Kimler Sitede?
Misafir: 18
Üye: 7
| NİÇİN AS(T)SUBAY |
|
|
|
Son günlerde sitemizin ismi konusunda çeşitli şekillerde soru ile karşılaşmaktayız. Bu konuda bazı meslektaşlarımıza özel yanıtlar verdik. Bazılarına da Sayın Ersen GÜRPINAR’ın Milliyet Blog’da yayınlanan aşağıdaki yazısının linkini açıklama olarak önerdik.
Meslekler - 23.10.2006 - 15:40
ASTSUBAY MI? ASSUBAY MI ?
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin olmazsa olmaz unsurları Assubayların meslek adı Assubay mıdır? Yoksa Astsubay mıdır?
Şimdi bazılarınız ve meslektaşlarım "başka mesele kalmadı mı? Assubay olsa ne olur Astsubay olsa ne olur?" dediklerini duyar gibiyim. Ben yazılarımda 'assubay' yazıyorum. Nedeni ise, Türkçe dil uyumu ve imla kuralları. Malumunuz olduğu gibi, Türkçe'de üç sessiz harf bir arada kullanılmaz. Bunun sonucu olarak, astteğmen yerine asteğmen, üstteğmen yerine üsteğmen, astbaşkan yerine asbaşkan der ve yazılarda bu kurala uyarız. Ama konu assubaylara gelince art niyet eseri olarak, illaki ast hecesine vurgu yapılacak! Öyle ya, bizler ordunun ast elemanlarıyız. Bunu unutmamamız, haddimizi bilmemiz gerekir...
Türk Dil Kurumu'na baskı yapıldı ve 1980 öncesi imla kılavuzlarında yazan assubay kelimesi astsubay olarak değiştirildi. Yani Türkçe ses uyumu ve dil kuralları hiçe sayıldı, emir demiri kesti. (Çünkü, TDK bize konuyu bilimsel olarak açıklamak yerine "temaüller gereği bu şekilde yazılıyor" yanıtını verdiler)
5802 sayılı yasa ile assubayların statüleri belirtilmiştir; yasanın tarifinde ve uygulamada subayın en yakın yardımcısı olarak tanımlanmıştır. Assubaylar statülerine saygılıdırlar. Kıyafetleri ile de yüzlerce metreden belli olurlar. Astsubay denmesi onları küçültmez, assubay denmesi de yüceltmez. Haksızlıklara, mağduriyetlere rağmen bu ülke için ettikleri yemine sadıktırlar. Döktükleri ter ve kanla onur duymuşlardır. Assubay yazmalarının tek nedeni uygulanmak istenen tahakküme karşı olmalarından kaynaklanmaktadır.
Daha sonra bu konu ile ilgili olarak Taşkın KIZILYEL isimli meslektaşımız TDK. na bilgi edinme başvurusu yapmış ve aldığı yanıt aşağıdadır;
Astsubay ve asteğmen sözleri ast ve subay, ast ve teğmen sözlerinin birleşiminden oluşmaktadır. İlk kelimenin aslı “ast”tır. Ast sözü Türkçe Sözlük’te şu şekilde tanımlanmıştır:
Türkçe kelime köklerinde iki ünsüzün yan yana geldiği durumlar vardır: alt, sırt, üst, art-, ört-, yırt-. Bu köklerden türetilen sözler (altlık, sırtçı, üstlük), çekimli filler (artmış, örtmüş, yırtmış) ve birleşik sözlerde (altyapı, üstyapı, astsubay) üç ünsüzün yan yana geldiği görülmektedir.
Bilgilerinizi rica ederim.
21 Ocak 2007 Tarihinde bu konu ile ilgili olarak Sayın Taşkın KIZILYEL’e
Halil ERGENLİ tarafından gönderilen ileti ve yanıtı da aşağıdadır.
TEMAD mesaj panosunda yayınlanan, Türk Dİl Kurumu Başkanlığı'nın bilgilendirme! metnini ibretle okudum. Gerçekten dili kullanma ve işine gelen örnekleri verme konusunda çok başarılılar. Örnekler doğru verilmiştir. Fakat AS(T)BAŞKAN sözcüğünün niçin T harfi düşürülerek yazılmadığı konusunda yine teğet geçilmiştir. Çünkü, kendi sözlüklerinde "ikinci başkan" olarak açıklanan "ASBAŞKAN" sözcüğü, eğer baştaki "AS" eki "AST" sözcüğünden T düşürülerek türetilmemişse "bir işte başta gelen birinci" anlamı taşıyan ek nedeniyle "birinci başkan" anlamı taşıyacaktır.
Bu durum da AS(T)SUBAY sözcüğü ile ilgili açıklamaları havada bırakmaktadır. Sizin sormuş olduğunuz sorunun bu örneği içerip içermediğini bilmiyorum. Bu konuda bilgilendirirseniz sevinirim.
SAYGILARIMLA.
Asbaşkan sualini de sordum, cevap bekliyorum. Henüz gelmedi. Geleceğini de sanmam. Maalesef sırtımıza basa basa yüksek mevkilere çıkanlar, sanırım kompleks içinde TDK sözlüklerine bile zamanında müdahale etmişler. Halen mecliste olan bizimle ilgili yasalara olumsuz görüş bildirdikleri gibi.
Saygılar.
Konu ile ilgili olarak TDK’nun yanıtı beklenmektedir. Geçmiş yıllarda bu konuda çalışma yapan ve TDK’dan bu konuda yazılı olarak alınmış herhangi bir belgeye sahip olan meslektaşlarımızın katkılarını bekliyoruz.
Şimdi bazılarınız ve meslektaşlarım "başka mesele kalmadı mı? Assubay olsa ne olur Astsubay olsa ne olur?" dediklerini duyar gibiyim. Ben yazılarımda 'assubay' yazıyorum. Nedeni ise, Türkçe dil uyumu ve imla kuralları. Malumunuz olduğu gibi, Türkçe'de üç sessiz harf bir arada kullanılmaz. Bunun sonucu olarak, astteğmen yerine asteğmen, üstteğmen yerine üsteğmen, astbaşkan yerine asbaşkan der ve yazılarda bu kurala uyarız. Ama konu assubaylara gelince art niyet eseri olarak, illaki ast hecesine vurgu yapılacak! Öyle ya, bizler ordunun ast elemanlarıyız. Bunu unutmamamız, haddimizi bilmemiz gerekir...
Türk Dil Kurumu'na baskı yapıldı ve 1980 öncesi imla kılavuzlarında yazan assubay kelimesi astsubay olarak değiştirildi. Yani Türkçe ses uyumu ve dil kuralları hiçe sayıldı, emir demiri kesti. (Çünkü, TDK bize konuyu bilimsel olarak açıklamak yerine "temaüller gereği bu şekilde yazılıyor" yanıtını verdiler)
5802 sayılı yasa ile assubayların statüleri belirtilmiştir; yasanın tarifinde ve uygulamada subayın en yakın yardımcısı olarak tanımlanmıştır. Assubaylar statülerine saygılıdırlar. Kıyafetleri ile de yüzlerce metreden belli olurlar. Astsubay denmesi onları küçültmez, assubay denmesi de yüceltmez. Haksızlıklara, mağduriyetlere rağmen bu ülke için ettikleri yemine sadıktırlar. Döktükleri ter ve kanla onur duymuşlardır. Assubay yazmalarının tek nedeni uygulanmak istenen tahakküme karşı olmalarından kaynaklanmaktadır.
Daha sonra bu konu ile ilgili olarak Taşkın KIZILYEL isimli meslektaşımız TDK. na bilgi edinme başvurusu yapmış ve aldığı yanıt aşağıdadır;
Türk Dil Kurumu Başkanlığının Türkçe sözlük ve imla klavuzlarında bulunan ASTSUBAY kelimesi ile ilgili bilgi edinme hakkıma ait verdikleri cevap aşağıda olduğu gibidir, bilgilerinize. Ancak verilen cevap tatmin edici değildir.İlgi: 16/01/2007 tarihli yazınız.
Astsubay ve asteğmen sözleri ast ve subay, ast ve teğmen sözlerinin birleşiminden oluşmaktadır. İlk kelimenin aslı “ast”tır. Ast sözü Türkçe Sözlük’te şu şekilde tanımlanmıştır:
- Alt.
- Birinin buyruğu altında olan görevli, madun.
- Birine göre alt aşamada olan kimse, madun.
- Askerlik, rütbe veya kıdemce küçük olan asker.
Türkçe kelime köklerinde iki ünsüzün yan yana geldiği durumlar vardır: alt, sırt, üst, art-, ört-, yırt-. Bu köklerden türetilen sözler (altlık, sırtçı, üstlük), çekimli filler (artmış, örtmüş, yırtmış) ve birleşik sözlerde (altyapı, üstyapı, astsubay) üç ünsüzün yan yana geldiği görülmektedir.
Bilgilerinizi rica ederim.
Prof. Dr. Şükrü Halûk AKALIN
Türk Dil Kurumu Başkanı
Türk Dil Kurumu Başkanı
21 Ocak 2007 Tarihinde bu konu ile ilgili olarak Sayın Taşkın KIZILYEL’e
Halil ERGENLİ tarafından gönderilen ileti ve yanıtı da aşağıdadır.
İLETİ :
MERHABA,TEMAD mesaj panosunda yayınlanan, Türk Dİl Kurumu Başkanlığı'nın bilgilendirme! metnini ibretle okudum. Gerçekten dili kullanma ve işine gelen örnekleri verme konusunda çok başarılılar. Örnekler doğru verilmiştir. Fakat AS(T)BAŞKAN sözcüğünün niçin T harfi düşürülerek yazılmadığı konusunda yine teğet geçilmiştir. Çünkü, kendi sözlüklerinde "ikinci başkan" olarak açıklanan "ASBAŞKAN" sözcüğü, eğer baştaki "AS" eki "AST" sözcüğünden T düşürülerek türetilmemişse "bir işte başta gelen birinci" anlamı taşıyan ek nedeniyle "birinci başkan" anlamı taşıyacaktır.
Bu durum da AS(T)SUBAY sözcüğü ile ilgili açıklamaları havada bırakmaktadır. Sizin sormuş olduğunuz sorunun bu örneği içerip içermediğini bilmiyorum. Bu konuda bilgilendirirseniz sevinirim.
SAYGILARIMLA.
YANIT :
Sayın ErgenliAsbaşkan sualini de sordum, cevap bekliyorum. Henüz gelmedi. Geleceğini de sanmam. Maalesef sırtımıza basa basa yüksek mevkilere çıkanlar, sanırım kompleks içinde TDK sözlüklerine bile zamanında müdahale etmişler. Halen mecliste olan bizimle ilgili yasalara olumsuz görüş bildirdikleri gibi.
Saygılar.
EMEKLİ ASSUBAYLAR
| Okuyucu yorumları (16) |
|
![]()
05-01-2010 21:09, Kayseri Meydan gazetesinde bu konuda yazı yazılmış,bilginize. http://www.kayserimeydan.com/ haberdetay/1947-T-nin- dayanilmaz-agirligi.html ![]()
01-01-2010 02:31, Pakıstanlı pilotun dedıgı gıbı kullıyem brıfıng nıhaı kokteyl ıcraat mafıs ama ben bu duzenın ne zaman son bulacagını bılıyorum ısrafıl melek sur borusunu ufledıgı zaman ancak o zaman son bulur kıtaya cıktıgımdan berı verılen haklar 1 tabanca 2 sarı sakındırak 3 pantolondan sıyah şeridin kalkması. bu arada dunyada nelermı oldu Sovyeter birliği dağıldı, Yoguslavya parçalanda İkı defa korfez savası oldu Fılıstınlıler bagımsızlıgını ılan ettı hal muduru basbakan oldu ( yıldırım akbulut ) vs vs yanı Turkcesı bu iş boyle devam eder Çünku subaylar kendılerını isveren olarak gordugu surece bu is boyle devam eder, biz ıse işçiyiz hiç bır patronda işçisine hak vermez bu kadar basit boşuna çırpınmayalım kıyamete kadar devam eder bu iş saygılarımla ![]()
31-10-2009 16:47, Neyin polemiğini yürütüyorsunuz. Bu ikinci yazım nedense 1 inciyi koymadılar hala Astsubay:eratla subay arasına konan bir sınıf... İşte bu kadar 29 yıl taşıdım Astsubay rütbelerini hiç bir gün yadırgamadım gocunmadım.. 1975 yılında gerekli şartları yerine getirerek bana verilen haklar doğrultusunda her şeyi kabul ederek girdim ... Ama subaylık şartlarını getiremedim çünkü son dönem ikmale kaldım . Kısaca böyle konularla kendi kendimizi küçümsüyoruz, artık eski askerlik bitti teknoloji askerliği başladı işini bilen bilinçli yapan her zaman iyidir ..Burda bizim asıl asılacağımız konu maddi konulardır. En önemlisi de 1 in 4 ü ve albaylara emekliliğinde verilen kadrosuzluk emekliliği ve bunun yanında tam maaş durumu ,,,, Bi örnek daha yb.lıkta verilen o ne olduğunu hala anlamadığım ve kdç bşçvşlara verilmeyen o ek tazminat, işte bence en önemli konu bunlar önce tam anlayalım sonra gerekli mevcilere bizim de hakkımız olduğunu anlatalım... ![]()
31-10-2009 15:35, Bana bu konu çok komik geliyor . Bakın benim babam da Astsubay 1951 mezunu diplomasının dış kırmızı kabında gedikli erbaş yazıyor ve içinde diploma sayfasında ASTSUBAY yazıyor, yani kısaca yazacağım bu konular basit konular kanunla belirtilmiş ve benimsenmiş daha bu konunun üstüne gitmenin alemi yok . Asıl konu ve benim hala aklıma geldikçe canımın sıkıldığı tepemin attığı 1 in 4 ü ve albaylar gibi belli bir yılda emekli olan bir Astsubayın kadrosuzluk durumuyla tam emekli olma durumunu canlandırmamız lazım, yoksa görevlerimiz statülerimiz belli bunun mucadelesini vermemiz lazım. Ama ben bilemiyorum nerden nasıl başlayacağımızı, hadi bu konu üzerine gidelim. ![]()
21-08-2009 03:16, Eski ve yeni harflerle Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Büyük LÛGAT Hazırlayan Heyet: Abdullah YEĞİN Abdulkadir BADILLI Hekimoğlu İSMAİL İlhan ÇALIM Bahis konu Lûgat'ın 106. sayfasında Bahis konu kelime ve anlamı aynen yazıyorum. ASSUBAY : Ask: Çavuş, üstçavuş ve başçavuş diye rütbeleri olan, ücret alan ve resmi elbise giyen askerdir. Görüldüğü üzere ASSUBAY kelimesinde meşhur (T) harfimiz yok. Gelenekse, al sana gelenek. Bu ASSUBAY kelimesi ne oldu da evrime uğradı, bir anda ASTSUBAY oluverdi.Ayrıca bu LÛGAT'ı hazırlayan heyet mi, Türkçe yazım kurallarını bilmiyordu veya meşhur 1980'den sonra mevcut kurallar değişti.Birine geliyorsun gelenekten, birisi söyleme kolaylığından, diğeri kuraldan, ASSUBAY'a gelince neden birden bire değişiyor bunlar anlamak mümkün değil. Arkadaşlar bizler Psikolojik Harbin ne olduğunu,etkilerini ve insan üzerindeki etkilerini en iyi bilenlerdeniz. Psikolojik Harp uzun vadeli ama kesin sonuç veren bir tekniktir. Atalarımızın dediği gibi "bir insana kırk defa deli dersen delirirmiş!.." Selam ve saygılarımla. ![]()
16-07-2009 11:50, Subaya gelince gelenek Osmanlıdan devam eder Assubay'a gelince gelnek görenek kanun nizam adap edep gözetilmez.Assubaylara karşı her türlü hukuksuzluğu edepsizliği uygulamaktan zevk duyarlar ÖNEMLİ OLAN ASSUBAY KÜÇÜK DÜŞÜSÜN ASSUBAYLAR KÜÇÜK DÜŞÜRÜLDÜKÇE SUBAYLAR YÜKSELİR ADAMLARIN ZİHNİYETİ BU..ARADAKİ ( T ) HARFİ KASITLI KULLANDIRILMAKTADIR. PSİKOLOJİK BASKIDIR. AST OLDUĞUNUZU BEYNİNİZE RUHUNUZA KAZIRLAR.ALIŞTIRIRLAR BENİMSETİRLER ÖYLE BİR HALE GELİRSİNİZKİ GOCUNAMAZSINIZ BİLE...İHTİLAL ARTIĞI ZİHNİYETİN OYUNLARINDAN BİRTANESİDİR.BU HAKSIZ ADALETSİZ TEK TARAFLI DIŞLAYICI AYRIMCI İNSAN ONUR VE HAKLARINA SAYGI DUYMAYAN ASSUBAYLARI HER FIRSATTA İTİP KAKAN KANDIRAN OYALAYAN STATÜSÜNÜ ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞAN MAHALLE BEKÇİSİNDEN DAHA ALT KONUMA DÜŞÜREN SİZ EMEKLİ OLDUNUZ BİZDEN ÇIKTINIZ DİYEREK KAPIYI GÖSTERİP KOVAN GELMİŞ GEÇMİŞ ASKERİ YETKİLİLERİN.AMA İHTİLALCİ AMA SOSYALHUKUK DEVLETİNE SAYGI DUYUYORUM HUKUKSUZLUK YAPAN KARŞISINDA BENİ BULUR DİYENLERİN MARİFETİDİR.BIRAKIN GOCUNMAMAYI GOCUNMAK BİLE YETERSİZDİR.KABÜLLENMEK VE TASVİP ETMEKTE BASKILARA BOYUN EĞMEKTİR.İNSANLIK ONURUNA YAKIŞMAZ BİZLERE YAPILAN HER TÜRLÜ HUKUKSUZLUĞA KARŞI ÇIKMAK ONURUMUZA SAHİP ÇIKMAKTIR. ![]()
16-07-2009 01:56, Dumlupınar'daki 81 denizciden ümit kesildi" Milli Savunma Bakanlığı Temsil Bürosu'nun 6 Nisan 1953 Pazartesi günlü tebliği: 1- Çanakkale'de Nara önünde batan Dumlupınar denizaltı gemisinde kalmış olan personelin kurtarılmasından tamamen ümit kesilmiştir. 2- Bundan sonra tebliğ neşredilmeyecektir. 3- Hayatlarından ümit kesilen personelin isimleri aşağıdadır: Subaylar: Kurmay Albay Hakkı Burak, Makine Kıdemli Yüzbaşı Naşit Öngören, Makine Yüzbaşı Affan Kayalı, Güverte Üsteğmen İsmail Türe, Makine Üsteğmen Fikret Coşkun, Güverte Teğmen Bülent Orkun, Güverte Teğmen Macit Şengün Assubay Kıdemli Başçavuşlar: Şevki Özsekban, Ali Tayfun, Emin Akan, Ömer Öney, Mehmet Denizmen, Sait Yıldırım Assubay Başçavuşlar: Cemaleddin Denizkıran, Salahaddin Çetindemir, Zeki Gider, Kemal Acun, Hüseyin Uçan, Cemal Kaya, Naci Özaydın Assubay Çavuşlar: Bahri Serseren, İhsan İçdemir, Selami Özben, İbrahim Altıntop, Şaban Mutlu, İhsan Coşkun, Hamd Reis, Samim Nebioğlu, Mustafa Doğan, İhsan Aral, Zeki Açıkdağ, Necdet Yaman, Tuğrul Çabuk, Mehmet Ali Yılmaz Mükellef Çavuşlar: Karasulu Veysel Saygılı, Rizeli Ramazan Yurdakul Mükellef Onbaşılar: Milaslı Niyazi Giritli, İstanbullu Züğfer Ceylan, İstanbullu İbrahim İşlemeci, Trabzonlu Murat Yıldırım, Bodrumlu Mehmet Kızılışık, Bodrumlu Emin Süzer Erler: Çanakkaleli Mehmet Demirel, Bigalı Ali Gökçü, Antalyalı Nurettin Alabacak, Bandırmalı Ömer Yalçın, Edremitli Ali Aslan, Lapsekili Ülfeddin Akar, Şileli Bekir Sarı, Sürmeneli Yusuf Demir, Rizeli Mehmet Aydın, Sökeli Mustafa Özsoy, Marmarisli NUri Acar, Çorlulu Hüdai Çağdan, Lapsekili Kadir Demiroğlu, Tekirdağlı Fikri Ulaştırıcı, Bigalı Hüseyin Sayım, Bartınlı Hüseyin Kayan, İzmirli Kenan Odacıoğlu, Lapsekili Ahmet Günal, Bartınlı Mustafa Taşçı, Çanakkaleli Hasan Bozoğlu, Bursalı İbrahim Aksoy, İzmirli Feridan Kırcalı, Ordulu İsmail Özdemir, Çarşambalı Hasan Arslan, İnebolulu Ahmet Özkaya, Çanakkaleli Enver Uçar, Foçalı Necati Kalan, İnebolulu Murat Suyabatmaz, Giresunlu Mehmet Demir, Giresunlu Galip Yılmaz, Göreleli Hasan Kelleci (Hürriyet Gazetesinden) Kardeşim gocunma gerçeği bil. Astsubay emirle, kanunla olmuş Astsubay. ![]()
15-07-2009 22:26, Ast.Sb.Olduğum için gocunmuyorum. Gocunan kişiler As.Sb.olmak istiyorlarsa Harp okullarına gideceklerdi yalnış Tren e binmişler. YÖNETİCİ YORUMU .Sn.Museme siteye iki yıldır üyesiniz yorumun zamanlaması ilginç polemiklere katkım olsun istiyorsanız yanlış adrestesiniz Siz astsubay yazıp ayni şekilde telaffuz ettinizde size mani olan oldumu? Bu kelimenin niçin kullanıldığı yazıda açık olarak belirtilmesine rağmen hala anlamadıysanız yapacağımız ne birşey ne de size söyleyecek bir sözümüz yok iyi günler dileriz. ![]()
12-06-2009 02:55, Arkadaşlar hayretle konuyu inceledim, kafayı taktığınız şeye bakın bırakın Astsubay olarak kalsın hiç te gocunacak birşey değil, bizler şunun bilincinde olmalıyız; bizler adımız ne olursa olsun hepimiz birer değeriz, değerimizi biz bilip korudukça. Üst olup hiç birşey olmamaktansa ast olup( DEĞER) herşey olmayı tercih etmeliyiz. Bizler herbirimiz bu mekanizmada birer değeriz kıymetini bilene...Bu arada şunu herkes bilmelidir ki askerliği her ne sınıftan olursa olsun bir saat, ya da bir takım dişlilerden oluşan herhangi bir mekanizma olarak değerlendirirsek içindeki her hangi bir dişlinin olmadığını ya da bozulduğunu düşünün, tüm faaliyet duracaktır; bu benzetmede Er olur Astsubay ya da Subay olur, bir tanesi eksik olsa bile bütünlüğe dayalı olan bu sistem sekteye uğrar ya da çalışmaz hale gelir. Gelin bilinçli bir şekilde değerimizi koruyup profosyonelce yaklaşımla önce profosyonel asker olalım. Profosyonelce yaklaşalım ve aynı şekilde yaklaşım bekleyelim. Şu gerçeği göz ardı edipte kelimelere kafayı takmayalım. Askeri okula girerken bilmiyormuyduk ki biz Subay değil Subay statüsünün ast' ı olan Astsubay olacağımızı, biz mekanizmanın Astsubay dişlisi olacağız, gücü yeten ya da o riski göze alabilecek bir babayiğit çıkarmı ki bu tıkır tıkır çalışan bu mekanizmanın dişlisini söküp atsın.Tekrar yineliyorum değerimizi bilip koruyalım ve değerliyken değerimizi kabul ettirip haklarımızın takipçisi olalım. Öyle yerler öyle olaylar varki değerimizin karşılığının verilmediği, gelin onların mücadelesini verelim bir başka başlık altında bunları sizlerin yorumuna ve değerlendirmenize sunacağım, gelin onların düzeltilmesi hakkında haklı girişimlerde bulunalım. Biz emekliler gelin gençlerimize, kardeşlerimize muvazzaflığı devam edenlere bilgilerimizi aktaralım, onların kompleksli değil profosyonel bir asker olarak değerlerini korumalarını sağlayalım. HEPSİNE ÜSTLERİNE "KOMUTANIM" DİYE HİTAP ETMELERİNİ TAVSİYE EDELİM; ÇÜNKÜ DOĞRUSU BUDUR.(Yalakalık yapıyor diye düşünenlerin düşüncelerini çürütelim) Biz üstlerimizce komuta edilen kişileriz buna itirazımız yok olamaz da!... "EFENDİM" Hitabını hiç birisine kullandırtmayalım ÇÜNKÜ: Bizler köle değiliz, efendi köle ilişkisi değil bu, asıl aşağılayıcı olan budur. Hiç bu ifadeyi kullanmadım kullanılmasını da tasvip etmiyorum. Hepinize saygı ve selamlarımı sunuyorum, başka konularda tekrar yazışmak tartışmak ve davalarımızı gütmek dileğiyle sağlıcakla kalın... ![]()
28-05-2009 22:48, Değerli büyüklerim bir yana, şimdi bu T'yi özellikle kullanıp mutlu olabilen şahsiyetler de vardır ) Ben gözümle görmüştüm bir zamanlar bir Teğmen... Bunu vurgulardı :D Ben de ''Yaa teğmenim hiç işin yok mu yaaa buna mı takıldın kaldın, aş böle şeyleri , küçük hesaplar bunlar derdim ) Arkadaşın bize çok işi düştü tabi sonraları aştı ) Sevgiler... Önemli bir konu bence...
![]()
04-04-2009 00:02, Her konuda bir alt sınıf olmamızı hatırlatma, psikolojik baskı unsurunun başka bir yöntemini de burada açıkça görmekteyiz. Muassır medeniyet de bu olsa gerek ... saygılarımla.
![]()
05-03-2009 15:43, Yani 1981 yılına kadar kemikleşmiş "assubay" birden ihtilalden sonra astsubay olmuş ve bu yazılışın gelenek olması saglanmıştır. Buda şu anlama geliyor, bizim gelenek ve göreneklerimiz üç beş kişinin verdiği basit bir hareketle değiştirilip, kemikleşmesi sağlana biliyor. Böyle bir ülkede hanği hukuk kurallarına sığınsanda,kurallar birilerinin isteği doğrultusunda olmaktadır. Zaten Atatürk'ün söylediği hedef "Muassır Medeniyet" bize her zaman olduğu gibi uzak yani sen konuş sen dinle benim güzel Türkiyem. Saygılarımla.
![]()
08-02-2009 19:11, Peki, astbaşkan sözü yıllardır asbaşkan olarak gelenekleşmişte 1980 yılına kadar assubay yazılan yazı neden geleneklerden uzaklaşmıştır? Kaldı ki “t” sesinin çift okunmasında zorluk yaratır diyerek asteğmen üsteğmen yazılmış kendileri acaba telaffuz ederken astsubay olarak mı assubay olarak mı telaffuz ediyor? Hadi canım sende delikanlı gibi emir demiri kesti deseler ya? ![]()
01-02-2009 08:09, sayın.akalın astsubaylıktan subay olan m.harun akalın 1949 nasıplı yzb.oğludur.yazdıklarınızı okuyunca aklıma geldi saygılar sunuyorum. ![]()
01-02-2009 01:38, Uymadıysa geleneğeyükleriz.Oda olmazsa uydururuz.Sanırım bilimsel bir cevap bulamayınca uydurmuş,Sayın Akalın. Emir gelince belki düzelir. ![]()
30-01-2009 19:48, ASBAŞKAN ve ASTSUBAY kelimelerinin karşılaştırılarak değerlendirilmesini istedim. TÜRK DİL KURUMUNDAN işte gelen cevap; Türkiye Türkçesi Grameri adlı çalışmada şu bilgiler yer almaktadır: Türkçe kelime köklerinde iki ünsüzün yan yana geldiği durumlar vardır: alt, sırt, üst; art-, ört-, yırt-. Bu köklerden türetilen sözler (altlık, sırtçı, üstlük), çekimli filler (artmış, örtmüş, yırtmış) ve birleşik sözlerde (altyapı, üstyapı, astsubay) üç ünsüzün yan yana geldiği görülmektedir. Kurumumuzca 1981 yılından bu yana yayımlanan bütün imla ve yazım kılavuzlarında yazınızda sormuş olduğunuz “astsubay” yazılışı benimsenmiştir. 2005 baskılı Yazım Kılavuzunda aynı şekilde “üstsubay” sözü de bulunmaktadır. “Asteğmen” ve “üsteğmen” sözlerinin bu şekilde yazılışı ise 1941 yılından bu yana gelenekleşmiştir. “Astteğmen” ve “üstteğmen” yazılışlarında “t” sesinin çift olarak okunmasının söyleyişte zorluk yaratacağı düşüncesiyle “asteğmen” ve “üsteğmen” biçimindeki yazılışlar benimsenmiştir. “Asbaşkan” sözü ise 1941 yılından beri yayımlanan yazım kılavuzları ve sözlüklerde bu yazılışıyla gelenekleşmiştir. Bilgilerinizi rica ederim. Prof. Dr. Şükrü Halûk AKALIN Türk Dil Kurumu Başkanı |
| Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın. |





(2 Oylamalar)






) Ben gözümle görmüştüm bir zamanlar bir Teğmen... Bunu vurgulardı :D Ben de ''Yaa teğmenim hiç işin yok mu yaaa buna mı takıldın kaldın, aş böle şeyleri , küçük hesaplar bunlar derdim
saygılarımla. 

Okunma Sayısı 6469