Sözün Doğrusu!

13 Nis 2016 Eski Tüfek
1956 kez

 

 

Kıymetli sınıf arkadaşım Sayın Özgün UYSAL’ın

Çavuş Mustafa Kemâl isimli makâlemize eklediği yorumunda temâs etdiği birkaç hususun doğru bilinmesi için bir açıklama yazmak ihtiyacı hâsıl oldu.

Bu fırsatı ganimete çevirmekde atik davranan TEMAD Muğla İl Başkanımız Sayın Halil ERGENLİ de erinmeyip

Taa oradan beni aradı ve “Yorumda kalmasın! Bu konu, kısa bir makâleyi ziyâdesiyle hak ediyor!” dedi.

Mâdem öyle! Al, sen yaz, Başkanım! dedim!

Bana ne! Sözü, sâhibi yazsın! dedi...

Eh, vaziyet böyle olunca da;

Tencereyi biz kaynatdık, sofrayı biz kurduk! Bizde yediniz, içdiniz, âfiyet olsun!

Zahmet olmaz ise şâyet şimdi

Haydi!

Sizde de gülüp oynayalım inşallah!

 

*  *  *  *  *

 

Bu makâlemizde;

Bizdeki ve Coni’deki asker teşkilâtına kısa bir dikiz atacağız.

Ak koyun, kara koyun neymiş? Şöyle bir görelim hele, değil mi yiğitler?

Peki, gidip de niye Atlantik ötesine öykünüyorsun diyenlere de şunu söyleyelim;

“Ordu ile küçük rütbelerden beri içten temâsı olan” bir mürşid bulduk kendimize...

Ve bakınız bu mürşid ne dedi 1925 senesinde;

Sözün Doğrusu_ATATÜRK_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK“Milletimizi en kısa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuşturmaya,

Mesut ve müreffeh kılmaya çalışacağız ve bunu yapmaya mecburuz.” 

Çünkü, Subay gardeşlerimiz gibi

Biz Asubaylar da mesut ve müreffeh olmak olmak istiyorduk...

İşde, bu mecburiyetden yola çıkdık!

Ve dahi

Bu kutlu mürşidin 1926 senesinde bize armağan etdiği

Şu muhteşem tavsiyesinin ışığında yolumuzu bulmaya koyulduk!

“Biz, Garb medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.”

Bir de bakdık ki bu büyük mürşidin “medeniyet” dediği nurlu meşalenin

Garb da değil fakat bu kez Atlantik ötesinde harlandığını gördük!

İyi olan rağbet görür!..

Bünyemize uygun olduğunu anlayınca da

Hemen gidip aldık!

 

*  *  *  *  *

 

İltifât buyurursanız şâyet,

Kolay anlaşılması için meseleyi sâdeleşdirip

Kısa cümlelerden terkip etdiğimiz maddeler hâlinde açıklayalım.

1. Bizim ordumuzda, mükellef (parasız, mecburî) askerlik vardır.

Fakat başda subaylarımızın çocukları olmak üzere ekâbir gürûhunun mahdumları askerlikden kaçmak için her türlü dümeni, tezgâhı çevirirler.

“Askere gitmeyeceğim” diyen Rasim gibi omurgasız gazeteciler, çil çil Coni parasını M.S.B.’nin burnuna dayayıp da askerlik yapdım diyen cibilliyetsiz liboş zurnacılar, sürüsüyle minnoş topcular ve cins cins nonoş popcular...

“Daşşak kanseri oldum valla babacığım!” deyip de vatan görevinden sıyıran Burak oğlan... Ve daha niceleri...

Bahriyemizde askerlik yapdığı hâlde ve sanki çocuk doğurmuş gibi “Oğlum olsaydı askere göndermezdim!” diyen, hanımefendi(!) Bülent ERSOY’a ne demeli acap?

Sözün Doğrusu_Bahriye Eri Bülent ERSOY_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

Basında şöyle bir haber duyduk!

Hollanda Şokda!...

Hollanda Genelkurmay Başkanının oğlu Üsteğmen Dennis, görevli olarak gitdiği Afganistan’da öldü...

Sözün Doğrusu_Hollanda Genel Kurmay Başkanı_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 Peki,

Bizim memleketimizde bugüne kadar vekil çocuğu ya da

Genelkurmay Başkanı çocuğunun askerde şehit olduğunu işitdiniz mi, Allah aşkına?..

Bu hususda Türkiye şu güne kadar hiç “şok” oldu mu acap?..

Bugün itibâriyle,

Şu anda ordumuzda vatanî görevini yapan çocuklarımızdan daha fazla sayıda asker kaçağı var, bu memleketde... Dünyâda böyle bir ordu daha bulamazsınız!

 

Mükellef (mecburî) asker sayımız 325 bin,

Kaçakların sayısı 520 bin!..

Sözün Doğrusu_520.000 asker kaçağı_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

Memleketimizde yarım milyondan fazla gencimiz arâzi olmuş da kimsenin umurunda değil!

“Paralı” dedikleri askerliği 1000 Coni lirasına düşürdüler. Fakat gene de M.S.B’nin kapısını çalan yok!

Sözün Doğrusu_MSB paralı askerlik_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

Peki, bir Genelkurmay Başkanı çıkıp da “Yahu bizim çocuklar askerden niye kaçıyor?” diye sormaz mı? Sormaz, çünkü en başda kendi çocuklarını askerlikden kendileri kaçırırlar da ondan...

Fakat Coni ordusunda, bizde olduğu gibi “Mükellef” (parasız, mecburî) askerlik yokdur. Coni’de “Gönüllü” (paralı) askerlik esâsdır. Bir başka ifâde ile sokakda yakaladığı her Coni’ye döve döve askerlik yapdırmazlar. Şâyet Coni’nin işine gelirse, gönlü isderse askerlik yapar. Bunun neticesi olarak da Subaylar “Paralı muvazzaf” asker, Subay hâricindekilerin tamamı ise “Paralı gönüllü” askerdir.

 

 

 

İşde, 2013 senesi itibâriyle,

Coni ordusununda 18 seneye kadar hizmet eden Subay ve Eratın çıplak maaşları...

Sözün Doğrusu_Coni askerinin maaş bordrosu_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

İşde, 2013 senesi itibâriyle,

Coni ordusununda 40 seneye kadar hizmet eden Subay ve Eratın çıplak maaşları...

Sözün Doğrusu_Coni askeri maaş bordrosu_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

 

Coni, Kendi Subay ve Erat’ına verdiği maaşı dünyâ âleme yiğitce fâş eyliyor.

Çünkü yüzlerini kızartacak bir ayıpları yok! Aldıkları belli, verdikleri belli...

Bizim Subaylarımız ve Asubaylarımızın son 10 senede aldığı maaşları sormuşdum Necdet Beye. Kulakları çınlasın! Açıklamaya yüreği yetmedi.

Fakat 1949 senesinden beri Subay ve Erat’ının son 60 senede aldığı maaş listesini Coni’nin sayfasından aldım.

İsdeyen varsa hepsini gönderebilirim.

 

*  *  *  *  *

 

2. Bizim ordumuzda hem Subaylar hem de Asubaylar “Muvazzaf”, rahmetli Hacı Sülük dedemin deyişiyle “Mektebli ve maaşlı” askerdir. Bu çok önemli hususu göz ardı eder isek şâyet her iki ordudaki askerî teşkilâtı kıyaslamak ve doğru anlamakda ciddî hatâlar yaparız.

Peki, “Muvazzaf asker” nedir?

Muvazzaf asker; “Aldığı belli süreli eğitimin karşılığı olarak belli bir maaş ile ve belli süre mecburî hizmet eden asker” demekdir.

Sözün Doğrusu_Şehit olduk_Gazi olduk_ Açlık sınırında boğulduk_ Eski Tüfek Şükrü IRBIKBizim ordumuzda, şu târih itibâriyle biz Asubaylar için;

“Ön lisans” seviyesindeki eğitimin süresi 2 sene, 

Bu eğitimin bedeli olan “mecburî hizmet” süresi 10 sene,

Muvazzafının maaşı  “yoksulluk sınırının altında”,

Emeklisinin maaşı da sağ tarafdaki resimde görüldüğü üzere her dâim “açlık sınırının altındadır”.

 

*  *  *  *  *

 

3. Çavuş Mustafa Kemâl isimli makâlemizde de gösderdiğimiz üzere Coni ordusunda iki sınıf asker vardır; Bunlardan birisi “Muvazzaf” asker, öteki de “Gönüllü” askerdir. Bunların her ikisi de paralı askerlik yapar.

a. “Muvazzaf”askerler; Subaylar (Comissioned Officers). Muvazzaf (Commissioned) sıfatı, bu askerlerin, “komuta etme” yetkisine sahip olduğunu ifâde eder. Subay tefrik edemediği komutanlık görevleri için Coni, akıllıca bir ara yol bulmuş. Erat’dan terfi ettirdiği askerlerden, Gedikli Subay (Warrant Officer) ismini verdiği “ikinci bir subay sınıfı” teşkil etmiş.

Burada şu tesbiti yapmalıyız! Mevcudu ne olursa olsun! Komuta etmek, askerlik sanatının bir askere tahmil etdiği en büyük salâhiyyet ve en büyük ayrıcalıkdır. Komuta etmek demek, tıpkı Atatürk’ün yapdığı gibi, emrindeki askerlere “ölmeyi ve öldürmeyi” emretmek hakkına sahip olmak demekdir. Bizim ordumuzda da komutanlık yapan çok sayıda Asubayımız var. Fakat hem subay yardımcısı hem de muvazzaf oldukları ve komutanlık yapdıkları hâlde bizim Asubaylarımız, bizim ordumuzda subay sınıfına dâhil edilmezler. Bu durumu gidip Coni’ye söyleseniz, hem size inanmaz! Hem de aklı almaz!..

b.“Gönüllü”askerler;Erat (Enlisted). Komuta etme” yetkisi yokdur. Bu sınıfa dâhil olan askerlere Muvazzaf olmayan (Non Comissioned) denilmesinin yegâne sebebi, “komutanlık yetkisi” olan Subaylardan tefrik etmek içindir. İşde isbatı..

 

Sözün Doğrusu_Coni ordusundaki asker sınıfı_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

*  *  *  *  *

 

4. Yukarıdaki resimde gördüğünüz üzere Coni ordusunda;

a. ”Muvazzaf” askerlerin hepsi Subaydır (Comissioned Officer). Subaylar, Harp Okullarından neşet eder. Bir başka ifâde ile Subaylar, “Mektepli ve maaşlıdır”. Gönüllü Er’likden terfi ederek muvazzaf subaylığa geçen Warrant Officer (Gedikli Subaylar) da muvazzaf sınıfa dâhildir. Ve bu Subaylar, A.B.D Başkanının imzâladığı berat ile göreve başlarlar.

b. “Muvazzaf olmayan”, eski tâbir ile “Alaylı” denilen “Gönüllü” askerlerin tamamı ise Eratdır (Enlisted). Bizim ordumuzda Memedimiz maaş almaz, bir simit parası kadar harçlık çok bile ona!.. Fakat Coni’nin Subayı da Eratı da maaşlıdır.

Coni’de Erat’ın göreve başlaması, tayin ve terfileri Kuvvet Komutanlığının tensibine tâbidir. Tıpkı bizim ordumuzda Asubaylarda olduğu gibi... 

İki elleri kanda olsa bile Cumhurbaşkanlarımız yeldir yepelek her sene mutlaka Harp Okulları diploma törenine gidip mezûn Teğmenlerimize diplomalarını verirler. 

Sözün Doğrusu_Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

Fakat Asubaylığın icad edildiği 1951 senesinden beri

Asubayların diploma törenine bugüne kadar gitmeye tenezzül eden bir Cumhurbaşkanı gördünüz mü, siz?

Cumhurbaşkanlarını Asubayların diploma törenine götürmeyen kimdir acap?

Peki, bunun sebebini düşündünüz mü hiç?..

 

*  *  *  *  *

 

5. Coni ordusunda, Vietnam savaşının sona erdiği 1973 senesinden beri gönüllü askerlik vardır. Ve şu târihe kadar, gönüllü askerlik yapmak isdeyen Conilerin sayısı, ihtiyaçdan hep fazla oldu. Bir başka ifâde ile bizde olduğu gibi sokakda yakaladığı her Coni’ye zorla askerlik yapdırmıyorlar. Karşılıklı bir rızâ ve tercih söz konusu onlarda...

Sözün Doğrusu_Frederick William_III_ Eski Tüfek Şükrü IRBIKConi’nin kendi Eratına verdiği özlük haklarını şu memleketde bizim ordu verse hani beşikdeki çocuğumuz bile Er olmak isder... Şartları, imkânları, özlük hakları tatmin edici düzeyde olduğu için de gönüllü sayısı, Coni ordusunun ihtiyacından her zamân fazla oluyor. Çünkü hem muvazzaf asker olan Subaylar hem de gönüllü asker olan Erat, çil çil doların hatırına askerlik yapar. Çünkü Prusya’nın muhteşem asker kralı I. Frederick William’ın dediği gibi “Asker, midesi üzerinde yürür!”. Şartları iyi olunca da bu kez Coni Subayları, gönüllü olanların içinden kendi istediğini, beğendiğini seçiyor. Tıpkı karpuz seçer gibi... Seçilen bu gönüllü askerlerin; sürekli, şeffâf ve dikey terfi hakkı var. Bugüne kadar neşretdiğimiz makâlelerde bunları defâlarca yazdık! Gönüllü olarak askerliğe başlayan Er Coni, belli şartları yerine getirmek koşuluyla Subay, Kuvvet Komutanı ve hattâ Genelkurmay Başkanı bile olabiliyor orada. Hattâ oldular bile... 

Fakat 30 senelik meslek hayâtında bizim Asubay Memed ise bir arpa boyu dahi yol alamıyor. Asubay başla, 30 sene dirsek çürüt, ömrünü törpüle ve gene Asubay olarak emekli ol! Üsdelik maaşın da muvazzaf iken aldığın maaşa göre yarı yarıya azalır! Coni’de ise emekli maaş hesâbı basitdir; “ Subayı da Er’i de son maaşı ile emekli olur!” Bizim ordumuzda sâdece subay gardeşlerimizde olduğu gibi... Aklın, vicdânın, günümüz insan hakları ve askerlik anlayışının kabul edebileceği bir şey değil! Tam anlamıyla bir nevi kölelik bu... Genelkurmay Başkanı Hulusi AKAR, iki sene evvel şöyle dediydi; “Subay subaydır, astsubay astsubaydır. İkisinin de ayrı bir mesleği ve ayrı bir görevi vardır. Bunlar karıştırılmasın!”

Peki, “Seri Paşam!” Birbirine karışdırmayalım da!..

İkibin sene evvel doğduğu Hindistan’da bile insanların bugün artık tahammül edemediği kast düzeninden bir farkı var mı, senin söylediğin bu sözün Allah aşkına?

“Parasız askerlik” demek olan “Mükellef askerlik” şöyle dursun,

Bizdeki paralı askerliğin bugün geldiği durumu, buyurun İkinci Başkan Yaşar GÜLER’in ortaya dökdüğü incileri kendi ağzından işitelim;

Maaşı 2 katına çıkarsak da paralı askerliğe talep yok!

Zengin olsaydım ben de asker olmazdım!

Paralı asker bulamıyoruz!

Ayda 3 bin 600 lira almaları öngörüldü. Hudutta 5 yıl görev yapacak, işi bitince 63 bin TL tazminat alacak. Hiçbir masrafı yok. Küçük bir hesaba göre 250-300 bin TL kazanacak. 3 yıl boyunca çağrı yapıldı... Pekiyi kaç kişi başvurdu? 2 bin 300.

 

Sözün Doğrusu_Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar GÜLER_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

Bugün itibâriyle Genelkurmay İkinci Başkanlık koltuğunda oturan ve kendisi de  Asubay çocuğu olan Orgeneral rütbesindeki bir subay bile hâlinden şikâyetci ise şâyet

Ordumuzun “Ast” kademelerinde ezilen, horlanan; bırakın şerefli bir asker alarak muamele görmeyi, insan yerine bile konulmayan “diğerlerinin” hâli pür melâlini varın siz tahayyül edin.

Bunu da gördük memlektede...

Şu fakir milletin avuç dolusu parasını çarçur edip oraya buraya reklam veriyorlar.

Ve diyorlar ki;

Onurunla çalış, Hayaline ulaş!

Hani, vatan borcu nâmus borcu idi?

Vatan borcu dediğiniz askerliği reklamlara düşüren kimlerdir? 

Sözün Doğrusu_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK
3600 lira verdiğin hâlde asker bulamıyorsun. Ve bunun suçunu, askerlikden soğutduğunuz vatan çocuklarına atıyorsun...
Ev sahibinin hiç mi suçu yok, Allah aşkına?

Türkiye Türkiye olalı askerlik bu kadar zelil duruma düşmedi.

Aç bî ilaç sokaklarda gençliğini çürüten çocuklarımız,

İşsiz kalmak bahasına asker olmak isdemiyorsa çocuklarımızı mukaddes vatan hizmetinden soğutan kimdir?

Peki,

Ordumuzun içine düşürüldüğü bu dipsiz fesat sarmalının,

Bu “Astda” kalanın canı çıksın tutumunun,

“Biz başız; siz .ötsünüz” diyen bu tahkir edici zihniyetin sorumlusu kim?

Çocuklarının vatanseverlik hasletini yok eden subayları olan bir ordunun başka düşman neyine gerek?

 

*  *  *  *  *

 

6. Coni Ordusunda Asubay okulu yokdur. Çünkü onlarda Asubay denen asker sınıfı yokdur. Vatanî görev için yazılan gönüllü askerlerin hepsine birden Enlisted (Gönüllü yazılmış Erat) denir. Eratın hepsi eski tâbirle Alaylıdır. Bunlardan istekli olanlar, sözleşmelerini temdit edebilirler. Bizdeki sözleşmeli Erat da çok şükür temdit edebiliyor. Tabi ki ömür boyu Er olarak kalmaya mahkûm edilerek... Fakat Coni ordusunda Erat, gerekli koşul ve sınavları vererek sürekli ve dikey olarak terfi edebiliyor. Ve Subay sınıfı demek olan “Muvazzaf” sınıfına geçebiliyorlar.

Bizde her niyeyse subaylarımız ölesiye kadar askerlik yapmak ister. 12 Eylül 1980 Zottirik Kenan darbesinden sonra ilk defâ olmak üzere ikinci ikrâmiyeyi verdiler, Subay gardeşlerimiz gitmedi...

Gene OYAK târihinde ilk defâ olmak üzere OYAK üyeliğini emeklilikde de devâm ettirmek için OYAK Kânununa milletin gözü önünde tecâvüz etdiler, Subaylarımız gene emekli olmak istemiyor!..

Subaylar hâricinde kalan “diğerlerinin” durumu ise belli... Kaçan kaçana...

Sözün Doğrusu_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

Fakat Atlantik ötesinde hem subaylar hem de Erat için ömür boyu askerlik yapmak diye bir şey yokdur. Ne ordu askerine muhtaçdır ne de asker orduya...

Coni Eratı en yüksek derece olan E-9’a sâdece 20 senede terfi eder. Ve son maaşı üzerinde emekli olup askeriyeden çıkar... Orduya, 18 yaşında girerseniz 38 yaşında emekli olursunuz... Yeni Kânuna göre ise bizimkilerin 55 yaşına kadar çalışması bekleniyor. Bu Kânuna evet diyet kaşalotlar, kelle koltukda görev yapan askerleri memur zannediyor zâhir!..

 

*  *  *  *  *

 

7. Coni ordusunun Subay adayları “Akademi” denilen Harp Okullarında eğitilirler. Coni ordusunun Eratı da mesleğinin belli bir aşamasında “Akademi” ismi verilen ve ülke içi ve dışında hizmet veren 30 okulda eğitilirler.

Sözün Doğrusu_U.S Army Sergeants Major Academy_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

Akademiye tefrik edilen Erat, Subaylara verilene yakın derecede eğitim alır. Akademiden aldıkları diplomalar da sivil hayatda iş bulmalarına çok yardımcı olur.

Üsdelik “İstikbâl için bugünün komutanlarını yetişdiren” bu Er Akademilerin;

Talebeleri,

Öğretmenleri

Ve tabii olarak Komutanları bile Er’dir.

Üsdelik bu akademilere Coni Genelkurmay Başkanı bile haberli ve dâvetli olarak ancak desdur ile girebilir!

Fakat bizim Genelkurmay Başkanı, AÜKH denilen okulu basar ve kendisi gibi subay olan komutanını hesâba çeker.

Ve dahi gazetede okuduğumuza göre

Sınav ile seçip aldığı Asubayı da intihara cebredebilir!..

Sözün Doğrusu_U.S Army Sergeants Major Academy_ Eski Tüfek Şükrü IRBIKConi ordusunda hem Subayların hem de Eratın “Kurmayı” vardır. Fakat bizim ordumuzda Eratımız şöyle dursun, Astsubay dedikleri askerler bile “Akademide” okuyamaz. Bizim ordumuzda “Akademide” okumak hakkı, bu memleketimizin “beyaz insanları” olan subaylarımıza özgüdür. “Astsubay Üst Karargâh Hizmetleri” ismini verdikleri ve subayların markajında eğitim veren uyduruk kaydırık okul, Asubayların neyine yetmiyor ki?!!

Gazeteye verdiği mülakâtda Yaşar GÜLER bakın ne diyor;

Biz gariban çocuklarız,

Aramızda sosyete falan yoktur,

Anadolu’nun bağrından gelen çocuklarız hepimiz.

Sözün Doğrusu_Fakir çocuğu Orgeneral Yaşar GÜLER_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

  

Evet, kendisi de Asubay çocuğu olan Yaşar GÜLER, burada doğruları söylüyor. Asubay olan babasının, çoğu Asubay gibi görevdeyken yaşadığı bütün itilmelere kakılmalara kendisi de mâruz kalmış mıdır? Bunları herhâlde en iyi kendisi bilir!

Fakat Harp Okuluna girip oranın ekmeğini yeyip suyunu içdiğinin ertesi günü “Gariban” olduğunu, “Anadolu’nun bağrından geldiğini” ve en önemlisi de “Asubay çocuğu olduğunu” hemen unutmuşdur. “Zengin olsaydı” dediği babasının Emekli Asubay olduğunu, Yaşar GÜLER kamuoyu önünde kaç kere söylemişdir? Ve daha da hazin ve acı olanı ise hakikâten “gariban” olan, hakikâten “Anadolu’nun bağrından gelen” Asubaylara efendilik taslayıp “Çaycı” yakışdırmasını yapabilmişdir. Peki, aslını inkâr edene ne denir? Bu örnek, halkın bağrından koparılan çocuklarımızın Harp Okullarında nasıl da beyin ameliyatından geçirilip aslını inkâr etmeye ve astına karşı acımasızca davranmaya zorlandığının en açık isbatı değil midir?

Bizim memleketimizde vaziyet böyle!...

İmdi dönelim Atlantik ötesine!

Coni Genelkurmay Başkanı, kendi Er’ine; “Oku, kendini gelişdir! Subay ol, benim yerime geç!” diyor. Bugünün Genelkurmay Başkanı Hulusi AKAR Kara Kuvvetleri Komutanı iken kendi Asubayına ne diyor peki? “Astsubay, Astsubaydır! Oturun oturduğunuz yerde!“ İşde, elin Genelkurmay Başkanı gevur Coni ile bizimkiler arasındaki en temel fark da budur! Otel ayısı lakaplı milletin vekili Mustafa TAŞAR’ın, pazarda içi boş file ile dolaşan anası yaşındaki Anadolu kadınına “Otlayın otladığınız yerde!” demesinden bir farkı var mı bunun, Allah aşkına?

 

*  *  *  *  *

 

8. Bugün bizim ordumuzda Asubay dediğimiz askerlerin tamamı ön lisans; yarısı da Subaylarımız gibi lisans mezûnudur. Hattâ 4 senelik lisans mezûnu olan çocuğumuza Asubay Okullarında bir de 2 senelik önlisans eğitimi verip toplam 6 senelik eğitimden sonra sen Asubay oldun diyoruz. Dünyâda eşi benzeri olmayan, işkence gibi bir şeydir bu.

Fakat Harp Okullarımızda okuyan bir başka çocuğumuza da 4 senelik eğitim verip sen Subay oldun diyoruz. Buna silâh arkadaşlığı diyenin aklından zoru vardır derim de... Bu rezâleti, bu kepâzeliği akıl ile, bilim ile anlamak ve anlatmak mümkün değildir. Üsdelik lisans mezûnu Asubayların oranı her sene artıyor. Atatürk, “Komutanlar, mâdunlarından yüksek ve âlim olmalıdır” dedi. Fakat bugünkü geldiğimiz noktada "bizim ordumuzun mâdunları, komutanlarından daha yüksek ve âlim”. Dünyâ orduları içinde tahsil düzeyi en yüksek Asubaylar Türk Ordusunda desek herhâlde yanlış olmaz! Fakat Coni ordusunun Eratının yarısı doğru dürüst okuma yazma dahi bilmez. Yüksek okul mezûnu oranı ise sâdece yüzde 5’dir. İşde sırf bu sebepdendir ki Coni’nin kendi dilinde verdiği meslek kurslarının hemen hepsinde bizim Asubaylar birinciliği toplayıp gelirler.

 

Sözün Doğrusu_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

*  *  *  *  *

 

9. Bizim ordumuzun Subay olmayan en kıdemli askeri, Genelkurmay Başkanlığında görevlidir. Unvânı da “Genelkurmay Başkanlık Asubayı”dır.

Peki, Coni ordusu Genelkurmay Başkanlığının “Subay olmayan en kıdemli askerinin” unvânı nedir? Genelkurmay Başkanlık Kıdemli Er’idir. Dikkat ediniz, bu asker, Asubay değil fakat Er’dir. Bu “En Kıdemli Er”’in İngilizce unvânı “Senior Enlisted”dir. Bu ibâre Türkcemizde “Kıdemli Er” anlamına gelir. İşde Belgesi!..

Başka söze hâcet var mı?

Sözün Doğrusu_JCOS_ Senior Enlisted_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

Yukarıda tavsırını gördüğünüz Genelkurmay Başkanlık Kıdemli Er’i, özgeçmişinde yazdığı üzere, Coni Kara Kuvvetlerine “Onbaşı” (Specialist) rütbesiyle gönüllü olarak yazılmış bir Er’dir.

 

 

*  *  *  *  *

 

Türk askeri olarak sen kendine isder “Şah” de isder “Padişah”... Bu rütbe ve kavramlar ancak seni ilgilendirir.

Fakat

Harâm lokmasına teşne olup da

Zıkkımlanmak için misâfir olarak sofrasına oturmuş isen şâyet!

Ev sahibi Coni seni;

  • Hem sofrasında istediği yere oturtur ve sana kendi istediğini yedirtir
  • Hem de seni, kendi icâd etdiği rütbe ve kavramlar ile yaftalar!

Nasıl mı? İşde, bakınız şöyle!

Coni Avrupa Komutanlığının aşağıdaki örün sayfasında gördüğünüz üzere

2013 senesinde Genelkurmay Başkanlığımızı ziyâret eden Coni Deniz Kuvvetleri Kıdemli Eri

Bizim subaylarımızın “Genelkurmay Başkanlık Asubayı” dediği meslekdaşımız Asubay Harun AĞPAK’dan

Niçin “Genelkurmay Başkanlık Kıdemli Eri” olarak bahsetdi dersiniz?..

Bizim kendi kânunlarımızda Er, Erbaş, Uzman Çavuş ve Astsubay dediğimiz asker kişilerin hepsi

Coni’nin gözünde sâdece Er’dir.

Sözün Doğrusu_ Genelkurmay Başkanlık Asubayı_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

Aynı haberin devâmında Coni Deniz Kuvvetleri Kıdemli Eri’nin

Bizim “Astsubay Üst Karargâh Hizmetleri Eğitimi” ismini verdiğimiz uyduruk okuldan da “Akademi” olarak bahsetdiğine bâhusus dikkat buyurunuz.

sozun-dogrusu-dd-2

 

Bu iki yüzlü ve belden kıvırmalı tavırın iç yüzünü öğrenmek için

Şöyle bir dilekce gönderip sordum bu incelikleri... Bakalım ne cevâp verecekler.

KONU: Bâzı Türkce Askerî Terimlerin İngilizce Tercümesi Hakkında.

İLGİ: (a) (http://www.eucom.mil/media-library/photo/24821/fleet-master-chief-petty-officer-roy-m-maddocks-jr-spoke-with-more-than-100-students-of-the-sixth-class-at-the-sergeants-major-academy) bağlantısında münteşir haber.

(b) Deniz Kuvvetleri Komutanlığının https://www.dzkk.tsk.tr/icerik.php?icerik_id=39&dil=1 bağlantısında münteşir Kuvvet Astsubayı tanıtım sayfası.

(c)  4982 sayı ve 09 Ekim 2003 târihli Bilgi Edinme Hakkı Kânunu.

(ç)2004/7189 sayı ve 19 Nisan 2004 târihli Bilgi Edinme Hakkı Kânununun Uygulanmasına İlişkin Esâs ve Usûller Hakkında Yönetmelik.

1. İlgi (a)’da mezkûr haberde, ABD Deniz Kuvvetleri Kuvvet Kıdemli Er’i Roy M. Maddocks JR.’ın 03 Nisan 2013 târihinde Genelkurmay Başkanlığımızı ziyâret etdiğinden ve söze konu şahısın AÜKHE eğitimi alan 100’den fazla Astsubayımıza bir konferans verdiğinden bahsedilmektedir.

2. Aynı haberde Genelkurmay Başkanlığımızın;

a. “Genelkurmay Başkanlık Astsubayı” dediği Astsubaydan “Senior Enlisted Leader”,

b. “Astsubay Üst Karargâh Hizmetleri Eğitimi” (AÜKHE ) ismini verdiği okuldan da Kıdemli Er MADDOCKS’un “Akademi” olarak bahsetdiği görülmektedir.

3. İlgi (a)’da mezkûr ve yukarıdaki madde 2’de verdiğim bilgiler muvacehesinde benim suâllerim şöyledir;

a. İlgi (a)’da mezkûr haberde, “Genelkurmay Başkanlık Astsubayı” için kullanılan “Senior Enllisted Leader” ve “AÜKHE” için kullanılan “Akademi” tâbirleri konusunda Genelkurmay Başkanlığımız ne düşünmektedir?

b. Genelkurmay Başkanlığımızın;

b.1  Genelkurmay Başkanlık Astsubayı” ismini verdiği unvânın İngilizce tercümesi nedir?

b.2. “Astsubay Üst Karargâh Hizmetleri Eğitimi” (AÜKHE ) ismini verdiği okulun İngilizce tercümesi nedir?

c. Genelkurmay Başkanlığımız; Deniz Kuvvetleri Komutanlığının İlgi (b)’de münteşir örün sayfasında yapdığı gibi, Genelkurmay Başkanlık Astsubayı için kendi resmî örün sayfasında tanıtıcı bir sayfa tahsis etmeyi düşünmekte midir?

4. Yukarıda mezkûr madde 3’de tevcih etdiğim suâllerimi İlgi (c ve ç) mevzuât kapsamında cevâplamasını Millî Savunma Bakanlığımızdan saygılarımla arz ederim. 17.05.2016.

572511

 

Ayrıca,

Coni Genelkurmay Başkanı;

Kendi Kuvvet Kıdemli Erbaş’ına güvenip, onları yirmibin kilometre öteden kendi başına ülkemize gönderirken

Ordusunu ve kendi canını teslim etdiği Asubaylarına güvenemeyen sâbık Genelkurmay Başkanımız Necdet Bey

Yüzbin Asubay arasından seçip kendi karargâhına celp etdiği sâdece 100 Asubayını markaja alması için

İkisi karacı birisi havacı olmak üzere 3 subayını da telekulak olarak Asubayların arasına kışkışladığını fark etdiniz mi?..

Sen, kendi Asubayına güvenemiyorsan şâyet Necdet Bey,

Canını emânet etdiğin o Asubayın, sana niye güvensin?..

 

*  *  *  *  *

Sözün Doğrusu_ Enlisted ranks and insignia_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

10. Coni ordusunda Subay rütbeleri, “Subay” anlamına gelen (Officer) OF rumuzu ile ifâde edilir.

Gönüllü Erat’ın rütbesi de “Enlisted” şeklinde yazılır. “E” harfi ile ifâde edilir. Enlisted kelimesi aslında rütbe değildir ve maaşa esâs teşkil eden Grade/Dereceyi gösderir.

Gönüllü Eratın derecesi; en küçük olan E-1’den başlar ve en yüksek olan E-9’da biter. Bu derecelerin hepsi de “Erat” (Enlisted)’dır.

Ülkeler arasında rütbe denkliği temin etmek üzere NATO’da ise Gönüllü Eratın rütbesi, “OR” (Other Ranks) ibâresi ile başlar. Bu rumûz, “Diğer Rütbeler” mânâsına gelir. İlk derece OR-1, son derece ise OR-9’dur. Bu sınıfa dâhil askerlerin tamamı da yukarıda izah etdiğimiz üzere, gönüllü askerlerden müteşekkil Erat’dır.

STANAG 2116’ya istinâden sâdece NATO’da kullanılmak üzere, OR-5 ile OR-9 arasındaki bölüme “Non Commisioned Officer” denir. Coni’lerin rütbesi hususunda bizimkilerin kafasının basmadığı esâs nokta, işde tam da burasıdır. Bu derecelerin hepsinin “Erat” (Enlisted) olduğunu her niyeyse görmezden gelirler. “Enlisted” kelimesini Türkceye “Astsubay” şeklinde çevirenlerin aklından zoru olduğunu, hattâ aklının olmadığını söyleyebilirim.

Fakat,

Coni’nin Erat dediği “Non Comissioned Officer” ibâresini Türkceye “Astsubay” şeklinde tercüme edenler;

Ya câhildir, bunu anlarım...

Ya da gâfildir ki işde, burada ciddî bir niyet ve zihniyet meselesi var demekdir...

 

*  *  *  *  *

 

Otomobil sanayiinde kabul görmüş çok doğru bir veciz vardır; “Mercedes ve diğerleri

Bu veciz sözün arkasındaki müşahhas hakikât, askerlikde de aynen variddir.

Şöyle ki;

NATO üyesi ülke ordularının kendi iç hizmetlerine göre tasnif ve teşkil etdikleri elvan çeşitli allı morlu asker sınıfları,

Bir andlaşma ile NATO’da belli kurallarda eşitlenir. Bu andlaşmanın ismi STANAG 2116’dır.

 STANAG 2116

NATO standardization agreement

(Edition 5)

NATO codes for grades of military personnel

     Annexes : (Ekler)

A. NATO Codes for Officer Personnel Army

A. Subay Askerlerin NATO Rumûzu

B. NATO Codes for Non-Officer Personnel Army

B. Subay Olmayan Askerlerin NATO Rumûzu

 

Yukarıdaki şu çerçevenin içinde gördüğünüz üzere

Ve dahi

Tıpkı Coni ve Tomi Ordularında olduğu gibi,

Coni ve Tomi’nin teşkil etdiği NATO ordusunda da iki sâdece sınıf asker vardır;

 

1. Subay

 

 2. Subay olmayan (Diğer Rütbeler)

 

*  *  *  *  *

 

Sen;

  • Kendi memleketinde,
  • Kendi ordunda,
  • Kendi sınıfına ve kendi rütbene ne dersen de!

Bu konular ancak senin memleketinde, senin ordunda ve sâdece seni ırgalar!..

Lâkin,

Nerede olursa olsun; NATO bayrağı altında içtima eylediğin dakikada

Sen susarsın!

Ve dahi

Coni ve Tomi'nin beygiri osdurur!

Neticeten;

 

a. Enlisted,

 

b. Other Ranks,

 

c. Petty Officer,

 

ç. Non Comissioned Officer

 

Kendi askerî mevzuâtında kullandığı bütün bu tâbirlerden Coni, sizin “Subay” değil fakat “Er” olduğunuzu anlar. Bu tâbirlere “Asubay” anlamı yüklemek sâdece bize özgüdür. Fakat bizim bu düşüncemiz Coni’nin nazârında hiçbir şey ifâde etmez. Ve züğürt tesellisinden başka bir işe de yaramaz. Çünkü her millet kendini, kendi değerleriyle, kendi kelime dağarı ile târif eder.

Tabiat kânunudur; Oyunu kim kurarsa, kuralını da o koyar!

NATO dediğimiz uluslararası askerî teşkilâtı tesis eden de bu teşkilâtın kuralını koyan da Coni’dir.

Sözün Doğrusu_CPO Şükrü IRBIK, Color bearer_ Eski Tüfek Şükrü IRBIKNATO görevindeyken derecem OR-7 idi. İşde, sağ tarafda gördüğünüz üzere; Türk Asubayı olarak, bayrak töreninde Er Coniler ile birlikde defâlarca bayrakdâr oldum... Kendi bayrağımı taşımak benim için şereflerin en büyüğüdür, o başka! Fakat diğer ülkelerin OR-1, OR-2’leri ile birlikde yapdım bu görevi. Coniler için bir tuhaflık yok bu işde. OR-1 ile OR-9 arasında uygulamada hiçbir fark yokdur. Çünkü bu derecelerin hepsi Eratdır. Bana bu görevi veren kişi de aynı karagahda görev yapdığımız Türk Subayımız idi.

NATO’da yardımcı oyuncuyu oynayan bir “Er” olarak söylüyorum!.. Coni’nin kurduğu bu NATO oyununda, bizim ordumuza biçilen görev de Coni’nin uygun gördüğü “yardımcı oyuncuyu” oynamakdır. NATO görevine tefrik edilen subaylarımız da bu hakikâti bal gibi bilirler. Fakat esen yele göre ve işlerine nasıl gelirse öyle anlarlar. Bizzat kendim defâlarca şâhid oldum! Ne hazindir ki kimisi yutkunarak, fakat çoğu da “gönüllü” teslim olurlar bu hakikâte!..

Kendimizi avutmayalım!

Coni’de iki sınıf asker vardır; Subay ve Er.

Hangi ülke olursa olsun Subay olmayan her askeri Coni, “Er” olarak telakki eder.

NATO’da rütbeleri tefrik eden STANAG 2116’ya göre,

Aslında bizim Genelkurmay Başkanlığımız da kendi Asubaylarını NATO’ya Erat olarak beyân ediyor.

İşde isbatı.

Erlerimiz, Uzman Erbaşlarımız ve Asubaylarımızın hepsi “Erat” torbasının içinde bir arada...

Sözün Doğrusu_NATO Rank Equivalent chart_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

Genelkurmay Başkanlığımızın NATO’ya beyân etdiği yukarıda gördüğünüz İngilizce çizelgenin,

Türkcesi de şöyle oluyor;

sozun dogrusud8

Sözün Doğrusu_Asubay Rütbe İsimleri_ Eski Tüfek Şükrü IRBIK

 

İşde, burada gördüğünüz üzere,

Subay gardeşlerimiz hâricinde kalan “diğer askerlerin” hepsini bu torbanın içine tepmişler!..

Üsdelik Genelkurmay Başkanlığımız,

Yukarıda gördüğünüz çizelge torbasına hukûkî dayanak olarak da TSK İç Hizmet Kânununu gösdermiş.

Peki, TSK İç Hizmet Kânununda böyle bir sınıflandırma var mı, Sayın Başkanım?..

Ne diyelim, helâl olsun vallahi...

Uydurdukları bu nenni ile de son 65 seneden beridir bizi uyutmuşlar!

Ya da biz uyumuşuz!..

Bu alavere dalaverede kim, kimi kandırıyor acap?..

 

sozun dogrusud7

 

*  *  *  *  *

 

Sayın Subay gomutanım, sen kehellik etmeyip tomar tomar Kânunlar tertiplemişsin!

Ve demişsin ki;

Astsubay dediğiniz uyduruk asker sınıfı, 5802 sayılı Kânuna tâbi,

Uzman Erbaşlarımız, 3269 sayılı Kânuna tâbi,

Sözleşmeli Erlerimiz, 6191 sayılı Kânuna tabi,

Vatan görevini yapan Er’imiz, 1111 sayılı Kânuna tâbi...

Ve sen, her biri ayrı Kânunlara tâbi bu 4 ayrı asker sınıfının hepsini bir torbanın içine dolduruyorsun!

Ve hemen koşup gidip Coni’ye tekmil veriyorsun!

Ve bu askerlerin hepsi de “Erat” diyorsun...

Ve M.S.B. ve Genelkurmay Başkanlığında oturan sizler;

Bayramda, seyrânda,

Ve hele de

Şehit tabutunun başında tesbih dânesi gibi saf saf dizilip

Ve o şehide “olmayan hakkınızı” helâl ederken,

Kahraman Asubayım, benim diyerek timsah gözyaşları döküyorsun!...

 

*  *  *  *  *

 

Hulâsa; motorlu araç dünyâsında meşhur bir söz vardır; Mercedes ve diğerleri...

Bu sözü askerliğe uyarlar isek şâyet,

Coni ordusunda da iki sınıf asker vardır;

 

a. Subay

 

b. Er

 

Kimi Subaylarımızın ağzını domaltarak “Arkadaşlar! Biz, bir aileyiz” demesine hangi Asubay inanıyor acap?

sozun dogrusud6

 

Doğru yargı ve doğru karâr, ancak doğru bilgi üzerine inşâ edilebilir. Bu cümleden olmak üzere; doğru yargı ve doğru karâr verebilmek için bizim ordumuzda ve Coni ordusunda mevcut askerî teşkilât, yukarıda verdiğim bilgiler ışığında değerlendirilmelidir.

Yalancının Mumu’nda teşhir etdik!

Askerî Cezâ Kânununda Gedikli Erbaş tâbiri hâlâ duruyor! Kasden ve bilerek iptâl etmediler!

Sözün doğrusu;

Hem bugünkü Askerî Cezâ Kânununa göre,

Hem Coni nazârında,

Hem de kendi subaylarımızın nazârında 

Asubay dedikleri biz askerler aslında Erat’ız vesselâm!..

 

brove

 

 

 

 

 

 

Şükrü IRBIK

(E) SG Tls.Asb. III Kad.Kd.Bçvş.

 

Okumak için resimleri tıklayınız.

Beterin Beteri

beterin-beteri

 

  

 

 

Asubay mısın, Er misin?

asubay-misin

 

 

 

 

 

Açık Mektup!

acik-mektup

Son Düzenlenme Salı, 09 Ekim 2018 21:08
Ögeyi Oylayın
(17 oy)

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yorumlar  

#3 Şükrü IRBIK 05-10-2016 10:33
Ayhan Bey,
Sözün Doğrusu isimli makâlemize eklediğiniz aşağıdaki yorumunuzu bugün okuyabildim. Bu yorumunuzda, makâlemizi okuduğunuzu, beğendiğinizi söylüyor ve teşekkür ediyorsunuz. Makâlemizi okuduğunuz ve hele özellikle de bu düşüncenizi buraya yazmak nezâket ve cesâretiniz için ben de size teşekkür ederim.
Bu makâlemizin başka bir yerde yayınlandıkdan sonra burada, emekliassubaylar.org’da tekrâren niçin yayınladığına dair sorduğunuzu suâle gelince...
Eski Tüfek mahlaslı emekli Sâhil Güvenlik Asubay ben Şükrü IRBIK,
Yazdığım makâlelerimi Asubaylık dâvasına hizmet etdiğine inandığım her mecrâda memnuniyetle yayınlayabilirim. Sizin de bildiğiniz böyle bir mecrâ var ise şâyet, geliniz, bu ihtimâli görüşelim lutfen.
Bu vesile ile size esenlik dolu günler temenni ederim.
Hörmetlerimle
Şükrü IRBIK
Alıntı
#2 TEKİNAY 1977 14-04-2016 12:18
Doktora tezi gibi bir yazı....Alın işte isteyen istediği gibi anlasın.Daha nasıl açıklanabilir...Ellerine ve kalemine sağlık çalışkan,eğilmeyen ve bükülmeyen meslektaşım,sevgi ve saygılar....
Alıntı
#1 AYHAN 13-04-2016 23:59
Emek verilmiş güzel bir yazı teşekkürler ancak bu yazı başka yerde yayınlanmış burada günler sonra yeniden nedene yayınlanmış
Alıntı