlar. Assubayları bu kadar çok küstürdükten, vakıf ve yardımlaşma organlarının yönetim ve kuruluşlarının kadrolarından izole ettikten sonra üye olun demek ne kadar büyük cüret.

Sadece bir senaryo uyguladılar. Bizim bu feryatlarımızı da hesapladılar. Bu röportaj ile anlatılmak istenen tek şey bizim eylemlerimize karşı tepkili olduklarıdır. Bunu da “çaycı” benzetmesiyle bir kez daha suratımıza tokat gibi vurmuşlardır.

Biz artık derneğimize soralım. Kimi ve neyi bekliyoruz? Mücadelemizin boyut değiştirmesinin zamanı geldi mi gelmedi mi?
Yazınız vesilesi ile size teşekkür ederim. Bizim bile zaman zaman kanıksadığımız haksızlıklar var...
Alıntı
#2 MEHMET KAYALI 16-12-2013 23:41
Sayın Rafet Duran seni kutlarım. Ilımlı, ılımlı olduğu kadar da etkili yazın için.
sana bilgi vereyim dedim.
l. mehmet şen 1954 j. astsubay. ceza hakimliğinden emekli
2. ankara hukuk mezunu. 1956-2 j. astsubay . aydın idare mahkemesi başkanlığından emekli
3.selim avcı. 1957 . mezunu ankara huk. av. emeklisi
4 abdullah bayar. j. astsubay. 1953 lü. noterlıkten em.5.ve be 1956 j. ankara iktisat 1965 mezunu. daha başka arkadaşlar da var
Alıntı
#1 Elbirce 16-12-2013 23:41
Sn. Duran, yazınızın altına imzamı atıyorum. TSK'nın iki numaralı ismince hem yapılan haksızlıklar itiraf edilmiş, hem de taleplerimizin sadece birinde haklı olduğumuz söylenerek, adeta hakaretamiz bir ifade kullanılmıştır. Elbette tekrarlamayacağım, siz, zaten çok iyi ifade etmişsiniz. Sn. Güler'e söylemek istediğim tek şey; çocuklarının yüzüne bakarken, yıllardır birlikte görev yaptığı assubayları hatırlamasıdır, o assubaylar çocuklarının pek çok hevesini yerine getirememekte, bunun sebeplerini anlatmakta zorluk çekmektedir.
Alıntı