
Bir emekli generalin gözüyle!
Aylar önce “Bir devlet ve silahlı kuvvetler içeriden nasıl parçalanır” konulu bir makale kaleme almıştım. Bu makale, yurtiçi ve yurtdışındaki pek çok gazete ve dergilerde yayınlandı.
Söz konusu makalede; “Bir devleti, tereyağdan kıl çeker gibi zahmetsizce bölüp parçalamak istiyorsanız, öncelikle o devletin silahlı kuvvetlerini içeriden bölüp parçalayacaksınız” diyerek, Devlet ve Ordu düşmanlarının, Türk Ordusu içine nifak sokmak maksadıyla, başvurdukları şeytanca 13 oyuna dikkat çekmeye ve önlem alınmasını sağlamaya çalışmıştım.
Bu 13 şeytanca oyunun en önemlilerinden birisinin de “Ordunun belkemiğini oluşturan subay ve astsubaylar arasına nifak sokulması” olduğunu vurgulamıştım.
Eğer, yandaş medya ile bazı tarikat ve cemaatlerin köşe yazarlarının arşivlerine girersek, bıkmadan usanmadan subay ve astsubaylar arasına nifak sokmaya çalıştıklarını görürüz. Bunlar, kayıtlara geçmiş olup, arşivlerde durmaktadır.
Dünyada olduğu gibi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de belkemiğini Astsubaylar oluşturmaktadır.
Ancak, bu kardeşlerimizin özlük hakları, son derece yetersiz olup acilen iyileştirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Gerçi, Astsubaylarımız bu konuyu problem haline getirip Türk Ordusu’nun içine nifak sokulmasına izin ve fırsat vermemişlerdir ve vermeyeceklerdir. Onların vatanseverlikleri ve silah arkadaşlığı ruhu, nifak sokmaya çalışanların heveslerini kursaklarında bırakacak yüceliktedir. Ama anadan doğma Cumhuriyet ve Ordu düşmanlarının istismarına da açık kapı bırakılmamalıdır diye düşünüyorum.
Örneğin:
- Astsubaylarımızın tamamı yüksek okul veya fakülte mezunudur. İçlerinde, mastır ve doktorasını yapanlar oldukça fazladır. Buna rağmen, diğer memurların hak ettikleri maaş derecesi ve kademesine ulaşamamaktadırlar.
- Mezuniyetlerinden sonra, aynı eğitime sahip bazı memurlar 8nci maaş derecesinden göreve başlarken, Astsubaylarımız ise 9ncu dereceden göreve başlamaktadırlar.
- Astsubay mevcutlarına göre lojman miktarları yetersizdir.
- Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bütün mensupları gibi Astsubaylarımız da, askerlikte hizmet 24 saattir prensibine uygun olarak mesai mefhumu gözetmeden çalışmakta, resmi tatil ve bayram demeden görevlerini yapmakta, nöbetlerini tutmakta, teröristlerle çarpışmakta, görev gereği yapılan tayinler nedeniyle sıkça şehir ve ev değiştirmek zorunda kalmaktadırlar. Eş ve çocukları da aynı mahrumiyete katlanmaktadırlar. Onların özlük haklarının iyileştirilmesi bir lütuf değil gecikmiş bir hakkın teslimi olacaktır diye düşünüyorum.
E.General Hikmet YAVAŞ (İZMİR)
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
http://hikmetyavas.wordpress.com/








Yorumlar
ASTSUBAYLARIN GASP EDİLEN HAKLARI VİCDANLI YÜREKLERİ, OLMAZSA OLMAZ ADALETİ, ÜSTÜN HUKUKU YARALAMAYA DEVAM EDİYOR.
Sevgi ve saygılarımla.
Yalnız tek bir şeyi unutmayalım. Yüz binlerle ifade edilen emekli assb.ların derneğinin ve birçok bağlısı derneklerinin başında yıllardır istenmeyen başkan ve yönetimler duruyorsa, yürüyüşlere,tep kilere komik rakamlarla katılım oluyorsa,bir elin parmakları kadar arkadaşların bu sınıf için mücadelelerinde hiçbir katkı göstermeyen binlerce meslektaşımız üstelik bir de alay eder tavırlar takınıyorsa, Sn.Gürpınar'ın belirttiği gibi hazır bir kampanyaya ad,soyad yazılarak gönder tuşuna basmak meslektaşlarımı z tarafından zul olarak görülüyorsa, bunlara yüzlerce örnekte ekleyebiliriz, sorarım bunların sorumlusu yukarıda belirttiğim kişiler midir? Suçu hep hırsıza yüklemeyin. Bizleri bu hale düşüren en büyük suçlu EV SAHİBİDİR…
http://www.ilk-kursun.com/haber/82280
Bu sorunun direkt muhatabı ben değilim ama ben bu konudaki düşüncelerimi yazının altındaki yorumda belirttim.
Televizyona emekli general çıkıyor "orduda ayırım ve adeletsizlik yok" diyor suçluyoruz. Bir general çıkıyor özeleştiri yapıyor bizlerin haksızlıklarını Genelkurmay başkanı ve MSB yazıyor yine suçluyoruz? Peki şimdi ben size sorayım ne yapmamız gerekiyor?
Bana göre bu mektup önemlidir; çünkü bizim haksızlıklara uğradığımız deklare edilmiş oluyor,yanlış bilgilenenlere gerçekleri anlatıyor; yarın ön yargıları ile aleyhte konuşan biri olursa alır suratına dayarız.
Bu yazıdan mutlu olmayan samimi bulmayan arkadaşlarımızı n da yorumlarını yayınladık, generale aslansın kaplansın sen olmasan biz ne yapardık diye övgüler yağdırmadık.
Yazılanları yeterli bulmuyor daha farklı düşünceleri ifade etmek istiyorsanız burada da yazının altında olan mail adresine de yazabilirsiniz.
Bana göre en önemli konu mücadeleye destek vermektir, sizi tenzih ederim ama haklarımız için düzenlenen kampanyaya adını soyadını yazıp GÖNDER tuşuna basmaktan imtina eden sözde assubaylara göre bu generalimiz daha yararlı bir hizmette bulunmuş yağmasa bile gürlemiştir. Saygılarımla.
Biz ASSUBAYLAR kendi ayaklarımız üzerinde ne zaman duracağız?
Bu generaller değil mi hakkımızı gasp edenler?
Bu generaller değil mi ASSUBAYLARI T.S.K.'nin maneviyatından koparanlar?
Bu generaller değil mi askeri servislerde subay/ASSUBAY diye ayıranlar?
Bu general ve diğer generaller hükümetle savaşmak istiyorlarsa kendi kılıçlarını kuşansınlar.Ben ya da biz ASSUBAYLAR bu oyuna gelmeyeceğiz!!!
Ben özlük hakkımı istiyorum boş nasihat değil...
Saygılarımla.
Ancak yazıdaki şu sözü “Bir devleti, tereyağdan kıl çeker gibi zahmetsizce bölüp parçalamak istiyorsanız, öncelikle o devletin silahlı kuvvetlerini içeriden bölüp parçalayacaksın ız” bana çalıştığım sıralarda bölük komutanlarının söylediği ve çeşitli müeyyideler ile uyguladığı "BÖL,PARÇALA,YUT " taktiğini hatırlattı.Bilmem emekli general bunu da biliyor mu? Saygılarımla...
-----------------------------------------------------------------------
Sn.Ünal yazı muhtelif sitelerde ve basında yer almıştır Kim bir emekli generalin adını kullanıp yazı yazar? Yazının altında yazarın mail ve sitesinin adresi var
Sitemiz görevini fazlasıyla mükemmel bir şekilde yapıyor. Demek ki suya atılan taş halkalar yayarak genişleyen dalgalar oluşturuyor. Sonunda bir Generalimiz de bize teşrif edip fikrini yazdı. Kendisini yürekten kutluyorum.
Yazdığı makaleye gelince bence çok büyük bir özellik taşımıyor. Bir öz eleştiriden ziyade bir bilindik laflarla bilindik sonuca gitmekten başka bir şey değil. Başımızda Demokles'in kılıcı gibi dikilip duran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı asimetrik savaş söylemlerinin bir benzerini yazmış. Ben şunu yazmasını beklerdim. "-TSK'ni yöneten subaylar ellerindeki imkanları kullanarak hep kendilerine yontmuşlar ve kantarın topuzunu fena kaçırmışlardır. Bu durumu yaratarak sonuçta hiyerarşik yapıyı gererek bozmuşlardır. Aristokrat bir yapıya bürünen idareciler maalesef Türk Silahlı Kuvvetler üzerinde oynanmak istenen oyunlar için malzeme vermişlerdir. Ancak tüm bu yapılanlara karşı Assubayların böylesi yıkıcı yaklaşımlara prim vermemesini önemsiyorum."
Nerdeee...
Biz, OYAK haksız kazanç elde ediyor, birçok yönden imtiyazlı bir alanda rakiplerine göre çok şanslı hareket ediyor deyince maalesef bazen tepki alıyoruz. "Sus canım sendee... Sadece hisse senedi versinler yeter." Demek gibi bir yazı olmuş Sayın Emekli Generalimizin yazısı.. Verdiğim örnekteki kastım şudur. Yüzeysel çözümler çözüm değildir. Günü kurtarmaktır. Daha önce yapılanlar gibi geriye veya ileriye büyük haksızlıklar taşır.
205 Sayılı OYAK Kanunu kaldırılmalıdır . OYAK lağv edilmelidir. Çünkü aşırı, haksız ve eşitsiz bir çok uygulaması vardır. Maalesef temsilciler kurulunun kadrosundaki rütbe ve makamlara da bakarsak bu imtiyazın sebebini açık görüyoruz. Sayın generalimiz sitemize tekrar hoş geldiniz.
Kendisinden sitemizde daha değişik konularda daha ayrıntılı olarak fikirlerini yazmasını istirham ediyorum.
Masum değiliz hiçbirimiz... Saygılarımla...
Silahlı Kuvvetlere yakışmıyor
Her alanda çağdaş bilim ve teknolojiyi rehber alan ülkemizin güzide kurumu Türk Silahlı Kuvvetleri üst yönetimi, ülkemiz tüm kurumlarında sorgulayan bir toplumun oluştuğunu göremeyip
Hala 1900'lü yıllar anlayışında direnmesi
Bu yanlışları disiplin mantığına dayandırması,
Astlarının feryatlarını göremeyişleri,
Personel arasındaki sosyal alandaki uçurumların düzeltilememesi ,
Özellikle sosyal alandaki art niyetli onur kırıcı davranışlar,
Bunca feryada rağmen komutanların hiçbir şey yokmuş gibi davranışları
“HİÇ BİR AST’ I BENİM BİR TEĞMENİMDEN DAHA YÜKSEK MAAŞ ALAMAZ” gibi söylemlerle sadece bir gurubunun temsilcisiymiş gibi tavırları,
Basın nöbetçisi gibi ortalıkta dolaşan bazı emekli paşaların haddini bilmez abuk, subuk söylemleri,
TSK personeli ile onu her alanda destekleyen emeklileri arasında nifak tohumlarını yeşertiyor. Bu da TSK'ya ve mensuplarına yakışmıyor.
Bu tür davranışlar; mensubu olmaktan ve görev yapmaktan şeref duyduğumuz, çoluk çocuğumuzun kursağında ekmeği bulunan TSK'ya tamir edilemez zararlar veriyor ve bu gidişle daha da zarar vereceğe benziyor.
Hepimiz bu tehlikenin farkında olmalıyız !!!
Asli görevi personeli arasındaki bütünlüğü ve disiplini sağlamak olan Genelkurmay Başkanları, kurmaylarını derhal toplayıp bir durum muhakemesi yapmalı,
Onlar da Harp Okulu okusaydılar,
Şartları bilerek girdiler,
Dışarıda binlerce işsiz var,
Devletin bir teknisyeni ne alıyor ki,
Bu gibi isteklerin sonu gelmez,
Hiyerarşi zarar görür gibi saçma sapan düşüncelerden sıyrılıp, kendi sosyal hak ve menfaatlerini Tanrı vergisi gibi algılamadan, empati yaparak “Adalet” “ Eşitlik” ve “ İnsan Onuruna Saygı” çerçevesinde haklı taleplerimiz ön yargısız olarak değerlendiriler ek, hiçbir guruba ötekileştirme yapılmadan bütün personel, baba şefkatinde kucaklanıp acil önlemler almalıdır.
Bu ön yargısız düzenlemeler ülkenin ve hepimizin yararına olacaktır.
Saygılarımla.
Bir de hep emeklilerden bu tür açıklamaları duymaya başladık. Görevdeyken bizim sorunlarımız görünmüyor mu aradaki uçurum belli olmuyor mu buna anlam veremiyorum. Yine de geç de olsa emekli de olsa bir generalden bunları duymak da yaşadığımız ayrımcılığın uğradığımız haksızlıkların verilmeyen özlük haklarının son bulması adına ümit vericidir.
Bu onurlu mücadelemiz sırasında birçok yazarla dostluklarım oldu. Onlar önceleri bizim bu kadar büyük bir haksızlığa uğradığımıza inanmadıklarını belirttiler. Çünkü başta derneğimiz TEMAD olmak üzere biz kendimizi yeterince ifade edememiştik. Yıllarca ön yargılar sonucu sosyal ve ekonomik haksızlıklara uğradık, kol kırılır yen içinde kalır dediğimizde bu kez kanadımızın kırıldığını gördük... Buna rağmen hiç tereddütsüz bu ülke için terimizi,kanımı zı canımızı verdik ama artık vatanseverlik duygularımızın istismarına izin vermeyeceğiz.
Bu yazıyı okuyan arkadaşlarımızd an bazıları görevde iken akılları neredeydi diyebilirler, önemsemeyebilir ler ama bu yazı bizim haklı olduğumuzun bizlere haksızlık yapıldığının TSK içinde görev yapmış bir generalin kaleminden tescil edilmesi bakımından önemlidir.
Sn.Hikmet Yavaş ile görüşüyorum vatansever, adalet duyguları olan biri ve bizim haklarımız için bu yazısının dışında birçok şahsi girişimleri var.TSK içersindeki personel ayırımının son bulması dileklerime generalimize teşekkürlerimi sunuyorum.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için