Cuma, 01 Temmuz 2011 14:57

KOSKOCA ÇINAR ÇÜRÜYOR BEYLER, SALTANATINIZ BATSIN, UYANIN ARTIK!!!

Oy ver
(16 oy)
vedalar-sehitler

KAFALAR KARIŞIK, HERKES YÖN BULMAYA ÇALIŞIYOR...

Ahlaki çürüme ve yozlaşmanın had safhalara vardığı bir süreçten geçiyoruz. Fuhuş, uyuşturucu, hırsızlık, dolandırıcılık vs. pisliklerin içinde yaşamaya çalışıyoruz. Zira, ahlaksızlığın ekseriyetinin perde arkasında cereyan ediyor olmasıdır. Patlak verenlerin mevcudun ancak su üzerindeki görünen bölümüdür. Ne dersiniz ?

YOZLAŞMAK, FARKLI KÜLTÜRLERİN ESİRİ OLMAK, KÜLTÜRÜNÜ KAYBETMEK, BOZULMAK ÇOK TEHLİKELİDİR .!

Toplum veya sınıflar İÇTEN  İÇE ÇÜRÜYORSA, ÇÜRÜTÜLÜYORSA ...

BİR DE YILLARIN ULU ÇINARI, TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İSE BU ÇÜRÜMEDE SÖZÜ EDİLEN.!!!

Yazmak, ifade etmek, analiz etmek çok zordur bu durumda. Onlarca dava, yüzlerce tutuklu tarihinin en zor bir sürecinden  geçen TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ…

TV’ lerdeki her gün onlarca akademisyen, sosyal bilimci, hukuk adamı, köşe yazarı, eski yeni siyasiler bir tv’den diğerine koşarak gidiyor.

KONUŞUYORLAR, KONUŞUYORLAR, KONUŞUYORLAR... Dikkat ediniz her bir noktadaki konularda fikirlerde UZLAŞMA YOK !

Yıllardır yazıyor, ifade etmeye çalışıyor, tüm kurumlara Cumhurbaşkanı’mızdan en küçük birime dek BİZ ASSUBAYLARIN SORUNLARINI dile getirmek için bir grup insan çabalıyoruz.

TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ ?..

BU SESE KULAK VERİNİZ...

ARTIK YETER...

SABIR TAŞI ÇATLADI,  feryatları ile basın dahil çalmadık kapı bırakmayan bizleri DUYAN OLMUYOR …

YILLARIN ULU ÇINARI İÇTEN İÇE ÇÜRÜYOR BEYLER, SEVGİNİN, SAYGININ OLMADIĞI SINIFLARIN SONU HÜSRANDIR..

“Çürüme Bulaşıcıdır.

Çürüme bir yerden başladı mı hemen her alana bulaşabiliyor. Eşyanın, insanın ve toplumun gerçeği de hemen hemen aynı neticeye götürüyor.
Mesela bir ulu çınar bile içten içe bir çürüme illetine tutulduğu zaman bakarsınız ki hiç beklenmedik bir zamanda ve aniden yıkılıp gitmiştir. Dikkat, rikkat ve hassasiyet yoksulu ve yoksunu olanlar kendilerinin ani olarak adlandırdıkları bu durum karşısında hayretlerini gizleyemezler. Çünkü onlar ne çürümeyi hazırlayan haşaratlara ne de ulu çınarın zaman zaman çıkardığı inlemelerine kulak vermemişler, gözlerini üzerine hassasiyetle çevirmemişlerdir.

İnsanın ve toplumdaki çürümenin gerçeğine gelince…

Önce değerler, önce ölçüler her alanda ve her platformda çürütülmeye ya da çürüdüğünü gösteren işaretler verilmeye, yoksa icat edilip öne sürülmeye başlar. Mesela insanın ve dolayısıyla içinde bulunduğu toplumun varlığını her anlamda sağlıklı olarak sürdüren, bu sağlıklı yapının devam etmesine vesile olan akla gelen hangi “değerler” varsa önce aşındırılmaya ardından da çürümeye bırakılmaya başlanmaktadır. “Aile” kurumuna çeşitli sebeplerle ve akla hayale gelmedik şekillerde, bazen çok sinsi olarak hücum anlayışları çürümenin bulaşıcılığını açıkça gösterir. Öyle ki önce aileyi meydana getiren fertleri bir arada tutan sevgi, saygı, fedakârlık, anlayış, hoşgörü, önemseme, paylaşım gibi değerlerin çürütülmeye başlaması adına sosyal hayatın bütün alanlarında planlı girişimler başlatılmıştır. Bu girişimlerde bilim ve sanatın yanında çeşitli kurum ve kuruluşlar, etkisi ve bulaştırıcılığı tartışılmayan medya da bilerek ve de sinsi bir şekilde araç olarak kullanılmaktadır. Aile içi değer arz eden ilişkiler, davranışlar güya bilim adına önce çözülmeye ardından da çürümeye bırakılmaktadır.”

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ; SUBAYI, ASSUBAYI HER BİRİMİ İLE BİR  BÜTÜNDÜR. ACABA !..

ŞU AN MEDYAMIZIN DURUMU… Bu resimde çok önemli rol oynuyorlar. Bir çok kanalda sabahın erken saatlerinden başlayan şakıdım-şukudum programları ile insanların düşünmesini bile engelleyen, şu saate şu dizi, bu dizi var diyerek tv’ leri  izlemiyor muyuz? ÇOĞUNLUK İLE MEDYAMIZ YABANCILARIN ELİNDEDİR ARTIK YILLARDIR .

KURT ÇALIŞIYOR..?

Dikkat ediniz, İzmir Bostanlı’da salı günü bir assubay arkadaşımızı, ŞEHİDİMİZİ uğurladık, bu gün  unutuldu... ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKTI. BİR GÜNLÜK SALTANAT BİTTİ MUSALLAH TAŞINDA..  MSB’mızın söylediği noktadayız şimdi... SİZLER İÇİN ÇOK ŞEYLER YAPTIK !.

Dağlarda, taşlarda, karda buzda, güneşin altında, sınır boylarında, daracık gemilerin koridorlarında, tankın o kasvetli noktasında görev yapan assubayı BÜRO MEMURUNUN BİLE ALTINDA DEĞERLENDİREN BU PİS ZİHNİYETİN ÇÜRÜMEDEKİ ROLÜNÜ SORMALI...!

KOSKOCA ÇINAR ÇÜRÜYOR BEYLER, SALTANATINIZ BATSIN, UYANIN ARTIK..!!!

SAYGILARIMLA.

Atilla ABAYLI
İZMİR

Yorumlar

+2Erol SARAÇ08-10-2011 21:08#6
"ADALETSİZLİK, TERÖRÜN KARDEŞİDİR"

Sevgi ve saygılarımla.
+4Hüseyin ÇETİN03-07-2011 00:15#5
Bir hafta içinde ikinci şehidimizi de verdik. Çukurca'da bir meslektaşımız kahpece bir kurşunla vurularak şehit edilmiştir. Bugüne kadar değişen olmadığı gibi bundan sonra da hiçbir şey değişmeyecektir . Şehitlerimizin aileleri VATAN SAĞ OLSUN dediği müddetçe aynı acılar yaşanacaktır. Bu vatan yalnız bizlerin mi? Yaralanıp gazi olunca ve şehit cenazelerinde anılmak istemiyoruz artık. Genelkurmay özlük haklarımızda subayla aramızda ikilik yaratarak bizleri gerek görevde gerekse emekli olunca açlık sınırında yaşamaya kendi mahkum etmiştir. Bu şehitlerimizin maaşları geride kalan çocuklarının öğrenimleri için yetecek mi? Genelkurmay ve MSB.lığı bunları görmezden gelmemelidir artık. BDP'li milletvekilleri gerek meclisde gerekse yurt dışında alenen PKK terör örgütünün savunulucuğunu yapıyor, nedense hükümet de bu konuda sessiz kalıyor, bunlar konuştukça daha çok assubayımızı şehit veririz, gazi olarak bağrımıza basarız ama ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKACAKTIR HEP. Allah göstermesin aynı acıyı ben yaşasam VATAN SAĞ OLSUN der miyim bilemiyorum. Bu vatan herkesin vatanıysa herkes taşın altına elini sokmalıdır.
+6Osman Ada02-07-2011 17:06#4
Ne yazık ki toprağa verdiğimiz şehitlerimizin bedeni soğumadan yetim hakkı ile milletvekili maaşı alan hain destekçileri ihanet sonucu ölen militanlara gerilla ve şehitlerimiz demektedirler.Canları uğruna görev yapanları sosyal ve ekonomik haksızlıklara uğratanlar ve bu aymazlığa göz yumanlar bu rezalet karşısında sessiz kalıyorlar.
Her kurum kendi personeline sahip çıkıyor TSK ise personeli arasında ayrımcılık yapıyor, işte bu yüzden TSK yıpranıyor. Birileri imtiyazlarım devam etsin ne olursa olsun diye düşündüklerinde n eminim ama korkarım son pişmanlık çare olmayacaktır.
-1Erdal Günşer02-07-2011 14:23#3
Sayın Abaylı çürüme ile alakalı yazınızı ilgiyle okudum. Ben çürümenin bir süreç olduğunu düşünüyorum. Tıpkı bir yemek, bir ağaç, bir bina, bir insan nasıl çürüyor ise uygulamaların da çürümesi kaçınılmazdır. Önemli olan taassupları yenerek çürüyen şeyleri yenileriyle değiştirmektir. Ancak ben çürümüş bazı uygulamaları değiştirmemesi nedeniyle TSK'nın çürüdüğü gibi bir şeye katılmıyorum. Sonuçta içinde insan unsuru olan ve daima genç dimağlarla çalışan bir kurum. Önemli olan kişisel menfaatlerin önüne geçebilmek, önemli olan gerekli reformları zamanında yapabilmek. Sonuçta tankımız tank, topumuz top, uçağımız uçak ve gemimiz gemi. Kuvvetimiz ise orantısız bir kuvvet değil. Gayet orantılı. Çağımız teknoloji çağı. Bu nedenle ülke savunmasında teknolojiye duyulan ihtiyaç askere duyulan ihtiyaçtan daha fazla. Elinden yetki alınacak korkusuyla asker azaltımına gitmemek yanlış bir davranıştır. Ancak bu konunun komuta heyetince yeteri kadar ciddiyetle tartışıldığına inanıyorum. Bir de şuna inanmak istiyorum ki; ordu şu ticari işlerden elini ayağını çeksin. Çünkü yapamıyor. Eline yüzüne bulaştırıyor. OYAK nedeniyle çalışanlar arasında husumet doğuyor. Bu arada Kamuemekçileri.org adlı sitenin yürüttüğü politikaya karşıyım. Bu sitedeki bazı başlık ve alıntılar, eleştirilmesi gereken şeyleri eleştirmekten çok TSK'yı karalıyor. Şahsen buradan Kamuemekçileri.org sitesine sesleniyorum. Bugün Ergenekon denilen şey başarısız olduğu için tarafları içeridedir. Başarılı olsalar idi hepsi kahraman olacaklardı. Tıpkı 12 Eylül dönemi gibi... Ayrıca eğer Atatürk Anadolu'ya çıktığında yakalansaydı idam edilecek ve belki vatan haini olarak tarih kitaplarında okuyacaktık. Tıpkı Enver Paşa'yı beceriksiz, Çerkez Ethem'i vatan haini olarak okuduğumuz gibi...
Sonuçta bence TSK 2003 döneminde bazı tehlikeler görmüş olacak ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasasının kendine vermiş olduğu görevi yapmanın planları içine girmiştir. Kaldı ki TSK bu görevini halk oyuyla yapmama Ancak dönemin komuta kademesi yetersiz olduğu için bunu gerçekleştireme miştir. Haklılar mı bilmem. Ancak geldiğimiz nokta şudur. İçeri girenlerin mücadele ettikleri bir oluşum şu an iktidardadır. Eğer şu an iktidarın yapmak istediği şeyler eğer şunlar değil ise Ergenekon zanlıları yüzbin yıl içeride yatsınlar.
- İlköğretim okullarında da baş örtüsünü serbest bırakmak.
- Devlet memuriyetinin tüm alanlarında baş örtüsünü serbest bırakmak.
- Zam veya ruhsat vermeme yıldırma politikası ile içki içilmesinin önüne geçmek.
- Devletin içinde yüzde yüz dindar bir kadro ile çalışmak.
- Laik görüşlü olanları tasfiye etmek ve laikliği içi boş bir kelime haline getirmek.
- Kendisi gibi düşünmeyene tahammül edememek ve bu nedenle muhalif olan her şeye ve herkese kulp takmak, karalamak, vicdanlarda mahkum etmek. Böylece kendi oylarını arttırmak.
Arkasına aldığı oy çoğunluğu sayesinde toplumun sosyal ve dini hayatını inandıkları dini vecibelere uygun dikte edici kararlarla değiştirmek.
Osmanlı ordusu da kazandığı zaferler kadar çok büyük hezimetlere uğramıştır. Bu ordunun subayları Türkiye Cumhuriyetinin temelini atmışlardır. Bazen halka rağmen olsa bile ülkeyi ileriye taşımak ordunun görevi olmuştur. Bugün ülkemizde çürüyen maaelesef siyaset kurumudur. Saygılarımla...
+2ali nas02-07-2011 09:51#2
O cenaze töreninde olmak ve o çelenklerdeki yazı bantlarını yırtmak isterdim.Artık o çelenklerin yazı bantlarının,yal an ve dolanın cenaze törenlerimizde yeri olmamalı.Saygılarımla.

Takipteyim.
+6Ersen Gürpınar01-07-2011 23:27#1
Her kuruma örnek olan TSK konu kendi personeline gelince çağdışı bir düşünceyi hiyerarşi kılıfına sokarak ön yargılarla tahakküme varan haksızlık yapıyor. TSK personeli arasındaki ayırım artık tahümmül sınırını aşmıştır, bunun sonucu ordudaki personel arasındaki sevgisizlik sarmaşığı her geçen gün ulu çınarın içten içe çürümesine neden oluyor! Taleplerimizi sağır sultan duydu lütfen siz de duyun, biz imtiyaz değil ADALET, EŞİTLİK VE İNSAN ONURUNA SAYGI İSTİYORUZ

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yapabilir. Yorum yapmak için lütfen KAYIT olun veya GİRİŞ yapın...