SÜREKLİ SÖZ MÜ, YOKSA HAK MI ALACAĞIZ‏?..

14 Nis 2012
53 kez
adalet-mulkun-temelidir

Değerli Meslektaşlarım

Meslektaşlarımızın bu zamana kadar çeşitli tarihlerde yazılı olarak, Gnkur.Bşk.lığına ve MSB.lığına sormuş olduğu sorulara, her defasında klişeleşmiş ifadelerle; “TSK. Personelinin ve emeklilerinin özlük haklarının iyileştirilmesi hususundaki çalışmalar bir bütün olarak yapılmaktadır.” şeklinde cevap verilmektedir. Resmi belgelere yansıyan bu ifadelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını, bu beyanların altına imza atanların gerçek yüzlerinin meydanlarda milletimizin huzurunda açıklanması gerekir.  Halkımız bizlerin de bu ayrıcalıklara sahip olduğumuzu sanıyor. Bizler gibi onların da nasıl yanıltıldıklarını açıkça anlatmamız gerekir.

Bilindiği gibi,  “Yan ödemeler” kanunla değil, kararname ile düzenleniyor. Kararname ile düzenlenen bir özlük hakkına ait bilginin topluma yansıtılması da kısıtlı oluyor.   2012 yılı için onaylanan yan ödeme kararnamesi, subaylar için  maaş düzenlemesi niteliğinde yapılmış. Kanunla maaş düzenlemesi yapılmış olsa, TBMM'nde tartışılacak, konu yaygınlaşacak. Bu da  hiç istenmeyen bir husustur. Zira toplumdan çekiniliyor. Sanıyorum bunu talep edenlerden, daha fazla onaylayanlar da  tepki görecek. O zaman bir kararname ile tüm istek ve arzuları yerine getiriliyor. İşte bu andan itibaren bu ülkede demokrasi, hukuk, adalet diye bir şey var mı, yok mu? Bunu sorgulamak da bizlere düşmez mi?

TEMAD Genel Başkanlığınca derhal ve acilen, özellikle görüşmeler yaptığı ve söz aldığı makam ve kurumlardan aşağıdaki sorulara net yazılı yanıtlar istenmelidir.
  • 1.  TSK personelinin;  Orgeneralden, Uzman çavuşuna kadar    her türlü tazminat ve ödemelerin  toplamı olan ele geçen net aylık maaşlarının listesini istemelidir. Çalışanların maaşları bildirilmiyorsa, bahsedilen bu personelin emekli maaş listesini istemelidir.
  • 2. Son on yıldır, subay ve emeklileri için yapılan tüm maaş ve özlük haklarına yönelik düzenlemeler ile assubay ve emeklileri için yapılan maaş ve özlük hakkı düzenlemelerinin neler olduğu ve ne miktarda iyileştirmelerin  yapıldığı sorulmalıdır.
  • 3.  Bu cevaplar alındıktan sonra, hükümete, yapılan bu düzenlemelerdeki adalet ve hakkaniyet anlayışları sorulmalıdır. İleri demokrasi ve hukukun üstünlüğü kavramlarını bizim bu şekilde mi anlamamız gerekip gerekmediği sorulmalıdır.
  • 4.  Bundan sonra hiç kimse ile hiçbir şekilde görüşme yapmama, yapacağı tek şeyin meydanlara inerek  elinden geleni yapmak olmalıdır. Meydanlarda da,  onlarca sorunumuzla birlikte yukarıdaki sorulara cevap alabilirse,  herkesin ayıbını yüksek sesle yüzlerine vurmalıdır.

TEMAD son olarak,  Yan Ödeme kararnamesi ile kimlere neler verildiğini, tüm basın ve yayın kuruluşları ile paylaşmalı, halkımıza; kimilerine ne verilip, kimilerine ne verilmediğini açıkça göstermelidir.  Bütün bunlar halktan gizli tutulduğu  ve haksızlığa uğrayanların sesi çıkmadığı sürece, emin olalım ki durumumuz daha da kötüye gidecektir.

Meslektaşlarım feryatlarında yerden göğe kadar haklıdırlar. Bize reva görülenler yalnızca bir para pul sorunu değildir. Açıkça gururumuzla oynamak, bizleri asla dikkate almamak, KAST sistemini ebedileştirmek, buna bizi razı etmek, gelecek kuşaklara bu zulmü peşinen kabul ettirmekten başka bir şey değildir.  Kıdemli Başçavuş maaşını Tğm. Maaşına denklemek için asli hedeflerine kararlılıkla yürümektedirler. Bu çağda emeğin bu kadar hiçe sayıldığı, yoksul aile çocuklarının canının bu kadar ucuz olduğu başka bir ülke  var mı?  Bu kadar fedakarlığa, sözler verildikten sonra, bu kadar riyakarlık gören başka bir meslek  grubu var mı?

Devletten ne kadar maaş alındığının gizli tutulmasının mantıklı bir açıklaması olmalıdır. Bu bilgiler gizli değilse,  verin basına, açıklayın gitsin.  Devletten sürekli kendileri için bir şeyler alanlar, bu millete de ne aldıklarını söylemek zorundadırlar.

TEMAD’ın da bütün haksızlıkları aşikar etmek, bunları gidermemek için her türlü cambazlığa başvuranları meydanlarda teşhir etmek gibi bir görevi vardır.  Bütün bunlar karşısında  beklemenin, boş sözlere inanmanın, hukuka ve adalete davet etmenin, hiçbir anlamı ve inandırıcılığı kalmamıştır.  Gerçek çözüm yerinin meydanlar olduğu açıktır. Hem de sonuna kadar ve sonuç alıncaya kadar.  Bu kadar haksızlığa karşı, itiraz hakkını dahi kullanmak istemeyenler de,   meslek onurlarını ve  kişiliklerini bir kere daha sağduyu ile düşünmelidirler.

Onurlu tüm meslektaşlarıma saygılarımla.

Ögeyi Oylayın
(35 oy)

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yorumlar  

#2 Hüseyin ÇETİN 16-04-2012 00:03
Sayın Rafet DURAN'ın yazdıklarına katılıyorum. Şu gerçeği de unutmayalım bizler TEMAD Gen.Bşk.lığı ile 10 yıl zaman kaybettik bundan sonra da yol alacağımıza inanmıyorum. TEMAD Gen.Bşk.lığı icraatlarını bizlerle paylaşmalıdır, aksi halde yedi uyuyanlar gibi uyumaya devam edeceğiz.
Alıntı
#1 Mustafa Savaş EVRAN 15-04-2012 12:26
Sayın DURAN.

Sitemizin tanıtım yazısında şöyle bir cümle var.
"Mutlaka başaracağız,ADALET TERAZİSİ BİR GÜN DOĞRU Tartacak." Ben artık bu kadar emin değilim.Bundan umudum kalmadı.ADALET Terazisinin doğru tartması için o ülkede öncelikle Adaletin bir terazisi olması gerekir.Ben Türkiye'mizde Adaletin bir terazisi olduğuna artık inanmıyorum.Türkiye'de yalnızca Güçlünün ve mağrurun adaleti var.Ne yazık ki Hukuk güçlü ve mağrurdan yana...
Alıntı