Asubay Tefrikası 6-6

19 Eyl 2018 Eski Tüfek
4698 kez

Aldatanlar Ülkesinin Aldatılmaya Doymayan Askeri; Asubaylar 6—6

 

 

 

 

Temiz iş 6 ayda olur, evlat! der idi, rahmetli Hacı Süleyman dedem!

Hakikâten pek hasiyetli, pek hikmetli bir darbımesel imiş meğerse!..

Asubay Tefrikası 6’nın beşinci kısmını 12 Şubat 2018 Pazartesi günü Eski Tüfek’de yayınlamış idik.

Mütemmim ve müteakip kısım olan Asubay Tefrikası 6-6’yı da Mart ayında yayınlamayı tasarlamış idim!

Fakat olmadı bir türlü. Harcıâlem cinsinden yerli dizi değil ki bu, hergün beş bölüm birden üfürüverelim.

Yüce Allah’ın konuşmayı değil de okumayı emretmesinde, anlayanlar için elbetde sayısız hikmet vardır.

 Bu sebepden dolayı mukaddes kitabımızda müminlere rabbimiz, şöyle seslenir;

(Seni yaradan rabbinin adı ile)oku!

Allah’ın bu emirinden aldığım ilham ile yazdığım bu makâle temiz bir iş oldu mu, olmadı mı, onu siz okuyanlar söylesin gayrı!

Lâkin, cennet mekân Hacı Süleyman dedemin dediği ayniyle vâki oldu.

 

  • Devlet ihâlelerinden yemlenmek, ballı ve fakat harâm lokmalar yutmak için

Hem de

  • 22 bin liralık vekil maaşını cebe indirmek için erkeğinden-dişisinden siyâsetci sürüsünün meydânlarda biteviye höykürüp çemkirmesi,
  • Cumhurbaşkanını ve milletvekillerini “sözde” seçdiğimiz 24 Haziran çifte seçimi,
  • Bu çifte seçimde döndürülen binbir türlü dolaplar ve fırıldaklar,
  • Akabinde yeni hükümetin teşkil edilmesi ve bakanlık koltuklarının paypaylanması,
  • Orgeneral Hulusi AKAR’ın Genelkurmay Başkanlığından Millî Savunma Bakanlığına “yatay” terfi etmesi,
  • Fakir pirzolası” olan "soğan-patates" ikilisinin pazarcı tezgâhında 6 liradan müşderiye sırıtması,
  • Al takke-ver külâh, doldur-boşalt, akşam indir-sabah bindir faslından sonra TL’yi ezip geçen Coni Dolarının 3 liradan 7 liraya fırlaması,
  • Sanki düğün yapacak imişiz gibi iki bayram arası yazı yazılmaz hurâfesine saplanıp kalış,
  • Yaz geldi, bez yandı, gız gitdi, duz bitdi, pek sıcak oldu mızırdanmaları meyânında;

 

Asubay Tefrikası’nın altıncı bölüm altıncı kısmını terkip eden bu makâleyi de ben Şükrü IRBIK,

6 ayda ancak tertip edebildim.

 

Yayınlamaya hazırlandığım günün sonunda bilgisayarımızın HDD’si bozuldu. Ekrânı o meşhur mâvi renk kaplayıverdiOnca emek ile tam 6 ayda hazırladığım bu makâlem ve bilgisayarımdaki diğer bütün bilgiler bir anda kayboldu. Bilgileri kurtaracak birisini bulmak için Ankara kazan ben kepçe, tam 1 ay boyunca çalmadığım kapı kalmadı. Artık herşey bitdi der iken çökmüş HDD’mize hayât öpücüğü verecek “alaylı” bir vatandaş çıkdı karşıma!

Bir tarafdan yetenekli insan ihrâç eder iken diğer tarafdan sap geveleyip saman ithâl eden bir siyâsî iktidâr yüzünden HDD imâl eden bir ülke olmadığımıza şaşırmıyor idim.

Fakat tamâmen çökmüş bir HDD’nin içindeki bilgileri kurtaracak kadar cin fikirli insanları olan bir ülke olduğumuzu gördüğüme hem çok şaşırdım hem de çok sevindim.

Demek ki vatandaşımız, kendisini idâre etmesi için seçdiği siyâsetci güruhundan pek daha zeyrek! 

Neticeten;

Bütün bu işler için harcadığım 1 emekli maaşı kadar para ve 1 aylık gecikmeden sonra tefrikamızın bu kısmını sizlere ulaşdırmak tam 7 ayımıza mâl oldu.

 

*  *  *  *  *

 

Bu makâlemiz ile aslında hiçbir alâkası yok!

Lâkin yukarıdaki sarı çerçevede Cumhurbaşkanlığı seçiminden bahsetdiğim için şu tesbiti yapmaya mecburum;

TBMM ve bütün millet huzûrunda “nâmusu ve şerefi” üzerine içdiği andına,

Cumhurbaşkanı sıfatı ile” diyerek başladı.

Fakat

İçdiği bu andın ardından bir dakika sonra gazetecilere döndü ve şöyle dedi;

Bana başkan deyin! 

Fesuphanallah! Daha düne kadar sen, " Reis " değil mi idin Allah aşkına?..

Haydi bakalım! Hiç de olacak gibi görünmüyor!

Fakat temenni etmesi bizden. Hepimiz için hayırlı olur inşallah!

 

*  *  *  *  *

 

Astsubay” dedikleri biz uyduruk ve köle askerlerin aldatılmasını anlatmak için yazdığımız

Asubay Tefrikası 6-5 _ Eksi Tüfek Şükrü IRBIK

Asubay Tefrikası’nın altıncı bölüm beşinci kısımında;

Asubayların, “subaylığa sicilen terfiini” kösdeklemek için

Genelkurmay Başkanlığındaki beyaz subaylarımızın piyasaya sürdüğü elvan türlü fitne kânunları

Ve dahi

Tertip etdiği akla ziyân Ali-Cengiz oyunlarını dosda-düşmâna teşhir eylemiş

Ve dahiAli-Cengiz Oyunları_ İzzet GÜNAY ve Arzu OKAY

5802 sayılı Astsubay Kânunu ile 1951 senesinde “astsubaydedikleri biz asker kişilere verilen “subaylığa sicilen nakil” hakkını

Sonraki senelerde tertip etdikleri aşağılık ve fitne kânunlar ile

Nasıl da kıymık kıymık gasp etdiklerini belgeleri ile isbat etmiş idik!

 

 

*  *  *  *  *

 

Asubay Tefrikası-6-6 _ köle askerler_asubaylar_Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

*  *  *  *  *

 

Asma sakal, boyama bıyık, ekme saç, takma kirpik, çizme kaş!

Hâsılı yalan-dolan işler...

Asubay olmak ile iftihâr eden, ordusuna hizmet etmekden gurur duyan; asubay olmak şöyle dursun,

İnsan olmak hasebi ile kendisine yapılan haksızlık, kânunsuzluk ve şerefsizlikleri bilmek isdeyen her meslekdaşımıza söylüyorum; Oku!

Devletimizi ve ordumuzu kimlerin tahakküm altına aldığını, ele geçirip sömürdüğünü

Ve dahi

Devlet erkini kendi menfaatleri doğrultusunda nasıl da ahlâksızca ve hovardaca kullandıklarını öğrenmek isdeyen kadirşinas vatandaşlarımıza sesleniyorum; Oku!

  

Ben,  Eski Tüfek'im, heeyy!

 

İşit ki; oku beni!

 

Oku ki; anla beni!

 

Anla ki; seni kuşatan ve köle yapan insan müsvetdelerini tanı!

Tanı ki; senin hakkını kendi midesine indiren arsızları bil!

Bil ki; memurundan, milletvekilinden, subayından böylesi nâmussuz, böylesi aşağılık çapulcuların;

Devlet malını yağmalamasına, seni sömürmesine, sana kendi anayurdunda, asker ocağında köle muamelesi yapmasına bir daha asla fırsat verme!

En önemli husus da şudur; Eski Tüfek’in burada açdığı isyân bayrağından herkese bahset!

 

Bahset ki;

Yanlışı doğrudan, iyiyi kötüden, haklıyı haksızdan, şerefliyi şerefsizden ayıracak kadar mümeyyiz ol!

 

*  *  *  *  *

 

 

Ey benim muhterem Asubay meslekdaşlarım!   Ey benim kıymetli Türk vatandaşlarım!

 

 

  • Tıp fakültesi mezunu her vatandaşımızın  " askerî hekim" olma hakkı var mı? Var.

 

  • Hukuk fakültesi mezunu her vatandaşımızın “askerî hâkim ve savcı olma” hakkı var mı? Var.

 

  • Eğitim fakültesi mezunu her vatandaşımızın “askerî öğretmen olma hakkı var mı? Var.

 

Çünkü;

926 sayılı TSK Personel Kânunu madde 14, her Türk vatandaşına bu hakkı taa 1967 senesinde vermiş.

 

Peki;

Tıp fakültesini, hukuk fakültesini ya da eğitim fakültesini bitiren "astsubay" denilen asker kişilerin;

 

  • Askerî hekim, 
  • Askerî hâkim, askerî savcı 

     Ya da 

  • Askerî öğretmen olma hakkı var mı?

 

Yok!

Sebep?

Cârî askerî mevzuâtımızın “astsubay” ismini verdiği "köle askerler" 1967 senesinden bugüne kadar hâlâ;

Niçin askerî hekim, askerî hâkim, askerî savcı ya da askerî öğretmen olamıyorlar?

Seksen milyon insanın olduğu gibi, astsubaylar, “Türk vatandaşı” değil mi?

 

Allah;

Biz kullarını “akıl” denen o eşsiz cihaz ile mücehhez kıldı

Ve dahi

Mukaddes kitabımızın çeşitli âyetlerinde 700 defâ bize şu suâli soruyor;

 

Hiç akıl etmez misin ki?

 

Peki; Allah’ın bir kulu, yukarıda gördüğünüz bu suâlleri bugüne kadar sormayı “akıl” edebildi mi?

 


 

*  *  *  *  *


Ey Âdemoğlu âdem! 

 Biçdiğin hasatdan memnun değil isen ekdiğin tohuma bak_Asubay Tefrikası-6-6_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

"Astsubay" ismi ile hasat edilen asker sınıfı için ekilen tohumun ne olduğunu anlamak için de bugün biz

65 sene evveline doğru bize çok şaşırtıcı bilgiler öğretecek keyifli bir yolculuk yapacağız, evvel Allah.

Keyifli ve şaşırtıcı olduğu kadar aynı zamânda gene “uzun” bir yolculuk olacak!

Bu sebepden dolayı uzun yazılarda su kaynatan yolcularımıza bir tavsiyem var;

Bu muhterem karilerimiz;

  • Augusto MONTERROSO’dan Dinozor’u okusunlar!..   dinozor, Augusto Monterroso

Dünyânın en kısa hikâyesidir!

Yazıldığı İspanyolca dilindeki kelime sayısı sâdece 8'dir!..

 

Ya da

 

  • Strickland GILLILAN’dan  Pireler ’i okusunlar!..  pireler_ Strickland GILLILAN_Dünyanın en kısa şiiri

Dünyânın en kısa şiiridir!

Yazıldığı İngilizce dilindeki kelime sayısı sâdece 3'dür!..

 

Böylece hem bu hikâye ve şiirin tamâmını bir iki sâniye içinde yorulmadan okuyup bitirirler...

Hem yarım yamalak okumak ile makâlemizi mundar etmezler,

Hem de pek kıymetli vakitlerini israf etmemiş olurlar!

 

*  *  *  *  *

 

Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

*  *  *  *  *

 

Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

Milâdî takvim 1953 senesini gösderir iken

İkinci kez Başbakan seçilen Adnan MENDERES’in 20. Hükûmeti hâlâ görevde idi.

Millî Savunma Bakanı değişen hükûmetin idâre heyeti de aşağıda gördüğünüz şu eşhâsdan müteşekkil idi.

 

Celal BAYAR ve Adnan MENDERES_Asubay Tefrikası 6-6_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

1953 senesinde TBMM’nin kabul etdiği aşağıda gördüğünüz 6137 sayılı kânun ile;

9 senelik mecburî hizmetini tamamladıkdan sonra istifa ederek ordudan ayrılan asubaylar,

Yedek asteğmen” veya “sekizinci sınıf askerî memur” nasbedilecek idi.

Fakat

İnatcı katır gibi ayak direyen Genelkurmay Başkanlarımız,

TBMM’ye isyan bayrağı çekdi ve kânunun bu emrini hiçbir zamân tatbik etmedi.

Asubay Tefrikası 6-2_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

*  *  *  *  *

 

Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

1957 senesine vâsıl olduğumuz günlerde;

İkinci kez Başbakan seçilen Adnan MENDERES’in 20. Hükûmeti gene hâlâ görevde idi.

Genelkurmay Başkanı ve Millî Savunma Bakanı foter şapkalarını giymiş ve evlerinin yolunu tutmuş,

Orgeneral İsmail Hakkı TUNABOYLU yeni Genelkurmay Başkanı sıfatı ile bıldır göreve başlamış,

Başbakan Adnan MENDERES aynı zamânda Millî Savunma Bakan Vekili de olmuş,

Ve dahi

1956 Türkiye’sinin hükûmet idâre heyeti de aşağıda gördüğünüz şu eşhâsdan müteşekkil idi.

 

Celal BAYAR ve Adnan MENDERES_Asubay Tefrikası 6-6_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

1957 senesine ait bütçeyi müzâkere etmek üzere TBMM, 25 Şubat 1957 Pazartesi günü içtimâ eyledi. Meclisin asıl gündemi, bu sene içinde devletin gelir-11giderini bir kânun ile tesbit etmek idi.

Fakat bütçe müzâkeresi esnâsında partisi nâmına söz alan milletvekili Mehmet MAHMUDOĞLU, gündem dışı bir konudan bahsederek meclisde bombayı patlatdı!

Hukukcu olan bu vekilimiz, 5802 sayılı Astsubay Kânunu ile astsubay denilen uyduruk askerlere verilen “subaylığa sicilen nakil” hakkı için yapılan imtihânlarda astsubaylara haksızlıklar yapıldığını söylüyor idi. Bir hukukcu olarak konuşduğuna göre bu konuda bildiği ve dişe dokunan ciddî birşeyler elbet var idi.

Çünkü kânunu hiçe sayan Genelkurmay Başkanlığı, astsubay ismini verdiği köle askerleri subaylığa nakletmek konusunda katır gibi inat ediyor idi. Kânunların inceliklerini iyi bilen bir hukukcu olarak Kırşehir vekili Mehmet MAHMUDOĞLU, Genelkurmay Başkanlığının astsubayların önüne koyduğu engelleri yürek yakan şu sözleri ile meclisde zapda geçirdi;

 

1957 senesine ait 6937 sayılı Bütçe Kânunu, İ: 46, 25.2.1957, C.1;

 

CUMHURİYETÇİ MİLLET PARTİSİ MECLİS GRUPU ADINA MEHMET MAHMUDOĞLU (Kırşehir);

(...)

   Astsubayların subay olmaları için tatbik edilen imtihan usulleri:  


Mehmet MAHMUDOĞLU Bugün ordunun çekirdeğini teşkil eden ve gördükleri vazifelerde ve gerekse emsalleri arasında her bakımdan temayüz eden astsubaylardan subay sınıfına geçme hakkını kazananlara tatbik edilen imtihan usulünün birçok haksızlıklar doğurduğu müşahedelerimiz arasındadır;

Bu hal aynı zamanda astsubay zümresi arasında bir huzursuzluk yaratmakta ve birçok suitefehhümlere yol açmaktadır.

 

 Bu imtihan usulünün 5802 sayılı Kanunun 15 nci maddesine göre yapılmasının daha   âdilâne bir   hareket olabileceği kanaatindeyiz. 

 

 

*  *  *  *  *

 

Bu senelerde harp okullarımız; 2 senelik tahsil ile “asteğmen” rütbesinde subay mezun ediyor idi. Yüce Meclisimiz de Köy Enstitüsü ve Sanat Enstitüsü mezunlarına “asteğmen” olarak askerlik yapma hakkı vermiş idi. Asteğmen olarak askerliğini yapan bu okullardan mezun gençlerimiz, askerlik hizmeti bitince “teskere” bırakıp “muvazzaf subay” sınıfına nakil ediliyorlar idi. Ordumuzda yakın zamâna kadar bu şekilde subay olmuş çok sayıda kaşalot ve palamut albayımız mevcut idi.

Fakat aynı enstitülerden mezun olup da astsubay okullarına giren gençlerimize ise “asteğmen” olmaları kânun ile yasak edilmiş idi. Bu konuyu Asubay Tefrikası 6-5’de belgeleri ile târihin huzurunda sıygaya çekmiş idik.

Akl-ı selim ve ehl-i vicdan sâhibi kimi vekillerimiz, asubaylara yapılan bu hâince ve âdi haksızlığın bir an evvel telâfi edilmesi için meclise soru önergesi vermişler idi. 25 Şubat 1957 Pazartesi günü aynı inikatda meclisde yapdığı konuşmasında, kendisi de emekli bir subay olan vekil Arslan BORA

Genelkurmay Başkanlığımızın astsubaylara yapdığı bu “ırkcı” ayırıcımclığı şu sözleri ile târihe kayıt etdi;

 

CUMHURİYET HALK PARTİSİ MECLİS GRUPU ADINA ARSLAN BORA (Tunceli);Milletvekili Arslan BORA

Sanat enstitüsü mezunları:

Bundan evvelki senelere ait Millî Müdafaa bütçelerinde belirttiğimiz veçhile sanat enstitüsü mezunlarına “yedek subaylık” hakları tanınmış olmasına rağmen

Millî Müdafaa Vekâleti namına aynı okullarda ve teknik astsubay okullarında tahsil görerek mezun olanlara “yedek subaylık” hakkının verilmeyip “astsubay” olarak istihdamları orduda bir ikilik yaratmakta olduğu ve

Bu durumun ıslah ve farklı tatbikatın bertaraf edilmesi için Millî Müdafaa Vekâletinden de temennide bulunmuştuk. Vekâletin de bu temennilerimize iştirak ettiği ve bu farklı tatbikatın bir an evvel ıslahı cihetine gidileceği vadedildiği hâlde

 Hâlen bu ikiliğin ortadan kaldırılmaması haklı olarak bu astsubay kütlesini üzmektedir.

 Vekâletin bu husus üzerinde hassasiyetle durmasını zaruri bulmaktayız. 

 

 

*  *  *  *  *

 

Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

5802 sayılı Astsubay Kânununu TBMM, 1951 senesinde meriyyete koymuş idi.

Bu kânuna göre, 9 senelik mecburî hizmetini tamamlayan asubaylar, teğmenliğe nakil edilecekler idi.

Fakat Genelkurmay Başkanlığımız, bu hakka sâhip olan astsubayları teğmenliğe nakil etmedi.

6137 sayılı kânunu da TBMM, 1953 senesinde meriyyete koydu.

Bu kânuna göre 9 senelik mecburî hizmetini tamamladıkdan sonra istifa ederek ordudan ayrılan asubaylar,

Yedek asteğmen” veya “sekizinci sınıf askerî memur” nasbedilecek idi.

Fakat Genelkurmay Başkanlığımız, bu kânunu da tatbik etmedi.

Kabul etdiği kânunlar ile TBMM’nin asubaylara verdiği hakları Genelkurmay Başkanlığımız bir bir gasp ederken günler geldi geçdi,

Ve dahi

Târih geldi dayandı 27 Mayıs 1960 Cuma gününe...

İktidara geldiği 1950 senesinden beri Başbakan Adnan MENDERES’e

Kendisinin terfi etdirdiği Coniperestiş subayları gizliden gizliye darbe hazırlıyorlar idi.

Bu gizli darbe hazırlığı;

Tıpkı 2016 senesi Temmuz ayının 15’indeki mübarek bir Cuma günü zuhûr eylediği gibi,

1960 senesi Mayıs ayının 27’sinde, gene mübarek bir Cuma günü koku verdi…

 

27 Mayıs 1960 subay darbesi_Cumhuriyet Gazetesi

 

Asubay Tefrikası 6-6_27 Mayıs subay darbesi_Cumhuriyet gazetesi_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

27 Mayı darbeci subayı Kara Piyade Kurmay Alpaslan TÜRKEŞ_Asubay Tefrikası-6-6 _Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

27 Mayıs darbesini ordu içindeki bir avuç küçük rütbeli subay tertiplemiş idi.

Yüksek rütbeli subayları ya ikna, ya hapis, ya da yurtdışına sürgün etmişler idi.

Darbeci subaylar, 1 saat içinde devletin önemli mevkiilerini hemen ele geçirdiler.

28 Mayıs 1960 Cumartesi günü saat 04;30’da darbe beyannâmesini

O dâvudî sesi ile radyoda okuyan Kara Piyâde Kurmay Albay Alpaslan TÜRKEŞ, şöyle demiş idi;

Gayemiz Birleşmiş Milletler Anayasası’na ve İnsan Hakları Prensiplerine tamamıyla riayettir.

28 Mayıs 1960 Cumartesi günü Türkiye’de hükûmetin manzara-i umumiyesi, maşşallah, Allah nazardan saklasın,

Sakın ha! Foto-şaka filân zannetmeyiniz lutfen!.. 

Tam da aşağıda gördüğünüz gibi;

Altısı bir yerde ve fakat dördü aynı kişi olan berrî” şu üç orgeneralden müteşekkil idi.

 

27 Mayıs 1960 darbeci subayları Cemal Aga_ Asubay Tefrikası 6-6_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 


28 Mayıs 1960 Cumartesi günü sabahın seher vakinde T.C. Devletinin üzerine çöreklendiler

Yukarıda resimlerini gördüğünüz bu darbeci subaylarımız;

Ve dahi

TBMM dâhil olmak üzere devletin bütün dâirelerini cebren ve hile ile işgal edip ele geçirdiler.

Cumhurbaşkanı ve başbakan sıfatına ilâve olarak

Kara Kuvvetleri Komutanlığından emekli “AgaCemal GÜRSEL aynı zamânda;

Millî Birlik Komitesi Başkanı ve TSK Komutanı makâmlarını da cebren ve hile ile şereflendiriyor(!) idi.

 

*  *  *  *  *

 

Millî Birlik Komitesi ismi ile teşkil etdikleri hükûmet ile

Darbeci subaylarımızın ilk yapdığı şey;

Kendilerinin ve yedi göbek sülâlesinin istikbâlini teminât altına alan şu kânunları çıkartmak oldu.

 

  • Darbeye desdek veren subaylarımızı, tertip etdikleri Cumhuriyet Senatosu’na tabii üye yapdılar,
  • Darbeye karşı çıkan Albay Alpaslan TÜRKEŞ gibi azılı subayları da uzak memleketlerdeki konsolos, elçi vs. ballı maaşlı kızak görevlere tayin rüşveti ile susdurdular ve bu subaylardan böyle kurtuldular,
  • 40 sayılı kânun ile; Harp Akademilerindeki kurmay adayı subayları, eğitimlerini tamamlamadan “kurmaylığa” terfi etdirdiler,
  • 42 sayılı kânun ile; Ordudan tard etdikleri yaklaşık dört bin subayımıza ödedikleri “çifte emekli ikrâmiyesini”, Amerika’dan borç aldıkları 4,5 milyon dolar ile verebildiler.
  • 125 sayılı kânun ile; Ordudan tard etdikleri subaylarımıza, devlet mekteblerinde öğretmenlik yapma hakkı verdiler.
  • 180 sayılı kânun ile; Kendilerine beleşinden ev inşâ etmek için kânun çıkartdılar. Ankara’da Yahya Kemâl Caddesi ve İstanbul’da Zincirlikuyu gibi arsanın altın kıymetinde olduğu semtlerde, hazineden iki simit fiyâtına “sözde satın aldıkları” arsaların üzerine “sözde kendi paraları ile" ve fakat pırlanta kıymetindealyans mahalleleri” inşâ etdiler.
  • 182 sayılı kânun ile; Teğmenden mareşale kadar her subayımıza, sanki kendi anaları doğurmuş gibi barışta ve savaşta birer “hizmet eri” verdiler.
  • 205 sayılı OYAK kânunu ile; Subaylarımız, kendilerinin ve yedi göbek sülâlesinin istikbâlini sonsuza kadar teminât altına aldı.

 

 

Tabii bu saydıklarımız, bugüne kadar Eski Tüfek’in bulup bilebildikleri...

27 Mayıs’ı yapan Conisperestiş ve darbeci subaylarımızın;

Devlet kasasından yağma edip kendi ceplerine akdardığı bir de dodak uçuklatan “kayıt dışı” servetler var ki bunu ancak darbeci subaylarımızın bir kendileri, bir de Allah biliyor.

 

*  *  *  *  *

 

Amerika’dan besleme karanlık suratlı ve darbeci subaylarımızdan mürekkep Millî Birlik Komitesi;


  • Hem darbeci subaylarımızın
  • Hem de darbeye karşı geldiği için ordudan tard edilen subaylarımızın
  • Hem bu dünyâsını
  • Hem de ahiretini teminât altına aldıkdan sonra

 

Bu kez de yeni bir Anayasa hazırlamak için kolları sıvadı.

 

27 Mayıs’ı ganimete çevirmekde pek mâhir davranan darbeci subaylarımız,

Aynı zamânda şu kânunları da yapdılar;

 

  • 160 sayılı Devlet Personel Dairesi Kurulması Hakkında Kânun,
  • 211 Sayılı TSK İç Hizmetleri Kânunu,
  • 357 sayılı Askerî Hâkimler ve Savcılar Kânunu,
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kânunu,
  • 926 Sayılı TSK Personel Kânunu,
  • 1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kânunu.

 

İşde biz, makâlemizin bu kısımında bugün;

Darbeci subaylarımızın kendilerine ballı imtiyâzlar kotardığı 926 sayılı TSK Personel Kânunu ile

"Astsubay" dedikleri biz köle askerlere atdığı kazıkları ilk kez olmak üzere fâş eyleyeceğiz, inşallah!

 

*  *  *  *  *

 

Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

27 Mayıs subay darbesinin yapıldığı târihden buyana tam 7 sene güzerân eylemiş idi.

Cumhurbaşkanı; Kara Kuvvetleri Eski Komutanı “AgaCemal GÜRSEL,

Başbakan; Mülkiyeli Suat Hayri ÜRGÜPLÜ,

Millî Savunma Bakanı; Mülkiyeli Hasan DİNÇER,

Genelkurmay Başkanı; Orgeneral Cevdet SUNAY idi.

 

Cemal Aga_ 27 Mayıs darbeci subayı Cemal GÜRSEL_Asubay Tefrikası 6-2_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

 Subaylara çifte kıyak_ Asubaylara çifte kazıklar_ Asubay Tefrikası 6-6_Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

Cârî mevzuâtımızın “astsubay” olarak tesmiye etdiği köle askerlerin “subaylığa tahsilen nakil” edilmesini yasaklamak için

Genelkurmay Başkanlığımız maymuncuk olarak bu kez de

Kendi tertip etdiği 926 sayılı TSK Personel kânununu kullandı.

Asubaylara atılan bu yağsız ve çifte kazıkları fâş eylemeden evvel bu kânun hakkında bir iki kelâm etmeliyim.

Çünkü öylesine netâmeli ve şâibeli bir kânun ki... Daha TBMM’de kabul edildiği gün tefessüh etmeye başlamış!..

Üsdelik yapdıkları bu kânundan darbeci subaylarımızın kendileri bile memnun kalmamış.

27 Mayıs darbeci subaylarının hazırlayıp 1967 senesinde meriyyete koyduğu 926 sayılı TSK Personel Kânunundan evvel

Subay” ve “astsubay” olarak tesmiye edilen asker sınıfları, aşağıda gördüğünüz kendi müstakil kânunlarına tâbi idi.

 

Bu asker sınıflarından;

 Astsubaylar, 2 Temmuz 1951 târih ve 5802 sayılı Astsubay Kânununa tâbi idi.

 

 Asteğmen hâriç olmak üzere subaylar ise şu kânunlara tâbi idi;

 

1. 7 Haziran 1926 târih 912 sayılı Ordu, Bahriye, Jandarma Zâbitân ve Memurini Hakkındaki Kânuna,

2. 28 Mayıs 1928 târih ve 1281 sayılı Ordu ve Jandarma Kadroları Hâricindeki Hidemâtı Devlette Müstahdem Orduya Mensup Muvazzaf Zâbit ve Muvazzaf Askerî Memurları Hakkındaki Kânuna,

 

3. 19 Haziran 1942 târih ve 4273 sayılı Subaylar Heyetine Mahsus Terfi Kânununa,

 

4. 25 Mart 1953 târih ve 6077 sayılı Subay ve Askerî Memurların Mecburî Hizmetleri ve İstifaları Hakkında Kânuna,

 

5. 27 Mayıs darbeci subaylarının peydahladıkları 25 Ekim 1963 târih ve 357 sayılı Askerî Hâkimler ve Askerî Savcılar Kânunu.

 

 

*  *  *  *  *

 

 

Hepimiz bir aileyiz yalanı_ uyduruk ve köle asker astsubay_Asubay Tefrikası 6-6_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

926 sayılı TSK Personel Kânunundan evvel hazırlanan ilk TSK Personel kânunu,

Gene aynı isim ve fakat 762 kânun sayısı ile 20 Nisan 1967 târihinde meclis gündemine geldi.

Fakat daha meclisde görüşülemeden kadük oldu.( M. Meclisi B: 89, 20.4.1967, O: 1)

926 sayılı TSK Personel Kânununun;

TBMM gündemine gelmesi, müzâkere edilmesi ve kabul edilmesi hakkında dikkat çeken şu bilgileri verelim.

 

Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

926 sayılı ve TSK Persenel Kânunu isimli kânunun meclis müzâkeresi o kadar uzun süre devâm etdi ki... Meclisde görüşmelerin başladığı gün Cumhurbaşkanı, Başbakan, Millî Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı koltuğunda oturan zât-ı şahâne devlet adamlarının hiçbirisi, bu kânunun kabul edildiği günü göremedi.

926 sayılı kânunun TBMM’de kabul edildiği 27 Temmuz 1967 Perşembe günü ise devletin başında şu adamlar oturuyor idi.

 

 Cevdet SUNAY ve Çoban Sülü_ Asubay Tefrikası 6-6_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 


Cumhurbaşkanı
; Genelkurmay Eski Başkanı Cevdet SUNAY,

Başbakan; İslamköylü ve barajlar kralı nâmı ile mâruf Çoban Sülü,

Millî Savunma Bakanı; Mülkiyeli Ahmet TOPALOĞLU,

Genelkurmay Başkanı; Gelmiş geçmiş en nobran ve en kalın kafalı Genelkurmay Başkanı olarak nâm salan Orgeneral Ahmet Cemal TURAL idi.

 

 

*  *  *  *  *

 

926 sayılı TSK Personel Kânun tasarısını görüşmek üzere TBMM, 09 Temmuz 1965 Cuma günü ilk kez içtima eyledi.

143 sayılı Birleşimde söz alan Tokat vekili hukukcu Ali DİZMAN,

TSK Personel Kânun tasarısının temel hedeflerini şu sözleri ile tasrih etdi;

 

 

Milletveklili Ali DİZMANALİ DİZMAN (Tokat);

 

Muhterem arkadaşlarım, Devlet memurları kanunu tasarısı, Türk Silâhlı Kuvvetler personeli kanun tasarısı ve nihayet bunun gibi gelecek diğer kanun tasarılarının esas maksatları, personel nizamını toplu olarak bir mevzuatta toplamak ve bir “nizam” tesis etmektir.

 

Fakat

Bugün sâdece ve hâlâ asubay denilen köle askerlere uygulanan;

 

  • Bir kademe aşağıdan verilen Görev başlangıç Derecesi,
  • Bugün dahi hâlâ verilmeyen her bir senelik tahsile karşı bir kademe intibâk bakımından

 

926 sayılı TSK Personel Kânunu bir “nizâm” değil fakat

Ahlâksız ve kânunsuz bir “nizâmsızlık” tesis etdi.

 

 

Aynı birleşimde söz alan Erzurum vekili aşağıda gördüğünüz Şerafettin KONURAY ise,

TSK Personel Kânun tasarısının temel hedeflerini şu muhteşem(!) sözleri ile özetledi;

ŞERAFETTİN KONURAY (Erzurum);Milletvekili Şerafettin KONURAY

 

  • Subaylara tazminat verilmesi bu kanunun en iyi düşünülmüş kısmını teşkil etmektedir.

 

  • Tasarının kabulü halinde malî bakımdan da subay ve astsubaylarımız daha üstün bir refah seviyesine ulaşacaklardır.

 

  • Astsubay terfileri ve 5802 sayılı Astsubay Kanununda astsubaylardan subay olma hakkı bu tasarıda da lise seviyesinde yapılması suretiyle muhafaza edilmiştir.

 

Gömlek değişdirir gibi parti değişdiren harbiye kaçkını Şerafettin KONURAY’dan sonra

Millî Savunma Komisyon Sözcüsü sıfatı ile gene harbiye kaçkını olan başka bir subay aldı sazı eline;

 

MSB Komisyon üyesi emekli subay İsmail SARIGÖZMillî Savunma Komisyon Sözcüsü İsmail SARIGÖZ (Amasya); 

 

  • Bizde Genelkurmay Başkanlığı yapmış olan zevatın durumu yabancı memleketlerde az evvel arz ettiğim eşhas gibi kabul edilmiştir.

 

İsmail SARIGÖZ,  Genelkurmay Başkanlığı yapmış emekli subaylara, yabancı memleket dediği Amerika’nın verdiği hakların verildiğini gurur ile söyledi.

Fakat Amerikan ordusunda “astsubay” isimli bir asker sınıfı olmadığından ise tek kelime dahi söz etmedi.

 

Meclis zabıtlarını okuduğumuzda bugün şu hakikâtların farkına varıyoruz;

Genelkurmay Başkanına verilecek haklar konusunda bizim subay emeklisi vekiller, Coni Genelkurmay Başkanını örnek aldılar. Ve Amerika’nın kendi emekli Kurmay Başkanına verdiği hakları verdiler.

Fakat sıra astsubaylara hak vermeye gelince aynı subay vekillerimiz;

Coni’nin kendi ordusunda “astsubay” denilen bir asker sınıfı olmadığından hiç bahsetmediler

Ve dahi

Amerika’nın kendi erlerine verdiği kadar bile hakkı, Türk astsubaylarına vermediler.

 

Millî Savunma Komisyonu 926 sayılı TSK Personel Kânun tasarısı hakkında şöyle bir rapor hazırladı;

S. Sayısı: 1031

Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel kanunu tasarısı ve Millî Savunma Komisyonu raporu (1/805)                  15.2.1965   

 

T.C.

Başbakanlık

Kanunlar ve Kararlar Tetkik Dairesi

Sayı : 71 -11/A/650

 

 

Millet Meclisi Başkanlığına

 

 

Millî Savunma Bakanlığınca hazırlanan «Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel kanun tasarısı», gerekçesi ve ilişikleriyle birlikte ekli olarak sunulmuştur.

Gereğinin yapılmasını rica ederim.

Başbakan

İsmet İnönü

 

 

TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİ PERSONEL (SUBAY VE ASTSUBAY) KANUN TASARISI GEREKÇESİ

 

1. Devlet Personel Dairesinin kuruluşuna ait 160 sayılı Kanunun 4 ncü maddesi gereğince subay ve astsubaylara ait hususlar Devlet Personel Dairesinin çalışmaları dışında bırakılmıştır. Bu hükme uyarak Devlet Personel Dairesi tarafından genel ve katma bütçeli kurumlarda çalışan personele ait bir kanun tasarısı hazırlanmış, Silâhlı Kuvvetler mensubu subay ve astsubaylar bu tasarının dışında bırakılmıştır. Devlet Personel Kanunu memurlar için bâzı yenilikler getirmiştir. Getirilen bu yenilikleri kapsıyacak şekilde, Silâhlı Kuvvetler personeli için de bu tasarıya paralel olarak bir tasarının hazırlanması zarureti doğmuştur.

İkinci Dünya Harbi ile onu takilbeden yıllarda harb silâh ve vasıtalarında meydana gelen tekamül ile, teknolojik inkişafın gerek taktik ve gerekse stratejik bakımından eskiden vaz'edilen prensipleri bile değiştirecek derecede müessir olması muvacehesinde, modern Batı ülkeleri ordularında zamana uygun olarak Silâhlı Kuvvetler personelinin ilmî esaslara müstenit, rasyonel usullere göre sevk ve idaresi zarureti ortaya çıkmıştır. İlmî esaslar dâhilinde yönetilen personele eşit rekabet ve imkânlar sağlanmış, bunun neticesinde de terfi esas ve şartları tamamen değiştirilerek ehliyet ve kabiliyet prensiplerine göre bir üst dereceye yükseltilmeleri öngörülmüştür.

Modern devletlerin vaz'ettikleri prensip ve esaslara paralel ve aynı çalışmalardan faydalanarak, asrımızın Silâhlı Kuvvetleri personelinin gerek yetişme; ilim ve tekniğe intibak ve gerek terfiler hususunda elzem gördüğü esaslara müstenit yeni bir Subay terfi Kanununun hazırlanması ve düzenlenmesi kaçınılmaz bir zaruret olarak ortaya çıkmış ve bunun olumlu bir sonucu olarak da 1962 senesinde Subay Terfi Kanunu T.B.M.M. ne sevk edilmiştir.

1963 senesi Mayıs ayında tasarı Millî Savunma Komisyonunda görüşülmeye başlanılmış ise de, Devlet Personel Dairesince hazırlanan ve Bakanlar Kurulunun da kabul ettiği personel rejimi prensiplerine tasarının intibakını sağlamak ve dolayılsiyle de daha mütekâmil bir hale getirmek maksadiyle tasarı Hükümetçe T.B.M.M. den geri alınmıştır.

Geriye alınan tasarı çok dar bir çerçevede hazırlanmış olup sadece subayların terfilerini ihtiva etmekte idi. Subay ve astsubayların mesleke girişlerinden itibaren sınıflandırılması, meslek programlarına göre eğitim ve terfileri, malî hükümleri, sosyal hakları ve taltiflerini sağlamaya imkân verecek daha şümullü ve geniş ihtiyaçlara cevap verebilecek kapsamda bir kanuna şiddetle ihtiyaç vardır. Yeni tasarı hemen hemen dörtbaşı mamur denebilecek bir şekilde tanzim edilerek huzurunuza getirilmiş bulunmaktadır.

(...)

 9 ncu kısım astsubay terfilerini ve 5802 sayılı Astsubay Kanununda   astsubaylardan   subay olma hakkı bu tasarıda da, imtihanları lise seviyesinde   yapılması suretiyle   muhafaza edilmiştir. Böylelikle astsubayların çalışmaları   için bir teşvik unsuru olacağı  ve  silâhlı kuvvetlerin küçük rütbeli subay   ihtiyacının karşılanacağı düşünülmüştür.  


 

*  *  *  *  *

 

Şimdi, kıymetli meslekdaşlarım ve muhterem okuyanlar;

926 sayılı TSK Personel Kânun tasarısını görüşmek üzere 09 Temmuz 1965 Cuma günü meclisde başlayan

Ve dahi

Asubay denilen köle askerlerin “subaylığa tahsilen nakil” edilmesini düzenleyen 14’üncü madde hakkında

143’üncü birleşimde cerâyan deden konuşmaları “zamân, olay ve şahıs” silsilesinde resimli olarak tek tek verelim

Ve dahi

Kim, ne demiş, bir görelim hele;

 

 Asubay Tefrikası 6-6_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

Açılma saati: 14,37

BAŞKAN; Başkanvekili Nurettin Ok

 

TBMM Başkanı Nurettin OK

 

 

Başkan — Sayın KONURAY buyurunuz efendim.

 

Milletvekili Şerafettin KONURAYŞerafettin KONURAY (Erzurum) —

 

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım, Yüksek Meclisinizce kabul edilen Devlet personel Kanunu, memurlar için bâzı yenilikler getirmiştir. Çağımızın gelişen harp silâh ve vasıtaları özellikle 2 nci Dünya Savaşı ve onu takibeden yıllarda meydana gelen tekâmül, taktik ve stratejideki geniş inkişaflar, Silâhlı Kuvvetler personelinin modern ve ilmî esaslara dayanılarak sevk ve idaresi zaruretini meydana çıkarmıştır.

Kendi millî geleneklerimiz, uzun yılların tecrübeleri, millî bünyemiz esas alınarak Batı devletleri ordularında tatbik edilen yeni usuller de bir dereceye kadar göz önünde tutularak hazırlanan Silâhlı Kuvvetler personel kanun tasarısı yüksek huzurunuza sunulmuştur.

Bu kanun tasarısının hazırlanmasında Devlet personel Kanunundaki yeniliklerin de dikkat nazarına alındığı görülmektedir.

 

 

(...) 

9 ncu kısım : Astsubay terfileri ve 5802 sayılı Astsubay Kanununda astsubaylardan subay olma hakkı bu tasarıda da lise seviyesinde yapılması suretiyle muhafaza edilmiştir.

 

Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

   

TBMM Başkanı Nurettin OK

 

 

BAŞKAN —14 ncü madde üzerinde 35 imzalı bir değişiklikönergesi vardır, önergeyi okutuyorum.

 

Yüksek BaşkanlığaKonya milletvekili İhsan KABADAYI

 

Askerî Personel Kanununun 14 ncü maddesine aşağıdaki fıkranın ilâvesi:

 

Orduda astsubay olup da, astsubaylığı esnasında fakülte ve yüksek okullardan mezun olan astsubayların yaşı 30 dan büyük olmıyanlar istekleri halinde teğmen rütbesiyle muvazzaf subay sınıfına  nakledilirler.  

Konya Milletvekili İhsan KABADAYI ve milletvekili 34 arkadaşı_Asubay Tefrikası 6-6_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

TBMM Başkanı Nurettin OK

 

 

BAŞKAN — Sayın ÜLKER.

 

 

Milletvekili Reşit Akif ÜLKERReşit ÜLKER (İstanbul) — Muhterem arkadaşlar burada ufak bir teklifte bulunuyoruz. Eğer ordu bakımından büyük bir mahzur yaratmadığı takdirde bu önergeye iltifat etmenizi istirham edeceğim.

Bununla şu durumu karşılamak istiyoruz: Bugün orduda kumandanlarının müsaadesiyle yüksek tahsile giden astsubaylar var. Şimdi burada 14 ncü maddede kaynak olarak «fakülte ve yüksek okulu bitirenlerden muvazzaf subay olma» deniyor. Şimdi bu astsubaylar, üniversiteyi bitirmiş ve büyük bir gayret içerisinde olan insanlar, demektir. Ayrıca da yapısı askerî disipline, askerlik ruhuna tamamen intibak etmiş insanlardır, bunlar. Bunların bu madde içerisine sokulmasında, biraz evvel de ifade ettiğim gibi, büyük bir sakınca görülmediği takdirde iltifatınızı rica edeceğim. Yalnız, burada «27 yaş» kaydı vardır. Biz «30 yaş diyoruz. Çünkü onların durumlarını ancak böyle temin etmek mümkün oluyor. Şimdi önergemizde bunu temin etmek istiyoruz.

 

 Yani çalışarak   bulunduğu noktadan daha ileriye gitmek insanları ki; bugün Beş Yıllık Plân da bunu   kabul etmiştir. Üniversiteye, liseye, her tarafa eleman alırken bu prensibi kabul   etmişiz, üstün insanlar,   çalışan insanlar  daha ileriye gitmek istiyen insanlara bu imkânı     lütfedin, bahşedinSaygılarımla.

 

TBMM Başkanı Nurettin OK

 

 

 

BAŞKAN — Sayın Giritlioğlu; buyurunuz.

 

Milletvekili Fahir Necmettin GİRİTLİOĞLUFahir GİRİTLİOLĞU (Devamla) — Teşekkür ederim. Bu maksatla Reşit Ülker arkadaşımdan sonra söz almış bulunmaktayım.Muhterem arkadaşlarım, dikkatimden kaçtığını itirafa mecbur olduğum, bu konu dolayısiyle önergeyi veren arkadaşlarımın kâffesini tebrik etmek mecburiyetindeyim. Filhakika, ordunun bir unsuru, bir cüzü olan astsubaylar içerisinde fakülte mezunu olmak, sair surette fakülteyi bitirenlere nazaran nazarımda çok daha önemli bir olay teşkil eder. Evvelemirde (her şeyden evvel) astsubayların tahsili bir fakülteye gitmek için kâfi gelmediği için bunların lise muadelet imtihanını vermesi gibi mecburiyetleri vardır ve ondan sonra da fakülteyi okumak gibi güçlükleri vardır. Bu güçlükleri yenebilecek üstün kabiliyetler çıktığı takdirde bunları hattâ ve hattâ tercihan almak zarureti vardır.

 

 Belki cevaben denilecektir ki; «fakülte ve yüksek okulu bitirenler için kabul edilmiş bulunan 14 ncü madde astsubaylara da otomatikman işler. Binaenaleyh; böyle bir önergeye lüzum yok

 Fakat astsubayların bağlı olduğu ve kendi statüsünden dışarıya çıkmasını meneden diğer maddeler  vardır. 

 

Bu maddeler yürürlükte bulunduğu müddetçe astsubay olarak vazife görmek ve devam etmek zorundadırlar. Bu itibarla önerge ile bunlara bu hakkın tanınması zarureti duyulmuş bulunmaktadır, önerge verenlerin önergelerini bu yönden lüzumlu görüyorum. 27 yaşı da bu önerge sahipleri 30 yaş olarak çıkartmışlardır. Astsubayların zor şartlarını nazara alan arkadaşlarımız onlara bir nevi rüçhaniyet vermek İçin ve hakikaten kademe imtihanları için geçecek zamanı da hesaba katmak suretiyle 30 yaşı uygun bir seviye olarak bulmuşlardır. Ben de, 30 yaş esasına iştirak ediyorum ve hattâ astsubay oldukları halde fakülte bitirenlerin bu 14 ncü maddeden tercihan isitfade ettirilmeleri lüzumuna inanç duyuyorum.

  

TBMM Başkanı Nurettin OK

 

 

BAŞKAN — Buyurun, Sayın AYTAŞ. 

 

Milletvekili emekli subay Mehmet Ali AYTAŞ

 

Mehmet Ali AYTAŞ (İzmir) — Muhterem arkadaşlar; sayın arkadaşlarımızın astsubaylara tanımış bulundukları hakka ben de iştirak ediyorum. 

 

(...)

 

 

 Assubaylar esasında ordu konseptlerine alışmışlardır. Bunlar bir yüksek tahsil yapıp da subay olmak için, subay olmak heves ve liyakatini   gösteriyorlarsa 30 yaş kendileri için gecikmiş   yaş   sayılmaz. 

Binaenaleyh, arkadaşlarımızın yaptığı teklif astsubaylıktan subay olmak için gösterilen otuz yaş uygunudur. Bu arkadaşlarımızın teklifi istikametinde oy verilmesi münasiptir. Teşekkür ederim.

 

TBMM Başkanı Nurettin OK

 

 

BAŞKAN — Komisyon. Kısaca ise yerinizden izah edebilirsiniz. Bu 14 ncü madde üzerinde verilmiş bulunan değişiklik önergesi üzerinde mütalâanız; buyurun.

 

 

MSB Komisyon üyesi İsmail SARIGÖZGEÇİCİ KOMİSYON SÖZCÜSÜ İsmail SARIGÖZ (Amasya) — Muhterem arkadaşlar; 14 ncü madde fakülte ve yüksek okulu bitirenlerin muvazzaf subay olma durumunu tanzim etmektedir. Bu madde dikkat buyurulursa ihtiyaridir. Silâhlı Kuvvetlerde muharip sınıflar dışındaki diğer sınıflarda ihtiyaç hâsıl olduğu takdirde personel plânlamasına uygun olarak fakülte tahsili, yüksek tahsil yapanlardan maddede tadadedilen şartlara uyanlar alınabileceklerdir. Halbuki arkadaşımızın verdiği önergedeki husus bir mecburiyet yüklemektedir. Bu itibarla katılmıyoruz.

İkincisi, maaş bakımından bu personel aleyhine bir durum hâsıl olmaktadır. Bunlar takrir kabul edildiği takdirde teğmen olarak nasbedileceklerdir. Halbuki baremleri bunun çok üzerindedir. Mağdur duruma düşeceklerdir.

Üçüncüsü, Silâhlı Kuvvetlerin bir personel plânlaması vardır. Bunların miktarları evvelden bilinmediği ve tâyininin de, tesbitinin de mümkün olmadığı cihetle personel plânlamasını aksatacaktır.

Dördüncü bir husus da; 114 ncü maddede astsubaylıktan subaylığa geçme şartları tâyin ve tesbit edilmiştir. Münhasıran yüksek tahsil yapma şartını subaylığa nakil için bir sebeb olarak kabul etmek mümkün değildir. 114 ncü maddedeki şartları haiz olmıyan bir astsubayın, yüksek tahsil yapmıştır diye subaylığa nasbını kabul etmek mümkün değildir. Bu itibarla komisyonumuz takrire katılmıyor.

Kaldı ki, bu madde ahkâmına göre, Silâhlı Kuvvetlere intisabedecek olan subayların terfileri için bir tahdit konmamıştır. Halbuki ileride geleceğimiz veçhile, 114 ncü maddedeki astsubaylıktan subaylığa geçmede subaylar için tahdit konmuştur. Bunlar âzami yüzbaşılığa kadar yükselebilirler. Bu itibarla komisyonunuz katılmamaktadır takrire.

 

 

İsmail SARIGÖZ'ün yukarıdaki konuşması hakkında şu acı tesbiti yapmaya mecburum.

 

Meclisde müzâkere edilen 926 sayılı TSK Personel Kânun Taslağı’nın;

 

  • 14’üncü maddesi, astsubayların “ subaylığa tahsilen terfi ” etmesi hakkındadır.

 

  • 114’üncü maddesi ise astsubayların “ subaylığa sicilen terfi ” etmesi hakkındadır.

 

MSB Geçici Komisyon Üyesi emekli subay İsmail SARIGÖZ, meclis huzurunda yapdığı ve sizin de yukarıda okuduğunuz konuşmasında; 926 sayılı TSK Personel Kânun taslağı 114’üncü maddesinde “astsubaylıktan subaylığa geçme şartları tâyin ve tesbit edilmiştir.” diyor.

Ve 14’üncü maddenin astsubaylar için işletilmesine gerek olmadığını iddia ediyor.

 

Dübüründen böyle üfürmek ile bu şahıs;

Bu kânunun 14’üncü maddesi ile TBMM’nin her vatandaşa verdiği “tahsilen subay nasbedilme” hakkını,

" Millî Savunma Bakanlığımızın astsubaylara yasak etdiğini " farkında olmadan itirâf ediyor.

 

 

TBMM Başkanı Nurettin OK

 

 

BAŞKAN — Başka söz istiyen? Yok.

Önergeye komisyon katılmamaktadır.

Önergeyi oya sunuyorum.

Kabul edenler... Etmiyenler...   Kabul edilmiştir.

 

Komisyon filhâl (şu hâlde) katılmıyor. Bu önerge dikkat nazarına alınmak kaydı ile kabul edildiği için Meclisin vukubulan temayülü muvacehesinde bu önergeyi ve maddeyi komisyona gönderiyorum, lütfen bu madde bu şekilde redakte edilecektir.

Ve bu şekilde bu önerge ile beraber madde hakkında nihai karar alacağız efendim.

 

 

*  *  *  *  *

 

926 sayılı TSK Personel Kânun tasarısının “astsubay” dedikleri biz köle askerler için en önemli maddesi, 14’üncü maddesidir. Çünkü bu maddeye göre kendi parası ile yüksek tahsil yapan asubaylar, teğmenliğe “tahsilen nakil” edilecekler idi. 9 Temmuz 1965 Cuma günü yapılan 143’üncü birleşimde meclisdeki müzâkereler esnâsında kendisi de emekli bir subay olan Konya milletvekili İhsan KABADAYI ve 34 arkadaşının verdiği değişiklik önergesine, imzâ vermeyen Edirne milletvekili hukukcu Fahir GİRİTLİOĞLU ve İstanbul milletvekili emekli subay Mehmet Ali AYTAŞ da partileri adına yapdıkları konuşmalar ile desdek verdiler.

Bu birleşimde 14’üncü madde hakkında verilen değişiklik önergesine koca meclisde sâdece bir milletvekili muhalefet ediyor idi; kendisi emekli bir subay olan Amasya milletvekili ve MSB Geçici Komisyon Sözcüsü İsmail SARIGÖZ. Harbiye kaçkını bu vekilin ismini bir kenara yazalım ve konumuza devâm edelim.

 

Müzakere sona erdikden sonra 14’üncü madde hakkında verilen değişiklik önergesi meclisde oya sunuldu ve aynen kabul edildi.

Kabul edilen bu 14’üncü madde ile astsubay denilen köle askerler aslında,

Darbeci subaylarımızın tertip etdiği 1961 Anayasası 10’uncu maddesinin her türk vatandaşına verdiği “insanın maddî ve manevî varlığını geliştirmek” hakkını kazanmış oluyorlar idi.

Yukarıdaki konuşmasında gördüğünüz üzere 143’üncü birleşimi idâre eden Meclis Başkanvekili Nurettin OK;

Konya milletvekili ve emekli subay İhsan KABADAYI ile 34 arkadaşının verdiği ve iki vekilin daha desdeklediği bu değişiklik önergesi doğrultusunda 14’üncü maddenin redakte edilmek (düzeltilmek) üzere komisyona gönderilmesine karar verdi.

 

 

*  *  *  *  *

 

 

14 Temmuz 1965 Çarşamba günü icrâ edilen 145’inci birleşimde TBMM,

926 sayılı TSK Personel Kânun tasarısının 14’üncü maddesini ikinci defâ görüşmeye başladı.

Birleşimin başkanı Konya vekili Mekki KESKİN’in burada yapdıklarına ve söylediklerine lutfen dikkat ediniz.

 

Hemen aşağıda gördüğünüz meclis müzâkeresinde;

MSB ve Genelkurmay Başkanlığının tezgâhladığı ve birisi emekli subay olmak üzere iki milletvekilinin;

  • Meclis'de yapdığı kânunsuzluğu göreceksiniz,
  • Asubaylara yapdığı ihâneti göreceksiniz,
  • TBMM irâdesine tecâvüz edişlerini göreceksiniz.

 

Neticeten:

37 milletvekilinin asubaylara verdiği " tahsilen subaylığa terfi " hakkını

Zorba 2 milletvekilinin nasıl gasp etdiğini göreceksiniz.

 

 

 Asubay Tefrikası 6-6_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

Asubay Tefrikası 6-6_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK


 

13.— Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel kanunu tasarısı ve Geçici Komisyon raporu (1/805) (S. Sayısı : 1031) 366:404,422:425

 BAŞKAN; Başkanvekili Mekki KESKİN (Konya)

 

BAŞKAN — Millet Meclisi Birleşimini açıyorum.Konya Milletvekili Ahmet Mekki KESKİN

13. — Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel kanunu tasarısı ve Geçici Komisyon raporu (1/805)

(S. Sayısı : 1031) (1)

BAŞKAN — 87 nci maddede kalmıştık arkadaşlar.

14 ncü madde de komisyona gitmişti. Şimdi komisyondan gelen 14 ncü maddeyi okutuyorum:

 

                                                         Meclis Başkanlığına

MSB Komisyon üyesi İsmail SARIGÖZ

  

14 ncü madde ile ilgili olarak verilen önerge üzerine Komisyonumuzca meydana getirilen 14 ncü madde metni aşağıya çıkarılmıştır. Maddenin metinde yazılı olduğu şekilde kabulüne Komisyonumuz katılmaktadır. Arz ederim.

 

       Geçici Komisyon Sözcüsü

                                                Amasya

                                                           İsmail Sarıgöz

 

 

II — Fakülte ve yüksek okulu bitirenlerden muvazzaf subay olma;

 

Madde 14. — Üniversitenin çeşitli fakültelerinin veya yüksek okulları bitirenlerden, bitirmelerini mütaakıp ara vermeden müracaat edenler, 27 yaşından büyük olmamaları ve diğer nitelikleri de haiz olmaları şartiyle; ihtiyaç da varsa; Silâhlı Kuvvetlerin Harb okullarında yetiştiremediği sınıflar için muvazzaf subaylığa nakledilebilirler.

Üniversitenin çeşitli fakültelerini ve yüksek okulları bitirerek müracaat eden astsubaylar da, 30 yaşından büyük olmamaları ve diğer nitelikleri de haiz olmaları şartiyle; ihtiyaç da varsa; öğrenimleri ile ilgili sınıflar için teğmen rütbesi ile muvazzaf subaylığa nakledi - lebi - lirler.  Bunlar, terfi ile astsubaylıkta almakta oldukları aylık derecesine ulaşıncaya kadar müktesep hakları olan aylıkları almaya devam ederler.

357 sayılı Kanun hükümleri saklıdır.

Bu kişiler, muharip sınıf subaylığa nakledilemezler.

 

 

*  *  *  *  *

 

Meclisdeki müzakereye kısa bir ara vermeye ve yeri geldiği için şu tesbiti yapmaya mecburum;

Kıymetli meslekdaşım Emekli Deniz Asubayı Aydın KULAK şöyle demiş idi;

Subay darbeleri asubayları iki kere vurur!

926 sayılı kânuna bakdığımızda;

27 Mayıs subay darbesinin asubayları değil iki kere, en az 4 kere vurduğunu görüyoruz.

Bu darbelerden üçünü yukarıdaki sâdece şu 14’üncü maddede görüyorsunuz.

 

Bunlar;

 

1. Tahsilen subaylığa nakil edilemez darbesi,

 

2. Askerî hâkim ve savcı olamaz darbesi,

 

3. Muharip sınıfa nakil edilemez darbesi.

 

Bu senelerde;

 

  • Lise mezunu çocuklarımız 2 sene okuyup “subay” oluyor idi

 

  • Fakat ortaokul mezunu çocuklarımız 3 sene okuyup “astsubay” oluyor idi.

 

  • Er sınıfına dâhil olan astsubayı, subayından çok okutan başka bir ordu da bu dünyâda yok idi.

 

926 sayılı TSK Personel Kânunu olarak tesmiye edilen bu kânun ile Asubaylara vurulan dördüncü darbe de şu idi; Asubayların “rütbe bekleme süreleri” boş yere uzatıldı. Bu kânunun 16’ncı maddesi hakkında konuşan vekillerimiz, “yüzbaşıya üsteğmen maaşı vermek” kânuna ve hakkâniyete uymaz dediler.

Fakat aynı vekillerimiz; “rütbe bekleme sürelerine” yapdıkları anlamsız ilaveler ile astsubaylara 3’er sene daha aynı maaş vermeyi ise “kânuna uydurmakda” hiçbir mahzur görmediler.

5802 sayılı Astsubay Kânunu ile 1951 senesinde 9 seneliğine “ast komuta kademesine” hapsedilen astsubaylar,

Aynı “ast komuta kademesine” bugün artık 15 sene hapis ediliyorlar.

Emekli olmaya niyetlenen astsubaylar ise müebbet hapse mahkûm ediliyorlar.

 

Şimdi, 145’nci birleşime kaldığı yerden devâm edelim.

Devâm edelim de

Sahtekâr iki milletvekilinin meclis çatısı altında çevirdiği sunturlu ve âdi bir tezgâhı daha hep berâber görelim.

 

Konya Milletvekili Ahmet Mekki KESKİN

 

 

BAŞKAN

Sayın KABADAYI, komisyondan tadilen gelen 14 ncü madde hakkında buyurun.

  

Konya Milletvekili İhsan KABADAYI

 İhsan KABADAYI (Konya) — 

Sayın Başkan, muhterem arkadaşlarım; maddenin âmir hükmüne göre dışardan fakülteyi bitirip de muvazzaf subay olmak istiyen

gençlere verilmiş bir haktır. Bunu hürmetle karşılıyoruz. Fakat kader icabı astsubay olmuş, fakat cehdi var, gayreti var, kabiliyeti var, fakülteyi bitirmiş bunun da pek tabiî olarak subay olmak hakkıdır.

 

 

Şimdi tedvin edilen madde de buna aittir. « nakledilebilirler » maddesinde ben takdire kalan bir sezi, bir koku hissetmekteyim. Fakülteyi bitirmiştir, sivil olarak fakülteyi bitirip gelenlerden hiçbir farkı yoktur. « Bitirenler nakledilebilirler » deyiminde her türlü engeli saklı görmekteyim.

Böylece bir hakkın verilmesi yolunda Muhterem Meclisinizden buradaki deyimin « nakledilirler » şeklinde değiştirilmesi ile astsubay olup fakülteyi bitiren arkadaşları cehde ve gayrete getirmiş olacaksınız. Bu hakkı iktisabedip de geçemiyenlerin ıstırabını dindirmiş olacaksınız. Burada tedvin edildiği gibi “ nakledilebilirler ” şeklinde çıkarsa birçok engellerle bu sınıfa mensup arkadaşlar mustarip kalacaklardır. Bu bakımdan « nakledilirler » şeklinde değiştirilmesini arzulamaktayım ve böyle bir teklifte bulunacağım, hürmetlerimle efendim.

 

Konya Milletvekili Ahmet Mekki KESKİN

 

BAŞKAN Mekki KESKİN

Komisyondan gelen 14 ncü madde hakkında başka söz istiyen var mı? 

Teklifinizi çabuk yapınız lütfen Sayın KABADAYI.

 

MSB Geçici Komisyon Üyesi ve emekli subay İsmail SARIGÖZGEÇİCİ KOMİSYON SÖZCÜSÜ İsmail SARIGÖZ (Amasya) —

 

Riyaset Divanının aldığı karar gereğince, maddelerin tadili hakkında yapılacak tadil teklifleri tümü üzerinde görüşmelerin intacına kadar idi.

 

 

 Maddelere geçildikten sonra artık önerge verilemiyor .

 

Konya Milletvekili Ahmet Mekki KESKİN

 

BAŞKAN Mekki KESKİN

 

Arkadaşlar bu kanun tasarısının tümü üzerindeki görüşmeler sırasında maddeler üzerinde önergelerini vereceklerdi. 

 

Sayın Kabadayı zamanında vermediğiniz için şimdi teklif veremiyorsunuz.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum ...Kabul edenler... Etmiyenler...

14 üncü madde kabul edilmiştir.

 

Konya Milletvekili İhsan KABADAYI

 

 

 İhsan KABADAYI (Konya) — 

 

 Yeni muttali olabildim (öğrendim) efendim.  

 

Konya Milletvekili Ahmet Mekki KESKİN

 

 BAŞKAN Mekki KESKİN

 

Efendim olabilir.

Bilmemek mâzeret teşkil etmez, mâlumâliniz.

 

Konya Milletvekili İhsan KABADAYI

 

 

 İhsan KABADAYI (Konya) — 

 

 Komisyon yeni getirdi, yeni okundu. 

 

Konya Milletvekili Ahmet Mekki KESKİN

 

BAŞKAN Mekki KESKİN

 

Olabilir. Meclisin kararı öyle.

Sizin bilmeniz lâzımdı.

 

Konya Milletvekili İhsan KABADAYI

 

 

  İhsan KABADAYI (Konya) — 

 

 Kimse bilmiyor, komisyondan başka.  

 

 

 

Konya Milletvekili Ahmet Mekki KESKİN

 

BAŞKAN Mekki KESKİN —

 

50’nci madde komisyona gitmişti,

Komisyondan gelen şeklini okutuyorum.

  

 

*  *  *  *  *

 

İşde, gördünüz, muhterem asubay meslekdaşlarım ve vicdân sâhibi kıymetli vatandaşlarım!

Meclis Başkanvekili sıfatı ile 145’inci birleşimi idâre eden Konya milletvekili Mekki KESKİN’in tavırlarını dikkatlice tetkik etdiğimizde; milletvekili İhsan KABADAYI’nın 14’üncü madde hakkında verdiği değişiklik önergesini bir katekülliye getirmeyi ve reddetmeyi kafasına önceden koyduğunu anlıyoruz. Bu katekülliyi yaparken de milletvekili ve emekli subay İsmail SARIGÖZ’ün de kendisine yardakcılık yapdığını görüyoruz.

35 milletvekilinin imzâsı ve 2  vekilinde desdeği ile TBMM’nin 143’üncü birleşimde astsubaylara verdiği “subaylığa tahsilen nakil” hakkını

Kendisi emekli bir subay olan Konya milletvekili İhsan KABADAYI’nın bütün çabasına rağmen

İsmail SARIGÖZ ve Mekki KESKİN isimli iki milletvekli

Yukarıda resimli ve sözlü olarak gördüğünüz âdi ve alçak bir kumpas ile 145’inci birleşimde gaspetmiş.

 

1965 senesinde Meclisde bu kumpaslar tezgâhlanır iken

Yukarıda gördüğünüz 14’üncü maddeyi piç etmek üzere

27 Mayıs darbesini yapıp sonra da Cumhuriyet Senatosuna üye seçilen emekli subayların

Ve dahi

Genelkurmay Başkanlığı karargâhındaki beyaz subaylarımızın hangi fitneleri sahneye koyduğunu anlamak zor değil!

 

  Birinci derece dördüncü kademeyi TBMM'nin sabah verdiği   

  Ve fakat  

  “Tekrir-i müzâkere” tezgâhı ile öğleden sonra geri alınması için  

  5837 sayılı kânun hakkında Genelkurmay Başkanlığının 2009 senesinde meclisde yapdığını biliyorsanız, bu kâfidir. 

 

 

*  *  *  *  *

 

 

  • 5619 sayılı Gedikli Erbaş Kânunu ile Başbakan Şemsettin GÜNALTAY

1950 senesinde ihdâs etdiği gedikli erbaşlara yüksek tahsili ” yasak etmiş idi.

 

  • 5802 sayılı Astsubay Kânunu ile Başbakan Adnan MENDERES

Gedikli Erbaş denilen askerlerin ismini “Astsubay” olarak değişdirdi.

Ve dahi

Astsubay” ismini verdiği bu askerlerin “ yüksek tahsil ” yasağını 1951 senesinde kaldırdı.

 

  • Millî Savunma Bakanlığımız ve Genelkurmay Başkanlığımız; subaylarımıza devletin parası ile maaşlı olarak “ yüksek tahsil ” yapdırdığı senelerde

Ortaokul mezunu olan “astsubaylar”;

  • Evvelâ “lise tahsili” yapıp diplomalarını ellerine aldılar.
  • Akabinde de üniversiteye devâm edip “ yüksek tahsil ” yapıp üniverstie diplomalarını ellerine aldılar.

 

Kendi parası ile yüksek tahsil yapan  astsubaylar, her Türk vatandaşı gibi “subay olmak”   istiyorlar idi. 

 

  • Fakat bu kez de 27 Mayıs’ın karanlık suratlı darbeci subayları devreye girdi;

Kendilerinin hazırlayıp kumpaslar silsilesi ile meclisde cebren ve hile kabul etdirdiği 926 sayılı TSK Personel Kânununun 14’üncü maddesi ile

  Kendi parası ile “yüksek tahsil” yapmış astsubaylara,  subay olmayı  yasak etdiler. 

 

 



*  *  *  *  *

 

Astsubay denilen biz uyduruk askerlere

TBMM’nin icrâ etdiği 143’üncü birleşimde verilen

Ve fakat

Bir hafta sonra yapılan 145’inci birleşimde iki vekilin tezgahladığı bir kumpas ile geri aldığı “subaylığa tahsilen nakil” hakkını kapsayan 926 sayılı TSK Personel Kânunu hakkında

Bakınız, aynı meclisin milletvekillerinden bâzıları o zamân ne dedi;

 

Birleşim: 145’den;

 

Konya Milletvekili Rüştü ÖZALRüştü ÖZAL (Konya)Çok muhterem arkadaşlarım, Türk Silâhlı Kuvvetlerimiz için ayrı bir personel kanunu çıkarılması gerekli hale gelmiştir.

Bu sebeple tasarının esasına muhalefet etmek mümkün değildir. Bundan dolayı da bu safhaya ulaşmış olan tasarı için söylenebilecek söz sadece bu tasarının Silâhlı Kuvvetlerimize hayırlı olmasını dilemektir.

 

 Ancak, müzakereler bakımından tarih, hakikaten bizi acı bir istihza ile seyretmiştir. Böyle bir kanunu Meclisin müzakere şekline tarihimizin istihza ile baktığını kabul etmemiz lâzımdır. Böyle bir müzakerenin kaç kişi ile yapıldığı üzerinde ayrıca durmak gerektir.

Devlet Personel Kanununun tetkik eden geçici komisyon tarafından paralel düşüncelerle Türk Silâhlı Kuvvetlerine aid olan kanunun da müzakeresi çok uygun bir düşünce olurdu. Bu olmamıştır.

Ayrıca, burada maddeler konuşulurken her madde üzerinde arkadaşlarımızın konuşabilmek imkânı olmalıydı, bu da olmamıştır. Meclisin daha büyük bir çoğunluğunun bulunduğu zamanda müzakere edilmesi istenirdi; bu da olmamıştır. Bendenizin bildiğime ve inandığıma göre bu türlü müzakere Türk Silâhlı Kuvvetlerimizin şerefli mensuplarını rencide edecektir.

 

Konya Milletvekili Ahmet Mekki KESKİN

 

BAŞKAN Mekki KESKİN — Sayın ÖZAL, bir dakikanızı rica edeceğim. Kanunun bu şekilde müzakeresi Yüce Meclisin toptan ve ekseriyetle aldığı karara göredir.

İkincisi de, kanunların müzakeresi sırasında önerge verip değiştirme yapacak ilgili arkadaşlar müzakere edilirken bulunur. Bu her kanun için böyle olur.

 

Konya Milletvekili Rüştü ÖZAL

Rüştü ÖZAL (Devamla) — Bendeniz bütün bunları bilerek fakat müzakerelerin tabiî olmıyan bir usul içerisinde cereyan ettiğini ve 214 esas ve 17 geçici maddenin çok kısa bir süre içinde ve gerektiği kadar tartışılamadan bir neticeye bağlandığını ifade ediyorum.

Ve bundan Türk Silâhlı Kuvvetleri mensuplarımızın rencide olacağı hakkındaki inacımı da beraberce ifade ediyorum.

 

Şimdi muhterem arkadaşlarım, sözlerimin bu kısmında bu tasarının bugünkü ulaştığı safhada Türk Silâhlı Kuvvetlerine hayırlı olması temennisini tekrar ediyor ve tasarının istenilen şekle gelebilmesi hususunda da Yüce Senatonun göstereceği titizliğe ümidimizi bağlamış bulunuyoruz. Teşekkür ederim.

 

 

*  *  *  *  *

 

Konya Vekilimiz Rüştü ÖZAL’ın yukarıda gördüğünüz bu ümidini,

Yüce Senato kısa zamânda içinde ümitsizliğe tahvil etdi.

Üyelerinin hemen hepsinin 27 Mayıs darbeci subayları olan “Yüce(!) Senato”,

Bu meşhur 14’üncü maddeyi, iki milletvekilinin kumpas ile kabul etdirdiği şekli ile aynen kabul etdi.

 

Asubay Tefrikası 6-6_ 926 sayılı TSK Personel Kanunu_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

II. Fakülte ve yüksek okulu bitirenlerden muvazzaf subay olma;

 

MADDE 14. — Millet Meclisi Genel Kurulunca kabul edilen  14 ncü madde , 14 ncü madde olarak  aynen kabul edilmiştir. 

 

 Asubay Tefrikası 6-6_ 926 sayılı TSK Personel Kanunu_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

*  *  *  *  *

 

Cumhuriyet Senatosu ismini verdikleri arpalıkda bakınız, 27 Mayıs’ı tertipleyen darbeci subaylarımızdan kaç kişi var idi.

 

27 Mayıs subay darbesinin Cumhuriyet Senatosu üyeleri_Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

*  *  *  *  *

 

 

27 Mayıs'ın darbeci subaylarından M.Tekin ARIBURUN

926 sayı ile TBMM’nin kabul edip meriyyete koyduğu TSK Personel Kânununun esâs hedefi, gerekcesinde de ifâde edildiği üzere;

Yeni bir Subay terfi Kanununun hazırlanması idi. Ve hazırlanan bu kânun tasarısı  hemen hemen dörtbaşı mamur denebilecek bir şekilde tanzim edilerek meclise getirilmiş idi.

Hakikât de bu minval üzerine olmasına rağmen

Evvelâ darbe yapıp sonra da meclise çöreklenen kimi subaylarımız bile

Bu kânunun meclisde müzâkere ve kabul ediliş biçimi konusunda ciddî olarak rahatsız oldular.

Bu darbeci subaylarımızdan birisi de Cumhuriyet Senatosu üyesi olan M. Tekin ARIBURUN idi.

 

27 Mayıs darbeci subaylarının darbenin hemen ertesinde, 1961 senesinde teşkil etdiği Cumhuriyet Senatosu’nun 150 üyesinden 48 üyesi, bu darbeyi bizzat yapan darbeci subaylardan seçilmiş idi. Kafesledikleri, ayartdıkları, tehdit etdikleri ya da kısdırdıkları diğer senatörler ile de “Cumhuriyet” ismini verdikleri “okumuşlar” senatosu ile T.C devletinin mutlak hâkimi ve yegâne sâhibi oldular.

18 tabii üyesinin 18’inin de emekli subay olduğu Cumhuriyet Senatosunun 1967 senesindeki üyelerinden birisi de emekli Kara Orgeneral M. Tekin ARIBURUN idi.

Karısı Perihan hanımı da TBBM’de vekil yapan M.Tekin ARIBURUN, 926 sayılı TSK Personel Kânunu hakkındaki memnuniyetsizliğini ve kaygılarını şu sözleri ile târihe kayıt etdi;

27 Mayıs darbeci subayı ve Cumhuriyet Senatosu tabii üyesi M. Tekin ARIBURUN_Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIKAsubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

  Sayfa- 85;  

 

M. Tekin ARIBURUN (İstanbul); — Sayın Başkan, muhterem arkadaşlar, bu kanunun ne kadar müstacel olduğunu biliyorum.

 

 Fakat çok seneler orduda hizmet etmiş eski bir kumandan sıfatiyle,

yine idareci kumandanları bağlayıcı maddelerin buradan alelacele geçmesine gönlüm razı olmuyor. 

 

 

 

*  *  *  *  *

 

Kişilere kendi kâbiliyetlerini geliştirmelerini teşvik edici geniş bir fırsat eşitliği ve sosyal seyyaliyet (akışkanlık/geçişgenlik) sağlamak üzere

Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı; çalışarak bulunduğu noktadan daha ileriye gitmek isdeyen vatandaşlarımızı üniversitede okuması için teşvik eder iken,

 

27 Mayıs darbeci subaylarımızın hazırladığı 1961 Anayasası;

  • Herkes; kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir,
  • Devlet; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adâlet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşamayacak surette sınırlayan siyasî, iktisadî ve sosyal bütün engelleri kaldırır,
  • İnsanın maddî ve mânevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlar.

 

Diye avaz avaz bağırır iken,

 

37 milletvekilinin imzası ile gündeme gelen bu değişiklik teklifini

Birisi sivil birisi de emekli subay olan

Ve dahi aşağıda resimlerini gördüğünüz şu iki vekil TBMM’de gasp etdi.


 

Konya Milletvekili ve MSB Geçici Komisyon üyesi emekli subay İsmail SARIGÖZ       TBMM Başkanvekili ve Konya milletvekili Ahmet Mekki KESKİN

 

Yukarıda resimlerini gördüğünüz şu kepâze iki adamın

Meclis’de yapdığı âdi ve sunturlu bir sahtekârlık yüzünden

Kendi parası ile yüksek tahsil yapan asubaylarımız

1967 senesinden beri teğmen nasbedilmiyorlar!

 

 

*  *  *  *  *

 

Aynı 27 Mayıs subay darbesi neticesinde Meclisimizi cebren ve hile ile ele geçiren

Birisi darbeci subay bozması, birisi de hukukcu müsvetdesi nevi şahsına münhasır iki vekilin

TBMM’de kurduğu âdi ve alçak bir fitne kumpası işde, böyle tıkır tıkır işledi.

Ve dahi

Üniversite mezunu bütün vatandaşlarımıza bu kânunun verdiği hak, sâdece astsubaylara yasak edildi.

Darbeci subaylarımız 27 Mayıs darbesini kişi hak ve özgürlüklerini sınırlayan bütün “engelleri kaldırmak için” yapmış idi.

 

Fakat 926 sayılı kânununu piyasaya süren aynı darbeci subaylarımız,

Astsubay dedikleri köle askerlerin “subaylığa tahsilen nakil” hakkını;

Hem Meclisde kurdukları alçak bir kumpas ile

Hem de aşağıda gördüğünüz “iki hecelik bir kelime oyunu” ile işde, böyle “engelledi.

 

 Asubay Tefrikası 6-6_ 926 sayılı TSK Personel Kanunu_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

 

Asubay Tefrikası 6-6_926 sayılı TSK Personel Kanunu_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK


 

*  *  *  *  *

 

Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

Kıbrıs Barış Harekâtının ertesine vâsıl olduğumuz senedeyiz şimdi...

27 Mayıs’ın darbeci subayları Başbakan Adnan MENDERES’i idam etmiş,

Türkiye’de böylece “demokrat” dönemi sona ermiş,

Bu kez de Çoban Sülü ile bu kez de “demir gırat” dönemi başlamış idi...

Devletimizin başdan aşağı değişen idâre heyeti şu kişilerden mürekkep idi.

 

Tekaüd bahriye zabiti Fahri Sabit KORUTÜRK ve Çoban Sülü_Asubay Tefrikası 6-6_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 


Bugüne kadar hep olduğu gibi, birisi tekâüd birisi de muvazzaf olmak üzere;

Ülke idâresinde iki subay var idi; Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı...

Bu senenin bir hususiyeti daha var; 1975 olayları...

Yan ödemeler konusunda kendilerine yapılan haksızlığı ve kalleşliği kabul etmeyen astsubaylar ve hanımları;

Büyük şehirlerin meydânlarda polisler ile iki kere köşe kapmaca oynamış idi.

 

Birincisi; Kıbrıs Barış Harekâtından dört sene evvel, 1970 senesinde,

 

İkincisi ise Kıbrış Barış Harekâtından bir sene sonra, bu sene...

 

*  *  *  *  *

 

Başbakan Adnan MENDERES’in astsubaylara 1951 senesinde verdiği  “subaylığa sicilen nakil” hakkını

Bugüne kadar ele ele veren Genelkurmay Başkanları ve Millî Savunma Bakanları gasp etmiş idi.

Yarım yamalak da olsa 926 sayılı TSK Personel Kânunu ile

Astsubay denilen köle askerle 1967 senesinde “tahsilen subaylığa nakil” hakkı verilmiş idi.

Şimdi de sırada astsubayların “tahsilen subaylığa nakil” hakkını gasp etmek var idi.

 

Anadolu'nun küçük kasabalarında liseden fazla tahsil imkânını bulamamış yüksek kabiliyetli Türk çocukları

 

Evvelâ asubay okullarına girip asubay olmuşlar,

Kâbiliyetlerine ve zekâlarına biçilen uyduruk asubaylık gömleği dar gelince de

Kendi parası ile okuyup üniversite diploması almışlar idi.

Ellerindeki diploma ile bir şeyler yapmak isdeyen asubaylar bu kez de

Kendi şehirlerinden vekil seçip meclise gönderdikleri siyâsetcilerin kapısını aşındırmaya başladılar.

Subay olmayı kafasına koyan yüksek kâbiliyetli Türk asubaylarını

Subaylarmızın bugüne kadar tezgahladığı hiçbir engel durduramamış idi.

Kimisi lise, kimisi ortaokul kimisi de sanat veya köy enstitüsü mezunu olan asubaylar

Üniversite tahsilini tamamladıkdan sonra

Hem subay olmak için

Hem de diplomalarının hakkı olan intibâklarını yapılmasını talep etmek için

Bu kez de MSP milletvekili Şener BATTAL’ın kapısını çaldı.

 

 Konya milletvekili Şener BATTAL_Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

*  *  *  *  *

 

Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

1976 senesine vâsıl olduğumuzda

Devletimizin idâre heyetinde bıldırkine göre hiçbir değişiklik yok idi.

Herkes goltuklarına köskelmiş, makâmlarında tam mevcut keyif çatıyorlar idi.

Genelkurmay II. Başkanı da;

Başçavuş bile olsa benim teğmenimden fazla maaş alamaz!” diyen Orgeneral Ahmet Kenan EVREN idi.

 

Fahri Sabit KORUTÜRK_Çoban Sülü ve Ahmet Kenan EVREN_Benim teğmenin senin başçavuşundan fazla maaş alamaz_Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 


Konya milletvekili Şener BATTAL sâyesinde TBMM’nin asubaylara verdiği “emsâli devlet memurlarına göre 1 derece yukarıdan intibâk hakkını” gasp etmek üzere

Birileri sutre gerisinden hazırlıklar yapıyor idi. Bunların en tepesinde ise emekli deniz subayı olan Cumhurbaşkanı Fahri Sabit KORUTÜRK oturuyor idi.

 

 

*  *  *  *  *

 

Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

1978 senesine vâsıl olduğumuz günlerde T.C devletinin dümeni şu eşhâsın ellerinde idi.

Fahri Sabit KORUTÜRK ve Karaoğlan Bülent ECEVİT_ Asubay Tefrikası 6-6_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK


 

27 Mayıs darbeci subaylarımızın hazırladığı 926 sayılı TSK Personel Kânunu

27 Mayıs darbeci subaylarından Suphi GÜRSOYTRAK_ Asubay Tefrikası_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

Gene darbeci subaylarımızın kateküllisi ile 1967 senesinde TBMM’de kabul edilip meriyyete konulmuş idi.

Fakat bu kânun hakkında en çok şikâyet edenler de gene bu kânunu yapan darbeci subaylarımız oldu.

Bu kânundan şikâyet eden darbeci subaylarımızdan birisi de Suphi GÜRSOYTRAK idi.

Binbaşı rütbesi ile 27 Mayıs darbesini yapan subaylardan birisi olan Suphi GÜRSOYTRAK,

Mükafaat olarak darbeci subaylarımızın teşkil etdiği Cumhuriyet Senatosu tabii üyeliğine tayin edildi.

Başbakan Adnan MENDERES ve iki bakanın idam karârına aleyhde rey verdi.

1978 senesine ait bütçe kânunu Cumhuriyet Senato’sunda müzâkare edilirken Senato üyesi olarak söz alan darbeci Suphi GÜRSOYTRAK bile

Darbeci subaylarımızın 18 sene evvel meclisde katekülli ile kabut etdirdiği 926 sayılı TSK Personel Kânunu hakkındaki haklı isyânını şu sözleri ile târihe kayıt etdi;

27 Mayıs darbeci subaylarından Suphi GÜRSOYTRAK_Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK 27 Mayıs darbeci subaylarından Suphi GÜRSOYTRAK_Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

   Sayfa- 368;  27 Mayıs darbeci subaylarından Suphi GÜRSOYTRAK_ Asubay Tefrikası 6-6_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Yasası çıktığından bu yana her yıl birkaç değişikliğe uğraması dahi bu yasanın yeteri gibi incelenmeden Şûradan geçtiğinin en açık kanıtıdır.

 

  •   Okumayı cezalandıran,   
  • Komuta heyetini yaşlandıran,
  • Kuvvet komutanlarını hemen hemen her yıl değiştirmeyi amaçlayan,
  • Yükselmelerde gerekli objektifliği sağlayamayan

       Bu yasanın süratle değiştirilmesinin yararlı olacağı görüşündeyiz.       

 

  Tertipleyicisi olan beyaz subayları bile memnun etmeyen bir kânun,  

  Dış kapının mandalı olan köle astsubayların yarasına merhem olur mu, Allah aşkına?..  

 

 

*  *  *  *  *

 

 

  İnsanoğlu bilemediği, anlayamadığı şeylerden evvelâ korkdu ve onlara tapdı.  

   Zelzele, ateş, gökgürültüsü, yıldırım ve şimşek bunlardan bâzılarıdır.  

 

  Fakat korkup tapdığı bu şeyleri daha sonra bilip anladıkdan sonra bu kez de  

  Onları kendi menfaatine kullanmanın yollarını aradı.  

 

  Beyaz subaylarımızın bugünlere kadar tertip etdiği elvan çeşit kumpaslar ile 

 hazırladığı ve kabul etdirdiği kânunlara göre 

 Ne olduğunu ve olduğumuzu bilmediğimiz için dün ürküp korkduğumuz 

 “astsubay” dediğimiz asker sınıfının 

  Asubay Tefrikası sâyesinde ne olduğunu biz asubaylar bugün artık çok iyi 

 biliyoruz. Bildiğimiz için de uyduruk ve sahte bir asker sınıfı olanastsubaylığın” 

 ne olması gerekdiği konusunda gerekceli öngörüler ortaya koyabiliyoruz. 

 

 Bu öngörülerimizi de zamânı ve zemini geldiğinde dünyâ âleme tekrâren ilan 

 edeceğiz  inşallah... 

 

 

 

*  *  *  *  *

 

Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

  5802 sayılı Astsubay Kânunu emretmesine rağmen  

  Ve dahi  

  Gene bu kânunun subay yardımcısıdediği köle asker “astsubayları  

  Genelkurmay Başkanlarımız 1951 senesinden beri “subaylığa sicilennakil etmemişler idi.  

 

 

Eşşeğin yapmadığını sıpasından bekleme_Asubay Tefrikası 6-6_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

  926 sayılı TSK Personel Kânunu ile de Genelkurmay Başkanlarımız

 "Astsubay" dedikleri köle askerleri  

1967 senesinden itibâren bu kez de “subaylığa tahsilennakil etmediler

 

 

 

*  *  *  *  *

 

1944 senesinde kılıç veremediği ve bugün hepsi ölmüş subaylarına kılıç vermek için

Üç ayrı târihde üç farklı kânun tertip edecek kadar kadirşinas ve şefkatli davranan Genelkurmay Başkanlarımız,

Kendi parası ile yüksek tahsil yapan asubayların subaylığa nakil edilmelerine imkân vermek üzere

Sâdece "iki hecelik" bir değişiklik yapmak için meclisde parmağını bile oynatmadı.

Aksine, TBMM’de kurulan bu kumpası sutre gerisinden hem tertipledi hem de icrâ etdi.

 

Ordumuzun "astsubay" dediği askerleri,

Kurudukca sulanan ve fakat büyüdükce budanan bir ağaç gibi

İçinde yaşadığımız 2018 senesine kadar işde, böyle; ite-kaka, yata-bata geldi!

 

 

*  *  *  *  *

 

Bilmediğiniz bir şeyi sevmek ya da nefret etmek hakkınız olamaz! Çünkü sevmenin de nefret etmenin de ilk şartı bilmekdir.

Cârî mevzuâtımıza göre bugün itibârı ile “astsubay” dediğimiz askerlerin ne olduğunu bilmeniz için anlatması Eski Tüfek’den.

Siz de bugüne kadar hiç anlatılmayanları biliniz.

Biliniz ki sevmek ya da nefret etmek hakkınız olsun.

Sonra da "astsubay" mesleğini isder seviniz, isder nefret ediniz.

 

 

*  *  *  *  *

 

 

Muhterem asubay meslekdaşlarım ve pek kıymetli vatandaşlarım!

62 sayfalık Asubay Tefrikası 6-6 isimli bu makâlemizin üç cümlelik özeti şudur;

 

Asubay Tefrikası -6-6 _ Bir Kavanoz Bal_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

Sahi Güvenlik Komutanlığı brövesi_Asubay Tefrikası-6-6 _ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

 

 

 

Şükrü IRBIK

(E) SG Tls.Asb. III Kad.Kd.Bçvş.

 

Evvelki bölümleri ve kısımları okumak için resimleri tıklayınız

Kapak 1

  Kapak 2  Kapak 3

Kapak 4                     Sahil Güvenlik Komutanlık Brövesi                  Kapak 5

Kapak 6 1   Kapak 6 2 kapak 6 3

Kapak 6 4                       Sahil Güvenlik Komutanlık Brövesi               Kapak 6 5

 

 

Son Düzenlenme Perşembe, 18 Ekim 2018 23:10
Ögeyi Oylayın
(2 oy)

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yorumlar  

#2 MEHMET KAYALI. 19-09-2018 20:58
DEĞERLİ BİR ARAŞTIRMA.
SAYIN ŞÜKRÜ IRBIK EMEKLERİNE SAĞLIK.
Alıntı
#1 Yaşar BAYDEMİR 19-09-2018 19:05
ASSUBAY lar olarak haklarımızı öğrenmeli ve ogretmeliyiz.
Alıntı

Çok Okunanlar