Pazar, 15 Nisan 2012 23:16

Bakanlardan TSK’ya Sıra Dışı Zam!

Oy ver
(21 oy)
generaller-ve-erdogan

Silahlı kuvvetlerde çalışan asker personelin yirmi yılını doldurmasıyla birlikte elde ettiği emeklilik hakkından dolayı, artan emeklilikler nedeniyle boşalan kadrolara yaşanan atama sıkıntısı sebebiyle, temsil tazminatı ve makam tazminatları adı altında verilen ücretlerle subay olan personelin silahlı kuvvetlerde tutulması yoluna gidilmişti. Ek tazminatların evveliyatı kısaca buna dayanmaktadır.

Danıştay’ın 2007 yılında almış olduğu “tazminatları tabana yayma kararına rağmen” halen söz konusu tazminatlar bakanlar kurulu kararıyla yürürlükte.

Danıştay, 01 Mart 2007’de basına yansıyan karar gerekçesinde “Başbakanlığın, Kanun Hükmündeki Kararname uyarınca bütçe olanaklarının zorlanamayacağı yönünde savunma yaptığı”ndan bahsediyor ve “Bütçe olanaklarının kısıtlı olmasının, görev tazminatı ödenmesi öngörülen personel arasında bir ayrıma gidilmesini gerektirmez" diyor (1).

Üniformayı giyen ancak temsil tazminatı alamayan personel “silahlı kuvvetleri temsil etmiyor muyum ki tazminattan muaf tutuluyorum” derken, yaşadığı adaletsizliği dile getirip, günün koşullarının gerisinde kalan ücretlerinin arttırılması için yıllardır yetkililere sesini duyurmaya çalışan ve de adaletsizliklerine bir çözüm bulunacağına dair umutlu bekleyiş içerisindeyken alttakiler, bakanların 28.12.2011 tarihinde almış oldukları kararı duyunca büyük bir hüsran yaşadır.

Bakanlar Kurulu Kararıyla hüsranı yaşayanlar sadece alttakiler değil.

Karar gereğince kimi kadro ve sınıf subayları da ilk defa zamdan muaf tutulmuş oldu. Böylelikle, kimi kıdemsiz subay, kadro ve sınıfı gereğince üst veya amirinden fazla ücret almış olmasının yanı sıra benzer işi yapmasına rağmen makam adı müdür veya kısım amiri şeklinde biten subay da kararnameden istifade edememekte.

Bu durumda, ast, üstünden fazla maaş alamaz şeklinde yürütülen personel politikasından sonra hiç bir zaman üst olamayacak astların yaşadığına benzer sorunlar kimi subayların da sorunu olmaya aday görünüyor.

Yüksek ücretli kadroya veya sınıfa geçmek isteyen subayın seçiminde öncelikle esas olan sicil, şimdi eskisinden daha da önem kazanmış durumda.

Ücretlerdeki dengesizlik, fazla ücret isteği her devir problem yaratmış.

Yazımızda ücretle ilgili bir hikaye ile devam edelim,

Günümüze geriye “Ağlama Duvarı” kalan dünyanın ilk taş yapısı Süleyman Tapınağı’nın inşasında çalışan usta, kalfa, çırakların ücreti, tapınağın yüklenicisi Hiram tarafından her sınıfa verilen parola ile dağıtılırmış ve gün gelmiş çıraklardan üçü usta ücreti istemiş. Ve hikayenin gerisini Tayfun Er’in “Erguvaniler, Türkiye’de iktidar Doğanlar (2)” adlı kitabından alalım:

Masonlar kendilerini Hiram’la özdeşleştirirler ve yardım istedikleri zaman da ‘Yok mu dul kadının çocuğuna yardım edecek?’ derler. Hiram, dul bir kadının oğludur ve bu tapınağın yüklenicisidir. Hiram, tapınağın inşası sırasında çalışanlar arasında hiyerarşi oluşturuyor (usta, kalfa, çırak vb.) ve çalışanların sayısı çok fazla olduğu için ücretlerini almak için geldiklerinde kimin çırak kimin kalfa vs. olduğu anlaşılsın diye her bir dereceye ayrı işaretler, el değdirmeler ve parolalar saptamış. Masonluktaki, aşamaların, parolaların, şifrelerin, tokalaşırken parmak tıklatmalarının (lems) kaynağı buradan geliyor.

Üç kalfa “usta” gündeliği almak isterler ama parolayı bilememektedirler (parola Yehova’ymış ustalar için; Yehova, Tanrı’nın söylenmesi yasak olan ismidir ve gematriası yani harflerin sayısal değerlerinin toplamı 26’dır) ve bu parolayı öğrenmek amacıyla Hiram’ı sıkıştırılar; ancak Hiram parolayı söylemez ve öldürülür. Masonluktaki sır saklama, ketumiyet, bunun önemi, değeri buradan geliyor.

Usta ücreti alamayan üç kalfa Hiram’ı öldürdükten sonra gömdükleri yerin üzerine akasya dallarını koydukları için akasya, tapınağın giriş kapısının defne dallarıyla kaplı olmasından dolayı da defne’nin Masonlar için sembol olduğuna dair bilgilerle, Er, Türkiye’deki iktidar doğanları, aralarındaki bağı anlatıyor.

Yazımızı herkes “usta” olamaz, diyerek bitirelim

 

Kaynak:
  1. http://www.oncekultur.com/?Syf=26&Syz=118119&/Danıştay:Bütçenin-kısıtlı-olması-personel-arasında-ayrıma-gidilmesini-gerektirmez
  2. Tayfun Er, Erguvaniler, türkiye’de iktidar Doğanlar, Duvar Yayınları, 2007, l.Baskı, s.46

Yorumlar

+7Orhan ORHUN20-04-2012 21:49#6
Uğraşmayın zabitlerle, memleketin gerçek sahipleriyle. Maaşları yoksulluk sınırına yaklaştı!..
+3mahmut çelik20-04-2012 21:15#5
Türkiye'de yasal yollardan hak arama dönemi neredeyse bitmiştir.Adalet herkes için bir değil.
+10Ersen Gürpınar20-04-2012 09:53#4
O zaman ustalara ve usta geçinenlere şunu soralım. Bu haksızlıklarla 7 sülalenizin sık,sık kulaklarınızı çınlatıyoruz usta; peki siz ne düşünüyorsunuz bu hususta?
+8Edip Hayte17-04-2012 14:17#3
Şam'da Kayısı!

Üstad Yılmaz Özdil'den: 2002'den beri TSK'nın maaş iyileştirilmesi taleplerini reddeden Hükümetimiz, Generallere 354'er lira zam yaptı. Hazır, Suriye'yle savaşmak üzereyken, bundan iyisi Şam'da kayısı.
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20359877.asp
+9adil16-04-2012 20:12#2
Haysiyet ve şeref mi, yoksa para mı?..
+19metin ayan16-04-2012 08:06#1
Bu zam emsal gösterilip yasal yollardan bir daha itiraz edilip dava açma yoluna gidilemiyor mu,yasal temsilcimiz TEMAD böyle bir girişim planlıyor mu,kuruluş amacı olan üyelerinin haklarını kollama görevini nasıl ne zaman nerede yapmayı düşünüyor ?..

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yapabilir. Yorum yapmak için lütfen KAYIT olun veya GİRİŞ yapın...