ORDUNUN ÖTEKİLERİ : ASSUBAYLAR...

17 Ara 2018
6040 kez

Assubayın var oluş tarihinde öncesinden vaz geçtim,  1951 yılında yasa ile adına Assubay denilen , TSK'nın emek gücü, Beyin gücü , Teknik bilgi donanımı üst düzey  "Ordu" denilen yapının omurgası ,  Bir emirle ölüme gidebilen  ,  olmazsa olmazı Assubayları tanıyalım. 

 Bu kez bir fener tutalım üzerlerine , onları tanımayan büyük kitlelerin beyinlerinde bir şimşek  çaktıralım  , bir an olsun düşünmelerini sağlayalım , kimdir ,ne yer ne içer , nasıl yaşar , nasıl çalışır , daha açıkçası ne iş yaparlar ? diye .
 
Şimdi hep beraber bakalım fenerin ucundaki Assubaylara ,
 
 
Sahi , kimdir bu Assubaylar ?
 
Kanun önünde subayın yardımcısı denilmiş,  Oysa bir Assubay  "Maymuncuk gibidir , Joker "gibidir,  iş bilenin elinde  İngiliz anahtarı'dır  . anlamadığı iş, yapamayacağı görev yoktur , Hava kuvvetlerinin en teknik sınıfıdır , Muharip- eğitim-ulaştırma uçaklarının bakım arızalarını üst seviyede gerçekleştiren teknikerlerdir,  Bir üniforması kefeni , diğer üniforması yağlı tulumdur ,
 
Pilotun bir saatlik uçuşu için onlarca saat mesai harcayan , arızalı uçağı faal etmeden evine gitmeyen , gerektiğinde ertesi günü istirahat kullanmadan mesaiye devam eden biyonik adamdır ,
 
Yeri gelir nöbetçi Assubayı, yeri gelir nöbetçi subayı görevini ifa eder ayda en az 4 - 5 defa,
 
Denizde ; Bir avuç yerde subay ile müşterek çalışan iş ortağıdır, olmazsa olmazıdır,
Kara'da ;  Tankın- topun - zırhlı araçların kademede bakım - arızasını gideren o'dur ,   himayesindeki binlerce askerin karnının doyurulmasını sağlayan yine o'dur , hanımefendinin evinin çarşı pazar, banka işleri vs. ile ilgilenen yine o'dur, ağanın evine maydanoz gidecekse yine o görevdedir ,
 
 
 
Uçaklardan , pist'lere ,  hangarlara , gemilerden tanklara, mühimmata , daha açık yazayım  "it kulübesine" varıncaya kadar zimmet yüklenen , tayin olduğunda'da o zimmeti devretmek için meyil izninin yarısını sayım yapıp devretmekle geçirmek zorunda kalan yine o'dur,
 
Bu kadar zimmetin - sorumluluğun paralelinde  hiç yetkisi olmayan o'dur,  subayın gitmediği kuş uçmaz kervan geçmez dağ başında bir karakola komutan diye atanan yine o'dur,
 
1984 den beri terör belasına en çok şehit verenler yine Assubaylardır,  buna rağmen  daha düne kadar cenazeleri dahi  "Hacı bayram - Kocatepe " diye ayrılanlardır,  
 
 
Subayın omuzuna bir yıldız daha koyabilmesi için denetlemelere bir yıl öncesinden (!) hazırlanan yine o'dur,  Gecenin kör karanlığında kamyon farı eşliğinde emirle cephaneliğe sokulan, sonrada parçalanmış cesetleri askeri mahkemede suçlu bulunan yine O'dur, 
 
Tek kurşun atılmayan Şah-Fırat operasyonunda basına bilgisi dahi doğru verilmeyen yine o şehit Assubaydır,
 
 
Meslek hayatı boyunca ancak bir-iki defa lojmanda oturabilen , lojmanda olmadığı için evinin önünde kahpe bir kurşunla şehit edilen yine o'dur,  düne kadar Askeri Hastanelerde farklı polikiliniklerde muayene olan , boş yer olmasına rağmen subay odalarında yatmasına dahi izin verilmeyen ,  Şehit sayısından fazla İntihar eden yine o'dur,
 
Daha düne kadar kampları tel örgülerle ayrılan yine o'dur ,
 
 
Görevde sıranın en önünde olan, özlük haklarında sıranın en sonunda yer bulan ,
 
Mekteplerinde dahi yediği yemeğin ,  zabit mekteplerinde çıkandan çok daha farklı olduğu , zabit kursağının çok daha kıymetli olduğu , ayrımcılığın daha mekteplerinin yemekhanesinde  Mide'de başladığı bir ademoğludur Assubaylar ,
 
 
Başına çuval geçirilenlerin görevleri başında olduğu kurumda, terörist kovalarken sınırı geçti diye Türkiye'nin - Tsk'nın itibarını düşürmekten ordudan atılan biçare yine o Assubaydır ,
Devletin askeri helikopteri ile ailece pikniğe gidenlerin var olduğu kurumda, 4 yumurta için 6 ay hapis cezası alan yine o'dur,
 
Sosyal medyada general yerine sehven "keneral" yazdığı için ordudan atılan yine o'dur ,
 
 
"TSK: subay-assubay bir bütündür, biz bir aileyiz" deyip , bunun gereğini asla yerine getirmeyenlerin, ısrarla getirmek istemeyenlerin , verdikleri sözlerin dahi arkasında durma iradesi gösteremeyenlerin var olduğu kurumda , sadece kendilerine müslüman olanların , 
 
Subayın 6 çeşit tazminat aldığı , muvazzaf maaşının % 85 i ile emekli olduğu , 
Assubayın sıfır tazminat ve muvazzaf maaşının % 50 si ile emekli olduğu bir kurumda ne kadar aileden ne kadar bütünlükten bahsedilebilir ve ne kadar inandırıcı olur ?
 
Birinin emeklisinin her yıl  yaz - kış kampının planlarını yaptığı  kurumda , diğeri kaçarcasına emekli olup ikinci iş aramak zorunda kalan yine o'dur ,  
 
Hangi mantık Assubayın emsal eğitimliden bir kademe geriden göreve başlamasını açıklayabilir ?
2002 den beri bu hatadan dönme iradesi gösteremeyenler subayların tamamını ne acıdır ki eğitim seviyesine bakılmaksızın bir gecede 8 / 1 inde eşitlenmişlerdir ,

Gizli saklı  okudukları  üniversitede sınava girmemeleri için  özellikle sınav günleri tatbikat - görev planlananlar yine onlardır,  suriyeli mültecinin dahi sınavsız girebildiği üniversite eğitimi kendisinden esirgenen o Assubaydır , 
 
Peygamber ocağı denilen kurumda Ömer adaleti ile tanışmayan yine o'dur,  Bu güne kadar alınan hiç bir savunması baştan yeterli görülmeyen mahkum yine o'dur ,  
Eğitimde anayasanın fırsat eşitliği sağlanmayan , kendisinden lisans eğitimi ısrarla esirgenen yine o'dur ,   mektebinde nasıl bir eğitim veriliyor'ki, babasının Assubay olduğunu söylemeye çekinen subaylar yetişiyor,

Assubay olduğu için evladından özür dilediği mektubu, T.B.M.M Kürsüsünden okunan baba yine bir Assubaydır, en verimli en profesyonel zamanında kaçarcasına emekli olmak zorunda bırakılan yine o'dur,

 Davulcunun-zurnacının-mahallenin taksicisinin- muhtarların-  şarkıcının - türkücünün - artistin - suriyelilerin defalarca kabul gördüğü saraya bu güne kadar sesini duyuramayan  tsk'nın gerçek emekçisi o'dur,  "Aileyiz" masalının anlatıldığı kurumda  Lojmanından tabldot'una , servis aracından asansörüne , helasına varıncaya kadar ayrıştırılan yine o'dur ,

 Bayramlarda torunlarına harçlık verememenin ezikliğini yüreğinde yaşayan ,  Birinin tatil planları yaptığı kurumda, diğerinin ucuz ekmek almak için Halk ekmek büfesi önünde kuyruğa giren yine o'dur, 

 Devlet memurlarının  , Hırsızın, namussuzun,  vergi yüzsüzlerinin , uyuşturucu baronlarının af edildiği memlekette sicil affı uygulanmayan  Yine o Assubaydır ,

 Dirisine hiç değer vermeyip, ölüsüne değer verilir gibi yapılan , sağlığında devlet erkanının adını dahi bilmediği , ancak musallada  asker - sivil  tamamının dirsek teması saf tutup  olmayan haklarını  riyakarca helal ettikleri riyakarlık mağduru o'dur.

 İşleri düşünce ;

 Başçavuşum , Şefim , Hocam , Ağabey  dedikleri yine o  Assubaydır ,

 Ülkenin Başbakanından ,  savunma bakanlarına , gen.kur.bşk'nına  kadar çeşitli platformlarda verilen sözlerin yerine getirilmediği yine o'dur,  subayın 6  çeşit tazminatı aldığı kurumda sıra assubaya gelince; "size verirsek başkalarıda ister" diye uyutulan yine o'dur ,

 Kendilerine her istediklerini alıp, assubaya gelince "biz istedik hükümet vermedi" masalı anlatılan yine o'dur, 

Bütçe görüşmelerinde MSB'nın arkasına cümbür cemaat  konuşlanan, kendilerine her türlü imtiyazı hangi hükümet olursa olsun sorunsuz alan ancak assubaya sıra gelince ; "siz bizden çıktınız,sizin muhatabınız biz değiliz hükümet"  denilen  yine o  Assubaydır ,

 Adaletsizlik sadece özlük haklarında değil'ki ;

 Eğitim süreleri eşit olmamasına rağmen mecburi hizmetin eşit olmasını hangi akıl, hangi mantık izah eder ?

 Oyak'ta üye çoğunluğu olmalarına rağmen yönetimde zerre kadar adil temsil edilmeyen o Assubaydır ,
 
2013 Ortalarında Deniz kuvvetlerindeki bir konferansta komutanın : "Şu Assubaylarında üç kuruş için gezmedikleri televizyon, gitmedikleri gazeteci kalmadı, bu meslek para ile değil, sevgi ile yapılır"  demelerini unutmuş değiliz,  
 
Açıkçası amirale şunu sormak isterim,  
6 Çeşit tazminatı almasanız göreve devam edermisiniz bay amiral ?
 
Assubaylar  adalet için tv. kanallarına - gazetecilere gitmeye mecbur bırakılıyorlarsa  bu ayıp kimindir ? "subay - assubay biriz bütünüz"  lafının içinin ne kadar boş olduğununda belgesi değilmidir ?
 
Adaletin rütbeye - makama göre dağıtıldığı kurumda ,  eski K.K.K.nı  yeni GEN.KUR.BŞK'nı  Org.Yaşar Güler'in "kamuda en eşitlikçi yer tsk'dır"  sözüne inanmak için ,sistemini bire bir örnek aldığınız ABD. ordusunu inceleyip karar vermek lazım her halde.
 
Assubaydan lisans eğitiminin esirgendiği, lisans mezunu assubayların subay yapılmamak için bin dereden su getirildiği  bir kuruma,  İç işleri bakanının  "korucudan albayda olacak, generalde olacak" sözüne diyecek bir şey bulamıyorum,  korucudan general olacaksa ,
 
O halde ne gerek vardıda  kapattığınız askeri okulların yerine  Milli savunma üniversitesi açtınız ?
 
Çok daha acısıda ,  bu sözelere   iki kelam edecek kimsenin olmaması, 

 
Şimdi bir süre gözlerinizi kapatın ve düşünün okuduklarınızı ,  varmı  bu yazılanların tamamı külliyen yalan  diyebilecek ?
 
İşte  TSK'nın ötekilerinden bir kesit  ,
 
Kırılan kol yen içinde kalmıyor 1970 den beri ,
 
Kendini "AĞA" , kendinden gayrısını "MARABA" gören zihniyette ,
 
Ne demişti paşa ? ,  "Kamuda en eşitlikçi yer TSK'dır " .
 
BELLİ'Kİ PAŞANIN KAST ETTİĞİ ,  SADECE ZABİTLERMİŞ . . .
 HAYIRLISI İLE BİRDE "AĞIZ TADI İLE GAZOZ İÇEMEYENLERİN " SORUNUNU HALLETTİLERMİ ,  
DEĞMEYİN KEYİFLERİNE . . .
 
 
Ögeyi Oylayın
(74 oy)

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile