Perşembe, 29 Aralık 2011 11:06

ADALETSİZLİKTEN DE ÖTE!

Oy ver
(56 oy)
adaletsizliktende-ote

Orduevi ve kamplara gitmek istemeyen meslektaşlarıma “Biz ürettik, biz çalıştık. Biz bu orduya ve ülkeye sadakatimizi terimiz, kanımız ve canımızla ispat ettik. Bunun karşılığında vatanseverlik duygularımız istismar edilerek, ön yargılarla tahakküme varan haksızlıklara sessiz kalmamalıyız! Orduevi ve kamplar, sayılarımızla ters orantılı ve hizmet kalitesi düşük olsa da giderek bu olumsuzlukları dile getirmeliyiz!”  diye yazsam da; “Hoca verir talkımı, kendi yutar salkımı” dedikleri gibi ben de bu tesislere giderken ayaklarım adeta geri geri gider. Sinirlerimin bozulacağını bilmesine bilirim de eşimin, çocuklarımın bu ayrımcılığın ruhumda yarattığı fırtınaları daha fazla anlamaması için bu tesislere istemeyerek giderim...

Neden orduevini, askeri kampı tercih ederiz? Bunun en önemli nedeni ekonomik sorunlarımızdır. Yani, mecburiyet! Bana da hak ettiğim maaşı, hâttâ benim kadar tahsili ve hizmeti olmayan subaya verilen maaşın yarısını verseler lanet olsun diyerek bu tesislerin yakınlarından geçmem ama, bu durumda bu tesislerden faydalanmak öncelikle bizim hakkımız olmalıdır.

Sosyal tesislere, sözüm ona haksızlık depremleri ile hasar gören ruhumuzu dinlendirmeye gideriz ama, bu mümkün mü? Cumhuriyetin kazanımlarını kendi kazanımı olarak görenler, anayasanın yasakladığı imtiyazı, zümre egemenliğini hak olarak değerlendirenlerin uygulamaları ruhunuzda yeni fırtınaların kopmasına neden olur!..

211 sayılı Kanun, Tugay dahil daha ast birliklerde subay ve assubayların müşterek yararlanacağı askeri gazino, Tümen ve daha üst birliklerde ise subay ve assubaylar için ayrı ayrı orduevi kurulacağını öngörür. Burada yasa ayırımı değil, hizmetin sağlıklı verilmesini amaçlamıştır.

Ön yargılı kişilerce, müşterek faydalanılan bazı gazinolarda bile 'dünyadaki utanç duvarları yıkılmasına rağmen' salonlar paravana ile ayrılmakta ya da  ayrımcılığı çağrıştıran ayrı bölümler tahsis edilmektedir. Bu düşmanca tutum TSK'ye ne kazandırıyor? Bunu hangi değer yargısı ile haklı gösterebilirsiniz? Bu olsa olsa sadece ordudaki sevgisizlik sarmaşığını büyüterek, TSK düşmanlarının ekmeğine yağ sürmektedir!

Kimse bizlerin subaylarla bir arada hizmet almayı lütuf  saydığımızı zannetmesin. Bizim, sayılarımızla orantılı, hizmet kalitesi tahakkümü çağrıştırmayan ve tesislerden hakça yararlanmaktan başka bir isteğimiz yoktur.

Ordumuzdaki muvazzaf ve emekli subay sayısı astsubay sayısının üçte biri oranındadır ama, sosyal tesisler tamamen ters orantılıdır. Örneğin İzmir'de 17 bin emekli assubaya karşı 5200 emekli subay vardır. Buna karşı subaylara ait tesislerdeki yatak kapasitesi 559 assubaylara ait olanların ise yatak kapasitesi 184'dür. Devasa KONAK subay orduevi varken sıkıntı çeken assubaylar kimsenin umurunda olmamış, NATO binası iken restore edilen ALSANCAK orduevi de subaylara tahsis edilmiştir.

İzmir’de Assubaylar için yapılması planlanan ve şimdiki K.K.Komutanımızın Ege Ordu Komutanı iken “Yeni asb.ordu evinin ödeneği ve planı hazır. Yer tespiti yapıp inşaat başlayacaktır” sözünü verdiği Asb.orduevi bürokrasiye mi yoksa ön yargılara mı  kurban edildi?

Orduevi ve askeri gazinolarda bu haksızlık yaşanırken, kamplarda da bundan farklı bir durum olmadığını biliyoruz!

Antalya Karpuzkaldıran Kampı subay ve assubayların müşterek hizmet aldığı bir kamptı. Assubayın üç moteline göz dikenler, "tüm kuvvetlerin  kampları birleşecek, TSK kampları olacak" diyerek, bu kampı subaylara tahsis ettiler. Yanında bulunan havacıların avuç içi kadar büyüklükte 3ncü sınıf otelden farksız mozaik ve eternit kaplı motellerin bulunduğu kampını astsubay kampı yaptıktan sonra, amaç gerçekleşince kampları tekrar kuvvetlere ayırdılar.

Hukuksuzluğun sonu yoktur! "Elimizde çekiç olduğu sürece karşımızda olan herkes çividir" mantığı ile denizinden faydalanması mümkün olmayan Erdek kampını assubaylara tahsis edip, Foça Kampı'nıda sadece subay kampı yaparız dediler ve yaptılar! Sadece assubayların yararlandığı Ören Kampı'na karşılık sadece subayların yararlandığı AKÇAY-HAMZAKÖY-BODRUM-FOÇA-CEVİZLİ-ALTINKUM-YALOVA gibi  kamplarının sayısı, tesislerin kalitesi tam bir imtiyaz ve ayrımcılık örneğidir!

Öyle ya, TSK her kuruma örnek, Anayasanın ve Cumhuriyetin teminatı  olarak bilinmektedir. Mum dibini aydınlatmaz! Ceza, tayin, sicil korkusu ile muvazzaf sessiz kalır, emeklisi ise bu hukuksuzluğa lanet eder, razı olurdu!...

Böyle mi düşünülüyor? Bu zihniyet ve davranışla mı orduda birlik ve beraberliği sağlayacak, bizleri gözümüzü kırpmadan ölüme göndereceksiniz?

Kimse adaletsizliği, hiyerarşi kılıfına sokmaya çalışmasın! Bizler hiyerarşiye saygılıyız. Ayrıca eşimizin, çocuklarımızın, emeklinin hiyerarşi ile ilgisi olabilir mi?

Yaşanan ayrımcılığı, tahakkümü, ego tatminine dayanan ayıpları saymakla bitiremeyiz...

Karpuzkaldıran'daki astsubay lokantası deprem tehlikesine karşın kapatıldığı için subay yemek salonunun ayrılan bir bölümünden istifade ediliyordu. Yüksek kültür ve sosyeteye sahip (!) bir grup  bayan, bundan duydukları rahatsızlığı self servis kuyruğunda dile getirirken “Bunlar bıktırdı, assubayın burada ne işleri var?” tarzındaki konuşmayı bizlerle birlikte duyan bir hanım söze karışarak “Hanımefendi sizi tanıyorum. Sizin çocuğunuz benim öğretmenlik yaptığım okulda okuyor. Ben astsubay eşiyim. Belki beni hatırladınız. Sizin beni aşağılamaya çalışmanızı şiddetle kınıyorum! Tahsiliniz mi, kültürünüz mü, ailenizin sosyal yapısı mı kendinizi üstün görmenizi sağlıyor? Yoksa siz kocanızın rütbesini mi taşıdığınızı düşünüyorsunuz? “  yanıtını hayranlıkla izledim. Bu ordudaki sevgisizliğin, eş ve çoçuklarımıza kadar sirayet eden üstünlük kompleksinin ve bulunduğumuz durumun resmidir! Umarım bundan orduyu yönetenler ders alırlar.

Şimdi bir başka haksızlık, bir başka ayrıcalık gündemde. İstanbul’da donanmamıza uzun yıllar astsubay yetiştiren Beylerbeyi Dz. Asb. Hazırlama Okulu'nun subay orduevi yapılacağı söylentileri var. İstanbul’daki subay sayısının da, İzmir’den farklı olmadığını düşünüyorum. İstanbul'da subaylara ait  Harbiye, Fenerbahçe, Kalender, Kasımpaşa, Aksaray, Büyükçekmece orduevleri ve bir çok askeri gazino var. Assubayların orduevlerinin toplam yatak ve tesis kapasitesi bunlardan biri kadardır. Haksızlığın bile ölçüsü vardır! Kaldı ki, bizlerin İstanbul'da boğazda bir orduevinde dinlenme hakkımız yok mudur? Beylerbeyi'ne yapılacak orduevinin assubaylara veya müşterek kullanıma tahsis edilmesini bekliyoruz...

Başta ekonomik haksızlıklarımız olmak üzere, bu tür ayrımcılık, adaletsizlik, sahipsizlik duyguları görevdeki kardeşlerimizin hizmet verimliliği ve moral motivasyonunu olumsuz etkilemekte, emeklilerimizin ise kurumlarımıza olan AİDİYET duygusunu her geçen gün erezyona uğratmaktadır.

Saygılarımla...

Yorumlar

0EMEKLİ ASSUBAYLAR03-02-2012 00:23#13
Değerli meslekdaşlarımı z;
Haksızlıklara sessiz kalmak haksızlık kadar suç olup haksızlığı kabullenmek olduğunu her vesile ile tekrarlıyoruz.
Burada sizlerin desteği ile sağlanan başarıları kıskanan, hafife alma gafletinde bulunanlara bir kez daha hatırlatalım; bu site hiçbir kişi veya kurumun hizmetinde değildir,misyon u TEMAD'a ve mücadelemize destektir! Yapılan olumlu çalışmaların sonucu kazanımlar veya kazanım sinyalleri geliyor, ordu evlerindeki düzenlemelerden sonra Hv.K.CEVİZLİ kampı (ordu evi) assubayların da hizmetine sunulmuştur, biz haklı taleplerimizi gerçekleştirinc eye kadar mücadelemize devam edeceğiz.
+2Mustafa Levent09-01-2012 00:12#12
Adaletsizlikler e sessiz kalmasaydık ikinci sınıf muamelesini bize reva görmezlerdi, yürekli arkadaşlarımız mücadele için çırpınıyor büyük bir bölüm duyarsız, bir şube başkanı "albay aradı o yazıyı sil" diyeceğine "albayım bu haksızlıkları yapmayın biz de yazmayalım" diyemiyorsa; bir şube, başkan kaprisleri uğruna destek yerine köstek oluyorsa arkadaşlarımızı n büyük bölümü bezginik ve yılgınlık gösteriyorsa söyler misiniz beyler, haksızlıklara razı mı olalım ?..
+8Orhan ORHUN03-01-2012 16:57#11
Sayın Ersen GÜRPINAR’ı sanal ortamdan izliyorum. İnternet ortamında nereye baksam Sayın GÜRPINAR’ın yorumlarını görüyorum… Bu nedenle kendilerine sonsuz teşekkürler.
Yazınızı zevkle okudum; bir kişinin mücadelesiyle sonuca varılmıyor maalesef…
2227 okunmaya dokuz yorum yazılmış, bu tablodan utanmamız gerekiyor.
Sadece Ersen GÜRPINAR, İsmail TURAN’larla bu iş olmuyor, onlar bizlere sadece meşale …
Teşbihte hata olmaz, üzülerek söylenecek olunursa; korkaklara ve malak gibi yatanlara hak verilmiyormuş.
+4K.V.GÖNENLİ01-01-2012 23:33#10
Görünen o ki ; son 10 yıldır camia olarak her türlü platformda büyük mücadeleler vermemize karşın muvvazzaf bir meslektaşımız tarafından hâlâ aşağıdaki mesaj yazılabiliyorsa , hiç bir ilerleme kaydedememişiz gibi görünüyor :/

Ayrıca söz konusu olan eski Deniz Assubay Hazırlama Okulu'nda ailemden, sevdiklerimden ve dış dünyadan ayrı geçen 15 ile 17 yaşlarım arasındaki açık cezaevi şeklindeki 3 yılımı ; Türk Silahlı Kuvvetlerine haram ediyorum.

Umarım ve dilerim ki ; bu askeri tesis hepimizin de arzuladığı gibi "Assubay Sosyal Tesisi" olur. Sevgi ve saygılarımla,

1981'de ön kapıdan girip 2007'de arka kapıdann çıkan emekli :(



Alıntılandı halim:
Halen görevde olan ve 10'uncu yılını yeni dolduran ve meslek hayatı boyunca hep iyi yerlerde çalışan birisi olarak, gördüklerimiz artık çok zor gelmekte, aile durumum iyi olduğu için hiç bir zaman boynumu eğmedim ama bu yapılanlar artık çok zor geliyor ve kırılma noktasında yaşayan o kadar çok insan tanıyorum ki Allah sonumuzu hayretsin...Sabırlar diliyorum...DESTEKLİYOR VE TAKİPTEYİZ.. :)
+6halim01-01-2012 19:29#9
Halen görevde olan ve 10'uncu yılını yeni dolduran ve meslek hayatı boyunca hep iyi yerlerde çalışan birisi olarak, gördüklerimiz artık çok zor gelmekte, aile durumum iyi olduğu için hiç bir zaman boynumu eğmedim ama bu yapılanlar artık çok zor geliyor ve kırılma noktasında yaşayan o kadar çok insan tanıyorum ki Allah sonumuzu hayretsin...Sabırlar diliyorum...DESTEKLİYOR VE TAKİPTEYİZ.. :)
+6Osman Ada31-12-2011 00:28#8
Bu çağda bu uygulama muz cumhuriyetinin ordusunda bile yoktur;sosyal tesisler sosyal yaşamın geçtiği yerlerdir, burada saygı ve sevgi olur hiyerarşı disiplin gibi kavramlarla kimse bu adaletsizlikten öte uygulamaları haklı görmeye çalışmasın.
+6Murat30-12-2011 23:35#7
MEDENîYETSİZLİK BUDUR ?
Ast rütbeli eşlerinin, üst rütbeli eşlerine servis otobüsünde öncelik vermeleri gerektiğini ikaz eden amirine bir meslektaşımızın ;
“Evlenirken, nikâh memuru eşime; iç hizmet kanununu kabul ediyor musun ? diye sormadı. Zaten medenî kanunda böyle bir hüküm de yok. Ben de eşimden böyle bir davranışı asla beklemiyorum.” şeklinde cevap verdiğini duyduğumda; “İşte budur, helâl olsun” dediğimi hatırlıyorum.
+7Abdullah ZENGİN30-12-2011 20:23#6
Sistemin çarklarına çomak sokmadıkça,rota tif çalışmaya devam eder.
Çomak sokmak derken pişmiş aşa su katmak anlamında değil, haksızlıklara başkaldırı anlamında! Bu sistem maalesef
camiamız mensuplarına Maraba gözüyle bakmaktadır.Cumhuriyetin
kazanımlarını benim dedemin sırtından sahiplenmiş,ban a caka satmaktadır. Her oluşumun bir burjuvasinin oluşması doğal kabul edilir,ancak bu sistemde Assubayın yeri yedinci sınıftır.
Başka bir perspektiften bakınız,ordu halktan soyutlanmış,
toplum ayrıştırılmıştı r. Kamp,Lojman,sos yal tesisler tamamen
halkımıza yabancıdır.Bir ahbabım "hayatta en büyük isteklerimden biri,Özdere kampına girebilmek, konaklayabilmek tir. Hayal gibi"
Biz assubaylar kendimizi vatanın öz evladı olarak görsek de
bunlar bizim hakkımız desek de kurulan sistem dışlıyor.
Sayın Gürpınar hislerimize tercüman olduğunuz için,bir bilinmeyeni göz önüne serdiğiniz için teşekkür ederim.
Saygılarımla.
+13atilla abaylı30-12-2011 08:56#5
Sayın Gürpınar,
Daha dün gibi Antalya'da arkadaşımızın ordu evi müdüründen aldıgı cevap orta cag kafalarının varlıgını göstermiyor mu.? ''BU ORDUYA GİRERKEN BUNLARIN OLACAGINI BİLMİYOR MUYDUNUZ? ''
Ayrıca yukarıda degindiginiz ayrımcılıklarla ilgili facebook sitemde *temadizmir gönüllüleri* bu konuyu işledigimde İzmir il başkanı beni arayarak, "O YAZIYI SİL, komutan aradı" dememiş miydi hatırlayın... AYAGINDAN POSTALLARI ÇIKARMAYANLARLA bu iş yürümez.
Saygılarımla ...
+15Adilhan Şanlı30-12-2011 00:44#4
21'inci yüzyılda hâlâ ilkel ayrımcılıklar sürüp gidiyor. Bizimle birlikte çocuklarımız da aynı ayrımcılıgın ezikligini yaşayarak büyüdüler.Keşan/ Mecidiye kampında biz çadırlarda börtü böcekle sarmaş dolaş sabahı ederken buyurganlarımız motellerinde horluyorlardı.İçimizdeki kini ve öfkeyi kınında tutup sustuk yıllarca. Geçen seneler adaletsizleri bitirip uçurumları kapatacagına daha bir acımasızca sömürmeye, sabrımızı sınamaya devam ettiler.Artık bitsin bu zulüm.Bazı şeyler degişsin.Bırakın da duvarlarına bile Denizci Assubay kardeşlerimizin ve çocuklarımızın sevinçlerinin,h üzünlerinin sindigi bu bina yine denizci büyüklerimize ve emekli arkadaşlarımıza bırakılsın.Bu kadar çektiklerinden sonra bogaz kıyısında bir bardak demli çay,bir duble buzlu rakı içmek de hakları olsun. Kimse sizden İstanbul'un göbeginde 20 katlı Assubay Orduevi istemiyor.ÇÜNKÜ ORALAR SİZ BUYURGANLARIMIZ A YAKIŞIR...!
+9Murat29-12-2011 23:57#3
Orta okula gittiğim yıllarda, bazı kişiler askerlik anılarından konuşurken; “bir savaş durumunda ast ve üst rütbedeki komutanların düşmandan önce birbirine girip, birbirini telef edeceklerini” endişeyle anlatıyordu.
Nedeni; bir yaşamın içinde anlaşılıyor, maalesef…
+11Celal ELBİR29-12-2011 21:28#2
Benim ömrümün de 1977-1980 arası 3 değerli yılının geçtiği Beylerbeyi'nin, paşalarımıza tahsisli orduevi yapılacağını ben de duydum. Milletvekili emeklilerine yapılan zammı, bu platformdan yapılan çağrılara uyarak, Cumhurbaşkanlığ ı iletişim hattına şikayet edenlerdenim. Sonuç bu akşamki haberlere yansıdı, zam veto yedi. Bu, isyanını dile getiren halkın zaferidir.
Beylerbeyi konusunda da aynı yöntemi izleyelim, ne kadar çok mesaj giderse o kadar etkili olur. Sitemiz imza kampanyası başlatsın, Temad devreye girsin.
AKP döneminde bu hayallerinin gerçekleşmesini n zor olduğunu düşünsem de, bu işler boş bırakmaya gelmez.
BEYLERBEYİ, YILLARCA ASSUBAY YETİŞTİRMİŞ BİR OCAKTIR. ANCAK ASSUBAY MÜZESİ ve ORDU EVİ OLABİLİR.
Saygılarımla...
+11EMEKLİ ASSUBAYLAR29-12-2011 21:00#1
Saygıdeğer Meslektaşlarımı z; sosyal ve ekonomik konulardaki haksızlıklarımı zı sağır sultan duysa da bizler duyurmaya devam edeceğiz. Birçok il'de olduğu gibi İstanbul'da da assubayların ordu evi ihtiyacı had safhadadır, ayrıca Beylerbeyi Dz.Asb.Snf.Hz.Okulu'nun arkadaşlarımızı n hatıralarında ayrı bir yeri vardır, daha önce de belirttiğimiz gibi buraya Asb.ordu evi ve hatıralarımızı yaşatacak küçük bir müzenin kurulması için SİTE YÖNETİMİ MAİL KAMPANYASI DÜZENLEYECEKTİR .İlginiz haksızlığa sessiz kalmadığımızın ve birliğimizin bir göstergesi olacaktır. Saygı ve sevgilerimizle

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yapabilir. Yorum yapmak için lütfen KAYIT olun veya GİRİŞ yapın...

Son Yorumlar

genclige-hitabe

Video Galeri'den...

Kimler Sitede?

Uye: 2
326386
BugünBugün1691
DünDün1949
OnlineUye: 0
OnlineKonuk: 38
Toplam Uye: 4281